Bu konuda
Harutyun Kambarizoğlu’nu oğlu Mihran Kambarizoğlu’nun sitesinde yayımladığı ve linkini
bize de gönderdiği yazı bu tartışmaya ışık tutacak nitelikte. Mihran Bey, bir
yandan Patrikliği, kilise yönetimini ve cemaati suçlarken, bir yandan da babasının Müslüman olduğu için Müslüman gibi cenaze namazı kılınarak Müslüman mezarlığına
kaldırıldığını belirtiyor. Patrikliğin cenazenin kilisemizde dini törenle Ermeni
mezarlığına gömülmesi teklifini kabul etmiyor. Yazıdaki pek çok çelişki ve yanlış bilgiyi siz
okurlarımıza bırakıyor ve yazıyı aynen yayımlıyoruz.
Yeldeğirmenli
Artin Usta
Mihran
Kambarizoğlu
Bu platformu
yaşadığımız insaniyet namına rezaletler ve Ermeni cemaati için utanç zinciri
denilebilecek bir dizi olay hakkında insanları doğru bilgilendirmek, Bu
yaşananlara sebep olan kangrenleşmiş düşünce tarzı ve yapıyı düzeltmek adına
yine insanların bilinçlenmelerini sağlamak için oluşturdum.
Hatayı hep
başkalarında arayan bir toplumun kendi hatalarını görme ve düzeltme şansı
bulamayacağına inanıyorum.
Babam, Harutyun
Kambarizoğlu kimlik kaydına göre Harityon onu tanıyanların bildiği şekliyle
Artin usta son dönemlerde sağlık sorunları ağırlaşınca yanında kaldığı büyük
ablam yeterince ve acil müdahale gerektiğinde ilgilenememekten çekinerek onu
hastaneye yatırmak istedi. Öncelikle Ermeni Hastanesine başvuru yaptı. Aldığı
cevap o an için dolu olduklarından alamayacakları idi. O da durumun
aciliyetinden dolayı Darülacizeye başvurdu. Darülacize öncelikle Ermeni asıllı
ve Hıristiyan bir T.C. vatandaşı olan babamı kabul ederek işe başladı. Onayımı
almak için beni aradıklarında babamı zaten almış ve yatırmışlardı, her türlü
bakımı çok güzel bir şekilde yapılıyordu.
Aradıklarında
ailenin maddi durumu yoksa devletin tüm giderleri üstleneceğini, maddi durumu
yeterli ise o durumda mahkeme yoluyla giderlerin tahsil edildiğini ve bu
prosedürün sıtandart herkese uygulanan bir uygulama olduğu bilgisini vererek
geçmiş olsun dilekleri ile birlikte arzu ettiğimiz zaman ziyarete
gidebileceğimiz gibi son derece insani ve bilgilendirici bir konuşma
yapmışlardı.
Ben işlerimin
yoğunluğundan dolayı ziyaretine bir türlü gidemesem de farklı şekillerde durumu
hakkında bilgi alıyordum.Son zamanlarda iyice ağırlaşmış ve sıklıkla uzman
hekim müdahalesi gerektiren acil durumu oluyordu. 17 Haziran 2012 tarihinde
gece yarısı büyük ablam aradı ve babamı kaybettiğimizi bildirdi.
Ertesi sabah
Babalar gününde cenazeyi teslim almak üzere Darülacizeye gittim.
O meyanda eniştem
ve haberlerde beyanatı olan ablam Anna yeğenim tarafından alınarak kiliseye
başvuru yapmaya götürüldüler.
Biz bu noktadan
itibaren iki farklı ve birbiri ile alakasız, etkileşimsiz gelişen iki farklı ve
birbirine zıt olayı eş zamanlı yaşadık.
Haber olan ve
benim de unutturmamak için elimden geleni yapacağım konu, kiliseye babamızı
kaybettiğimiz ve cenazemizin defnedilmesi için neler gerektiğini soran eniştem
ablam ve yeğenim şok yaşamışlardı. Kilisede görüştükleri kişi son derece
yetkili ve bilgisi olan bir makamda yani kilise yönetim kurulu (ihtiyar heyeti
benzeri bir kurul) olan kişiydi. Onlardan mezar yeri için 7000 T.L. Mezarlık
kapısından giriş için 600 T.L. ve ayrıca nakil için giriş ücretine yakın bir
miktar gibi bir kabarık liste ile taleplerde bulunmuş sonradan yabancı
değilsiniz mezar yerini 3000 T.L. yaparız kilisedeki ain yani cenazeye dua
okumak için de para almayız demişti.
Onlar bu kişiye,
ani bir ölüm haberi aldıklarını, yanlarında nakit olmadığını, fakat cenaze
işlemlerini başlatmaları gerektiğini, bir hafta içinde parayı tedarik edip
verebileceklerini söyleseler de ısrarlara rağmen kabul ettirememişlerdi.
Bu şu demekti,
alın cenazenizi gidin ne yaparsanız yapın. Yani bu işlerin yürütüleceği kurum
orası olduğuna ve orası da para peşin yoksa defnetmem hiç bir şey yapmam
diyorsa o dediğinin karşılığı budur.
Bu arada kilisede
bu ricalar ve reddedilmeler sürerken ben de olanlardan habersiz Darülacizede
cenazemizi teslim almak için
görüşüyordum. Her gelen görevli baş sağlığı diliyor ve rahatlatmaya
çalışıyorlardı üstelik bende herhangi bir ağlama veya benzeri tepki yokken.
