Günay, eşit yurttaşlık meselesinin cumhuriyetin geride
kalan 90 yılında en temel eksikliklerden olduğunu söyledi. "İnsanların
doğuştan gelen hak ve eşitlikleri, tüm evrensel bildirgelerde yer almıştır ama
ne yazık ki yasalarda ve teoride ifade edilen bu maddeler günlük hayat içinde
gerçeklik kazanamamıştır" diyen Günay, insanlar arasındaki eşitliğin bir
türlü kuramsallıktan ya da kağıt üzerinde yazandan gerçekliğe kavuşamadığını
savundu... Günay, devletin "sizin inançlarınız ancak bu format içinde, izin verdiğim sınırlar içinde yaşayabilirsiniz" tavrının hala sürdüğünü iddia ederek, "Bu nedenle etnik ve inanç açısından Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit yurttaşlık anlayışı ideali, yasalarda bahsedilen bu hüküm hayat içinde gerçekliğe kavuşmamıştır" ifadesini kullandı.
Yargıtay onayladı: Sevan Nişanyan 4 yıl hapis yatacak
Davanın 2008 yılından beri sürdüğünü, birçok kez temyize
gittiğini ifade eden Nişanyan, dava sürecini şu sözlerle özetledi: "Bu
dava şimdi Matematik Köyü’nün bulunduğu İlyastepe Çifliği’nde kendi mülküm olan
araziye yaptığım bir kulübe nedeniyle açılmıştı. Zaten 2008 yılından beri
süren, temyize, Yargıtay’a gitmiş bir dava dosyasıydı. Karar verilmiş. Haftaya
hapse giriyorum, 4 sene yatacağım, Balbaylar filan çıkınca yer açılmış
herhalde, vatan sağ olsun!"».
Soykırımı inkara devam!
MHP Manisa Milletvekili Erkan Aykaç tarafından 14 Ocak
2013 tarihinde Arınç'ın cevaplaması isteğiyle "Ermeni soykırımı
iddialarına karşı yapılan çalışmalara ilişkin son durum" hakkında
yöneltilen yazılı soru önergesini 14 Şubat'ta cevaplayan Arınç; "Asılsız Ermeni Soykırımı
İddialarına" karşı Türk Tarih Kurumu'nun yaptığı bilimsel çalışmalar,
yayınladığı eserler hakkında bir döküm sunarken; "Türk Tarih Kurumu 2013
-2017 Stratejik planı doğrultusunda Asılsız Ermeni Soykırımı iddialarıyla
ilgili çalışmalarına devam etmektedir." son sözüyle cevabını bitiriyor. Bu
açıklamaya göre Başbakanlığa bağlı olarak çalışan Türk Tarih Kurumu (TTK) nun
2013 - 2017 yılları için 4 yıllık bir stratejik çalışma planı bulunduğu ve kimi
çevrelerdeki beklentinin aksine, soykırımın 100. yıldönümünde bir kabul değil,
uzun vadeli olarak "inkâr politikası"na devam edileceği teyit edilmiş
oluyor.
Süryaniler İçin Meclis Araştırma Önergesi
Günümüzde Süryaniler’in sosyal, siyasal, kültürel, dilsel
ve dinsel alanlarda yaşadıkları sorunların kapsamlı bir şekilde araştırılıp
tespit edilmesi ve bu sorunların çözümü İle ilgili olarak Anayasa’nın 98’inci,
İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması
açılmasını saygılarımla arz ederim.
Erol Dora Mardin Milletvekili
YÖK'ten "Ermeni Fişlemesi"ne Cevap
YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Türk Tarih
Kurumu'nun (TTK) Ermeni meselesini araştıran öğrencileri fişlediğini ve buna ilişkin
bilgileri YÖK aracılığıyla üniversitelerden istediği iddialarına ilişkin,
"Bilgilerin istenmesindeki amacı, belli bir alanda bilimsel çalışma
yapanlarla aynı alanda çalışmalar yürüten bir kurumun birbirlerinden haberdar
olması, akademik işbirliği yapmak istemesi olarak algıladık" dedi.
Türkiye’de Kim Nasıl Zengin Oldu?
