Ermenistan - Ağrı'nın ardındaki uzak komşu - 2
Burcu Karakaş
/
İki ülke
arasındaki ilişkilerin normalleşmesini Ermeni vatandaşlar gibi politikacılar da
destekliyor. Bunlardan biri de Ermenistan Kültür Bakanı Hasmik Poghosyan;
“Kültür Bakanı olarak tabii ki Türkiye’den misafirlerin gelmelerini isterim”. Ermenistan’da, bir yanda 1915 ekseninde Türkiye ile ilişkiler ikili ve bölgesel anlamda tartışılmaya devam ederken, diğer yanda iç siyasette yaşanan sıkıntılara çare aranıyor. Avrupa Birliği (AB) Ermenistan Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Traian Hristea, işkence ve kötü muamele başta olmak üzere ülkede yaşanan insan hakları ihlalleri, yolsuzluklar, seçim hileleri ile her türlü ayrımcılığa karşı mekanizmalar geliştirmek ve bu mekanizmaları hayata geçirebilmek için sarf edilen çabaları anlatıyor.
‘Türklere kapımız her zaman açık’
Ermenistan’da,
bir yanda 1915 ekseninde Türkiye ile ilişkiler ikili ve bölgesel anlamda
tartışılmaya devam ederken, diğer yanda iç siyasette yaşanan sıkıntılara çare
aranıyor. Avrupa Birliği (AB) Ermenistan Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Traian
Hristea, işkence ve kötü muamele başta olmak üzere ülkede yaşanan insan hakları
ihlalleri, yolsuzluklar, seçim hileleri ile her türlü ayrımcılığa karşı
mekanizmalar geliştirmek ve bu mekanizmaları hayata geçirebilmek için sarf
edilen çabaları anlatıyor. Hristea, özellikle insan hakları konusunda umutsuz değil.
Bunu da, siyasi iktidarın, geçtiğimiz günlerde bir protesto esnasında polisin
gösterdiği sert müdahaleye verdiği güçlü tepki ile açıklıyor. AB Büyükelçisi,
Türkiye-Ermenistan ilişkileri konusunda da en azından uzun vadede olumsuz bir
öngörüye sahip değil:
“Soykırım
konusu, hâlâ Ermeni toplumunun kimliğini oluşturan en önemli öğelerden biri. AB
olarak, Türkiye ile ilişkilerin iyileşmesini istiyoruz, gelişmeleri yakından
takip ediyoruz. Normalleşme sürecini destekliyoruz. İki ülke arasında serbest
ticaretin başlayacağını umut ediyoruz. İkili ilişkiler, bölgede istikrar
sağlayabilmek için önemli.”
‘Ani için 3
uzman istendi’
Ermenistan
Kültür Bakanı Hasmik Poghosyan, Türkiye ile kültürel alanda işbirliğinin
artması gerektiği görüşünde. Poghosyan, işbirliğinden konu açılınca, UNESCO
Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren sınırdaki Ani Harabeleri’nden bahsediyor.
Türkiye‘nin, Ermenistan’a Ani bölgesi için 3 uzman talebinde bulunarak başvuru
yaptığını öğreniyoruz. “Biz de istiyoruz, gidecekler” diyor Poghosyan. Bakan,
yazılı olarak önceden ulaştırdığımız sorular arasında 1915 olaylarına da
değinen iki soruya cevap vermekten kaçınıyor. Ancak, gazeteciler aracılığıyla
Türkiye’ye bir mesaj gönderiyor:
“Türkiye’den
gelecek ziyaretçilere kapımız her zaman açık. Ne zaman isterlerse gelsinler.
Ben Kültür Bakanı olarak tabii ki Türkiye’den misafirlerin gelmelerini isterim.
İki ülke arasında kültürel alanda daha fazla işbirliği lazım.”