Bana oranın
müezzini olan kişi ve bir kaç görevli sıkıla sıkıla ve sanki nasıl diyecekler
bilemiyorlar gibi bir halde şöyle dediler. Öncelikle başınız sağ olsun diyerek
söze başladı, bir konu var bunu sizinle paylaşmamız lazım dedi. Merhum babanız
malum hastaydı bakımı yapılıyor ve gerektiğinde de derhal hastaneye nakledilip
müdahale ediliyordu.Bakımını yapan görevli arkadaşlar babanızın bir kaç defa
mırıldanarak kelimei şehadet getirdiğini duymuşlar. Hatta ilk duyan kişi
şaşırmış ve yanlış mı anlıyorum diye emin olmak için bir başka görevliden gelip
dinlemesini ve babamın ne mırıldandığını kendisine söylemesini istemiş ve sonuş
aynı. yine birini daha çağırmışlar sonuç aynı, yani babam kelimei şehadet
getirmek denilen olayı yapmış.
Bana, biz bu
durumu çok ısrar ederek arkadaşlarımızdan yanılma olmayacak şekilde sorduk ve
ikna olduk size sadece bildiriyoruz, bu onun Allah ile arasındaki meseledir
herhangi bir şey yapmak zorunda değilsiniz dediler. Hatta ermeni mezarlığına
kadar da kendi cenaze nakil aracımızla seve seve hiç bir şey talep etmeden
naklederiz karşıda veya bu tarafta fark etmez dediler.
Ben de kendilerine şunu söyledim. Babam hasta
ve şuğursuz sayıklıyor olsa bilinç altında birikmiş onca kızdığı veya sevdiği
insan veya olay var bunlardan birini veya çok sevdiği bir yemeği sayıklardı ki
o zaman ben bunu sayıklama olarak algılardım. Ama bu kelimeler ancak bilinçli
olarak söylenebilir ve ben babamı tanıyorum yıllarca arada camiye gider vaaz
dinler kimi vaazı eleştirir kimini de çok anlamlı bularak anlatırdı.
O halde madem kendisi böyle bir tercih yapmış
bize de buna saygı göstermek düşer bence bu durumda babamın defin ve
işlemlerini buna göre yapmalıyız ama aile ile görüşüp bu konuda mutabakat
olursa bunu yapabiliriz ben kendilerine anlatayım dedim. Müezzin bana şöyle bir
telkinde bulundu tekrar. Bakın babanızın nereye defnedildiği önemli değil o
kendisi bu tercihini yapmışsa Allah katındadır onun karşılığı, siz
anlattığınızda aileniz acılı iken üzüntü olacaksa ermeni mezarlığına naklederiz biz sorun değil
dediler.
Hiç kimse çıkıp da baskıdan veya numara
çevirmekten bahsedemez ben bizzat yaşadım o kişilerin ne kadar samimi ve
duyarlı davrandıklarını.
Tabi bu arada aynı anlarda Anna ve
yanındakiler kiliseden şok olmuş ve çok kızgın bir halde büyük ablamın evine
doğru bir araya gelip de bu işi nasıl çözeriz onu konuşmak üzere hareket
etmişler.
Ben arabada olan yeğenimi arayarak durumu
bildirdim ve evde konuşalım bir karar verelim hep birlikte dedim. Az sonra
yeğenim arayarak bana Anna ve eniştemin de olabilir şeklinde yaklaşımları
olduğunu ama biraz daha kilise konusunu denemek istediklerini bunun için de
zamana ihtiyaç olduğunu, cenazemizi bir gün daha almamamız mümkün mü sormamı
istediklerini söyledi.
Darülacizedeki görevliler elbet dediler
beklenir bir gün ki sağlıklı bir karar verilsin ailenizin hem acısı var hem de
çok farklı bir durumla karşılaştılar.
Ama karar her ne olursa biz yardımcı
olacağız. Ardından eve gittim, anlattım ve konuştuk orada bulunan yaklaşık 7
kişi ortak fikir ve kararla cenazenin babamın tercihine göre defnedilmesi ve
işlemlerin buna göre yapılması oldu. Ben müezzini aradım ve kendisi hemen
organize etmeye başladı, iki farklı mezarlık alanından birini seçmemizi önerdi
tercih sizin dedi.
Biz herkese yakın olması için Göztepe
İstasyon Cami olarak karar verince ertesi gün tören orada yapıldı ve mezarlık
hazırdı imam hazırdı mükemmel bir tören yapıldı defnedildi.
Ailemin bu yaşadıklarımızın çelişkisinden
hala kurtulamadığını görmek mümkündü. Hala herkesin dilinde kilisedeki o çirkin
tavır vardı.
İnsanlar hangi
toplumda ve inanç grubuna mensup olurlarsa olsunlar her insan için belirli
alışkanlıklar vardır.
Bunlardan birisi
de kendi mensup olduğu topluluğun sanki kendisi için dar zamanlarda zor
zamanlarda ve yaşamın temel farklı gereksinimleri karşısında kendisine sahip
çıkacağıdır.
İnsanlar hep bir
yerlere bağlı olmak bundan dolayı kendilerini güvende hissetmek isterler.
Cami Havra veya
Kilise de coğrafyamızda yaşayan insanlar için böyle hisler ve beklentilerle
dolu bir anlam içerir.
İnsan bir
yakınını hele ki en yakınını kaybettiğinde kiliseye gidip cenazesini defnetmek
için başvurduğunda duyarlı bir davranış bekler.
Bünu da
geçiyorum, o gün o cenazeyi bir hafta içinde gerekli ödemeleri yaparız diyen
yakınlarını geri çevirmek yerine kabul etseydi ne kilise ne de patrikhane batmazdı.
Kilisedeki o
davranış biçimi cesaretini ancak patrikhanenin acziyetinden alabilir.
Kilise yönetim
kurulları her ne kadar da semt halkı tarafından oylanarak seçiliyor gibi
görünse mutlaka patrikhanenin ağırlığı ve etkisi vardır yoksa da olmalıdır.
Patrikhanenin ne
iş yaptığı, neye yaradığı, varlık sebebi gibi konuları hiç kimse sorgulamazsa
bir gün cenazesiyle kapıda kaldığında da şaşırmamalıdır.
