Mihran Kamberizoğlu isimli Ermeni vatandaşımız bunu böyle
ifade etmese de din değiştireceğini kesin bir dille söylüyor. Peki kimden
istiyor bunu? Şaşıracaksınız ama araştırmacı yazar Aytunç Altındal'dan!...Zaman
harekete geçme zamanıdır. Zaman üzüntülü ve kırgın Mihran kardeşimizin gönlünü
alma zamanıdır. Çünkü kendisi de bu günlerde İslam alemine geçme niyetindedir. Hatta
bunu araştırmacı yazar Aytunç Altındal'dan istemiş, "Şu anda kelime-i
şehadet getirmek istiyorum hocam" demiştir. Ama Altındal'ın "Evladım
ben imam değilim, hem bu şekil olmaz" demesi üzerine bir süreliğine
vazgeçmiştir.Not; Duyduğuma göre olay, tv8'in kurt gazetecisi Münir
Koçarslan'ın da gündeminde. Yakında Haberaktif'te sevgili Mihran Bey'in, bir
imam huzurunda Müslüman olduğunu izlersem şaşırmayacağım. (Mihran Bey, Arda Uskan'ın söylediklerinin doğru olmadığını, A. Altındal denen adamla(!) karşılaşmadığını ve kendisinin zaten daha önce Müslüman olduğunu açıkladı. Yorumları okuyabilirsiniz. Anlayan sivir sinek
saz… HYETRT)
***
Mihran Kamberizoğlu isimli Ermeni vatandaşımız bunu böyle
ifade etmese de din değiştireceğini kesin bir dille söylüyor. Peki kimden
istiyor bunu? Şaşıracaksınız ama araştırmacı yazar Aytunç Altındal'dan!
Ama önce olayı hatırlayalım; Geçtiğimiz hafta, rahmetli
babası Harutyun Kamberizoğlu -namı diğer Artin Usta- ile birlikte
manşetlerdeydi Mihran kardeşimiz biliyorsunuz. 88 yaşındaki Artin usta
hastalanınca ilk Ermeni Hastanesi'ne başvurmuştu. Hastane fazla para istenince
de Harutyun Bey, Darülacizeye yatırılmıştı.
Burada da vefat etmişti zaten.
Olan da bundan sonra olmuştu. Önce kilise 8 bin TL
ödemeleri halinde cenazeyi defnedeceklerini, yoksa alıp ne yaparlarsa
yapacaklarını belirtmişti. Daha sonra da Müslüman gibi gömülmüştü Artin usta.
Tabii ki yakınlarına tek kuruş harcatılmadan.
Bu arada şöyle bir gerçek çıkmıştı ortaya; Kiliseye göre,
"Türk devleti Lozan'ı yok farz edip, kendilerine bu güne kadar ödenek
ayırmamıştı!" yani Mihran kardeşimize böyle cevap verilmişti. "Lozan
Antlaşmasına göre Ermeni vatandaşlarımıza ölümleri halinde ancak para karşılığı
yardım edebiliriz!"
Haydaaaa! Yahu arkadaşlar siz ölen fakir Ermeni
insanlarımızı 90 yıldır acaba ne yapmaktasınız? Ortada mı bırakıyorsunuz yoksa?
Bu arada hatırlatmak gibi olmasın ama Lozan'da zaten
böyle bir madde yok. Bir tek Rum vatandaşların -o da Hıristiyan Ortodoks
Kilisesinin cemaati olmak şartıyla- yardım alabildiğine dair bir karar var.
Zaten adları da 'Hıristiyanlığın kutsal sayılan mabetleri' olarak geçiyor.
Ama öte yandan yazılmamış öyle bir kural var ki, kilise
ve çatılar vatandaşına böyle günlerde sahip çıkarlar! İşte bu gün bu imajın
zedelendiği gündür ve esas mesele de odur.
Yani, "Dünyaya rezil olduk" demenin veya
"Hay Allah bir Hıristiyanı daha Müslümanlığa kaptırdık" gibi
hissiyatların ne yeridir ne zamanı.
Zaman harekete geçme zamanıdır. Zaman üzüntülü ve kırgın
Mihran kardeşimizin gönlünü alma zamanıdır. Çünkü kendisi de bu günlerde İslam
alemine geçme niyetindedir.
Hatta bunu araştırmacı yazar Aytunç Altındal'dan istemiş,
"Şu anda kelime-i şehadet getirmek istiyorum hocam" demiştir. Ama
Altındal'ın "Evladım ben imam değilim, hem bu şekil olmaz" demesi
üzerine bir süreliğine vazgeçmiştir.
Not; Duyduğuma göre olay, tv8'in kurt gazetecisi Münir
Koçarslan'ın da gündeminde. Yakında Haberaktif'te sevgili Mihran Bey'in, bir
imam huzurunda Müslüman olduğunu izlersem şaşırmayacağım.
27 yorum:
Sayın Uskan, ne Dünyaya rezil olduk diye bir düşüncemiz var ne de bir Ermeniyi Müslümanlara kaptırdık diye bir kaygımız.Varsa böyle düşünenler aynı zihniyette demektir. Din değiştirmek temel insan haklarından biridir.Mihran Bey A. Altındal'dan daha iyi bir azınlık karşıtı bulamazdı Müslüman olmayı istemek için.
Lozan konusuna gelince Çağdaş Azınlık Hakları Ve Lozan başlıklı yazıya bir göz attın.http://www.blogger.com/blogger.g?blogID=8166017720403053906#editor/target=post;postID=4135571274145989978
Selamlar
Vercihan Ziflioğlu: Nasıl bir dönemeçteyiz ki böylesine hızlıca yol alıyoruz!!!
Muslüman olmak isteyen gitsin olsun onları tutan mı var. .
Bu gibi yazılar yazan ne demek istediklerini bilmiyen birgrup'dan başkası değil. banane Mihran Kamberizoğlu dan istediği dini seçmekte özgür üzatmanın bir anlamı yok.
Hristiyan olmak istiyen 'de sen olamasın demenin nekadar ahmakca olduğu gibi.
Sayin Uskan,neden Mihran arkadasimizin yalanlarina kanip onu mudafa ediyorsunuz.
Insanlar hurdur.Eger dininden memun degilse hodri meydan yaygara yapmaya gerek yok.Onun gibi bir cok insan dinini degistiriyor kimsenin ruhu bile duymuyor!