Doç. Dr. Sait Yılmaz
1914’deki Rum ve 1915’deki Ermeni tehciri ile
Anadolu’daki belli başlı aileler yabancılardan kalan mülke kolay yoldan
konmuşlardı. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki özel sermaye, dönme ya da
Selanik’den göç edenler (Bezmen, Titiz, Yalman vb.) tarafından oluşturuldu.
Sonraları Türkiye'de öne çıkan büyük sermaye gruplarının bazılarının kökenleri
Cumhuriyetin ilk yıllarına dek uzanmaktadır. İş Bankası bu dönemde en hızlı
gelişimi sergilemiş ve sonraki dönemlerde de büyümesini sürdürmüştü. Bunun
dışında Koç, Sabancı, Çukurova gibi büyük grupların kurucuları 1920'lerde iş
dünyasında henüz ilk adımlarını atıyorlardı.
Davutoğlu-Venizelos Ortak Basın Toplantısı
Bakan Davutoğlu, Türkiye'deki azınlıkların durumuna
ilişkin bir soru üzerine, Türkiye'nin bu konuda yaptığı büyük reformların
herkes tarafından takip edildiğini düşündüğünü belirterek, şöyle konuştu: "Gayrimüslim
vakıflara mülkiyet transferi konusunda hiçbir ülkenin yapmayacağı ölçüde geniş
bir reformla 1 milyar doları aşan bir mülkün bu vakıflara iadesi sağlandı. Çok
açık söylüyorum; başka hiçbir ülkede eski Osmanlı, Türk, Müslüman vakıflarıyla
ilgili benzer bir evrensel hukuk uygulaması olmadı. Buna rağmen biz bu adımı
atmakta hiçbir beis görmedik. Yine benzer şekilde San Sinod meclisinin
oluşumunda Rum Ortodoks Patrikhanesi için de Türkiye'den ne talep edilmişse var
olan anlaşmaları da gerektiğinde revize ederek evrensel hukukun gereği neyse
onu yaptık."
Davutoğlu: "Türkiye'de Rumlar Kendi Patriklerini Seçiyor ya, Müslümanlar da Kendi Müftülerini Seçebilmeli"
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'de azınlıklara
yönelik atılan adımların karşılıklılık prensibine göre değil, evrensel değerler
gözönüne alınarak atıldığını söyledi. Türkiye'de nasıl Rum Ortodoks
Patrikhanesi'nde bizim vatandaşlarımız olan ve yurtdışında da tabileri olan Rum
Ortodoks dostlarımızın kendi patriklerini, kendi kurumları içinde seçme hakkı
nasıl bir evrensel değerse, Yunanistan'daki veya başka yerdeki Müslümanların
kendi müftülerini seçmesi de evrensel bir değerdir. Bunu karşılıklılık esası
üzerinden düşünmüş olsaydık, St. Sinot Meclisi'nde gerekli düzenlemeleri yapıp,
ki bu talebi yerine getirmek bizim dini kurumlara olan saygımızın bir
gereğidir, bunu yapmazdık, karşılıklılık esası gözetmedik. Eğer karşılıklılık
esası gözetmiş olsaydık vakıflara mal transferi konusunda da adımlar atılmasını
beklerdik.
Ermeni'ye Yeni Teslimat Mı Var
Her zaman söylüyoruz. AKP'nin varlığı bütün vatan millet
düşmanları için bulunmaz bir fırsat oluşturuyor. Fırsatı ganimet sayıyorlar ve
paylarına düşeni alabilmek için sıraya giriyorlar. Bu durum içeride de böyle,
dışarıda da böyle. Zaten yapılan bir teslimat, diğerleri için emsal
oluşturuyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Karadeniz Ekonomik İşbirliği
Örgütü (KEİ) toplantısı için Erivan'a gitmesi ve özellikle bu ziyaret sırasında
yaptığı konuşmalar, AKP'nin teslimat yapma siyasetinde sıranın yeniden
Ermenistan'a geldiği ortaya koyuyor. (Allah akıl fikir versin. HYETERT)
Ermenistan sınırındaki mağaralara umut ışığı
Türkiye-Ermenistan sınırında Iğdır'da 840 milyon ton tuz
rezervi olan mağaraların bulunduğu alanın sağlık turizmine kazandırılması için
çalışma başlatıldıIğdır merkeze 40 kilometre uzaklıkta bulunan tuz
mağaralarının değerlendirilmesine yönelik Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile
Tuzluca Belediyesi ortak çalışma yapacak. Hazırlanacak projeyle, sağlık
turizmine yönelik konaklama ve çevre düzenlemesi yapılarak bölgeye çok sayıda
turistin gelmesi sağlanacak.
