Cumhurbaşkanı seçimine yönelik propaganda dönemi saat
18.00'de sona erdi ve yayın yasakları başladı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve
Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) belirlediği bazı yayın yasakları, dün
gece yarısından itibaren başlamıştı. Buna göre, "Siyasi partiler veya
adayların oy verme gününden önceki 24 saate kadar olan sürede radyo ve televizyonlarda
birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak
görüşlerini açıklayabilecekleri, medya hizmet sağlayıcıların da siyasi reklam
yayınlayabilecekleri" belirtilmişti.
Türkiye ilk kez Cumhurbaşkanı seçmeye hazırlanıyor
Türkiye’de halk yarın ilk kez cumhurbaşkanını seçmek
üzere sandık başına gidiyor. Kamuoyu yoklamaları, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan’ın önde olduğunu gösteriyor. Ancak seçimlere sert içerikli
kampanyalarla gelinmiş olması kaygılara yol açıyor.
Erdoğan’dan ‘Ermeni’ Açıklaması
Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan, son mitingini
bugün Konya'da yaptı. Erdoğan, tepki çeken "Affedersiniz Ermeni"
sözlerine açıklık getirdi. Erdoğan, "Azınlıklar hangi dinden, hangi
inançtan olursa olsun, Ermeni, Rum, Ezidi, Süryani kim olursa olsun onlar da bu
ülkenin eşit vatandaşlarıdır ve bizim güvencemiz altındadır. Kimse dilinden
dolayı aşağılanamaz" dedi. Bir televizyon programında, cumhurbaşkanı
Erdoğan, "Benim için çıktı bir tanesi Gürcüdür dedi; hatta çıktı bir
tanesi afedersiniz çok daha çirkin şeylerle Ermeni dedi, ben Türk'üm"
demiş ve büyük tepki çekmişti.
Affedersiniz Ermeni mi dedi...
Murat Bebiroğlu
Başbakan'ın geçen gün yaptığı konuşmada yaptığa hata
büyük tepkilere neden oldu. Bazı basın ve televizyonlar sözleri bilerek
kırparak verince, birden bire söz "affedersiniz Ermeni dediler" haline geliyor.. . Bu konuda doğrusu Başbakanın
bir açıklama yapmasıdır. Başbakan bir sürçü lisan olduğunu ve Ermenilere
hakaret gibi bir amacı olmadığını açıklarsa konu kapanır. Aksi taktirde uzar
gider. Ancak görüleceği gibi konu alabildiğine istismar edildiği için, bu seçim
atmosferinde Başbakan istese de zayıflık gibi görüleceği için sanırım böyle bir açıklamayı yapmaz. Başbakanlık
Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın açıklamalarının da belli çevrelerce dikkate
alınmayacağı açık. Sonuçta amaç üzüm yemek değil. Başbakandan özür dilemesini
isteyenler de varmış, Beyaz Ermenilerden korkup özür dilerse o başka(!)
Özel okula teşvik başvuruları başladı
Destek almak isteyen özel okullar ve öğrenciler, bugünden
itibaren 18 Ağustos’a kadar başvuru yapacak. Eğitim desteği verilecek özel
okullar ile destekten yararlanabilecek öğrenciler, 28 Ağustos’ta ilan edilecek.
4 Eylül’de ise destek verilecek özel okul kontenjanları duyurulacak. Destekten
yararlanacak öğrencilerin tercihleri 5-9 Eylül’de alınacak. Yerleştirme
sonuçlarının 10 Eylül’de belli olmasının ardından kesin kayıtlar bu tarihten
itibaren 18 Eylül’e kadar yapılacak.... Azınlık okullarında öğrenim gören
öğrencilerin velileri ise eğitim ve öğretim desteği için kayıtlı olduğu veya
tercih edeceği azınlık okul müdürlüklerinde başvuracak... Başvuru alacak
azınlık okulları ile resmi okul müdürlüklerinin işlemleri usulüne uygun ve
zamanında yapabilmeleri için il veya ilçe milli eğitim müdürlükleri gerekli
desteği sağlayacak... Destek almak için başvuracakların, resmi ilkokul, orta
okul ve ortaöğretim okullarının ara sınıflarında veya azınlık okullarında
kayıtlı olması, eğitim ve öğretim desteği almak istediği okul türünün kayıt ve nakil
şartlarına haiz olması gerekecek.
100 bin Hıristiyan sürgünde
Büyük çoğunluğu Keldani ve Süryanilerden oluşan Irak’ın
kadim topluluklarından Hıristiyanlar, Amerikan işgalinin ardından bu sefer de
cihatçı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) tehdidiyle evlerini terk ediyor. 2003 yılında nüfusu
1.5 milyon civarında tahmin edilen Iraklı Hıristiyanların sayısının bugün 350
bine kadar düştüğü düşünülüyordu. Dün de 100 bine yakın Hıristiyan, Irak’ın
kuzeyindeki evlerini IŞİD tehlikesi karşısında terk etti. Kuzey Irak’ta
peşmerge güçlerinin çekilmesiyle ülkenin en büyük Hıristiyan nüfus ağırlıklı
yerleşim birimi Karakoş’un yanı sıra Şiilerin de yoğunlukla yaşadığı Tel Keyf,
Bertulla ve Karamleş IŞİD’in kontrolü altına girdi.
Mahçupyan'dan Erdoğan'a 'Pardon Ermeni' cevabı
Akşam gazetesi yazarı Etyep Mahçupyan, 'Affedersiniz bana
Ermeni dediler' diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'dan açıklama beklediğini
söyledi. Mahçupyan, "Bir başbakanın bunu söylemesi tabii ki bir haberdir,
bir olaydır. Kabul edilmesi öyle kolay bir mesele de değildir. Ve Başbakan'a bu
yapışır kalır. Bunu düzeltmek de kendi görevidir." dedi.
Başdanışman AK Parti'li Ermeni yazarlara sarıldı!
Erdoğan'ın "benim için affedersiniz çok daha çirkin
şekilde Ermeni dediler" açıklamasına gelen tepkilerin yanlış olduğunu
iddia eden Akdoğan "kimse babasının-dedesinin özelliklerinden dolayı
suçlanabilir, ne de bugün ne olduğundan dolayı aşağılanabilir" dedi. Akdoğan,
AK Parti'ye destek veren yazılarıyla bilinen Etyen Mahçupyan ve Markar Esayan'ı
örnek verdiği yazısında "Ben Markar Eseyan’ı Kılıçdaroğlu’na, Etyen
Mahçupyan’ı Bahçeli’ye yüz kez yeğlerim." dedi.
Tarihi Akdamar Kilisesi'nin restorasyonu tamamlandı
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2012 yılında
restorasyon çalışmalarına başlanan Van Gölü üzerindeki Akdamar Kilisesi,
yeniden ziyaretçilere açıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2012 yılında
restorasyon çalışmalarına başlanan Van Gölü üzerindeki Akdamar Kilisesi,
yeniden ziyaretçilere açıldı. Vatandaşların gezebilecekleri net gezi
güzergahlarının olmaması, gelen engelli ziyaretçilerinin alanı rahat
dolaşamamaları, dinlenme ve genel ihtiyaçlarına cevap verecek ünitelerin
yetersizliğinden dolayı çevre düzenlemeleri yeniden ele alınarak Kilise ve
çevresindeki tarihi yapılar yeniden düzenlendi.