Ama rahmetli Artin ustayi ve Patrikhaneyi mazeret gostererek ortaligi karistirmasi cok cirkin.Lutfen sizde alet olmayin.Bu durumu kimsenin arastirma yapmasina gerek yok.Mihran denilen kisinin Musluman'ligi secme girisimleri Ermeni cematinin hic umurunda degil.Zamaninda bir suru Ermeni can kaygisi yuzunden musluman olmus varsin bir tane daha olsun.Bizim konumuz muslumanlik veya hristiyanlik degil!Bir evladin babasinin cenazesini alet edip patrikhaneyi bolme cabalari ile cirkinlesmesi.Anlasilan herzaman baskalarini suclu bulmus! Biz Ermenilerden yuz bulamayinca.Simdi de sizi alet ederek emeline ulasmak istiyor.Bizim toplumda bu tur insanlara yer yok!Kendisine genede bol sans dilerim!Insallah din degisikligi kendisine huzur ve akil getirir....saygilar
Sayin Kambarizoglu oykusunun doganin kacinilmaz gereksiminin sirasiyla hepimizin yuzlesecegi vefaat olayinda rahmetli babasinin da kendi sirasini savdigi ve genel tecrubelerimiz disinda gelisen olaylarin gelismesindeki fikir yorumlarimizda sahsen kendisi ile bir kac yazismamiz olduysa bile, sonuncusu sayilan yorumum kendi tarafindan blogundan silinmistir.
Olayla ilgili ilk yorumumu Hayterte yaptigimda maalesef diyebilecegim,cunku konunun tum gelismesindeki tum bilgilere sahip olmamakla beraber, birkac edinilecek bilgilerin de dikkatsizligimin sonucunda Sayin Kambarizoglunu elestirenlere gostermis oldugum haksiz tepkiden dolayi kendilerinden huzurunuzda ozur dilemeyi sahsimin icin ne kadar onemlim oldugunu belirtirim.
Konusunu etmis oldugum tepkiye gelince, yanlis veya dogru tarafsiz basin prensipleri anlayisi icinde Haytert tarafindan yayinlamasi gerekirken su ana kadar yayinlanmis olmamasi cok uzucu.
Ilk yorumumda veya sonrasinda gostermis oldugum tepkide yanlis veya dogru sahsimdan baska hic kimseye ait olamiyacagindan dolayi, yayinlanmiyarak herhangi bir toplumun da korunma gereksizligi de evrensel bir gorus oldugu sizin de takdirinde olmasi lazim geldigidir.
Sayin Kambarizoglun'a kousuna tekrar dondugumuzde, yorumlarimla kendileriyle temasa gectigimde, fikir ve goruslerimin yorumu neticesinde tarafindan hakaret, dusmanlik, edepsizlik ve olaylari saptama suclamasinda deyerlendirerek sildigini belirtmistir.
Konuyla ilgili yorumlarin arzu edenlerin facebook sayfamin halka acik oldugundan izliyebileceginizi belirtirim.
Nigohos Beranian ismi arayisi icinde interrnet'te veya su andaki yorumumu yaptigim makaledeki isim ustune bildiginiz gibi tiklamanin yeterli olacagidir.
Saygilarimla.
Hey masallah, vay masallah...(!)
Sizin , "Yani, Dünyaya rezil olduk demenin veya Hay Allah bir Hıristiyanı daha Müslümanlığa kaptırdık gibi hissiyatların ne yeridir ne zamanı." diyen dilinizi esek arilari soksun , ne de buyuk bir istahla zehir pompaliyorsunuz.
Arda Uskan,
Benim A. Altındal ile böyle bir görüşmem asla olmadı.
Bu iddianızı kanıtlamanızı talep ediyorum.
Böyle bir konunun görüşülmüş olamayacağını ben kanıtlarım.
Tüm ermeni cemmatine de şunu söylemek istiyorum.
Evet ailece çirkin bir tavırla karşılaştık.
Kilisede yaşanan tavır asla kabul edilemez.
Ben bu yaşadıklarımızı dile getirdikçe çeşitli kızgınlıklar ve sataşmalara maruz kalmam da anlaşılırdır.
Ancak,
Böyle her önüne gelenin ortaya attığı oltaya takılarak, aslını astarını bilmeden de her yazının altına yorum yapılmamalıdır.
Bu kargaşa ortamını birilerinin tam bir kaos ortamına çevirme çabaları daha da olacaktır.
Böyle oyunlara en azından bu blog yöneticilerinin itibar etmemesi ve yayınlanmasına izin vermemeleri cemaatin itibarı açısından son derece önemlidir.
Şu anda benim iddialarım sistemdeki yanlışların görülmesi ve giderilmesi içindir ve kızanlar olsa dahi bu işe yarar.
Ama böyle maksatlı asılsız iddiaların yaratacağı kaos sonrası herkesin cemaate bakarak ne kadar da kolay kanabiliyorlar diye gülmelerine yol açar.
Murat bey biz iç meselemizi ört bas etmek yerine özgürce konuşup tartışabilecek bir kitleyiz, asla rezil filan olmadık.
Ama henüz olmadık !
Böyle yemler atıldığında hemen o yazıya inanıp altına bir şeyler karalandıkça işte o zaman rezillik başlar.
Konu zaten din değiştirmek değil kilisenin cenazeyi geri çevirmesidir.
Unutulmamalı ki herkes söylediklerinden de yazdıklarından da sorumludur.
Yayınlayan site yöneticilerinin de bu konuda hassas hareket etmelerinde yarar olduğunu düşünüyorum.
Neticede onaylanarak yayınlanan yazılar bunlar.
Sayin Murat Bebiroglu.
Yazdigim yorumlar tarafinizdan mi yoksa baska biri tarafindan mi yayinlanmasina karar verildiginden kesin bir bilgim olmadigindan , muhatabi olacagim kisinin Hayter olabilecegi anlayisiyla, yapmis oldugum son 3 yorumumu yayinlamadiginizin sebebi, suphesi sizce sakincalari oldugundandir ki yayinlamadiniz fakat neden sakincali? Bu bilinilmemekte, hic deyilse tarafimdan.
Kanatimce yanlis'im ve dogrum'la diyebilirim ki, " Yurekten ve butun samimiyetinizle bagli oldugunuz topluma sunmus oldugunuz hizmet icin maalesef bu tutumunuz bu deyerli hizmete olan sadakatinizdeki eksikligi dile getirmektedir.
Sayfaniza yorum yapan kisilerin muhakkaki yapacagi yorumlar sizin arzu ettiginiz cizgide olacagini idda edilmiyecegi gibi, tatbikatti icinde olan haksizliga verilecek yargiyi da size birakiyorum.
Hele, Sayin Kambarizogluyla ilgili son gelismelerdeki haberlerin esliginde yorumculara hitaben, "Hala Mihran Kamberizoğlu’nu savunan bizim aslanlara bu bir altın vuruş. Anlayan sivir sinek saz." demeniz de karakteri olan bir kisiye sayginlik kazandiracaginin kanatinde olmadigimi ve de olamiyacagimi siz Haytert yetkililerin bilgisine sunarim.