Bakan Davutoğlu Atina'da Azınlık Temsilcileriyle Buluştu
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Atina'da, Batı Trakya Türk
azınlık mensupları, müftüler, milletvekilleri ve bazı Ermeniler ile bir araya
geldi. "Bütün bu tecrübeleri içselleştirmiş Aydınlar ve devlet adamları
kalıcı barışın temelini atar" ifadesini kullanan Davutoğlu, "Çok
güzel bir tabloydu. O bakımdan ben bugün yapmış olduğum görüşmeler dışında bu
toplantıya özel bir önem atfettim. Batı Trakyalı kanaat önderleri, Rum
derneklerinin buradaki kanaat önderleri ve İstanbullu Ermeni dostlarımıza çok
teşekkür ediyorum. Yarın Kıbrıs'a gitmeyecek olsaydım bu sohbet sabaha kadar
sürerdi" diye konuştu.
Turkey extends hand, but no apology, to Armenia
Fehim Taştekin
Turkey’s plan to normalize ties with Armenia, the most
critical part of its “zero problems with neighbors” policy, went to the dustbin
after Ankara made a surprise U-turn for the sake of Azeri gas. Bilateral
relations had been severed in 1994 over the Nagorno-Karabakh war and the
Armenian occupation of 20% of Azeri territory.
Primate to Pay Pastoral Visit to St. James Armenian Church in Los Angeles – Parish to Celebrate Name Day
In the Armenian Church calendar, December 14, 2013 is
dedicated to St. James, the Bishop of Nisibis. On the following day, Diocesan
Primate Archbishop Hovnan Derderian will pay a pastoral visit to St. James
Armenian Church in Los Angeles where he will be the day’s celebrant and
homilist.
"Tehciri Hiçbir Zaman Benimsemiyoruz"
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, Karadeniz Ekonomik
İşbirliği toplantısı için Ermenistan’a giderken uçakta verdiği mesajların
ayrıntıları belli oldu... Türk-Ermeni ilişkileri konusunda gazetecilerin
sorularını yanıtlayan Davutoğlu, 1915 olaylarına değindi... Tehciri yanlış bir
uygulama olarak gördüğünü söyleyen Davutoğlu, "İttihatçıların yaptığı
gayri insanidir. Tehciri hiçbir zaman benimsemiyoruz" diye konuştu...
Süryani köylerinde 'toprak soykırımı' iddiası
Sedat Sur
Toprakları 'arazi vasfı'nı yitirdiği gerekçesiyle
Hazineye devredilmek isteniyor… Mardin Süryani Derneği Başkanı Yuhanna Aktaş
Midyat'ta yaşayan tüm Süryanilere yönelik olarak kadastro çalışmaları adı
altında AKP hükümeti tarafından bir toprak soykırımı yürütüldüğünü belirterek,
“Daha önce dini merkezimiz olan Mor Gabriel Manastırı arazisini gasp etmek
istediler. Şimdi ise Midyat'ta yaşayan tüm Süryanilerin toprakları kadastro
çalışmaları adı altında AKP hükümeti tarafından gasp edilmek isteniyor” dedi.
Patrik Bartholomeos'a 'ekümenik' takdim
Serdar Korucu
Boğaziçi Üniversitesi’nin 150. yıl kutlamaları kapsamında
19 Aralık’ta düzenlenecek törende Patrik Bartholomeos’a fahri doktora unvanı
takdim edilecek. Törenin üniversite tarafından basılıp dağıtılan davetiyesinde
Bartholomeos için ‘Ekümenik Patrik’ unvanı kullanılması dikkat çekti. Rektör
Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu’nun imzasını taşıyan davetiyede “Ekümenik Patrik
Bartholomeos I için düzenlenen fahri doktora unvanı takdim törenine katılımızı
saygılarımla rica ederim” ifadesi kullanıldı.
Ermeni tehcirinin arkasındaki ülke?