Is ‘Armenian’ an insult? Turkey’s prime minister seems to think so.
By Adam Taylor
Matosyan Matbaası: Cumhuriyet’in Emval-i Metruke mirası
Alın Ozinian*
Türkiye'de ‘Ermeni' algısı her ne kadar İttihatçı
refleksler, resmi tarih anlayışı, hatta dış-iç mihraklar sendromu çerçevesinde
gelişse de, bu topraklarda yaşayan istisnasız herkesin duymuş olduğu bir Ermeni
hikayesi vardır...Hükümetler üstü bir devlet ajandasına sıkışan “sözde
soykırım” ya da “diaspora saçmaları” resmi tezi sebebiyle 1915, sürekli “vatana
ihanet eden Ermenilerin sürülmesi” gibi etnik bir mesele olarak tanıtılsa da,
bu proje, anlatılanın aksine Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik zaferidir. İttihatçılar, Haziran 1915'te hiç zaman kaybetmeden
Ermenilerden kalacak mal ve mülklerin ne olacağına dair mevzuatı ilan
etmişlerdi, talimatnameye göre hükümet, tehcirin uygulandığı bölgelerde Emval-i
Metruke (Terkedilmiş Mallar) komisyonları kuracaktı. Komisyonlar terk edilen
evleri mühürleyecek ve içlerindeki eşyalarla birlikte kıymet takdirleri
yapıldıktan sonra kayıt altına alacaklardı.
Azerbaycan: Erivan'ı bile vururuz
Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Mingeçevir Su Elektrik
Santraline Ermenistan tarafından yapılacak herhangi bir sabotaj girişimine
hemen karşılık verileceğini ve Erivan'ın bile füzelerle vurulacağını duyurdu. Ermenistan Savunma Bakanı Seyran Ohanyan'ın, Bakü
yönetiminin, Mingeçevir Su Elektrik
Santrali'ne Ermenistan'ın saldırı ihtimali nedeniyle tedirgin olduğunu ve korktuğunu ileri sürmesi
üzerine Azerbaycan Savunma Bakanlığı
açıklama yaptı.
'Ermeni olmak ayıp değil'
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, önceki gece NTV ve Star ortak
yayınında, “Bana Gürcü dediler. Çıktı bir tanesi affedersin, çok daha çirkin
şeylerle, Ermeni diyen oldu” sözleri tepki çekti... Ak Parti Grup Başkanvekili Ahmet
Aydın ise o sözlerin cımbızla alınıp, Başbakan Erdoğan’ın ırkçı gibi
gösterilmeye çalışıldığını iddia etti, “1915 yılındaki olaylardan dolayı
Ermeniler için ilk defa acıları paylaşan bir Başbakan var. El insaf. Bu kadar
çarpıtma yazıklar olsun. Özür dilemesi gereken biri varsa o da sizsiniz” dedi.
Papa'dan dünyaya Irak çağrısı
Katolik aleminin ruhani lideri Papa Françis, Irak Şam
İslam Devleti IŞİD'in Irak'ın kuzeyindeki saldırılarına maruz kalan
Hristiyanların korunması için dünyaya çağrı yaptı.Papa Françis yaptığı açıklamada, Irak'ın kuzeyinde devam
eden insanlık faciasının durması için dünyadaki tüm hükümetlere gerekli
önlemlerin alınmasına yönelik çağrıda bulundu. Papa, özellikle saldırılar nedeniyle evlerini terk etmek
zorunda kalanlara ve tehdit altındaki halka temel yardım malzemelerinin
ulaştırılması gerektiğini belirtti.
Alfortville, sıcak bir buluşma ve Ekmekçiyan’ın kardeşi
Ayşe Günaysu
Paris’in Ermeni nüfusunun yoğun olduğu banliyölerden biri
Alfortville. Avrupa Ermeni Konseyi’nin (ACE) düzenlediği 2015’e Doğru Perspektifler
konulu bir toplantının davetlisiyim. Paris’teki Boğos Nubar Paşa
Kütüphanesi’nde bir çalışma yürütmekte olan, Münih Ludwig Maximilian
Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Talin Suciyan’la birlikte kürsüdeyiz.
Karşımızda, (ACE’nin) gençlik örgütünün küçük toplantı salonunu dolduran her
yaştan meraklı bir dinleyici topluluğu.Benden soykırımın 100. yılına doğru Türkiye’de nasıl bir
ortam olduğunu ve ne gibi hazırlıklar yapıldığını anlatmamı bekliyorlar. Genel
duruma ilişkin gözlemlerimden sonra İHD’nin “Soykırımın 100. Yılına Doğru
İnkara Son” kampanyasını kısaca özetliyorum. “Ama, Türkiye’de İHD ile birlikte
diğer soykırım ve inkar karşıtları tarafından ne gibi ortak çalışmalar
yürütüldüğünü soruyorsanız, bana durum pek parlak gibi görünmüyor,” diyorum.
IŞİD Irak'taki en büyük Hristiyan kenti Karakuş'u aldıı
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ya da yeni aldığı isimle
İslam Devleti (İD) Irak'ın en büyük Hristiyan kenti Karakuş ve çevresinde
kontrolü eline getirdi. Görgü tanıkları on binlerce kişinin Kürdistan bölgesine
doğru kaçtığını söylüyorlar. Karakuş Musul ile Kürdistan bölgesinin yönetim
merkezi Erbil arasında, büyük çoğunlukla Hristiyanların yaşadığı 50 bin nüfuslu
bir kent.Uluslararası bir Hristiyan yardım kuruluşu Iraklı Hristiyanların en az
dörtte birinin Karakuş ve çevresinde yaşadığını bildirdi.
'Erdoğan Ermenileri ötekileştiriyor'
Washington Post,Erdoğan'ın Ermenilerle ilgili söylemini
eleştirdi.Washington Post, Erdoğan'ın açıklaması sonrası Türkiye'de yaşayan
birçok Ermeni vatandaşın ötekileştirildiğini düşündüğünü, hatta korktuğu yazdı. Başbakan Tayyip Erdoğan 'ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu
'na atfen, "Sen Alevisin, çık bunu açıkla" sözlerinin tepkiye yol
açmasını değerlendiren gazete kullandığı, "Benim için Gürcü dediler.
Affedersin çok daha çirkin şeylerle, Ermeni diyen oldu" şeklindeki
ifadelerini Ermenilere yönelik bir hakaret olduğunu yazdı
Irak’ta son on yılda 118 kilise yıkıldı
© Photo: AP/Khalid Mohammed
Başbakan Haksız mı?