Birakin yorumcu kendi hur yorumunu yapsin, muhakkakki yapilan yorumlarin bazilari yerinde diyerleri yerinde olmiyacagidir.
Sayet sayfanizda yapilan yorumlarin kendi duymak istediklerinizin paralelinde olmasinin istiyorsanin, yorum yapacak olanlarin tahsillerini, diploma ve ne derecede eyitim gormus olduklarinin ispatinin sagliyacak olan belgelerinin sart oldugunu bildirin !
Bilmem bu yazdigim icin de ne dusunursunuz yayinlamak icin ?
Yorumlarimin sahsen hayati bir onem tasimadiginin ben de bilincindeyim fakat bilinmesi lazim gereken o ki bu olay benden once sizle ilgili bir konu.
Ve bir sahsiyetin karekter karsilastirilmasindaki "Bir zinciri koparma kuvveti, kendisini meydana getiren halkalarinin en zayif olaniyla olculeceginde" oldugu gibi.
Not: Yazdigimin yorumun evvel oldugu gibi copyasi face - book sayfamda da gorulecegidir.
Saygilarimla.
Nigohos Beranian
Acaba bu yorum (B.Gesaratsi) Arda bey'e ulasir mi? tamamen carpik bir yorum..iclerinden gecen o herhalde:) Mihran Bey yine inkarda! o zaman Arda Uskani dava etmesi lazim, gerci cemaat kurumlarini dava etmekle cok mesgul ama!!! hadi simdi bunlari dava etsin bakalim...ama meshur oldu artik yahu!!! camur ata ata mensup oldugu cemaate yukselmek cok asil bir duygu olsa gerek!
N.Uygun
Gazeteci Arda Uskan adlı kişiye e-posta yoluyla iletişim kurmak istediğimi belirterek telefon numaramı verdim.
Ayrıca hayal ürünü ve kesinlikle ortamı karıştırmaya yönelik yazısının yayınlandığı gazeteyi de arayarak özellikle ve ivedilikle kendisine beni araması için iletilmek üzere telefon numaramı verdim.
Bu gazeteci belki sözüne güvendiği bir kaynağının oyununa geldi belki de kendisi özellikle böyle bir yazı kurgulayarak önemini fark ettiği bir konuyu dikkatleri çekmek için çarpıtıp kullandı, ben bunların hangisidir bilemem.
Ama sonuç olarak ortada hayal ürünü bir kurgu var.
Ciddi bir gazeteci böyle bir haber alınca taraflarla da görüşür ve haberi doğruladıktan sonra yayınlar!
Burada bahsi geçen gazeteci acemi olamayacak kadar deneyimli biri iken nasıl olup da adı geçen kişi olan benimle irtibat kurup bilgi almadan doğrulamadan böyle bir hata yapar bunu anlamak güç.
Konunun netlik kazanması için Arda Uskan adlı gazeteci ile görüşmem ve sonrasında sonuçla ilgili beyanat yapmam gerekiyor.
Tabi o aşamada kendisinin de bu konuda bir beyanatı olacaktır.
Bu arada da bu yazılan saçmalıklara itibar edilmemesi her aklı başında kişinin yapacağı iştir diye düşünüyorum.
Mihran Bey,son yıllarda bu kadar çok -en hafif deyimle- yalan ve yanlışın birlikte bulunduğu bir olay hatırlamıyorum. Yorumunu gördüğün gibi aynen yayımladık ancak bizim yayımlamamızın bir önemi yok. Yazı Takvim Gazetesinde yayımlandı. O, Patrikliği ve kilise yönetimini mahkemeye vermek, Hyetert’i kapatmak için görüştüğünüz hukukçular önce gazeteye tekzip göndersin, sonra da madem yalan haber yapıyorlar ve senin onurunla oynuyorlar! tazminat davası açsın. Tekzibi ve tazminat davası dilekçesini bize gönderirseniz aynen yayımlarız.
Önce bir kız kardeşin babanın Müslümanlığından söz etmeden kilise fazla para istediği , taksitlendirmeyi kabul etmediği için babanızı Müslüman gibi cenaze namazı kılınarak kaldırıldığını açıkladı.Hastanenin babanızı kabul etmediğini belirtti. Arkasından da, hangi dinden olursa olsun kimsenin kabul etmeyeceği sözler etti ,çok güzel dualar edildi, dua aynı dua, onlar amin dedi ben amen dedi.Herkes ayağa kalktı,başta patrikliğe, kilise ve cemaat yönetimine çamur atmak için hazır olanlar kurumalarımızı suçladı. Ben de anladık kızdın, Müslüman mezarlığına kaldırdın Hıristiyan’a cenaze namazı ne demek diye düşünmüş ve yazmışve suçlamıştım. Arkasından sen, babam Müslüman olduğu için Müslüman gibi gömüldü, patriklik Hıristiyan gibi kilisemizden kaldıralım Ermeni mezarlığına gömelim dediği için haddini aşıyor dedin. Yeni bir şaşkınlık yaşadı cemaat. Yine kurumlara çatmak için bahane arayanlar saldırdı sağa sola. Bu gün diğer ablanızın açıklamasını okuduk, babanızın hastaneye kabul edilmediğinin bir yalan olduğu ortaya çıktı. Bu arada senin ihtida ederek Müslüman olduğun söylendi. Doğru mu değil mi senden duymak isterim. Elbette din değiştirmek her insanın doğal hakkıdır ancak hem din değiştirip hem de bunu gizlemek büyük bir yalancılık, sahtekarlık olur. Hele hele din değiştirip eski dinindeki kurumlara saldırmak ve onları düzeltmeye kalkmak kabul edilemez bir saygısızlık olur. Yok öyle bir şey dersen de aynen yayımlarız.
Doğrusu topluma kızıp din değiştiren bir kişiyi kazanmak için kılımı kıpırdatmam hatta elimden gelse benzerlerinin cemaatten ayıklanmasını isterim.
Son olarak biz haber üretmeyiz yayımlanan haberleri alırız. Biz Vakit Gazetesinde yayımlanan haberin doğru olup olmadığını kontrol edemeyiz. Kaldı ki koskocaman gazeteni yapmadığı araştırmayı biz küçücük Hyetert nasıl yapsın. Siz Takvim'i tekzip edin biz yayımlarız.
Şimdi ben önce sondan başlamak istiyorum bu defa.
Herhangi birine veya kitleye kızıp, herhangi bir zorlama olduğunda veya herhangi bir menfaat elde edebilmek için din değiştiren kişi, benim nazarımda burada yazamayacağım bir yapıya sahiptir.