Mehmet Çetingüleç
1915'te yaşananların "soykırım" mı yoksa
"tehcir" mi olduğuna da siyasetçiler değil, tarihçiler karar verir...
Peki "tehcir" kararı nasıl alındı? Bu kararın arkasında kim ya da
kimler var? Prof. Dr. İlber Ortaylı bugüne kadar pek bilinmeyen bir gerçeği
açıklıyor: "Birinci Dünya Savaşı'ndaki ilk yenilginin ardından
istilacı ordulara gösterilen silahlı Ermeni desteği, Alman Genelkurmayı'nın da
ısrarlı önerileriyle tehcir (zorunlu göç) kararının alınmasına sebep
oldu…" Bakar mısınız? Büyük acıların yaşandığı tehcir kararında
Almanya'nın etkili olduğu ortaya çıkıyor. Düşündürücü değil mi? (Soykırım en ağır insanlık suçudur. Bir olayın suç olup
olmadığına da mahkemeler karar verir.Tarihçiler ise mahkemeye ya da parlamentolara
ancak kanıt verir. Dünyada tarihçiler tarafından karar verilmiş bir suç
örneği yoktur. Diğer taraftan suçun, bazı azınlık mensuplarının da katıldığı,
Almanlara, Sebetayistler diyerek Yahudilere yüklenmesi gibi saptırmalar da
Osmanlının asıl suçlu olduğu gerçeğini değiştirmez. HYETERT)
'Ermenistan'la ilişkilerimiz en üst düzeye çıksın'
Türk ve Ermeni halklarının asırlardır bir arada yaşadığını hatırlatan Bakan Davutoğlu, "Biz isteriz ki Ermenistan'la ilişkilerimiz en üst düzeye çıksın tüm komşularımızla olduğu gibi. Türk ve Ermeni halkaları nerede olursa olsun ortak tarihimizin bağlarını olumlu olumsuz, açık yüreklilikle dostluk ilişkisi içine girsinler. Bu anlamda hükümetlerimizin çabaları var takip ettiğiniz gibi." dedi. Bir gazetecinin 'Ermenistan'ın işgal ettiği iki bölgeden çekilmesi durumunda Türkiye'nin sınırları açacağının iddia edildiği' yönündeki soruya Davutoğlu, "Ne benim ağzımdan ne Türkiye hükümeti yetkilisi öyle somut bir teklifi hiçbir basın kurumuna paylaşmamıştır. Böyle bir konuyu da gündeme getirmemiştir." şeklinde konuştu.
‘Adalar’ı halkla birlikte koruyabiliriz’
Emre Deveci
Adalar, nüfusu az ancak İstanbullu için önemli bir yer.
Tarihi, kültürel ve doğal dokunun korunduğu ender yerlerden. Yerel seçimler
öncesinde ilçedeki sorunları ve çözüm yollarını CHP’li aday adayları Oktay
Altın ve Avni Kurtuldu ile görüştük.
Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu
Konuşmasında kendilerine gelen şikayetlerden örnekler
veren Ömeroğlu, "Bir Rum papaz bize müracaat etti. 'Bizim ekonomik
durumumuz yeterli değil. Bizim de maaşımızı devlet versin' dedi. Şu an onun
araştırmasını yapıyoruz. Bakın benim kamu denetçi arkadaşım gayri müslim
cemaatlerin önderleriyle İstanbul'da bir araya geldi. Şunu demek istiyorum
artık demokratik ve birey hakları her platformda öne çıkmıştır" diye
konuştu.
Los Angeles Examiner 1927
Taner Akçam
M. Kemal,Los Angeles Examiner ’de, 1 Ağustos 1926’da
yayımlanan bir röportajında, İttihatçılardan, “yaşadıkları yerlerden kitleler
hâlinde acımasızca sürülen ve katledilen Hıristiyan tebaamızın hayatlarının
hesabının kendilerinden sorulması gereken ” kişiler olarak söz eder. Aktardığım
gibi, bu görüşmenin hiç yapılmadığı, uydurulduğu yolunda epey yazıldı, çizildi.