Ümit Kurt / umit105@gmail.com
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, NTV’de “Adaylar Konuşuyor” programına konuk oldu ve ağzından şöyle bir laf çıktı: “Benim için Gürcü diyen oldu, affedersin çok daha çirkin şekilde Ermeni diyen oldu.” Şimdi benim için neresinden tutarsam tutayım elimde kalacak olan cümleler bunlar. Ancak bu söylemler, bu topraklar ve bu ülkenin siyasi dinamikleri göz önünde bulundurulduğunda önemli sosyal ve siyasal gerçekliklere tekabül eden de cümleler. Dolayısıyla bir siyasetçi için mebzul miktarda alıcısı/müşterisi olan söylemler. Acaba, Devlet Bahçeli’ye mikrofon uzatılsa ve Erdoğan’ın bu cümleleri sorulsa, tepkisi ne olurdu? Sanırım, başbakanın açık bir biçimde ırkçılık kokan bu söylemini iştiyakla benimserdi.
İdil'deki Süryaniler Şengal İçin Ayin Yapıyor
Şırnak'ın İdil İlçesi'nde yaşayan Süryani vatandaşlar,
IŞİD'in saldırısına maruz kalan Irak'ın Şengal bölgesinde yaşayan Ezidi ve
Süryaniler için her akşam, Meryem Ana Kilisesi'nde düzenledikleri ayinle, mum
yakıp dua ediyor.İdil İlçesinde İdil İlçesinde yaşayan Süryaniler, IŞİD'in saldırısına
uğrayan Rojava, Şengal ve Musul halkı için her gece toplu olarak Meryem Ana
Süryani Ortodoks Kilisesi'nde toplanarak, IŞİD çetelerinin saldırdığı
bölgelerde yaşayan tüm halklar için mum yakıp, toplu olarak dua ediyor
Learning an Ottoman Language (or Two)
Seçil Yılmaz, The Graduate Center of the City University
of New York
The nineteenth century was a time of rising literacy and
language reform. Beyond intellectual debates about the expansion of public
education, language became a fundamental component of nationalist, imperial and
religious ideologies. It also largely shaped the formation of discourses about
citizenship at the time. Although these developments largely constrained
language and discouraged multilingualism, other factors encouraged it. Learning
to read had been the primary requirement of a respectable citizenship status,
and proficiency in a lingua franca, namely the French language in
nineteenth-century Ottoman society, presented countless advantages and
opportunities whether in the job market, the realm of politics or while filling
out the immigration form at a foreign consulate.
Soykırım yalanı Türkiye’de gösterilemez
Salim Kurşun / Ankara - Bölücü terör örgütü PKK yanlısı açıklamaları ile bilinen ve şimdilerde sözde Ermeni ‘soykırımını’ konu alan filmiyle gündemde olan Alman vatandaşı yönetmen Fatih Akın’a tepkiler devam ediyor.Sözde ‘soykırımdan’ kurtulan ve iki kızını arayan bir adamın hikâyesinin anlatıldığı ‘The Cut’ isimli filmi üzerine ilk söyleşisini AGOS gazetesine veren ve filminin Türkiye’de de gösterilmesini umduğunu söyleyen Akın’a tepki gösteren Ötüken dergisinin twitter hesabından yapılan açıklamada, “Agos gazetesini, Ermeni faşistleri, sözde aydınları açık şekilde tehdit ediyoruz. O film Türkiye’de tek bir sinemada yayınlanmayacak” denildi.
Günahı olmayan ilk taşı atsın...
Markar Esayan
Eski Türkiye'nin 'kurucu ötekileri' Ermenilerdir.
Türkiyeli Ermeniler bu ağır yükü her zaman sırtlarında hissettiler.
İttihatçılar ve Kemalistler, gerçekte var olmayan, organik Türklüğü de dışlayan
ırkçı bir vatandaşlık kafesini Ermeni düşmanlığı üzerinde bina ettiler...
Başbakan Erdoğan geçen gün bir ortak yayında geçmişte insanların Kürt, Alevi
vs. olduğunu söyleyemediğini, herkesin artık kimliğini açıkça ifade
edebildiğini anlatmaya çalışırken, kendisine yönelik söylenen 'döl' sözünden
kaçınmak için 'Çıktı bir tanesi affedersin çok daha çirkin şeylerle Ermeni
diyen oldu' dedi. Burada 'çirkin şeylerle' sıfatının 'döl' sözüne bağlandığı
ortada. Ama söylem sorunsuz değil...En nihayetinde bu söylemde 'Ermeni'nin
olumsuz çağrışımlarından kaçınma eğilimi göze çarpıyor. Bu cümlenin mesela
Fransız, Boşnak veya İngiliz için kullanılması pek mümkün değil. Zaten böyle
bir hakareti Erdoğan'a yapmak da kimsenin aklına gelmez. Çünkü ortak
hikâyemizde bu sıfatların Ermeni kadar olumsuz bir yeri yoktur... Beni ürküten
asıl sorun ise, Başbakan'ın bu sözleri sonrasında kendisine solcu, cemaatçi,
çağdaş, laik diyenlerin sosyal medyadaki ırkçı tavrıydı. 12 yıldır AK Parti'yi
destek veren bir Türkiyeli olarak bu pazar da Yeni Türkiye için Erdoğan'a oy
vereceğim. Sadece bu tercihim için 12 yıldır olduğu gibi argümanlarım üzerinden
değil, sadece Ermeni olmam nedeniyle aldığım tehdit ve hakaretlerin
Neo-İttihatçılık olduğunu görüyorum. Tercihimi, benim halkımı öldüren, soyan,
aşağılayan bu zihniyetin devamcılarından değil, çelişkileri de olsa bu kabuktan
sıyrılma gayretinde olan zihniyetten yana koyuyorum. Biz Ermeniyiz, tecrübe ile
sabit, hakiki ırkçıları gözünden tanırız merak edilmesin. Kimse de Ermenilik
üzerinden kirli egemenlik kavgalarını verirken, bunu Ermenilerin yuttuğunu
zannetmesin.Yazının Devamı:
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/MarkarEsayan/gunahi-olmayan-ilk-tasi-atsin/55218
Siyaset ve kültür; Arınç ve Erdoğan
Halil Berktay
[6-7 Ağustos 2014] Tâ yedi yıl önce, 2007 Sonbaharında Taraf (tabii o eski, henüz Cemaat tarafından bütünüyle zaptedilmemiş Taraf) çıkmaya ve ben de Okuma Notları’mı yazmaya başlarken de kendimi hep, siyasî açıdan iyimser ama kültürel bakımdan kötümser olarak tanımlamıştım. Zaman zaman, bütün bu siyasal dönüşümleri yaşatacak kültür nerede diye sormuş; kültürel darlıkların demokratikleşmeye ket vurması olasılığından içten içe tedirginlik duymuştum... Başbakan Erdoğan, Geçmişte “ne Ermeniliğimiz ne çok affedersiniz Rumluğumuz kaldı” sözüyle çok eleştiri toplamıştı. Dün (6 Ağustos) bir televizyonda konuşurken, belki de kendince iyi niyetle “Bırakın Türkiye’de Türk Türk olduğunu, Kürt Kürt olduğunu söylesin” diyor ve ardından, bu özgürlüğü savunmak adına mı diyelim, “Benim için bir ara neler dediler, Gürcü dediler, affedersin daha çirkinini söylediler, Ermeni dediler” (altını ben çizdim) diye devam ettiği anda, kaş yapayım derken göz çıkarıyor; Hacivat’ın “yıktın perdeyi eyledin viran” feryadına hak kazandırıyor. Çünkü onun da kültürü bu.
