Aşağıda gördüğünüz ifade 1915’ten bu yana ve hatta çok
daha ileriki tarihlere uzanan Osmanlıdan miras TC devletinin zihniyet
aynasıdır. Bu zihniyetin açığa çıkması için biraz egemenlik damarına basmanız,
yani gerçekleri konuşmanız gerekir. Sevan Nişanyan, sözünü evirip çevirmeden
dobra dobra konuştuğu, engizisyon yasalarına rağmen, gözünü daldan budaktan
sakınmadığı, yazdıklarını kamuoyu ile paylaştığı için sık sık egemen zihniyetin
damarına basmaktadır. Her defasında karşısına “aklını başına alması, tehcir
edilmesi, ortadan kaldırılması” vs. özü aynı olan soykırımcı egemenlik
zihniyetinin “Sevan sorununa” çözüm konseptleri ile karşılaşmaktadır.
Aslında, bakanı, savcısı, yargıcı, tamamı ile biri birini
tamamlamakta ve tümü vurmak istedikleri hedeflerini aynı zihniyet temelinde
belirlemektedirler.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)
Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Tanıtım, Medya Başkan Yardımcısı Mahmut
Macit, http://www.bianet.org/bianet/insan-haklari/146833-akp-yoneticisinden-ateistleri-yok-edilmeli-cagrisi
Orta çağ karanlık zihniyetinin ve ittihatçı “modern”
ırkçılığın yaratmış olduğu toplumsal cehaleti ardına alan TC engizisyon
mahkemeleri, Sevan Nişanyan’ı “dinimize hakaretten” yargılayarak, katline yeşil
ışık yaktı. Mahkemeden adalet yerine, ırkçı, kindar bakanın direktifine cevap
çıktı.
Aslında Sevan Nişanyan’a kesilen 13,5 aylık ceza, insan
olduğu için düşünen, üreten, düşüncesinin ürünü olan yazılarını kamuoyu ile
paylaşan bütün aydınları, insani düşünme yeteneklerini kullanan her insanı
hedef alıyor.
Nişanyan’ı hedef gösteren bu karar, ortaçağ keyfiyet
sisteminin ön gördüğü gibi düşünmeyenlere, dini hurafelere eleştirel
yaklaşanlara bir gözdağı niteliğini taşıyor.
Bu karar, Sevan Nişanyan şahsında insan hak ve
özgürlüklerine, insanlığın yüzlerce ve hatta binlerce yıllık kanı canı pahasına
mücadelelerle yaratmış olduğu evrensel değerlerine cepheden saldırı anlamına
geliyor.
Bu karar, Hrant Dink kararında olduğu gibi Sevan
Nişanyan’ın, devlet eliyle resmen adaletin dışına atıldığını ilan ediyor.
Bu karar, hukukçuların, bilirkişi heyetlerinin, bütün
itirazlara rağmen, Hrant’ı, soykırımın inkarı ve toplumun kanlı karanlık
geçmişi ile yüzleşmesini engellemek için hazırlanmış TCK 301. Maddesinden
yargılayarak, katline ferman çıkaran mahkumiyet kararı ile, neredeyse bire bir
uyum gösteriyor.
Bu karar, bu kez de Sevan Nişanyan şahsında TC devlet
çatısı altında muhalif Ermeni aydınlar için hazırlanmış cinayet planını legalleştiriyor.
Sevan Nişanyan, TC özel harp dairesi emrindeki ırkçı
infaz odaklarına hedef gösterilmektedir.
Sevan Nişanyan’ın hayatı tehlikededir!
Şimdi Sevan Nişanyan’la dayanışmanın, omuz omuza, kol
kola kenetlenmenin, onun yalnız olmadığını göstermenin zamanıdır.
“Biz Sevan’ı koruyamadık!” dememek için şimdi, ama hemen
şimdi yapılması gerekeni yapmanın, Soykırım mağduru bir halkın muhalif aydını
Sevan’ı aramızdan almak isteyen jenosit egemenliğine haddini bildirmenin
zamanıdır.
Bu hain planı bozmak, İnsan hak ve özgürlüklerine,
Sevan’ın yaşam hakkına saygı duyan bütün sivil toplum kuruluşlarının, emek
örgütlerinin, siyasi partilerin, aydınların, sanatkârların, akademisyenlerin en
acil görevi olduğu inancındayız.
Sevan Nişanyan’ın yaşam hakkına saygı!
Sevan Nişanyan’a yaşam garantisi!
Düşünceyi suç sayan, ortaçağ gericiliğini, soykırımın
inkarını teminat altına alan ırkçı engizisyon yasalarının derhal iptali!
Frankfurt 24 Mayıs
2013
Verein der Völkermordgegner e.V. Frankfurt / Main
Soykırım Karşıtları Derneği (SKD);
Kontakt : Ali Ertem, Tel.: 0049/69/5970813; E-Mail: skd@gmx.net

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.