Oysa, eğer bu görüşme uydurma olsaydı, kendisine yönelik faaliyetleri yakından
takip eden Türkiye, sadece Los Angeles Examiner ’de değil, bir çok başka yerde
de yayımlanan bu görüşmenin sahte olduğunu açıklar, başka girişimlerde
bulunurdu. Oysa bırakın aleyhte girişimde bulunmayı, bir önceki görüşmenin
yarattığı etki çok beğenilmiş olacak ki, yine aynı gazetede 9 Ocak 1927
tarihinde Edibeh Torrington imzasıyla bir başka görüşme daha yayımlandı.
Karadeniz Zirvesi’nde Türk-Ermeni diyaloğu
KEİ Zirvesi’nde Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Ermeni
mevkidaşı Nalbandyan’la görüştü. 2009’dan beri ilk kez üst düzey bir Türk
diplomatın gittiği Erivan’daki görüşme iki ülke için yeni bir başlangıç olarak
değerlendirildi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karadeniz Ekonomik
İşbirliği (KEİ) zirvesine katılmak için gittiği Ermenistan’ın başkenti
Erivan’da Ermeni mevkidaşı Edvard Nalbandyan ile bir araya geldi.
Los Angeles Examiner 1926
Taner Akçam
M. Kemal’in, Ermenilerin katledilmelerini eleştiren
sözlerini aktarmaya devam ediyorum. 15 Ekim 1919’da ABD Radio Press’e verdiği
bir röportajda “Ermenilere karşı yeni bir Türk vahşetinin olmayacağının
garantisini veririz,“ der.Yine aynı aylarda, Amerikan generali Harbord ile
yaptığı görüşmede, imha edilen Ermeniler için 800.000 sayısını telaffuz eder ve
“Ermenilerin katledilip sürülmeleri(nin) hükümeti ele geçiren küçük bir
komitenin eseri” olduğunu söyler. 6 Mayıs 1920’de Kazım Karabekir’e yazdığı bir
telgrafta, “yeniden bir Ermeni kıtalı (katliamı) demek olan” bir hareketten
uzak durulması gerektiğinin altını özellikle çizer.
Ancient Relic Arrives in Evanston
On Saturday, December 14, St. James Church of Evanston,
IL, will celebrate its name day with a special service of veneration for the
relic of its patron saint. The relic has traveled more than 5,000 miles from
St. Kevork Armenian Church in Plovdiv, Bulgaria, on this special occasion.
Saroyan Ülkesi 13 Aralık'ta İstanbul Beyoğlu Sinemasında!..
Garabet Orunöz
Nar Film’in yapımcılığını üstlendiği Lusin Dink’in
yönetmenliğini yaptığı “Saroyan Ülkesi”
filmi 6 Aralık’ta seyirci ile buluşuyor.Yazar William Saroyan sürgün bir
Ermeni ailenin çocuğu olarak 1908’de ABD’de doğar. Kendisini her zaman Ermeni,
Amerikalı ve Bitlistsi (Ermenice: Bitlisli) olarak tanımlar. 1964’te uzun bir
Anadolu yolculuğuna çıkar. ‘Saroyan Ülkesi’, gerek yol arkadaşlarının
tanıklıklıkları gerekse Saroyan’ın kendi anıları ve hikâyeleri aracılığıyla
yazarın öfkesini, tutkusunu, özlemini, empati yetisini ve insan sevgisini
sergilemektedir... Sadece 13 Aralık cuma akşam saat 21.30 seasına yer var, izlemek isteyenler kaçırmasınlar, yer ayırtmak isteyenler için tel: 0542 554 52 74.
Valilik: Her isteyen Ermeni olamaz
İsmail Saymaz
İstanbul'da, din değiştirip Hıristiyan olan ve Ermeni
kilisesine bağlandığı halde oğlunu Ermeni okuluna kaydettiremeyen annenin
itirazı, İstanbul 7. İdare Mahkemesi tarafından haklı bulundu. Radikal, davada
İstanbul Valiliği'nin savunmasına ulaştı. Valiliğin, anne N.B.E.’nin Ermeni Kilisesi’ne bağlanarak, bu inancı benimsemesini ve kilisenin verdiği belgeyi “Ermeni olmak” için yeterli bulmadığı, “Din ve ırk/milliyet farklı hususlar olup birbirine karine teşkil etmesi mümkün değildir” dediği ortaya çıktı. Savunmada ayrıca, soy kodu uygulamasının 1923’ten beri uygulandığı ifade edildi. (Bizim aslanlar dini azınlık olmayı reddetmeye devam ederse yakında kafatası ya da DNA ve kan yoluyla köken araştırmasını istenebilir. HYETERT)
Ermeni de AKP'yi Ganimet Sayıyor
Fırsatı
kaçırmadan ihanetten paylarına düşeni alabilmek için harekete geçenler
kervanına Ermenistan da katıldı.AKP'nin
varlığının vatan-millet düşmanlarını nasıl sevindirip amaçlarına ulaşmalarını
sağladığını gören Ermenistan, payına düşeni alabilmek için harekete geçti.