Karabağ geriliminde Rusya devrede
Azeri ve Ermeni askerlerinin çatıştığı Ermenistan
işgalindeki Dağlık Karabağ sınırında yaşanan gerilimi azaltmak için Rusya
Devlet Başkanı Putin, iki ülkenin liderleriyle görüşecek. Yaklaşık bir haftadır
işgal altındaki Karabağ'ın sınır bölgesinde Azeri ve Ermeni askerler arasında
çatışmalar yaşanıyor. Vladimir Putin'in Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile bu hafta sonunda ayrı ayrı
görüşmesi bekleniyor.
MHP'li Tuğrul Türkeş: Afedersiniz Ermeni olmak suç mu?
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş'in MHP'nin sitesinde yayımlanan “Afedersiniz Ermeni Olmak Suç Mu?" adlı bir bildiri kaleme aldı..."Ben Türk vatandaşıyım" ve "Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlıyım" diyen herkes - etnik, dini ve mezhepsel aidiyetleri ne olursa olsun - bizim teminatımız altındadır. Bölgemizin hassas süreçlerden geçtiği bu günlerde siyasi sorumluluk sahiplerini daha itidalli ve sağduyulu olmaya davet ediyoruz. Sayın Başbakan'ın mevzubahis ayrımcı tavrını kınarken, Ermeni kökenli Türk vatandaşlarımıza da dayanışma mesajlarımızı gönderiyoruz.(Beklenen ikinci önemli destek geldi, bir de Perincek desteklerse dört başı mamur olacak. HYETERT)
Ermeni Meclis Gruplarından Ermeni Ordusuna ortak destek
Parlamentoda grubu bulunan 6 parti grubu sınırdaki
gerilimli duruma ilişkin ortak duyuruda bulundu... :«Ermenistan-Azerbaycan ve Karabağ-Azerbaycan kuvvetleri
tampon hattında durum gerilimini korumaya devam etmekte. Son günlerde
Azerbaycan tarafı birçok defalar Ermeni mevzilerine sızma teşebbüsünde bulunarak sabotaj işlemleri gerçekleştirmeyi
denedi ve farklı çapta silahlarla belli
aralıklarla Ermeni sivil yerleşim birimlerine ateş etmeye devam etmektedir. Azerbaycan askeri-siyasi yönetimi jeopolitik yeni
durumlardan istifade ederek ve benzeri maceracı saldırılarla DağlıkKarabağ
Cumhuriyeti sorununun barışçı çözüm olanaklarını akamete uğratma çabasındadır.
'Affedersiniz Ermeniler'den Erdoğan'a: Bizi oltana takma dalgana bak!
Erdoğan'ın nefret söylemine tepkiler gelmeye devam
ediyor... Affedersin daha çirkinini söylediler, Ermeni dediler' sözlerine
Ermeni vatandaşlar, yazılı bir açıklama yaparak, yanıt verdi... Soyu kırılmış
bir halkın kendi toprağındaki diasporası olarak küçük küçük, sinik sinik
yaşayıp gidiyoruz. Bizi oltaya takmayı bırak artık. dalgana bak.Ta ki biz
Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Türkler, Kürtler, Çerkesler, Gürcüler, Aleviler,
Hıristiyanlar, Museviler, Müslümanlar şimdi sana oy veren ve vermeyen
kardeşlerimizle, bir gün senden daha iyisini yapabileceğimizi gösterene kadar,
dalgana bak. (Çirkin şeyin, Ermeni dölü olduğunu söylemediği için söz yoruma açık. Zaten cemaat için andı kaldırmaktan başka da bir şey yapmamış Erdoğan(!) Bekleyelim, görelim daha iyisini. HYETERT)
Stop Aliyev
Azerbaijani President Ilham Aliyev's recent cross-border
attacks on Armenia and Nagorno Karabakh (Artsakh), the worst in 20 years, have
taken dozens of lives and threaten to start a full-scale war. Here are 5 simple ways you can help #STOPALIYEV and
promote #NKpeace & #NKfreedom in less than 5 minutes!
Ezidi Parlamenter gözyaşlarıyla isyan etti: Halkıma yardım edin!
Irak Parlamentosu'nda Ezidi Kürt Milletvekili Viyan
Daxil, Şengal’de IŞİD mensuplarının ‘la ilaha illallah’ diyerek Ezidileri
katliamdan geçirdiğini söyledi. Parlamento oturumunda konuşan Daxil, gözyaşları
arasında, parlamentoyu göreve çağırarak katliamın önüne geçilmesini istedi. Ülkenin yeni başbakanını seçmek için toplanan Irak
Parlamentosu, Şengal’li Ezidi Kürt Milletvekili Viyan Daxil’in gözyaşları
arasındaki isyanına tanık oldu.
Erdoğan'ın 'Afedersiniz Ermeni diyen oldu' sözlerine suç duyurusu
CHP, Erdoğan hakkında nefret suçu işlediği gerekçesiyle
suç duyurusunda bulunacak...Başbakan Erdoğan'ın "Bana 'Gürcüdür' diyen oldu.
Afedersiniz çok daha çirkin şeylerle 'Ermeni' diyen oldu," sözleri
mahkemeye taşınıyor. CHP, Erdoğan hakkında nefret suçu işlediği gerekçesiyle
suç duyurusunda bulunacak.CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, Başbakan
Erdoğan'ın bir televizyon programında söylediği bu sözlerin dil sürçmesi
olmadığını belirtti.
Papa'dan mutlu olmanın 10 sırrı
Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francis, mutlu
bir hayatın 10 sırrını açıkladı. Arjantin’in haftalık dergisi Viva’ya konuşan
Papa, söyleşisinde kişisel tecrübelerinden faydalanarak tavsiyeler verdiğini
açıkladı.
Yüzyıllardır Ayakta Duran Kilise
Hakkari’deki Reşko Dağı’nın yamacında yüzyıllardır ayakta
duran tarihi kilise görenleri hayretler içerisinde bırakıyor. Reşko Dağı’nın
güney kısmındaki vadide bulunan Yazılı Köyü’nün güneyinde yer alan kilise,
1920’li yıllarda Nesturilerin burada sürülmesinin ardında kaderine terk edildi.
1990’lı yıllarda ise çevresindeki köyler güvenlik gerekçesiyle boşaltılırken,
kilise ise bölgenin zorlu kış şartlarına rağmen yüzyıllardır halen ayakta
duruyor.
EU Peacekeepers for Nagorno-Karabakh?
The Armenian and the Azerbaijani media are full, at
present, with speculations about a possible war in the South Caucasus. This is,
unfortunately, not excluded, although all logical thoughts lead not to a war –
but what means logic in this context. Fact is that many soldiers have already
lost their lives and even civilians have been shot or wounded. So creative
solutions are requested. This leads to the possible call for peacekeeping troops.