Ben oradaki tavrı
bundan yaklaşık 6 sene önce annemin meme kanseri ameliyatı olması gerektiğinde
bizzat yaşadım. Bir tanıdıkla birlikte gittiğimiz kilise yönetim kurulu üyesi
yüzüme dahi bakma zahmetine girmeden 3000 TL lik o tarihte acil olarak lazım
olup hibe değil borç olarak aradığım para için Yok bizim öyle bir imkanımız yok
bir şey yapamam deyip dükkanından içeri girmiş bizi o tanıdığımla kapıda
bırakmıştı.
Bunun üzerine
sinirlenip ama ona bu kişiden bahsedip tartışmadan kiliseye giderek papaza
ihtiyacımızı anlatmış ondan da bir sürü nasihat ve kredi çekme önerileri
dinleyerek ayrılmıştım.
Yani ne bir
yardım sandığı ne bir acil ihtiyaç planlaması yok veya kişilerin keyfiyetine
kalmış. Patrikhane şimdi diyor ki bizim haberimiz olsaydı hemen gereğini
yapardık, bilgimiz olmadı. Sen patrikhane isen sana bağlı kilisedeki her bir
görevli sensin !
Sen öyle bir
düzen ve sistem oluşturacaksın ki oradaki her bir kişi duyarlı bir şekilde
kendisine gelen cemaat üyesinin sorusuna veya ihtiyacına en doğru şekilde cevap
verecek. Son olarak da konu duyulunca yurt içi ve yurt dışından yoğun tepki
almaktan çekinen muhtemelen de halen tepki almakta olup artmasından çekinen
patrikhane daha da ileri giderek cenazenin bulunduğu yerden ermeni mezarlığına
nakledilmesi için ikna etmeye çalışıyor.
Bu ise rezaletin
son perdesidir.
Sen cenazeyi cebinde hazır nakiti yok diye
bir hafta sonra ödemesini kabul etmeyip geri çevir bu yetmezmiş gibi bir de
mezarından alıp başka mezara nakletmeye kalk. !Sonuç olarak ortada ciddi
şekilde sorgulanması gereken bir patrikhane ve ona bağlı kiliseler olduğu çok
açık. Ben bu konuyu özellikle de bu nakil saçmalığını her kim saçmaladıysa o
andan itibaren Patrikhane ve kilise hakkında konuyu mahkemeye taşımayı, sanal
ve basın yayın kanalları yolları ile sonuç alana kadar bilmeyen kalmasın ki
belki duyarlı insanlar da patrikhane ve kiliselerin durumunu sorgularlar
düşüncesiyle konunun üzerine gitmeye karar verdim.
Bu aşamadan sonra
çeşitli çamur atmalar veya çirkinliklerle dolu bir baskı sürecinin de beni
beklediğinin farkında olarak, hiç bir şekilde geri adım atmadan cemaati ile
ilgilnen bir yapı oluşuncaya ve bu mevcut yaşanan çirkin davranışın karşılığı
alınana kadar medeni bir biçimde bu çalışmayı sürdüreceğim.
Tekrar belirtmek
istiyorum ki, birileri kötü amaçla her tarafa çekmeye de çalışabilirler ama
kesinlikle ortada hiç bir zorlama hiç bir baskı olmadığı gibi aksine çok
olumsuz bir tavır sergileyen kilise ve patrikhane bir yanda tamamen insani
yaklaşım içinde olan devletin görevlileri durumundaki insan topluluğu vardı.
Gönderen Mihran
Kambarizoğlu zaman: 7/07/2012 02:25:00 PM 2 yorum:
23 yorum:
Bu yazi kendisi tarafindan bile yazilmis degil! kendi uslubu degil...(bunu iyi biliyoruz) birilerinin yazdirmis oldugu oi kadar acik ki! NU
Bu zat ve/veya ailesinin amaci patrikhaneyi, ermeni cemaatini ve de hiristiyanligi kucuk dusurmek, kötulemek ve ayni zamanda islami yuceltmektir. Yaziyi okudugunuzda bu hemen anlasiyor.Benim kesin kanaatim bu ailenin ne hiristiyan ne de ermeni olmadigidir. Tipki, uyduruk "Turk Ortodoks Patrikhanesi" ve o sanal patrikhanenin ergenekoncu sözcusu Sevgi Erenerol olayinda oldugu gibi.Kimse bu sacmaliga inanmasin. Dolayisiyle bu aile ermeniler icin buyuk bir kayip degil.Mourad/Isvec
Bu olayla ilgili yazilari, özellikle de ölen kisinin oglunun yazilarini okuduktan sonra, aklima baska bir olay geldi. Bir zamanlar, "Turk Ortodoks Patrikhanesi" adinda uyduruk bir kurum yaratmislardi. Sözcusu de (adini yazmaya gerek yok) azili bir fasist ve ayni zamanda azili hiristiyan dusmani bir bayandi. O bayan, Ergenekon örgutuyle baglantilarindan dolayi su anda icerde. Acikcasi, ben bu ailenin ne ermeni ne de hiristiyan olmadiklarini dusunuyorum. Fakat iyi ki Hyetert bu sahsin yazisini site'de yayimlamis. Bu vesileyle, bu insanlarin gercek amaclarinin ne oldugunu da, biz okuyucular anlamis olduk.Ed/Isvec
hayatımda hiç bu kadar saçmalığı bir arada görmemiştim.tamamıyla bağcıyı dövmek için oluşturulmuş ifadeler..
BLOGUMDA YAYINLADIĞIM YAZILARIN TAMAMI BİLGİSAYAR BAŞINDA DOĞAÇLAMA KENDİ GÖRÜŞLERİMİ BE BİLGİLERİMİ BİR ARAYA GETİREREK YAZDIĞIM YAZILARDIR.
Asla hiç kimsenin böylesine hassas bir konuda yazılarını benim gibi yayınlamak bir yana beni yönlendirmesine dahi izin vermem.
Yazılarımda defalarca üstüne basa basa kiliseye cenazemiz var diye başvuran insanların para hemen o an verilmediği içingeri çevirildiği ve bu konuyu Patrikhanenin de basite aldığı sadece kendisi zor durumda kalmamaya çalıştığı, hatta sırf bunu sağlamak için cenazeyi yerinden çıkartmayı dahi teklif ettiğini anlatmaya çalışıyorum.