Erivan'ın yeni yol haritası 10 gün önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na
iletildi. Buna göre Türkiye'nin Ermeni soykırım iftiralarını resmen tanıması,
Ermenistan sınırının açılarak diplomatik ilişki kurulması ve işgal edilen
Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ sorununda Ermeni tezlerinin kabulü için
Türkiye'nin arabuluculuk yapması öngörülüyor.
Nalbandyan ve Davutoğlu buluşması sona erdi; taraflar herhangi bir açıklamada bulunmadılar
Ermenistan ve Türkiye Dışişleri bakanları Edward
Nalbandyan ve Ahmet Davutoğlu buluşması sona erdi; buluşma bir saatten fazla
sürdü. NEWS.am muhabirine açıklamada bulunan Ermenistan Dışişleri Bakanlığı
Basın sekreteri Tigran Balayan, buluşmaya ilişkin başka ayrıntı vermedi,
buluşmaya ilişkin basın bildirisi yayımlanacağı bilgisini vermekle yetindi.
El Kaide'den yine Alevi ve Hıristiyan katliamı!
Suriye'nin Adra kasabasına giren El Kaide bağlantılı
çetelerin Hıristiyanları ve Alevileri infaz ettiği ileri sürülüyor. (soL - Dış Haberler) Suriye'nin başkenti Şam kırsalındaki
Adra kasabası, dün El Kaide bağlantılı Nusra Cephesi ve Irak-Şam İslam Devleti
(IŞİD) tarafından işgal edildi. Polis merkezine saldıran El Kaide'ciler, yoğun çatışmalar
sonucunda burayı ele geçirdiler. Ancak Adra'daki durumun daha kötü olduğu gelen
bilgiler arasında. Cihadcı Twitter hesaplarından, Adra'da şimdiye kadar en az
10 Hıristiyan ve Alevi-Şii'nin infaz edildiği belirtiliyor.
Ermenistan'da "Soykırım" Protestosu
4 yıl sonra Ermenistan'a ilk ziyaret
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karadeniz Ekonomik
İşbirliği Toplantısı'na katılmak üzere bugün Ermenistan'a gitti. Türkiye 4 yıl
aradan sonra Ermenistan'ı dışişleri bakanı düzeyinde ziyaret ediyor. Dışişleri
Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Toplantısı için
Ermenistan'ın başkenti Erivan'da bulunuyor. Toplantı şu anda devam ediyor.
Türklük ve Müslümanlık özdeşliği
Mücahit Bilici
Geçen yazıda “Türk kime derler” diye sormuş ve Türklük
tanımındaki muğlâklığın sebepleri üzerinde durmuştum. Bu yazıda kısaca da olsa
Türklük ile Müslümanlık arasında varolduğu düşünülen özdeşliği tartışmak
istiyorum... Türkçülük yaparsanız, Müslümanlıktan kaçamazsınız. Eğer Türkçülük
yapacaksanız bu ancak Müslümancılık olabilir. Çünkü Türklüğün (gâvurlarla
kapışmaktan kaynaklanan) şartlarından birincisi Müslüman olmaktır.
Jirayr Ohanyan Çakır Satranç Turnuvası
Bu yıl 4. sü yapılacak olan turnuva bu haftasonu Taksim
Point Hotel de yapılacak. 14 Aralık cumartesi saat 11:00 de yapılacak olan açılış
töreninin ardından 7 tur sürecek olan turnuvaya yaklaşık 120 sporcu katılacak. Turnuvanın kapanış ve ödül töreni ise 15 Aralık Pazar saat
17:00 de gerçekleştirilecek.