Erdoğan: Affedersiniz çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyen oldu
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, “Benim için
neler söylediler, çıktı bir tanesi Gürcüdür diyen oldu, affedersiniz çıktı bir
tanesi çok daha çirkin şeylerle, Ermeni diyen oldu.Ben dedemden de hepsinde de
öğrendiğim şey ben Türküm.” ifadesini kullandı. (Çirkin şeylerin ne olduğu söylenmeyince yanlış anlaşılmaya çok müsait. Çirkin şeyler belli ya Ermeni dölü ya da daha fazlası Ermeni p..i HYETERT)
BM Genel Sekreteri'nden Azerbaycan ile Ermenistan'a İtidal Çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun,
Azerbaycan ile Ermenistan arasında çıkan sınır çatışması nedeniyle taraflara
şiddetten uzak durmaları çağrısında bulundu. Ban, Ermenistan-Azerbaycan sınırı
boyunca gerginlik ve şiddetin artmasından AGİT Minsk Grubu eş başkanlarının
ifade ettikleri ‘‘derin endişeye’’ katıldığını söyledi.
Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçilirse neler yaşanacak?
MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, Tayyip Erdoğan
cumhurbaşkanı seçilirse yaşanacaklar hakkında yazılı basın açıklaması yaptı... Erdoğan
Cumhurbaşkanı seçilirse, yıllardır kapalı olan Ermenistan sınır kapısının
açılacağı şimdiden yapılan asfaltlamadan anlaşılmaktadır. Ermeni açılımı, PKK
açılımı, Kıbrıs açılımı, Barzani açılımı, Rum Patrik ve Ruhban okulu açılımının
Tayyip Erdoğan'lı Köşk'ün ilk icraatları arasında olacağı açıktır. Ermeni
soykırım iddialarının yüzüncü yılı için Ermenistan'dan şimdiden davetiye
gönderildiği ve tanınma sözünün Köşk seçimiyle bağlantılı olarak verildiği
iddia edilmektedir.Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirse, AKP iktidarı boyunca
başta Akdamar kilisesi olmak üzere Türkiye'nin dört bir tarafında restore
edilen cemaatsiz kiliselere yenileri eklenecektir. (Yani bunların adayı
seçilirsen bunların hiçbiri yapılmayacak.Hadi aslanlar görelim sizi! HYETERT)Bir Devam Kitabı: Karadeniz'in Kaybolan Kimliği
İsmet Melenağzı
Uğur Biryol, son çalışması "Karadeniz'in Kaybolan
Kimliği" ile bir önceki çalışması "Karardı Karadeniz"
derlemesini karşılaştırıyor; biraz başka "kültüre" kapı aralıyor
sanki. Arka kapakta kitaba dair "Lazlar ve Hamşinliler, etno-kültürel ve
dinsel kimlik krizleri...", "Çok kültürlülüğün mirası...",
"Hafızanın ve unutmanın, unutturmanın bedelleri", "Bu mirasın,
bu izlerin, bu bedellerin Ordulu bir Ermeni bakırcı ustasının hikayesinde
billurlaşması...", "Popüler kültürde Karadenizli ve Laz
algıları..", "Büyük şehirde 'Laz' kimliği nasıl değişiyor, nasıl
ajite oluyor?, 'Metropol Lazı' nasıl birisidir?" gibi notlar düşülmüş...
3. Dünya Savaşı Batıyı Perişan Edebilir!
Alper Tan
Yeni dünya savaşında Müslümanlarla, Müslüman olmayanlar savaşıyorlar. Müslümanlar 20. yüzyılın başında kendi topraklarını işgal ederek buralarda kukla yönetimler kuran Batı’ya karşı isyan etmeye başladılar. 2010’dan sonra Tunus’ta, Mısır’da, Libya’da, Yemen’de ve Suriye’de başlayan ayaklanmalar bunun içindi. Batı ise bu bölgedeki varlığını her şeye rağmen terk etmek istemiyor. Eskisi gibi devam etmek istiyor. İşte bu iki zıt talep adı konulmamış büyük bir dünya savaşını başlattı bile. Bunun için her ülkede zahirde ayrı ayrı sebeplere dayanıyor gibi görünen hadiseler, arka planda tamamen birbirleri ile ilişkili. (Huntington'un uğursuz teorisini gerçekleştirmek için elden gelen her şey yapılıyor. HYETERT)
Azerbaycan-Ermenistan Sınırında Çatışma
Azerbaycan-Ermenistan sınırında bulunan Ağdam şehrinde
iki ülkenin askerleri arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bildirildi.İki
ülkenin sınırında bulunan Ağdam şehrinde, Ermeni askerlerinin saat 01.00
sıralarında ağır silahlarla Azerbaycan sınır hattına ateş ettiği belirtildi.
Azeri askerlerin açılan ateşe karşılık vermesiyle iki ülkenin askerleri
arasında çatışma yaşandığı öğrenildi. Sınır hattında yaşanan çatışmanın giderek
şiddetlendiği bildirildi. Son günlerde yaşanan çatışmalarda, 14 Azeri ile 50
Ermeni asker hayatını kaybetti.
‘Davutoğlu 1915’e dair hiçbir analiz veya açıklama önermiyor’
Հայոց Ցեղասպանության 100-ամյակին նվիրված առաջին հեղինակային գիրքը Թեհրանում
Հայոց Ցեղասպանության
100-րդ տարելիցի առիթով եւ ի հիշատակ Արմին Թեոֆիլ Վեգների, վերջերս Թեհրանում լույս
տեսավ Շարիս Մելքոմ-Աբգարի (Աբգարյան) գրչին պատկանող «ԱՄԻ» գիրքը: Այն Աստվածաշնչյան
պատմությունների վրա հիմնաված պոեմ է, ուր հեղինակը փորձում է պատասխանել իր եւ հայ
ժողովրդի կարեւորագոյն հարցերից մեկին՝ Ինչո՞ւ Ցեղասպանություն...:COMMENTARY ON FM DAVUTOĞLU’S TPQ ARTICLE ON THE ARMENIAN ISSUE
Gerard J. Libaridian*
Introduction It is not often that a minister of foreign affairs of an
important country who takes
part in the formulation of policies and has the
responsibility of implementing them will dare to reveal the logic behind his government’s
policy on a sensitive matter. This is what Mr. Ahmet Davutoğlu has done recently in his
article, Turkish- Armenian Relations: Is a “Just Memory” Possible?
TURKISH-ARMENIAN RELATIONS IN THE PROCESS OF DE-OTTOMANIZATION OR “DEHISTORICIZATION”: IS A “JUST MEMORY” POSSIBLE?*
Ahmet Davutoğlu**
The greatest injustice that has been visited on both
history and to any two nations is to set aside their previous rich centuries of shared
history and to begin instead with traumatic events like war and conflict, or to
reconstruct the previous centuries by making traumatic events the center of everything. The
“unjust memory” created around the events of 1915 constitutes the most
important example of this phenomenon as it mortgages the shared past and
future of the Turks and Armenians. The initiative that Turkey launched with
Armenia in 2009 is premised on eradicating this sort of mentality. The “just memory”
concept that we have frequently employed during this process is critically
important as it highlights the necessity of not viewing history with a one-sided memory.