Cemaati ilgilendiren konu tamamen budur.
Gerisi babamın kendi tercihidir ve ben ermeni cemaatinin insanların seçimlerine gayet medeni yaklaşacağından da eminim.
Burada sadece patrikhane yönetimini kendilerini içine düşürdükleri çıkmazdan kurtarabilmek için gösterdikleri yersiz ve iftiralarla siyasetçi gibi ayak oyunlarıyla saptırmalarla dolu çabalarının ürünü olan yazılar görmekteyim.
Bu blogda öteki sayfada da yazdığım beyanatımı burayı okuyanların da bilgisine sunuyorum.
Şunu herkesin iyi anlaması gerekli.
1. Bir ailenin cenazesi Ermeni kilisesi tarafından para o an hemen peşin ödenmediği için geri çevrilmiştir.
2. Bu konuda o kilisenin bağlı olduğu merkez olan Ermeni Patrikhanesinin sorumluluğu vardır ve bilgim yoktu deme lüksü de yoktur.
3. Bu çirkin uygulamaya muhatap olan cenaze sahiplerinden biri olarak bu konuyu Ermeni cemaatinin bilmesini sağlamak ve eleştirmek en doğal hakkımdır.
4. Bu hakkımı terbiye sınırları içinde kullandığım için bana karşı Patrikhaneyi yıpratmak, karalamak, yok etmek istediğim şeklinde ithamlar yöneltenlerin inanıyorum ki bir şekilde kilise ve/veya patrikhane yönetimine yakınlıkları vardır.
Bir çocuğun dahi çirkin bulacağı bir olay bu kişiler tarafından sürekli olarak arka plana atılmaya ve cemaatin korkularını hassasiyetlerini tetikleyerek başka ve alakasız yönlerden tüm tepkiler bu eleştirileri yapan bana yönlendirilmeye çalışılmaktadır.
5. Ben Ermeni cemaatinde son derece mantıklı, hakkaniyetli, kişilikli ve özgür bir çok insan olduğunu gayet iyi bilmekteyim.
Yazdıklarım ve sözlerim asla Ermenilerin tamamını suçlamak veya Patrikhane kurumunu karalamak amacı taşımaz.
Tamamen mevcut yönetimin izlediği yol ve cemaatin bu yönetimi körü körüne korumaya alan aslında bir kaç kişiden oluşan az sayıdaki üyesi ile ilgilidir.
6. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diye de bence son derece saçma bir söz vardır, ne bunun ne de kol kırılır yen içinde kalır şeklindeki kusurları hataları gizleyen, yanlışı koruyan bir tavrı hayatım boyunca benimsemedim ve benimsemem de.
7. Haytert adlı bu sayfada artık yazılarım sansürlenerek insanlara ulaşmamın önü kesildiğinden, ben buraya yazmaya devam edip ama bu meyanda buraya yolladığım her yazıyı da kendi blogum olan http://hyetert.blogspot.com/ adresindeki sayfamda hay tert sayfasına yolladığım yazıdır diye belirterek kopyalayacağım.
Burada sansüre takılıp yayınlanmayanları, buraya yazılanlara verdiğim cevapları orada okumanız mümkündür.
benimle aynı veya tamamen zıt düşüncede olan herkese sevgiler.
Doğrusu pişkinliğin bu kadarı fazla.Artık sizinle muhatap olmayacağım diyen sen değil miydin? Doğrusu pes.Babanı ziyaret etmek için hiç zamanın yok ama herkese laf yetiştirecek, sayfalarca yazacak zamanın var.Kiliseye gidip pahalı bir cenaze istiyorsunuz ancak paranız yok diğer taraftan o kadar çok işin var ki babanı ziyarete edemiyorsun. Aynı şeyleri yazdığın bilinenleri tekrarladığın için artık bu yazıların bile yayımlanmaması gerekirdi.Sanırım toplumda meşhur ve önemli olmanın yolunu buldun, patrikliğe çat, cemaati suçla bir de bazı kalem erbabını arkana alırsan kim tutar seni? Korkarım sen toplumu fazla küçümsüyor bizleri aptal yerine koyuyorsun. Toplumu düzeltmek eğer senin gibilere kaldıysa yandı gülüm keten helva. Vay Kez kağak...
1.- Babanın Müslüman olduğunu kabul ettiğinize ve Müslüman gibi kaldırılmasına isteyerek razı olduğunuza göre kilisenin cenazeyi kabul etmemesi isteğinize uygun olmuş.Ne istiyorsunuz?
2.- Kilise kabul etseydi hangi düşünce ve inançla Müslüman olduğuna inandığınız babanızın bir Hıristiyan gibi gömülmesine razı olacaktınız?
3.- Babanızın Hıristiyan gibi gömülmesini isteseydiniz Patrikliğin önerisini kabul ederdiniz demek ki zaten böyle bir isteğiniz yok.
4.- Babanız Müslüman olmuş ve Müslüman gibi gömülmüş, kilisedeki yanlışlıklar da hem kilisenin hem sizin yararınıza olmuş, kilisemiz bir Müslümanı Hıristiyan gibi kaldırarak günah işlememiş, siz de babanızı arzusuna göre gömmüşsünüz.
Gerisi hikaye.Şunu istemişler bunu istemişler, taksite razı olmamışlar falan.
5.-Madem cemaati düzeltmeye kalkacak kadar tanıyorsunuz, neden kilisenin Derhayrina ya da başka bir yöneticiye gitmiyor Patrikliğe haber vermiyorsunuz. Biraz cemaat yönetiminden haberdar olan biri patrikliğin böyle bir olaydan her cenazeden haberdar olmayacağını bilir. Ben kanun nizam tanımam sorumlu tutarım demenin anlamı olmadığı gibi bu ortamda insan bunları söylemeye sıkılır. İsteyerek babasını Müslüman gibi gömüp, sonra babamı neden Hıristiyan gibi gömmediniz diye kavga etmeye kalkışmaz doğrusu pişkinliğin zirvesi.