İnsanlar ailesinin mensup olduğu inanç sistemine dahil olarak doğarlar, daha sonra kişisel tercih yapacaklarsa benim tavsiyem tüm inançları (Budizim, Hinduizim, Ateizim, Şamaizim, Yehova şahitliği, İslam, Hıristiyanlık, Musevilik) gibi araştırıp bilinçli bir seçimle yapmalılar.
Bu seçim mevcut bağlı olduğu inanç sisteminde kalmak da olsa başka bir inanç sistemine geçmek veya hepsini reddederek inançsızlığın seçimi de olsa, ben o kişiye saygı gösteririm.
Yeter ki araştırsın kitabı olanları kişilere sormayıp kitabından okusun olmayanları mecburen kişilere soracak ama neticede bilinçli ve özgür bir seçim olacak yaptığı.
Takvim gazetesindeki yazıya gelince.
O konuda kesinlikle baştan sona hayal ürünü bir görüşme ve içerik olan hikaye yazılmış.
Bunun gereği sizin de söylediğiniz gibi yasalar çerçevesinde tüm hakların kullanılması şeklinde yapılacaktır.
Ben bu konuda yanıltılmış olma ihtimalini de göz önünde tutarak ilgili yazara telefonumu ilettim ve bekledim ancak dönüş olmadı.
Devam edeceğim.....
Hastane konusunda ise Perşembe günü kendileri ile bir toplantı yaptık.
Bu toplantıda babamın hastaneye yatırılması talebi ve o aşamada yaşananlarla ilgili konuşulanlar, Büyük ablamın verdiği yazı ve ortanca ablam ile yeğenimin o talebi yapanlar bu ikisidir, anlattıkları çelişiyor.
Yani büyük ablam onlardan dinlediğini yanlış mı anladı kim doğru kim yanılıyor bilemiyorum.
Bu konunun en doğru anlaşılma şekli o başvuruyu yapan yeğenim ve ortanca ablam ile birlikte benim hastaneye giderek bu defa onlar da varken bu gün görüştüğüm kişilerle aynı konuyu yüz yüze görüşmekle olur.
Tüm taraflar bir aradayken bu konu ortaya çıkar.
Bu nedenle ben şimdilik o aşamaya kadar bu konudan bahsetmek istemiyorum kimseyi yersiz suçlamak istemem.
Ama gezdim gördüm hastane gerçekten çok güzel bakımlı hizmet ve şefkat ön planda.
Bunlar benim gördüklerim ve memnun oldum bu duruma.
Devamı var...
Takdir edersiniz ki kısa bir süre içinde babamızın vefat haberi, ardından hiç biri sıradan olmayan tüm bu yaşadıklarımız.
Bunlar aile üyelerini ciddi şekilde yordu ve kafa karışıklıkları da anlatım hataları da yaşandı.
Fakat işin özü ve aslı şudur.
kilisede muhattap olunan kişi gerçekten de cenaze işlemleri için anlamsız bir liste sıralayarak bunun patrikhanenin listesi olduğunu söylüyor ve patrikhane bizden bu parayı hemen istiyor ödemezseniz bir şey yapamam diyor.
bizimkiler patrikhaneye sorsak konuşsak dediklerinde ise, bir işe yaramaz uygulama böyledir deyip konuyu kapatıyor.
Oşin böyle dediği içindir ki bizimkiler ayrıca patrikhaneyi aramak veya gitme ihtiyacı duymuyor, şaşkın ve çökmüş bir moralle eve dönüyorlar.
Bu arada da haberleri olmayan öteki yani din değişikliği konusunu benden eve dönerlerken yolda biraz ve evde detayıyla öğreniyorlar.
İşte buraya kadarki kısmı benim camia için de adı geçen aslında saygın kurumlar olan kilise ve patrikhane için de bir utanç kaynağı olduğunu iddia ettiğim, karşı çıktığım ve bir başkasının benzer bir durum yaşamaması için de konunun kesinlikle üzerine gideceğimi belirttiğim kısmıdır.
Son kısmı var...
Fakat bu konular Agos tarafından yayınlanıp başka yerlerde de kopyalanarak yayınlanınca yoğun bir sataşma, hakaret ve alaycı tavırlarla aşağılama çabaları sergilendi.
İşte bu aşamada ben devreye girerek tüm samimiyetimle öncelikle olayın gelişimini dürüst bir şekilde insanların bilgisine sundum.
Bu defa da daha çok kızan belirli kişiler saldırılarını ve itibarsızlaştırma çabalarını bana yoğunlaştırdılar.
Bakın benim babam hayatı boyunca 88 yıl sırf ermeni ve hıristiyan olduğu için bin bir türlü zorlukla karşılaştı ve böyle yaşadı.
Bu arada da evet camiye de bazan gider ve dinlerdi.
Böyle bir tercih yapmış bu onun tercihidir.
Buna göre de töreni ve tüm gerekenler yapıldı ve defnedildi.
Bu konuya dil uzatmak da kabul edilemez bir durumdur.
O kişi kimseyi bir şeye zorlamamış kendisi hakkında bir karar vermiş bir tercih yapmış.
Sonuç olarak insanların birbirlerine daha tahammüllü olmaları onların olgunluk seviyeleri ile ilişkilidir.
Asıl iç sorun o cenazeyi geri çevirme olayıdır ve sorgulanmalıdır.
Diyorum...
Ben de son söyleyeceğimi başta söyleyeyim bir Müslüman olan senin ve yine Müslüman iseler ailenin Ermeni cemaati konusunda bir şey söylemeye hakkı da yetkisi de yoktur. Siz size göre doğru olanı seçmişsiniz, yanlış olan cemaatten de kurtulmuşsunuz.
Mihran Bey, biraz ustaca da söylesen gerçek senin din olarak MÜSLÜMANLIĞI seçtiğindir.Yani MİHRAN KAMBARİZOĞLU BİR MÜSLÜMANDIR.Elbette buna bir diyeceğimiz yok, olsa ne yazar o da ayrı. Ancak en sona bıraktığın bu açıklama toplumu bile bile ve isteyerek yanıltma ve yönlendirme çabası olarak görülecektir.Kısacası toplum yanıltılmış ve yönlendirilmeye çalışılmıştır.Zaten din değiştirip Hıristiyan ismini korumak da böyle bir gizleme çabasının açık ve net göstergesidir. Tabi bizim bilgisi olmadan fikri olan sözüm ona kanaat önderleri, toplumun ileri gelenlerinin bir bölümü mal bulmuş Mağribi gibi atladılar. En sona bıraktığın bu açıklama aslında senin yandaşlarını seni savunmaya çalışanları bile güç durumda bırakacaktır. Bu size yöneltilen bütün eleştirilerin fazlasıyla haklı olduğunu gösterir. Çünkü her türlü tartışmanın yönünü değiştirecek önemli bir konu gizlenmiştir. Türkiye Ermeni topluluğu senden yana gözükenlerin bir bölümünün de isteğinin aksini dini bir topluluktur.Yani Türkiye Ermeni cemaati Ermeni Kilisesine bağlıdır. Din değiştiren bir kişinin cemaat vakıflarından yararlanması da okullarımızda okuması da mümkün değildir. Bu yüzden bu son yazı olsun sen ve senin gibi düşünenlerin cemaatten uzaklaşması kendilerine karşı dürüstlük bizim için de kazançtır. Umarım senin gibi düşünenler bu toplumun dini toplum olduğunu reddedenler en kısa zamanda senin gibi cemaatten ayrılıp kendilerine uygun dini ve cemaati seçerler. Hem biz rahat ederiz hem siz. Sen ve senin gibi düşünenlerden tek talebimiz gölge etmeyin başka ihsan istemez. Sen şimdi kendi cemaatine bak oradaki yanlışlarla ilgilen hatta mümkünse destekçilerini, senin gibi düşünenler de yanına al.Kalanlar bize yeter.