Ո՞ւր են Հայ Առաքելական Եկեղեցւոյ Ղեկավարները, Հայ Պետականութիւնը, Սփիւռքը, Վատիկանը...
Նիւթի աղբիւրը ` Keghart.com
Ահաւասիկ այս տողերով կը փորձէ արտայայտել Համօ Մոսկոֆեան իր
ցասումը, այցելելէ ետք Իրաքեան Քիւրտիստանի Էրպիլ քաղաքը, ընկերակցութեամբ Գանատահայ
ազգային գործիչ՝ Տոքթ. Տիգրան Աբրահամեանի, մօտէն ծանօթանալու համար Մուսուլէն (Նինուէ)
բռնի արտաքսուած հայերու դժբախտ եւ սրտաճմլիկ վիճակին:
Azınlıkların seçim tercihi
Orhan Miroğlu
/ omiroglu@stargazete.com
Kürtlerin oy potansiyeliyle kıyaslandığında, azınlıkların seçim sonuçlarını belirleyecek bir oya sahip olmadıkları biliniyor. Ama yine de, Erdoğan cumhurbaşkanı seçildiği takdirde, tehcir ve mübadele dönemini belirleyen bir siyasi sistemin sonunu getirecek gibi görünen bir seçimde, azınlıkların nerede durduklarına bakmak, faydalı olabilir... Ermeni dostlarımız, Hrant Dink cinayetinin siyasi kullanım alanı haline gelmiş olmasına hiç itiraz etmeden, bu kullanımın Hrant’ın geçek katillerini gizleyen yanına tek söz söylemeden AK Parti’nin ‘kabahatleri’ ni, ihmallerini hatırlatmayı tercih edip durdular. Bu kritik dönemde Sözcü ve Cumhuriyet gibi gazetelerin manşete taşıdığı açıklamalar yapmayı tercih etmeleri gerçekten de trajik. Yanlış anlaşılmasın, bu vahim cinayetin aydınlanmasına yol açacak ve hizmet edecekse, her söylemin ve her bilginin dile gelmesinden yana olunmalıdır elbette. Ama başından beri yaşanan bunun tam tersiydi.Bu tutumun sadece, topluma üstten bakma, Batılı olma ayrıcalığını yaşama gibi bir oryantalist anlayışla açıklanabileceğini sanmıyorum. Maalesef bu ülkede kendi celladına tapma geleneği hala çok güçlü bir gelenek ve uygun siyasi koşullar oluştuğunda azınlıkların siyasi tercihinde belirleyici bir rol oynayabiliyor. (Bizim aslanlar yine fena kızacak. HYETERT)
Rus parmağı çıkabilir
Türkiye, Suriye ve Irak’tan sonra Kuzeydoğu sınırında Kafkasya’da da yeni bir ‘ateş hattı’ ile karşı karşıya kalmanın tedirginliğini yaşamaya başladı... Rusya’nın özellikle Dağlık Karabağ’daki işgalci Ermeni yönetimi ve milislerini destekleyerek, bir yandan hem Erivan, hem de Bakü yönetimine, “Batı’ya yaklaşmayın” mesajı verdiği, diğer yandan da bölgedeki istikrarsızlık politikasını yeniden canlandırıp hayatta tutmak isteyebileceği değerlendiriliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kilise Restore Etti
Geçmişi 8500 yıl öncesine uzanan ve pek çok medeniyete ev sahipliği yapan İzmir’de, duvarlar arasında kalan, dar sokaklara sıkışan köklü tarihi gün yüzüne çıkarabilmek için yoğun çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi önderliğinde yürütülen son çalışmalarda, bir çok yeri yıkılmış durumda olan Doğanlar Kilisesi ayağa kaldırıldı. 19. yüzyıldan kalma, tek nefli (*), üçgen alınlıklı küçük bir kilise olan bu tarihi yapı, semt merkezi olarak kullanılacak.
Ermenilerin Golgothası, 1915 gerçekliğini anlatıyor
Ermenistan-Azerbaycan liderleri görüşecek
Azerbaycan ve
Ermenistan arasında son iki günde yaşanan silahlı çatışmalarının ardından iki
ülkenin lideri Rusya'da görüşecek. Rus Vestnik
Kavkaza (VK) haber ajansına göre, Ermenistan Başbakanı Ovik Abramyan,
Azerbaycan ve Ermenistan cumhurbaşkanları İlham Aliyev ile Serj Sarkisyan’ın
Rusya’nın Soçi kentinde görüşeceğini ifade etti. Abramyan, “Cumhurbaşkanları 8
veya 9 Ağustos’ta Soçi kentinde görüşecek. Umarız ki görüşmede çok önemli
anlaşmalar sağlanacak” dedi.
Polis yazdığı romanında Ermeni Katliamı dedi
Son günlerde
edebiyat dünyasında çok konuşulan Arsine (Tehcirde bir ermeni kızı) isimli
romanın 2015 Yılında Nobel Edebiyatına aday gösterilmesi ile eser hakkında ki
iddialar devam ediyor. Mart ayında
yayınlandığında Kitap dağıtımcıları tarafından kapak resminde ki "Ermeni
Haç" resminden dolayı kitapçılara dağıtımı boykot edilen eserin son
günlerde bazı gazeteler tarafından "Polis Yazar romanında Ermeni Katliamı
dedi" başlığı ile manşet atmaları dikkat çekicidir.
Armenia Fund

Armenia Fund
continues its new series on welcoming developments in Armenia, including
Artsakh. For over two decades, the Fund has been doing humanitarian work
throughout Armenia and this series is a showcase of encouraging initiatives,
some that are a direct result of Armenia Fund’s work and some that are the
product of innovation and pure determination.
Azerbaycan’la Ermenistan arasında savaş çıkar mı?
Sevil Nuriyeva
/ snuriyeva@stargazete.com
Peki
Ermenistan Azerbaycan’la savaş istiyor mu? Hayır istemiyor. Çünkü ekonomik
olarak çöküş yaşayan Ermenistan sadece savaş imitasyonu yapacak kadar cesurdur.
Bu imitasyon, ya bağlı olduğu büyük devletlere gerektiği zaman yada kendi içerisinde ekonomik olarak sefalet ile
boğuşan halkını uyutmak için ortaya çıkar... ABD zinhar bu bölgede şimdilik
savaş istemiyor. Çünkü kontrol edecek kadar kozlar elinde değil. Böyle bir
savaş çıkarsa duruma en fazla dahil olacak ülke Rusya’dır. Rusya’nın hem
yakında olması hem de içerideki aktörlerinin varlığı Rusya’yı avantaj sahibi
yapmaktadır. ABD için ise bu ölüm demektir. Lakin Ukrayna’daki Rusya
agresifliği azaltmak için bu imitasyon ABD’nin de işine yarar.
Ermeniler'den Mereto Dağı'nda barış duası
Çözüm sürecinin başlamasıyla bölgede sağlanan
huzur ortamı, uzun yıllar yasaklı kalan yerlere ilgiyi artırdı. Batman'ın Sason
ilçesinde bulunan ve Ermeniler için kutsal sayılan Mereto Dağı da yurt içi ve
yurt dışından gelen ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.