‘Taziye umut
olmadı’
Ermenistan
Devlet Televizyonu’ndan Armen Amirkhanyan, Kevork Altunyan ve Hakob Papazyan
ile sohbetteyiz. Türkiye ile ilgili haberlerin “kuru” yani objektif bir dille
aktarıldığını söylüyorlar. Hemen ardından ise halkın hassasiyetlerinin
gözetildiğini ekliyorlar. Rahmetli Mehmet Ali Birand’ı anarak, “O öldükten
sonra Ermenistan’la ilgili haberler azaldı” diyorlar. Başbakan Erdoğan’ın 23
Nisan mesajından laf açılınca, açıklamanın devlet televizyonunda yayınlanan
tartışma programlarına konu olmadığı anlatılıyor.
Artak
Aleksanyan, ArmNews adlı özel televizyon kanalının koordinatörü. Aleksanyan,
Türkiye’den hızlı ve yoğun bilgi akışı içinden en doğru olanları kullanabilmek
için çareyi, Türkiye üzerine eğitim gören doktora öğrencileri ile çalışmakta
bulmuş. Aleksanyan, devlet televizyonu yetkililerinin aksine, Erdoğan’ın
açıklamasının ekranlarda ses getirdiğini söylüyor:
“Açıklama
yapıldığı gün, bunun bir halkla ilişkiler çalışması olup olmadığını anlamaya
çalıştık. Evet, bir halka ilişkiler çalışmasıydı ama iyi bir çalışmaydı.
Elbette Ermenistan açısından değil, Türkiye için söylüyorum. Yani mesajın
burada umut yeşerttiğini söyleyemem. Ermeniler hazırlıksız yakalandıkları için
tepki veremediler.”
21 yıldır boş
kalan istasyon
Ermenistan ve
Azerbaycan arasında patlak veren Dağlık Karabağ anlaşmazlığı nedeniyle
Türkiye’nin 1993’te Ermenistan ile sınırları kapatmasının ülke genelindeki
etkileri çeşitli hikâyelerle karşımıza çıkıyor. Aralarında en hüzünlü
olanlarından biri, sınırlar kapanmadan önce yaklaşık 60 ailenin ekmek yediği
Akhuryan Tren İstasyonu. Gümrü ile Kars arasında gidip gelen trenlere ev
sahipliği yapan istasyon, 21 yıldır işlevsiz halde. Son kondüktör, işsiz
kalınca boş istasyona bekçi olmuş. Şimdi ise Hrayr Hovakimyan kimsesiz kalan
raylar ile istasyon binasına bekçilik yapıyor. Binanın küçük mevcudiyetine ayak
bastığınızda, delici bir sessizlik kulaklarınızda çınlamaya başlıyor.
Sonsuzluğa gidiyormuş gibi sağ tarafa uzanan raylar, yolun sonunda Kars’a
çıkıyor. Gitme vakti geldiğinde, istasyona bitişik oturan güleç yüzlü küçük
Agop ile arkadaşları otobüsümüzün pencerelerine dikkat kesilerek el sallamaya
başlıyor. Hrayr bey de onlara eşlik ediyor. Kederli, ağlamamak için gülümsemeye
çalışan bir ifade bürüyor Hrayr beyin yüzünü. Bulunduğumuz yerden, sırf Hrayr
Hovakimyan’ın yüzünün gülmesine vesile olacağı düşüncesi bile sınırın açılması
için yeterli bir gerekçe gibi gözüküyor.
‘THY ofis
açacak’
Richard
Giragosian, ABD’li bir Ermeni. Şimdilerde Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde
kilit bir noktada olan Giragosian, uluslararası camiada Türkiye karşıtı
milliyetçi duruşundan yaptığı keskin dönüşle tanınıyor. Ermenistan’da faaliyet
gösteren Bölgesel Çalışmalar Merkezi Başkanı Giragosian, Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül ve Başbakan Erdoğan ile bugüne dek defalarca bir araya gelen bir isim. Son
olarak geçen sene Türkiye’deki resmi makamlarla görüşmeler gerçekleştirdiğini
söylüyor.
“Perde
arkalarının adamı” ile 2015 öncesi ve sonrası yaşanacakları konuşuyoruz.