Çok gereksiz bir şekilde uzadı bu konu .rahmetli müslümansa(müslümanlaşma şekli ise ayrı bir garip,huzurevindeki arkadaşları duymuşlarmış da kelimei şehadet getirmişmiş) camiden kaldırılmış bitmiş gitmiş daha ne polemik yaratıyorsunuz? sizin Hristiyanlığınızın hiç mi değeri yok ki ''ha camii,ha kilise camide çok güzel bir tören oldu'' diyerek vaftizle aldığınız kilise üyeliğinize ters düşüyorsunuz.Bence siz de vefatınızda camiden kaldırılmayı isteyin.Ayrıca haberin ilk çıktığı metinlerde sizin adınız hiç yer almıyor,bir tek rahmetlinin kız kardeşinden bahsediliyor.siz o zaman neredeydiniz?Ermeni cemaati içerisinde bir referandum yapılsa yüzde yüz eminim ki hiç kimse rahmetli olduğunda camiden kaldırılmak istemez.anne babasının veye herhangi bir yakınının islam mezarlığında gömülmesine gönlü razı olmaz. cemaati düşünme varsayımınızda eksik olsun.gölge etmeyin başka ihsan istemez.
Mihran efendi, kendinizi hic bosuna harcamayin!Amaciniz ortada .Ermeni toplumunu ve patirikhaneyi kotu amaclariniza alet etmek istiyorsunuz ama ulasamazsiniz. Asirlar boyu biz Ermenileri parcalamak icin cok ugrasanlar oldu basaramadilar,sizinde sansiniz yok.Biz ERMENILER oyle bir milletiz ki kimse bizi birbirimize dusuremez kimse bizi kiskirtamaz.Kanimizda ilk hristiyanlarin kani nesilden nesile gecmis, kanimiz oyle kuvvetli ki kanimiza baska kan karissa da gene ERMENI KANI baskin cikar.Ayrica sizin ERMENI OLMADIGINIZ ortada.Bir ERMENI evlat hic bir zaman sizin yaptiginizi yapmaz. Ne yapar ne eder Hristiyan bir babayi Musluman mezarligina gomdurmez.Bir veya iki evlat sahibi 87 yasinda bir insan icin ailesi karar verir ne kadar da kelimeyi-saadet getirse bile evlatlarinin yonu yondur.Demekki sizinde o rafda pabucunuz yokmus.Daha fazla beyanata gerek yok artik sesinizi kesip kayibinizin ruhunu incitmeyin.Eger evlatlariniz varsa kotu ornek olmayin.
Mart yete ir inknutyunen herana yev armadneren polorovin prti, amen desag ardarotz
yerevuytneru, aveli shidage tzaprdgutyun imanalu badrast bedk e ella.
Mi mornak te aysor Fransayi Nice kaghakin metch meg mas Hayer an al (Bolsahayer)
pilonazurg yev garkaluz kahanayov Surp badarak yev mgrdutyan araroghutyun ge gadaren.
Ne diyelim? Allah sasirtmasin !!
Adsız 11 Temmuz 2012 23:28,
Irkçılık yapma, sen ne kadar ermeni olduğunu biliyormusun acaba ?
Bunca savaşın bunca yasak aşkın yaşandığı dünyamızda binlerce senedir hiç bir karışıklığa uğramadan üremeye devam edip bu güne geldiğini kim iddia edebilir ?
Ben ırkçı filan değilim.
Bildiğim kadarıyla nesillerdir öyle gelmiş ermeni olduğumu biliyorum.
Çinli olsam ne fark eder hintli olsam ne fark eder ?
Ben ermeniyim de şimdi bir başka ırktan olan mesela bir hintliden, türkden, çinliden veya yahudiden daha mı asilim yani ?
Onlar benim kadar aynı haklara sahip değiller mi ?
Onlar ve başkaları karşısında ben bir ermeni olarak daha mı üstünüm ?
Madem öyle bu üstün ırkın patrikhanesine bağlı kilise bu üstün üyesinin cenazesini neden geri çevirdi ?
Din seçimini sakın ha kullanma onu ben dahi o dakikalarda öğrenmemiştim.
Sizin kafa yapınızdakiler ancak masum insanları fırınlarda yakarak sabun yaparlar.
Sakın kendinizi Ermeni olarak tanıtmayın da bari toplumumuza da zarar vermeyin.
Ben Ermenilerin gayet medeni dünya görüşlerini sizin gibi ırkçıların her fırsatta yönlendirmeye çalıştıklarını da iyi bilirim.
Sen benim ne insanlığımı ne ermeniliğimi sorgulayamazsın.
Buna hem hakkın yık hem bu ırkçı bu dar bakış açınla kapasiten yok.
Babam vefat etti kiliseye gidildi, kilise peşin para almayınca cenazeyi geri çevirdi.
Konu bundan ibaret.
Öteki konu yani din seçimi bu olayın tamamen dışında gelişti sakın bu konuyu ön planda tutarak kilisenin ve patrikhanenin bu ayıbını örtmeye çalışmayın !
Bu blog yöneticileri bu yazımı kendi blogumda da yayınlıyorum umarım sansürünüze takılmaz yayınlarsınız.
facebook sayfanda erhan ve seher kaya abla-kardeş, listendeki ermeni sayısı bir elin 10 parmağını geçmez, doğaçlama derken iyi tiyatrocu olduğuna ne şüphe..cemaati ilgilendiren konu derken? musluman olan babanı hristiyan cemaat ne diye ilgilendirsin anlamıyorum?babanıza saygısızlık olmazmı bu? ya eminim medeni cesaretin vardır, bunların computerinin arkasına saklanarak yapacağına al bacını git patrikhanede anlat..