Sayin Kambarizoglu.
Kambarizoglu: Herhangi birine veya kitleye kızıp, herhangi bir zorlama olduğunda veya herhangi bir menfaat elde edebilmek için din değiştiren kişi, benim nazarımda burada yazamayacağım bir yapıya sahiptir................
Beranian: Kilisenin tutumu icin yapmis oldugunuz yorumlardan bir kacinin bu bahsettiginiz kisilige de yapsaydiniz, kanatimce yeterli olabilirdi soylemek istediginiz bu sozun edilen din deyistiricisi icin.
Fakat her zamanki olumsuz davranislarinizda gorulecegi gibi tutarsizliginiz yine kendini gostermekte , her neyse sizin yazamadiginizi ben sizin icin yazayim, " Sozunu ettiginiz din deyistiren kisi yer yuzunun en adi, en alcak en en guvenilemiyen kisilerden biri olan sahsiyet ve karekterinde olandir" bence................
Kambarizoglu:. İnsanlar ailesinin mensup olduğu inanç sistemine dahil olarak doğarlar, daha sonra kişisel tercih yapacaklarsa benim tavsiyem tüm inançları (Budizim, Hinduizim, Ateizim, Şamaizim, Yehova şahitliği, İslam, Hıristiyanlık, Musevilik) gibi araştırıp bilinçli bir seçimle yapmalılar........................
Beranian: Rahmetli babanizin 88 yillik hristiyan'liginin oykusu iki sahitle musluman olarak gomulmesinde almis oldugunuz kararda, bu saymis oldugunuz erdemlerden hangi birisi goz onunde tutulmustur verilecek cevap meraklara mucip olmakta Sayin Mihran Kambarizoglu ?.............
Kambarizoglu: Bu seçim mevcut bağlı olduğu inanç sisteminde kalmak da olsa başka bir inanç sistemine geçmek veya hepsini reddederek inançsızlığın seçimi de olsa, ben o kişiye saygı gösteririm.
Beranian: Kimin ne icin neye saygi duyacagi karekter ve dusunme yapisinda olacagindan sahsi dusuncelerim icinde dinini, inancini deyistiren (Gelistiren deyil) kisi hangi dinden olursa olsun konu edilen saygiya layik gorulemiyecegidir.
Ait oldugu irka kisisel yukumlulugu oldugu inanc'ta yapacagi reformlarla inancini en saygi mertebeye ulastirmaktirmak sorululugunda dir ki, bu reformlarlain yapildigi da tarihte yerini almis bulunmaktadir.
Reforma katilmiyan cematin bazi topluluklari da elde olanla yetinip sahip oldugu inanci deyistirmeden hayatlarini idame ederler.
Fakat kilic'larin esliginde, "Ya kellen ya musmumanlik" (Veya baska bir dinin) secimi verilen kisilerin o anin icinde yasadiklari vahsetin ve ailelerinin dusunmeleri neticesinde musluman olmalari ve daha sonra ortamini bulduklari yasantilarinda kendi oz inanclarina donmeleri de kendi hassiyetlerinin deyeri anlayisi olcusunde oz inanclarina donmeleri de yapilmasi gereken oldugundan ve hele halkimizin Ermeni soyu adi seciminde bulundugu 301 yuz-yilinda benimsedigi dini ugruna asirlarca turlu vahsetlere karsi vermis oldugu mucadelede sehit ve kurbanlarinin hatirasina yapilacak en buyuk saygisizliktir bir Ermeninin dinini deyistermesi. (Bu hangi din olursa farketmemesinin esliginde birkac olaganustu sayilabilecek istisnanin disinda da denilebilir)
Devami var............
Beranian: Sahsinizin, "İnsanlar ailesinin mensup olduğu inanç sistemine dahil olarak doğarla'a" gelince. Her bir ferdin sahip oldugu koklerin'e ve (Asli'na) ailesinde dogma mensuplugun'da kendisine gorev olarak dusenin, koklerini daha da saglamlastirmak, gurur duyulacagi bir duzeye getirmesidir, (Nasil ki kiliselerimizden beklentisinde oldugumuz gibi) bu nesilden nesile yucelestirme ve koruma cabasinda, elde olan nimetleri en ustun duzeye getirme sorumlulugudur bu ailesin'den dogma islemi dediginiz olaya baktigimizda, fakat bu el'den el'e gecen'nin islemine baktigimizda, toplumumuzda cikan bir kac bab-yigidin bizlerin gururu ugruna kendi ve ailelerinin mutlulugunu ne olcude feda etmis olduklarini da yakin bir gecmiste yasadigimiz bir avuc diyebilecegimiz rahmetli ve sevgili karakterimiz Hirant Dink'ler gerceginin aci hatirasinda bulundugudur..............
Not: Sizin ogut ve fikir verme erdem onculugunuzden cesaret alarak yazmaktayim butun bu "Bunun boyle olmasi lazim- sunun boyle olmasi lazim" lari.
Bu sozu edilen olumsuzluklarda da tarihte aldigimiz bilinmiyenlerin rolunde ki sizin ve benim payima ne dustugunun tartismasinin disinda genelde yaptigim bir kanaat yorumdur.......
Kambarizoglu: Yeter ki araştırsın kitabı olanları kişilere sormayıp kitabından okusun olmayanları mecburen kişilere soracak ama neticede bilinçli ve özgür bir seçim olacak yaptığı.
Beranian: Burda da goruldugu gibi, "Mangalda kul kalmadigi bir gercek" Rahmetli babanizin olum doseginde bulundugu sartlara ve erdeminde bulundugunuz aciklamalariniza baktigimda soylediklerinizin tamami ile ters tezat olusu da hayretime mucip olmakta zaman zaman.
ilk once sunu soyliyebilirim ki, kisi ne din inancinda olursa olsun, inanci kurallarinin suzgecinden gecirdigi kaidelerin % yuzde besini tatbikata koysa yer yuzunun melekleri denilebilecek ilahi bir azizlik olusturur davranis, tutum ve dusuncelerinde! Bir de buna diyer bir dinin bir kac erdemini katarsa, iste cennetin anahtari denmez mi?