Giragosian, Türkiye’nin gelecek seneyi minimum “zararla” geçirmekten yana
olduğu, ikili ilişkiler açısından 2016 veya 2017’de esas gelişmelerin
yaşanacağı görüşünde. Bir de, 2014 sonuna kadar Van-Erivan uçuşlarının
başlayacağından oldukça emin:
‘Uçuşlar bu
sene içinde’
“Geçen sene
özel bir havayolu ile Van-Erivan arası uçuşlar başlayacaktı. Bütün hazırlıklar
tamamdı, son anda vazgeçildi ama nedeni açıklanmadı. Bu girişim, Başbakan
Erdoğan tarafından engellenmişti. Bugünlerde kendisinden yine olumlu sinyaller
almaya başladık. Uçuşlar bu sene içinde, 2014 sona ermeden başlayacak. THY de
Erivan’da ofis açacak. Ankara, Dağlık Karabağ meselesinde daha esnek davranmaya
başlayabilir. Şu anda ikili ilişkilerdeki sorun Ermenistan değil, Azerbaycan.
Birkaç hafta önce Bakü’deydim. Azerilerde, Türkiye’nin kendilerine ‘ihanet ettiği’
algısı var. Ak Parti, bu suçlamaya karşı temkinli davranıyor. Ankara, Karabağ
üzerindeki talepleri azaltmaya yönelik hareket etmeye başlayacak.”
‘Acınızı
paylaşıyorum’ demek devletin sorumluluğu değil’
Taşnak
Partisi Dış İlişkiler Sorumlusu Giro Manoyan, misafirperver olduğu kadar cana
yakın da bir isim. Türkiye siyasetini yakından takip etmeye çalışan Manoyan’ın
ailesi Diyarbakır ve Harput’tan sürülmüş. Giro Bey, normalleşme sürecinin uzun
vadede sonuç vereceğini düşünüyor. Bunun nedeni de, Türkiye’nin Dağlık Karabağ
sorununa yönelik çözümü ikili ilişkiler için şart koşması. Manoyan, Başbakan
Erdoğan’ın 1915 mesajını ise “‘Acınızı paylaşıyorum’ demek devletin sorumluluğu
değil” dedikten sonra, Dersim olayları hakkında yaptığı özür açıklamasına
benzetiyor:
“2009’da
imzalanan protokollere karşı çıkmıştık çünkü endişelerimiz vardı. Ermenistan
için iyi olmadığını düşünüyorduk. Diplomatik ilişki kurmak ve sınırları açmak
için ‘protokol’ adı verilen bir yönteme ihtiyaç yok. Biz bunun karmaşık hale
getirilmesinden yana değiliz. ‘Diplomatik ilişkiler tesis edilecek, sınırlar
açılacak ve iki ülke arasında çözüm bekleyen sorunlar sonuçlandırılacak’
denilse yeterdi. Bir Sabah kalktığımda, ‘Sınırdan geçişe izin var’ denilse
şaşırmam. Türkiye’de Ermeni meselesi söz konusu olduğunda risk alan küçük bir
topluluk var.”
‘BDP bizden
öncü konumda’
Manoyan’a,
Sosyalist Enternasyonal üyesi partisinin Türkiye’de aynı grup içinde faaliyet
gösteren CHP ve BDP ile ilişkilerini soruyoruz. BDP’yi yakından takip ettiği
anlaşılıyor, ancak CHP’ye karşı oldukça mesafeli. Bir “merhaba”dan öte
bağlantılarının olmadığını vurguluyor. Bunun nedenini de, “CHP’deki devletçi
zihniyet ve bu zihniyetin temsilcilerinin varlığı”yla açıklıyor. Ancak, BDP
konusunda CHP’nin aksine olumlu izlenimler taşıdığını ortaya koyuyor:
“BDP’nin
Ermeni meselesindeki duruşu CHP’ye benzemiyor. Bu duruşlarını takdir ediyoruz.
İç siyasette de BDP bazı alanlarda bizden daha öncü konumda. Örneğin, kadın
konusunda bizden daha iyiler.”
http://www.milliyet.com.tr/-turklere-kapimiz-her-zaman-acik--gundem-1920198/?ref=OtherNews
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.