Nufus kagidinda " hristian " yazili ise Cami ve mezarliklar mudurlugu patrikhaneye bildirmek ve izin almalari gerekir .Aynen bir muslumanin kilisede ya pmak istedigi
evlilik muracaatindaki gibi.Hele ki o isteginin yazili istiyor halbuki burda rahmetli iki kisinin "sozde " siyle musluman kabul ediliyor ve izinsiz gomuluyor.
Var bunda bir acaiplik
Küstahlık bu yaptığın gibi saygısızlık demektir. Biz sana en önemli hakkı tanıyıp blogunun linkini yazının başına koyarak,yazını aynen yayımladık. Sen kendini önemseyip sansürden falan söz ediyorsun. O da yetmiyor saygısızlığını ileri götürüp bazı insanları ırkçılıkla suçluyorsun.Senin Ermeniliğini sorgulayan yok, her şey meydanda.Patrikliğin de kilisenin de bizim korumamıza ihtiyacı yoktur. Senin gibi niceleri asırlardir patriklikle kilisemizle uğraşır. Bu gün bile seni binle çarpacak güçte insanlar kilisemizle ve patriklikle uğraşıyor. Senin gibi bin kişi olsa bir şey ifade etmez. Ne yazarsak boş olduğu belli. Bilmez bilmediğini de bilmez buna eskiler cehl-i mürekkep der. Her şeyi kendi bloguna yazdığına göre zaten burada yayımlanması da gerekmiyor.Yorumları al ve orada cevapla bu siteyi meşgul etme.
Mihran efendi,kustahlasma yeteri kadar camura batin konuyu irkciliga yoneltip kendini hakli cikarmaya calisma. *Babam musluman ermeni olarak defnedildi* diye yazmissin. Sen daha muslumani ve hristiyani ayiramiyorsun bana irkcilik hakkinda ders mi vereceksin.Kes sesini ve otur.Ailenin buyugu vefat etmis sen herkese laf yetistiriyorsun.Masallah hem kekeme hem geveze.Sizin gibi insanlar hep baskalarinda kabahat ararlar sen once aynada kendine bak.Meshur olmak istiyorsan baska yollar ara.Belki bir gun sansin yaver gider bu yolu bize yuturamasin...
Ölum dösegindeki babasini "islerinin yogunlugundan dolayi" ziyaret etmeyen birisinden ne beklersiniz? Isleri cok yogun olan bu zat, ne hitmetse gunlerdir carsaf carsaf yazilar yaziyor, herkese söz yetistiriyor. Bu kisi/kisiler, tipki "Turk Ortodoks Patrikhanesi" adindaki uyduruk kurum ve onun hiristiyanlik dusmani, azili fasist sözcusu gibi bir ermeni ve de hiristiyanlik dusmani. Birakin bu yaratigi istedigi kadar yazsin. Yazdikca kendini daha da rezil ediyor. Bence bu yaratigi "ignore" etmek en dogrusu!
Ed/Isvec
Sayin Kambarizogluna yapilan yorumlarin maalesef sahsi, onyargilarla dolu medeniyetle bagdasmiyan ve Kambarizoglu ailesinin vefatin'a gosterilecek sayginin bile onyargilarin neticesinde kisilerin olcu'de sinir taniyamiyacaginin en belirgin orneklerinden birini olusturmaktadir.
Yasanan acinin ve vefatin ailenin icindeki celiskili karar (sayet varsa bile) deyerlendirmesi tarafimizdan ne olursa olsun cagdas medeniyette Kambarizoglu ailesinin disinda hic bir sahsiyte konu olamiyacagi gibi elestirmekte de haddimize dusmez.
Olayin dogrusu veya yanlisi Kambarizoglu aile fertlerine aittir bizlere deyil. Biz'e ait olan, elestirisinde bulunabilecegimiz diyer bir deyisle yasanan olayin hakkinda dogru veya yanlis yapildiginin muhatabi olacagimiz ve olmamiz gereken kilisenin kendi yonetiminde almis oldugu tutumdur, sirasi ile toplum inancimizin ozunde hepimizin son buldugu ve bulacagi kilisenin esliginde acimiza ariyacagimiz veya bulacagimiz tesellinin geregindedir butun olay.
Toplum inancimizin gereginde cenaze islemindeki geleneksel dini gomulme isleminde benim de sahsi tecrubelerimde ve duyduklarimda simdiye kadar bir kac insani olculerde davranan kilise yoneticilerinin disinda maalesef cogunlukta bulunan olumsuz davranislar inkar edilemiyecegi gibi kilise yetkilileri tarafindan bu acili gunleri yasiyanlarin istismar edildigi de bir gercektir.
Ozel Ermeni okullarinda oldugu gibi ve dini cenaze merasimi icin istenilen meblalar cogu aileler tarafindan karsilanamiyacak olan meblalardir ve bu gibi caresizlik icinde yasanilan aci'ya kilise yetkilileri tarafindan kaygisizlikla velilen cevaplar nasil ve ne denli bir ofkeye donusebilecegini tahmin etmek de insan olarak zor olmassa gerek, ve bu gelismeler kendini bilen kisiler tarafindan da inkar edilemiyecek gerceklerdir.
Sayin Kambarizoglu'nun ailesine yasatilan utanc olarak deyerlendirebilecegim bu davranisi, insanlik ve kilise anlayisiyla iliskisi olmiyan davranis olarak kabul ettigimden, Ermeni toplumunun bir ferdi olarak bir cok kilise yetkilileri tarafindan yapilan bu davranislara kesinlikle karsi oldugumu belirtmeyi topluma acik olarak belirtmeyi kendime gorev bilirim.
Toplumun inancini, serefini, onurunu, butunlugunu korumak icin Sayin Mihran Kambarizoglun'u elestirecegimize, toplumu yoneten ve lider onculugundeki kisileri elestirmemizde ve yonetici seciminde bulunacagimiz dogru kararimizda,.. yeni nesillerin ait olduklari toplum'a nasil bir sevgi ve gurur duymalarini sagliyacak nedenlerin tarafimizdan saglanacagi dusunce yapimiza bagli olacagindandir ki, olayin gercek hassasiyetinin kacinilmaz oldugudur.