Kambarizoglu: Takvim gazetesindeki yazıya gelince.
O konuda kesinlikle baştan sona hayal ürünü bir görüşme ve içerik olan hikaye yazılmış.
Beranian: Hic bir seyin alehinize donusmesinin arzusunda sahsen olmadigimdan, soylediginizde samimim oldugunuz dusunsem bile, "Ates olmiyan yerden duman cikmaz" bilincine de vakif olusumumdan dolayi celiskiye dusmemek te imkansiz diyebilirim, fakat en yerinde olani sonucta ispat edilen'lere bakilacagidir.....
Kambarizoglu: Bunun gereği sizin de söylediğiniz gibi yasalar çerçevesinde tüm hakların kullanılması şeklinde yapılacaktır.
Ben bu konuda yanıltılmış olma ihtimalini de göz önünde tutarak ilgili yazara telefonumu ilettim ve bekledim ancak dönüş olmadı.
Beranian:Yine goruldugu gibi burda da, "donusu olmiyan'a " pek kiliseye benzer yapilan esit bir tepki yok, her nedense ?
Ve bu, "Olagan-ustu bildiriyi" yalan kuskusundaki imajlar dizisini noktaliyabilecek bir azeteci yazarina tepki, " Ne olmus yani" biciminde bir yorum gorulmekte tarafinizdan, "Yaniltilmis olma ihtimali" olabilir diyerek.
Kilise yetkililerinin yanlisina gosterilen tepkiyle karsilastirilacak olursak, Takvim gazetesi yazarina gosterilen tepkinizin devede kulak olabilecek hayreti sayanligidir.......................
Devami var...
Kambarizoglu: Bunun gereği sizin de söylediğiniz gibi yasalar çerçevesinde tüm hakların kullanılması şeklinde yapılacaktır.
Ben bu konuda yanıltılmış olma ihtimalini de göz önünde tutarak ilgili yazara telefonumu ilettim ve bekledim ancak dönüş olmadı.
Beranian: Yine bu olagan ustu olmiyan bir seyi oldu diye kisiyi ihtam altina alan bir yorum , "Yaniltilmis olma ihtimali" deyisinizdeki gosterdiginiz tepki , kiliseye olan tepkiyle karsilastirilacak olursak devede kulak kalabilecegidir. Sebebi nedir su anda bilinmez, tabiyati ile sizden baska.
devami var.
Kambarizoglu: Hastane konusunda ise Perşembe günü kendileri ile bir toplantı yaptık.
Bu toplantıda babamın hastaneye yatırılması talebi ve o aşamada yaşananlarla ilgili konuşulanlar, Büyük ablamın verdiği yazı ve ortanca ablam ile yeğenimin o talebi yapanlar bu ikisidir, anlattıkları çelişiyor.
Yani büyük ablam onlardan dinlediğini yanlış mı anladı kim doğru kim yanılıyor bilemiyorum.
Bu konunun en doğru anlaşılma şekli o başvuruyu yapan yeğenim ve ortanca ablam ile birlikte benim hastaneye giderek bu defa onlar da varken bu gün görüştüğüm kişilerle aynı konuyu yüz yüze görüşmekle olur.
Tüm taraflar bir aradayken bu konu ortaya çıkar.
Bu nedenle ben şimdilik o aşamaya kadar bu konudan bahsetmek istemiyorum kimseyi yersiz suçlamak istemem......................................
Beranian: Bu kadar yapilan ikazlardan sonra neticede, tarafinizdan yapilan yorumlarin icinde bulundugunuz celiskileri onayladiginizi gormek, sahsiniza duyulan bir nevi sevinc gorunumunde olsa da , su anda verdiginizin imajin, hikayenin minare orneginde oldugu gibi, halihazirda bulunan kilifa uymadigi ve yeni bir kilif uzerinde calisilmasi gerekliligini bizlere sunulmasidir gibi geklmekte. Bunun boyle olmadiginin arzusu icinde oldugumu belirtmekle, ispat edileceklerin lehinizde olmasini da temmeni ederim..................
Kambarizoglu: Ama gezdim gördüm hastane gerçekten çok güzel bakımlı hizmet ve şefkat ön planda.
Bunlar benim gördüklerim ve memnun oldum bu duruma.................................
Beranian: Genelde Saglik bakaninin kisiligine yakisan bu yorumunuzda da, SIK SIK devletin darlacuzesinede gordugunuz olagan ustu niteliklerin yanisira bizim hastahaneye de benzeri bir davranista bulundugunuzun goruntusu var, Bu da ne kadar adil olma cabasi icinde olmanizi gostermektedir..................
Devami var ..............
Kambarizoglu:Takdir edersiniz ki kısa bir süre içinde babamızın vefat haberi, ardından hiç biri sıradan olmayan tüm bu yaşadıklarımız......................
Bunlar aile üyelerini ciddi şekilde yordu ve kafa karışıklıkları da anlatım hataları da yaşandı.
Fakat işin özü ve aslı şudur.
kilisede muhattap olunan kişi gerçekten de cenaze işlemleri için anlamsız bir liste sıralayarak bunun patrikhanenin listesi olduğunu söylüyor ve patrikhane bizden bu parayı hemen istiyor ödemezseniz bir şey yapamam diyor, bizimkiler patrikhaneye sorsak konuşsak dediklerinde ise, bir işe yaramaz uygulama böyledir deyip konuyu kapatıyor.
Oşin böyle dediği içindir ki bizimkiler ayrıca patrikhaneyi aramak veya gitme ihtiyacı duymuyor, şaşkın ve çökmüş bir moralle eve dönüyorlar.
Bu arada da haberleri olmayan öteki yani din değişikliği konusunu benden eve dönerlerken yolda biraz ve evde detayıyla öğreniyorlar.
İşte buraya kadarki kısmı benim camia için de adı geçen aslında saygın kurumlar olan kilise ve patrikhane için de bir utanç kaynağı olduğunu iddia ettiğim, karşı çıktığım ve bir başkasının benzer bir durum yaşamaması için de konunun kesinlikle üzerine gideceğimi belirttiğim kısmıdır........................
Beranian: Blogunuza yolladigim ( Ki bazilarini utanmadan sildiginizi de ifsa ettiniz) yorumuma istinaden sizin yorumlarinizi defalarca okumami, anlamadigim taktirde anliyanlara sormami gerektigini belirtirken, su anda konuyu tekrar tekrar detaylari ile acikladiginiz gormek sizi ayrimcilik yaptiginiz anlayisinda oldugunuzu gostermekte, tutumunuz sahsim icin farketmez fakat sahsiniz icin fark eder mi diye sorulsa ne cevap verirsiniz yine meraklara mucib olusudur. ?..........................