‘Türklere kapımız her zaman açık’
Ermenistan - Ağrı'nın ardındaki uzak komşu - 2
Burcu Karakaş
/
İki ülke
arasındaki ilişkilerin normalleşmesini Ermeni vatandaşlar gibi politikacılar da
destekliyor. Bunlardan biri de Ermenistan Kültür Bakanı Hasmik Poghosyan;
“Kültür Bakanı olarak tabii ki Türkiye’den misafirlerin gelmelerini isterim”. Ermenistan’da, bir yanda 1915 ekseninde Türkiye ile ilişkiler ikili ve bölgesel anlamda tartışılmaya devam ederken, diğer yanda iç siyasette yaşanan sıkıntılara çare aranıyor. Avrupa Birliği (AB) Ermenistan Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Traian Hristea, işkence ve kötü muamele başta olmak üzere ülkede yaşanan insan hakları ihlalleri, yolsuzluklar, seçim hileleri ile her türlü ayrımcılığa karşı mekanizmalar geliştirmek ve bu mekanizmaları hayata geçirebilmek için sarf edilen çabaları anlatıyor.
Azınlıkların en hakiki sorusu
Etyen Mahçupyan
/ etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Azınlık
mensuplarıyla konuştuğunuzda, geçmişten bugüne Türkiye’deki devlet ve topluma
ilişkin olarak genellikle ikircikli bir tavırla karşılaşırsınız. Osmanlı
dönemini büyük ölçüde veya kategorik şekilde ‘olumlu’ olarak hatırlayıp, son
dönemlerinde yaşananları hızlı geçmeye çalışırlar. Mustafa Kemal’i göklere
çıkartırken tek parti döneminde yaşamak zorunda kaldıklarından söz etmemeyi
tercih ederler. Çok partili hayatta esas olarak Demokrat-Adalet-Anavatan
partilerinin temsil ettiği siyasi çizgiye destek vermişlerdir, ama bu
partilerin doğal tabanı ile ilişki kurmaktan tedirgin olurlar. Esas amaçları
devletten ve onun ideolojik devletçiliğinden uzak durup kendilerini korumak
olsa da, toplumun parçası olmaktan, ona karışmaktan da pek hoşlanmazlar.
Türkiye’de Roman Soykırımı ilk kez bir açık hava etkinliğiyle anıldı
Roman
Soykırımı, İstanbul'da Sıfır Ayrımcılık Derneği ile Irkçılığa ve Milliyetçiliğe
DurDe Platformu’nun ortaklaşa düzenlediği bir etkinlikle anıldı. Avrupalı
Romanların yaşadığı en büyük trajedi olan Roman Soykırımı’nın kurbanları, Roman
sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve ırkçılık karşıtı aktivistler
tarafından İstanbul’da anıldı.
Karabağ için müzakere çağrısı
Avrupa
Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Minsk Grubu, Dağlık Karabağ sınırında
iki gündür artan çatışmalar üzerine, Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı
çözüm için müzakerelerin yeniden başlatılması çağrısı yaptı. AGİT'ten
yapılan açıklamada, AGİT Dönem Başkanı Didier Burkhalter ve AGİT bünyesinde
Dağlık Karabağ sorununun çözümü için kurulan Minsk Grubu'nun eş başkanları
Rusya Büyükelçisi Igor Popov, ABD Büyükelçisi James Warlick ve Fransa
Büyükelçisi Pierre Andreiu'nun, Ermenistan-Azerbaycan sınırında şiddetin
artmasından, yaşanan ölümlerden ve bölgede görev yapan Uluslararası Kızılhaç
Komitesi araçlarına yapılan saldırılardan dolayı derin kaygı duydukları
bildirildi.
'Öteki' Lozan Antlaşması ve Türk Amerikan ilişkilerinin kurulma macerası
Kemal Çiçek /
kcicek@bugun.com.tr
Lozan'da 6
Ağustos 1923'te ABD ile ülkemizde çok az bilinen ve meşhur Lozan Antlaşması'yla
karıştırılan 'Dostluk ve Ticaret Antlaşması' imzalandı. Diplomatik ilişkiler,
antlaşmayı onaylamayan ABD Senatosu’nun by-pass edilmesiyle 1927'de kuruldu. Türkiye
ile Amerika arasında imzalanan bir antlaşma olmasına rağmen “Öteki” Lozan
Antlaşması unutulmuştur. Her ne kadar yürürlüğe girmemiş olsa da antlaşmanın
imzalanmasından sonra yaşanan onay süreci ve Ermeniler’in yürüttüğü “Lozan’a
Hayır Kampanyası” 2015 yılında kopacak fırtınaya ve Türk-Ermeni lobi
savaşlarına ışık tutacak niteliktedir.
Beyoğlu’nun Hayal Sahafı
Gülcan Bağırkan
Vahan
Kocaoğlu nam-ı diğer Sahaf Vahan, hayatının önemli yıllarını sahaflık yaparak
geçirmiş. Şimdilerde Beşiktaş’ı mesken tutuyor. Kimilerine
göre kaldırım kütüphanesi kimilerine göre ise bir kültür hamalı 89 yaşındaki
Vahan Kocaoğlu, nam-ı diğer Sahaf Vahan Usta. Böyle tanınmasının sebeb-i
hikmeti hayatının en önemli yıllarını Beyoğlu sokaklarında sahaflık yaparak
geçirmiş olması. Hakkında belgeselleri yapılıp kitapları yazılan Sahaf Vahan,
şimdilerde Beşiktaş’ı mesken tutuyor. Haberin
Devamı: http://www.zaman.com.tr/pazar_beyoglunun-hayal-sahafi_2235361.html
Düşünce, Vicdan ve Din Özgürlüğü
Nurettin Değirmenci
Evrensel
insan hakları ve evrensel insani değerlerin önemli bileşenlerinden biri
düşünce, vicdan ve din özgürlüğüdür. Aydınlanma
döneminde Avrupa’da yaygınlaşan düşünce, vicdan ve din özgürlüğü, sonradan
evrensel özellik kazanır. Ne yazık ki, günümüzde geri toplumlarda düşünce, vicdan
ve din özgürlüğü kocaman baskılar altındadır. Kant, insanın
temel özelliğinin özgürlük ve ahlak olduğunu vurgular. Özgürlük ile ahlak
arasında kopmaz bağlar vardır.
Hrant Dink rolünü Sarp Akkaya ve Rıza Kocaoğlu oynamak istedi
Türkiye'de
uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden kendisi Ermeni olan Agos
Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink rolü için Türk oyuncu bulunamaması
dikkat çekmişti. Ancak iki ismin bu role talip olduğu açıklandı.
Venice Trailer: Fatih Akin's 'The Cut' Starring Tahar Rahim Plus Official Synopsis And First Images
Some slight waves were made earlier this year when Fatih Akin pulled his forthcoming "The Cut" from the Cannes Film Festival citing "personal reasons." So we figured the movie would wind up somewhere else on the 2014 fall festival slate, and indeed, it's now at Venice and the first trailer has arrived.
Komşuyuz ilişkiler iyi olmalı Ermenistan Ağrı'nın ardındaki uzak komşu - 1
Burcu Karakaş
Başbakan’ın
1915 mesajının burada, Türkiye’deki gibi yankı bulmadığını söylemek mümkün.