Sayin Kambarizoglu ailesinin babalarini kaybetmelerinin acisini, her bir aile fertleriyle paylasir kendilerine bassagligi dilerim.
in the final analysis, it is between Kambarizoglu's and God;
It was never between you and them (Kambarizoglu's) anyway.
Sonuc olarak yapilan analizde, rahmetliye icin verilen karar Kambarizoglu'larla Tanri arasindaki karardir;
Herneyse, verilen karar hic bir zaman sizlerle ve onlar (Kambarizoglu'lar) arasindaki bir karar deyildir.
Saygilarimla.
Değerli Okurlar, Mihran Kambarizoğlu, bir yandan bizi Hyetert'i tehdit ediyor siteyi kapatacağını söylüyor;Diğer yandan Patrikliği ve kilise yönetimini mahkemeye vermeye hazırlandığını belirtiyor.Nasıl olacaksa patrikliği de mahkemeye vereceğini söylüyor.Becerirse hem bir ilki başarmış olacak hem de patrikliğin tüzel kişiliğini mahkemeye onaylatmış olacak. Açılacak davaları göreceğiz.Ne yazık ki hala bu toplumda bu zihniyetin arkasında duranlar var.Umarım bu davalar açılır ve toplumun turnusol kağıdı olur toplum akla karayı daha iyi tanır.
Herkese iyi pazarlar ve mutluluklar diliyorum.
Sayin Kambarizoglu.
Rahmetli babanizin musluman olarak gomulmesinin arzunsuna gostermis oldugunuz anlayis tamamiyle sizlere yani Kambarizoglulara duseceginden, bizlere insan olarak dusen payda hepinize basiniz sagolsun dileklerimizdir.
Olayin yanliz ikinci kismin okudugumda dolayi diyerler yazilanlardan malumatim yoktu, tarafinizdan yasana acida ve yazilanlar benim de benzer sahsi tercubemden kaynaklanan bilinc alti suurumla adil olmak neyi gerektirirse onu dile getirmeyi amacinda kendi goruslerimi Hayterte yazmistim.
Ailenizin yasadigi aci tecrubeyi okudugumda, tarafimdan algilanan maddi olanaklardan yoksun bir Ermeni ailesinin kilise yetkilileri tarafindan kaygisiz bir sekilde geri cevrildigi ve icinde bulundugu caresizlikle basbasa birakildiginin korkuncluguydu, ifsa etmek gereken o ki yazilan yorumlarin tefferuatlarin hepsine malik olamadim ilk basta.
Benim gecmis tecrubelerimde ise benzerlikler, istenilen fiyatlarin tutarsizligi ve yoneticilerin kaygisizligiydi ve sizin aci oykunuzle butunlestiginde ortaya buyuk bir tepkimin cikmasina sebep oldu.
Yorumumu yaptiktan sonra bir iki elestiriyi ilaveten okumamin esliginde, blogunuz'a eristigimde diyer yazdiklarinizi okudum.
Hitab sekliniz gayet medeni olmakla beraber bulundugunuz yorumlarda kanatimce ciddi sayilabilecek celiskiler gordum ve su anda yazacaklarimi celisik olarak deyerlendirdigimden dir ki, sizce sakincasi yoksa fikrinizi alma arzusundayim algiladigim celiskilerde?
Kilisede olayin, kilise sorumlusu ile konusulanlarda tarafinizdan yazilanlar bakildiginda,...
1) "Mezar yeri için 7000 T.L.(Ki bu ilk basta ablaniz tarafindan 8.000 TL si olarak belirtilmis) Mezarlık kapısından giriş için 600 T.L. ve ayrıca nakil için giriş ücretine yakın bir miktar gibi bir kabarık liste ile taleplerde bulunulmuş sonradan yabancı değilsiniz mezar yerini 3000 T.L. yaparız kilisedeki ain yani cenazeye dua okumak için de para almayız denilmisti".
Gorunuse bakilirsa bundan cikarilacak anlam olumsuz bakis acisi deyerlendirmesinde pazarlik edildi denilebilir,.. ilkin 7000 den baslandi ek ilave masraflarla daha da yukari cikti ve neticede 3.000'ne dustu ve bu dususe de olumluluk anlaminda baktigimizda icinde bulundugunuz maddi sikinti goz onune alinarak anlayis gosterilmis denilebilecek bir durum, simdilik ikisinden biri diyelim !
2) Ve bu konusma kilise temsilcisiyle ile ablaniz Anna, enisteniz ve yegeniniz arasinda gecmis ve diyer taraftan babanizin kelimeyi sahadet getirmesinin sahitliginde ve gecmiste camide soylenenlerin yorumunu yapmak icin ziyaretlerinin deyerlendirilmesinin sonucunda, rahmetlinin arzusu budur diye musluman olarak defnedilmis olusuydu.
3) Fakat defnedilmeden once aile fertlerinden olusan 7 kisi bir araya gelerek rahmetli icin uygun olani tartistilar ve netice herkes tarafindan bilinmekle beraber inkar da edilmemekte.
Devami...
Celiski olarak dikkatimi ceken bu 7 kisi'den olusan aile fertleri (Tartistiklarina gore yetiskin olmalari gerek) ve sizi de dahil edersem, ailede yetiskin sekiz diyebilecegim sahsiyetleri 3.000 bolersek adam basina ne dusere baktigimizda miktarin 375 TL oldugunu goruruz ! Turkiyede 27 yildir ayrilmis bulunmaktayim fakat 400TL sinin veya 500 TL sinin bahsis olarak verildigini de duymaktayim. Dogrulugunu sahsen idda edemem yine de duydugum kadari ile demem daha dogru olur.
Sorum o ki, 7 ayri kisi olarak hic birinizde bu 375 Turk lirasinin mevcudiyeti yoktu da bir hafta sonra 3.000 TL sini odiyebileceginizi belirttiniz kilise yetkililerine?