Kambarizoglu: Fakat bu konular Agos tarafından yayınlanıp başka yerlerde de kopyalanarak yayınlanınca yoğun bir sataşma, hakaret ve alaycı tavırlarla aşağılama çabaları sergilendi.
Bu defa da daha çok kızan belirli kişiler saldırılarını ve itibarsızlaştırma çabalarını bana yoğunlaştırdılar.
İşte bu aşamada ben devreye girerek tüm samimiyetimle öncelikle olayın gelişimini dürüst bir şekilde insanların bilgisine sundu.
Beranian: Iste ciban basi denilen celiski de sizin devreye girisinizle herkes tarafindan suphesi icine dustugu yorumlarinizla yarattiginiz imajda, "Sahsiyet olarak giymis oldugunuz gomlegin saglik acisindan ne derecede durustlukle esdeyerde oldugunun dusundurmekte.
Kambarizoglu: Bakın benim babam hayatı boyunca 88 yıl sırf ermeni ve hıristiyan olduğu için bin bir türlü zorlukla karşılaştı ve böyle yaşadı.
Bu arada da evet camiye de bazan gider ve dinlerdi..........................
Beranian: Celiskilere eklenecek bir diyer celiskili yorumunuz da ," 88 yıl sırf ermeni ve hıristiyan olduğu için bin bir türlü zorlukla karşılaştı ve böyle yaşadı" ve neticede olum doseginde iki sahit'din sahadet getirdi aciklamasi sonucunda, babanizi kelimeyi sahadet getirdigi inanciyla musluman olarak gomulsun'e kararina baktigimizda ve su andaki sahip oldugunuz ve belirttiginiz erdemlerin isiginda verilen kararin rahmetlinin ne olcude musluman olabileceginin sorgulamasinda verilecek cevab saglikli gorulmemekte.
Gercekte artik sizden ne yorum okursam okuyayim sasirmamak gerektigini dusunsem bile yine de elde olmadan sasirdigimi inkar edemem.
Sizin ara sira sokak tabiri konusma dilind belirttiginiz, " Yemezler ve yutmazlar" sozunuzu su anda ben da cemaate karsi yaptiginiz aciklamalarda deyerlendirirsem , yorumlarinizin cemaatin tarafindan hazmedilmesinin ne kadar guc olacagini siz de takdir edersiniz her halde.
Devami var...........
Kambarizoglu:Böyle bir tercih yapmış bu onun tercihidir.
Buna göre de töreni ve tüm gerekenler yapıldı ve defnedildi.
konuya dil uzatmak da kabul edilemez bir durumdur.
O kişi kimseyi bir şeye zorlamamış kendisi hakkında bir karar vermiş bir tercih yapmış..........................................
Beranian: Olum doseginde sizin de firsatini bulamadiginiz ve ziyaretinde bulunamadiginiz babanizin son nefesinde, ne kadar suurlu veye suursuz olabileceginin firsatinin kacirildigi dusuncesinde, insan olarak bulundugumuz hayal dunyasinda, rahmetli babaniz mezarindan cikip ta, " Birakin oglum mihranin yakasini her sey benim istegimle oldu" demesinin de ozleminde oldugumu soylesem, acaba benim her nedense babanizin olum dosegindeki ziyaretine gidemediginizin sammiyetin'e inandigim gibi siz de bu sammiyetime inanirmiydiniz sorusudur ?
Kambarizoglu: Sonuç olarak insanların birbirlerine daha tahammüllü olmaları onların olgunluk seviyeleri ile ilişkilidir.
Asıl iç sorun o cenazeyi geri çevirme olayıdır ve sorgulanmalıdır diyorum.
Beraian: Mihran bey burad da, kilise yetkilisine gosterdiginiz tahammul derecesi ile mi olculmek istegindesiniz olgunlugunuzdaki saviye iliskisi davranislarinizdaki olcusunde?
Yorumlariniza dayanarak herhangi bir yargida bulunmak, dolayisi ile sahsinizin lehine sayilabilecek bir gorus'e maalesef olanak vermemekte, sayet gelecekte benzeri bir olayin mevcudiyetini dusunecek olursak kanatimce verilmesi gereken beyanatin suurlu bir kisiligin cemaat icin ne olcude faydali olacagini, evel de belirttigim gibi sizin erdemli goruslerinizden cesaret alarak diyebilirim ki, "Babaniz rahmetlinin de o olcude bu yasattiginiz komedinin disinda vefaatinin hatirasinda olusturacak sayginliginin hatiralarda yasatilabilecegiydi.
Fakat bu soylediklerim haddime dusmiyenler oldugundan, evel de belirttigim gibi yanlisin ve dogrunun mesuliyeti siz Kambarizogul ailesi fertlerine duseceginden, konunun da sizlerle inanciniz arasindaki anlayisiniz denilebilecegidir...
Evet! Yukarda belirttigim sekilde, Sayin Mihran Kambarizoglu babasinin vefatiyla yasadigi tercubeyi su sekilde dile getirseydi ve deseydi ki, "Sevgili ve deyerli Ermeni cematin'e duyuru olarak bulunacagim yorumumda " Babamizi kaybetmenin acisi icinde maddi gucluklerin bize verdigi zorluklarin kosullarinda rahmetli babamin dini merasim kurallarinda defnedilmesi gereksiniminde basvurdugumuz kilise yetkilis ile maalesef yasadigimiz uzucu ve asagilayici tecrube biz Kambarizoglu ailesini tarif edilemiyecek bir uzuntu ile acimizla bas basa biraktigindan dolayi bu kaygisizlik ornegini yasatan kisiyi, kiliseyi oz anlamindan uzaklastiran yoneticiliginin sorgulanmasi ve sorumsuzlugundaki davranisinin Saygili Patrikanemizin kendisine yakisacak bir sekilde gereken ahlaki ve kilise eyitimini bu kisiye vermesi durumunda gelecekte boyle utanc sayilabilecek bir olayin yasanmamasi ozlemiyle bilgilerinize sunariz".
Devami var..........