Dağlık Karabağ meselesi ise ikili ilişkiler söz konu olduğunda her seferinde
toslanan camdan bir duvar gibi. 1915 olaylarının kabulü halen ön koşul ancak
sınırların açılmasını destekleyenler umudun en önemli temsilcileri. İşte, çok
yakın olsa da Türkiye’ye en uzak denebilecek komşu ülkeden izlenimler:
Alman-Ermeni Birliği 100. Yaşında
Alman-Ermeni
Birliği ve «Lepsius Evi» Araştırma Merkezi inisiyatifiyle Almanya’nın
Brandenburg Eyalet Parlamentosu (Landtag) binasında Alman-Ermeni Birliğinin
100. Yıldönümü kutlandı. Düzenlenen
oturum ve törende Eyalet Parlamentosu Bşk. Gunther Frick, Saksonya-Anhalt
Bölgesi Kültür bakanı Stephan Dorgerloh, Brandenburg Bilim, Araştırma ve Kültür
Bakanlığı Devlet sekreteri (Bakan yard.) Martin Gorhort, Brandenburg İncil
Kilisesi önderi, Almanya Ermenileri Ermeni Apostolik Kilisesi Dayakosluğu
ruhani önderi, Berlin Humboldt Üniv. Rektörü, Ermenistan Kültür bakanı Hasmik
Poğosyan, Ermenistan’ın Almanya büyükelçisi danışmanı Aşot Smbatyan,
Brandenburg Parlamentosu milletvekilleri, Bundestag milletvekilleri, toplum, siyaset
ve kültür dünyasından isimler katıldılar.
Yahudiler, Türkiye'den giderse ne olur?
Gazze'de
insani felaketin boyutları büyüdükçe, Türkiye'de Yahudi karşıtı söylemler
çığrından çıkıyor. Gazze'de
İsrail Hamas savaşının Türkiye'deki tartışmaları ağır oldu. İsrail'e yönelik
boykot çağrılarında İsrail'le doğrudan bağı olmayan pek çok ürün hedef haline
gelirken, bu ülkenin elçilik misyonları da protestoların hedefi haline geldi.
Türkiye'de bazı gazete ve televizyon kanallarında İsrail karşıtı tartışmalar,
haberler, Gazze'deki insani felaketin boyutlarından daha çok Türkiye'de
yaşayan, doğan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Yahudileri yöneldi. Öyleki bazı
köşe yazarları açıkça kendi vatandaşlarını sırf 'Yahudi' olduğu gerekçesiyle
hedef gösterdi. Hitler'e
methiyeler düzen sanatçılar, eli kanlı diktatörün kitaplarının okunmasını
tavsiye eden gazeteciler bile çıktı.
ASİMDER’den İranlı Misyonerlere Tepki
Uluslar Arası
Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Güneydoğu Anadolu Bölge
Temsilcisi İrfan Ermiş, Ermeni asıllı İranlıların Van’da rahat bir şekilde
misyonerlik çalışmaları sürdürdüklerini ileri sürdü. Ermeni asıllı
İranlıların, Cumhuriyet Caddesi üzerinde vatandaşlara İncil dağıttığını dile
getiren ASİMDER Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi İrfan Ermiş, yetkililerin bu
konuda duyarlı olmalarını istedi. (Haberin gerçekliği tartışılır.Ancak gerçek olsa bile İncil dağıtmak suç olmadığı gibi,
misyonerlik de suç değildir. Ama amaç üzüm yemek değil. HYETERT)
ABD'den Azerbaycan ile Ermenistan'a çağrı
ABD yönetimi,
Azerbaycan-Ermenistan cephe hattında şiddetin tırmanmasından kaygı duyduğunu
belirterek, tarafları ateşkese saygı göstermeye çağırdı.ABD Dışişleri
Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, yaptığı yazılı açıklamada, "ABD,
(Azerbaycan-Ermenistan) cephe hattı boyunca 31 Temmuz'da önemli kayıplara yol
açan şiddetin tırmanmasından duyduğu kaygıyı ifade eder. Hayatını kaybedenler
ve yaralananların ailelerine başsağlığı diliyor ve tarafları gerilimi düşürme
yönünde acil adımlar atmaya ve ateşkese saygı göstermeye çağırıyoruz"
ifadesini kullandı.
Feast of Transfiguration at St. Leon Armenian Cathedral
On July 27, the Armenian Apostolic Church observed the Feast of the Transfiguration of our Lord and Savior Jesus Christ. At St. Leon Armenian Cathedral, the service was presided by Diocesan Primate Archbishop Hovnan Derderian. With hundreds of faithful in attendance for the Tabernacle Feast, the day’s celebrant and homilist was the Ecumenical Director of the Mother See of Holy Etchmiadzin His Grace Bishop Hovakim Manukyan.
Asimder: İkinci Bir Ermenistan Ülkesi Yaratılmasını İstemiyoruz.
Uluslararası
Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele derneği ASİMDER genel Başkanı Göksel
Gülbey, geçtiğimiz günlerde Azerbaycan askerlerini şehit eden işgalci
Ermenistan'ı kınadıklarını ve Azerbaycan devletinin yanında olduklarını
belirtti. ASİMDER Genel
Başkanı Göksel Gülbey, dernek binasında yaptığı açıklamada, "Ermenilerin
geçmişte olduğu gibi şiddet ve insanlık dışı davranışlar içindeler, dedi.(Ermenistan'ın toplam bütçesi kadar savunma bütçesi olan Azarbeycan'a Ermenilerin saldırması mantıkla bağdaşır mı? HYETERT)
Yeni sabotaj: Bir Ermeni asker şehit oldu, hasmın 3 kayıp 7 yaralısı var
1 Ağustos’u 2
Ağustosa bağlayan gece Karabağ-Azerbaycan çatışmalı kuvvetler tampon hattı
Kuzey (Martakert) yönünde hasım bir kez daha istihbari-sabotaj kalkışmasında
bulundu. Dağlık
Karabağ Cumhuriyeti (DKC) Savunma Bakanlığı Basın servisinden verilen bilgiye
göre, Savunma Ordusu ön hat birimleri hasmın özel birliklerinin ilerlemesini
zamanında tesbit ederek, ona insani ve maddi kayıplar verdirerek çıkış
noktasına geri püskürttü.
AXA-ի Հատուցման Հիմնադրամի Խորհուրդին Յայտարարութիւնը
AXA-ի գումարներուն՝
ապահովագրեալ հայերու ժառանգորդներուն բաշխման գործընթացին
մէջ կատարուած զեղծարարութիւններուն մասին Իր ստեղծումէն
շուրջ 7 տարի վերջ, AXA-ի Հատուցման Հիմնադրամի Խորհուրդը կ՚ուզէ հանրութեան ներկայացնել
իր գործունէութեան հաշուեկշիռը ի սպաս 1915էն առաջ ապահովագրութեան տէր Հայոց Ցեղասպանութեան
զոհերու ժառանգորդներուն:


