Tarafinizdan denemezmiydi, " Yarin teferuatlari konusacagimizda istediginiz meblayi getiririz diye" gereken meblayi aranizda topliyarak ?
Celiski o ki, " Acaba aliskanlik mi edinilmis" mesuliyeti aile fertleri deyil kiliseni tasimasi gerek anlayisinda?
Tabiki niye olmasin da diyebiliriz, karekter meselesi, uzerinize almanizi istemem tatbike koyanlar icindir soylediklerim. Fakat belirtigim gibi hatri sayilabilecek bir celiski.
Kunusma ve yazma uslubunuza bakildiginda zeki sayilabilecek bir sahsiyette sahib oldugunuz gorunmekte ve bu deyerlendirmeyi yasinizla da butunlestirirsek 3.000 TL deyil 30.000 TL sini cebinizde tasiyacak kapasitede gorunmektesiniz dersem, tabiyati ile sozun sizde bitecegi icin , en iyimse bir anlayis icinde hayatiniz maalesef maddi olculerde sansizliklarla gecmis diyebilecegimdir.
Bunu da dememin sebebi bahsetmis oldugunuz diyer bir konuda annenizin meme kanseri talihsizligini yasadiginda, ameliyat icin yine 3.000 TL sina ihtiyaciniz oldgunu ve o gunun hatirlanmasinda yine kiliseden borc alma yardimi talebinde bulundugunuzun aciklamasiydi.
Geri cevirildiginizi, (Benim anlayisimda insanlik hali diyebilecegim) sinirlendiginiz de belirtmistiniz ve alti sene sonra olayin anlatimindan soz konusu ettiginiz konuda kizginliginizin ayni deyil fakat daha fazlasinin yasadiginiz da yorumlarinizda asikar bir sekilde hissedilmekte.
Belirtigim gibi muhtac duruma dusme ve katlanmak kolay deyil dinilebilecegidir.
Devami....
Allah insani musgul durumda birakmasin ne yapacagi belli olmaz, kiliseye de gidebilir yardim almak icin camiye de, fakat samimi olarak soyliyecegim asikar olan celiski bu , yasima kadar hic bir kimsenin kiliseye veya camiye borc para yardimi olmaya gittigini ne gordum ne de duymuslugum var, fakat belirttigim gibi insan aciz kalirsa yilana bile sarilir derler, dogru olduguna kalpten inanirim, orneklerini yaasadgimiz su zaman icersinde bile mevcudiyetini korumakta bu gibi haller, fakart 6 sene sonra hala ayni tabepte israr etmek inanin yasiniza ve tuttugunuz kaleme uygun gorulmemekte kanatimce.
Sizin de belirtiginiz gibi, "Beni sokmiyan yilan bin yasassin demiyenlerdenim" yorumunda oldugu gibisinin bir baska orneginde oldugu gibi..
Konunun ozune geldigimizde, sayet duydugum celiskiler yersiz ise dogruluk ve adalet mucadelenizde yanliz olmadiginizi seve - seve size hatirlatmayi sahsiyetime gorev bilirim.
Insanin ister istemez aklina geliyor, gonul arzu ederdi ki 1,5 milyon Ermeni halkimiz da kendi arzulari ile musluman olup defnedinsinler deyil ki Hristiyan olduklari icin devlet tarafindan coluk cocuk kilictan gecirilsin, deyil ki annelerimiz, bacilarimiz, bebelerimiz zorla muslumanlastirilarak devletin olusturdugu haremlere gonderilsinler fakat talih herkeze esit davanip o secenegi vermiyor siz babaniz rahmetlini yasadigi orneginde oldugu gibi !
Sevincim o ki devletin size gostermis oldugu sefkat ve uzatmis oldugu yardim eli hicbir zaman siz sukutuhayale ugratmasin, yapmis oldugunuz yorumlara baktigimda, devlet yetkililerinin adil ve aziz davranislarini gorup te bu davranislar hakkinda yigidim oldur hakkini inkar etem deyerlendirmesinde oldugu gibi, haklarinda konustugunuzda ne kadar gurur ve de guc duydugunuzu siz tatbikatinda bulundugunuz icin daha iyi hissedersiniz tabiyatiyle.
Gedik- Pasa Ermeni protestan kilisesinde kacak Ermeni cocuklarina diplomasiz verilen ilk okul eyitimini de devlet tarafindan engenlenecegi her ne kadar diyer yasadigimiz olumsuzluklarda butunlesse bile, size devletten yetkililerince verilen safkat bizler icin yeter da artar bile. Bu da yaptiginiz yoruma bakilarak edilen bir sukran sayilabilir sahsim adina.
Sonucta diyebilecegim, babanizin dilegi ve aile fertleri tarafinizdan yerine getirilisine Ermeni olmaktan once, insan olarak duydugumuz huzurla tekrar aile fertlerinize bas sagligi dilerim.
Duvalarimiz 1915 vahsetini yasiyan halkimiza ve kurbanlarina oldugu gibi sizlerin acisini bizlerin olarak saydigimiz rahmetliyle de olacagindan ailece kuskunuz olmasin.
Saygilarimla.
Nigohos Beranian
Sayin Bebiroglu,bu kendini bilmez kisiyi yargilayacak bir evlat mahkemesi olsaydi zaten kendisi mahkum olmustu.Birakin tehtit savursun.Komputuru alip millete tehtit savuracak kadar zevkine duskun ama babasini defnedecek parasi yok .Boyle evladi Allah dusmanin basina bile vermesin.Saygilarimla
Adamdaki kafaya bak! Bizleri 'ötekilesdirme' yollari ariyor.Kardesim sen bizleri ötekilesdirecegine, sen kendinin neden ötekilestirilmis oldugunu acikla. Senin kuyruk acin mi var.Söhret olmak istiyorsan yesilcama git.Belki sansin yaver gider.Astvadz kez helk da!
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.