Sayin Bebiroglu,yazdiginiz yaziyla gerceklere aciklik getirdiniz! Tesekkurler!Benim anladigim kadari ile bolunmus bir aile hic birinin birbirinden haberi yok ve kimse babalari icin elini cebine sokmak istememis bu kesin!Mihran efendiye gelince kendisini ortaliklara atarak meseleyi busbutun carsef etti.Simdide kendini kurtarmak icin ne yazacagini bilmiyor.Gene yaziyorum Rahmetli Artin ustanin kemikleri sizliyordur.Simdiye kadar hic duymadim kilisenin bir Ermeni cenaze sahibi ailenin parasi olmadigi icin geri cevrildigini billasa bu bir baba olunca .Bu iste bir bit yenigi var.Mihran efendide celiskili bence ailenin kurbani olmus ama kendisinde de kabahat var.Isin aslini ogrenmeden aklina geleni yaziyor ve babasi Ermeni Ermeni olmasina ragmen musluman olarak gomulmesine musade etmis.Bence bunun arkasinda gene para var.Kendisine tafsiyem ismini de degistirsin yandaslari ile mutlu olur insallah. Biz Ermeni toplumunun bu gibi insanlara ihtiyaci yok ve olamaz.Babalarinin cenazesine sahip cikmayan bir aileden Ermeni toplumuna hayir gelmez,gelemez. Saygilar
Değerli Okurlar, Bu konuyu burada kapatıyoruz. Mihran Kambarizoğlu'nun cevaplarını da yayımlamıyoruz.Anlamadığımız tek nokta bir Müslüman olduğunu kabul eden Mihran Beyin daha bizim cemaatin yanlışlarını düzeltmeye kalkışması.Sen artık başka bir cemaatin üyesisin.Yanlışımız da doğrumuz da bizi ilgilendirir. Hele patrikliği suçlamaya kalkışmak en hafif deyimle sayısızlık olur.Sanırım Mihran Kambarzoğlu da bazı kendini bilmezler gibi hem Müslüman olup hem de Ermeni cemaati içinde olacağını sanıyor. Her ne kadar bazı kendini bilmez ya da bile bile cemaate kötülük olsun diye söyleyenler varsa da inanma. Cemaat dini topluluk demektir, tekrarlayayım dinden çıkan ne cemaat vakıflarından yararlanabilir ne de Müslüman çocuğunu okulumuza gönderebilir.Lütfen artık Ermeni kilisesini de Patrikliğini de, cemaatini de rahat bırak. Bu cemaatin yanlışları da doğruları da, eksiklikleri de bizim meselemiz.
Sayin Bebiroglu,
Yolumuz cok uzun maalesef..bu turden daha cok var, bunlar ozel gorevli..tek amac Patkihane kurumunu yoketmek ve mumkun oldugu kadar cok "tarafsiz" (boyle bir sey yoktur, taraflidir herkes) cemaat mensubunu da kafakola almak..kargasa, komsuluk, ilkel kasaba yontemleriyle..."kentli" olabilirsek bir gun, belki bunlarla daha kolay mucadele ederiz..ama her durumda kimseye pabuc birakmayacagimiz da iyice biline! Tum mucadele edenlere dost sevgiler..Nadya Uygun
Murat bediroğlu,
Bu yazıyı yayınlamanız değil bilginiz olsun diye okumanız için size gönderiyorum.
Ben yapılan muameleye itiraz etmekte haklı olduğumu son derece emin olarak biliyorum.
Aslında bunun bir rezalet olduğunu sizin de algıladığınızdan eminim.
Sırf konunun başka taraflarına olan kızgınlığınızla bana karşı ve patrikhane yönetiminin yanında bir tutum izliyorsunuz.
Bu tutum konusunda elbet özgürsünüz.
Ama bu tutumu, bana ve aileme hakaret edilmesine izin vermeniz, beni hedef gösterecek hale getirmeniz bir süredir dikkatimi çekmekte.
Bu durum size hukuk karşısında sorumluluk yükler.
Aslında düzelmesi gereken bir ilgisiz zayıf sistemi eleştirirken her okuyucunun bu tartışmaları normal algılayamayacağını öngürmek bir site yöneticisi olarak sizin sorumluluğunuzdur.
Sitemde yayınladığım size hitap eden yazı şöyledir.
-----------
Ayrıca Murat Bediroğlu yöneticisi olduğu blogda hakaret tehdit ve benzeri yasal sorumluluk taşıyacağı beyanatları onaylayarak yayınlaması halinde tüm yasal haklarımı kullanacağımı ve onu da insanların suça yönlendirilmesine katkı sağlayarak ortak olmakla suçlayacağımı, herhangi bir olay yaşanması halinde bundan sorumlu olacağını açıkca beyan ediyorum.
Dikkate alıp almamak kendi tasarrufundadır.
Bu beyanatımı kendisine de gönderiyorum.
------------------
Lütfen artık hakaret, tehdit, hedef gösterme gibi eylemleri içeren yazılar konusunda sorumluluk duygusuyla hareket etmenizi ve yaşanabilecek herhangi bir istenmeyen olaya da sebep olmamanızı bekliyorum.
Bunun diğer ablası, o yazıyı veren (Araksi) Tülay Kambarizoğlu değil mi ?
Duyduğuma göre o abla ailenin ilk müslüman olan üyesiymiş.
Vefat eden baba son zamanlarında onun yanında kalırmış.
Önce soyadımı doğru yaz soyadım Bebiroğlu. Bu konuyu kapatmıştık ama gelen bir yorum onaylanmış. Sen yayımlama diyorsun ama ben yayımlamak istedim ki sana hak verenler kişiliğini iyice tanısın. Seni hedef göstermek epeyce komik bir söz ne zamandan beri Türkiye’de Müslüman Mihran Ermenilerin hedef oluyor. Son senelerde bu toplumda çok gariplikler, çok saygısızlıklar çok tutarsızlıklar gördüm ama emin ol senin gibisini görmedim, duymadım. Yıllar önce Müslüman oluyorsun ismini değiştirmiyorsun ya da değiştirdiğini açıklamıyorsun. Utanır gibi Müslüman olduğunu gizliyorsun. Bir Müslüman olarak kalkıp Ermeni patrikliğini, kilisemizi eleştiriyorsun. Sana ne sen Müslümanlığının gereğini yap bize karışma diyoruz. Patrikliği, kiliseyi Hyetert’i mahkemeye vermekle tehdit ediyorsun. Elbette patriklikten yana olacağız orası bizim en önemli kurumumuz ve senin gibilerin muhatabı olmayacak kadar yüce bir makam. Kaldı ki bir Müslüman’ın hele Ramazan ayında kilise ile patrikle uğraşması en azından ayıp olur. Ne günlere kaldık? Müslüman oldun tamam, babanı Müslüman olarak gömdün tamam, belki ailen de Müslüman olmak istiyor tamam. O zaman ne işin var patriklikle, kilise ile. Bu platformda sana hak verecek kişi arama, seni destekleyecekler elbette vardır ve eminim onlara güvenerek tehditler savuruyor, meydan okuyorsun. Git onların bulunduğu yerlerde savur tehditlerini, onlar sana belki hak verebilir.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.