'Türklük ırk değil kültür, Ermeniler ile Türkler arasında genetik fark çıkmadı'
Hazal Özvarış / hazalozvaris@gmail.com
Etnisite de biyolojik olarak hiçbir anlama gelmiyor.
Antropolog olduğum için söyleyebilirim ki, tamamen kültürel bir terim. Bu
gerçek olmadığı anlamına gelmiyor ama biyolojide öyle bir kavram yok. Gidip bir
kutup ayısı biyologuna “Sizin kutup ayınızın entisitesi ne” diye sorsam hiçbir
manası olmaz... Irk kavramı nedir, sorusuna alacağınız yanıtlar uzmanın alanına göre değişir. Bir kültürel antropologa sorarsanız, ırk kavramı gerçektir. Ama bir biyologa sorarsanız, cevap kısa ve net: İnsan ırkı yoktur. Elimizdeki bilgiye göre, herhangi bir insan grubunu diğerlerinden ayıracak kadar genetik varyasyon (değişken) yok.
O Müslüman Bir Ermeni Üstelik Muhalif
A. Hamdi Ayan
Adı Kayser, Suriyeli, Arap Dili ve Edebiyatı okumuş. Ermeni
bir anne – babanın çocuğu ve ailece İslam dinini benimsemişler. Amcası
Hıristiyan. Rejim muhalifi ve bir hafta önce Türkiye’ye gelmiş.... Ailem aslen
Türkiyeli. Bulunduğumuz bölgede ailemiz Ermeni olduğu için rahatsız edilmiş.
Can güvenliğimizden korkan ailemiz geniş arazilerini bırakıp Suriyeye göç
etmiş. 1904 yılında yaşandı bu göç. Dedemiz hıristiyan olduğunu gizlemiş. Sonra
da hoşuna gittiğinden İslâm’ı seçmiş. Amcam dinini değiştirmemiş. Bayramları
beraber kutlarız. Biz ailece samimi Müslümanlarız. Amcamın oğlu Hıristiyan ve
Antakya’da o da muhalif. Suriye Ermenileri Müslümanlarla kaynaşmış durumda. Din
ayrılığı diye bir sorunumuz yok.
Ermenistan Davutoğlu'nun Ziyaretini Bekliyor
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karadeniz Ekonomik
İşbirliği toplantısına katılmak üzere yarın Ermenistan'ın başkenti Erivan'a
gidecek.Türk Dışişleri Bakanının ziyaretine büyük ilgi gösteren Ermeni medyası,
Davutoğlu'nun Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbandyan dahil başkentte
ikili temaslarda bulunmasının beklendiğini belirtiyor.
Türk kime derler
Mücahit Bilici
İki çeşit Türk(lük) var: Türk doğanlar ve kendilerine Türk
diyenler. Türk doğanların Türklüğü “hakiki”dir. Bu Türkler ikinci gruba
(kendilerine Türk diyenlere) nispetle ve ikinci grup için etinden, sütünden ve
isminden yararlanılan bir insan kaynağı mesabesinde kalagelmiştir. Kendilerine
Türk diyenlerin Türklüğü ise “nispi”dir. Kendilerine Türk diyenler, Türk
doğanların ismini alıp yeni devlete sancak yaparken, onların cismini en fazla
seferberlikte kullanılacak asker olarak tutmuştur. Türklük bir ırk mıdır türü
tartışmalardaki bulanıklığın sebebi bu iki Türklüğün kasten
ayrıştırılmamasıdır.
Kolkata Church Committee Elections
By Calcutta "Old-Timer", 27 November 2013
Due to the length and content of the below commentary, we
have posted it as a stand-alone article with the permission of the author, who
prefers to be called Calcutta "Old-Timer". To appreciate the references,
refer to Thugs, Police at Calcutta Church Elections and the comments that
follow.--Ed. This letter isn’t about whether Max is a “Galstaun” or a
“Khachaturian”. Maybe he is officially a Khachaturian, maybe he isn’t. In this
instance it is irrelevant, but one thing definitely undeniable is that his son
Anthranick most definitely IS a Khachturian.
Kafkas cephesinde hareketlilik
Cengiz Aktar
Dışişleri Bakanı perşembe günü Karadeniz Ekonomik
İşbirliği Teşkilâtı’nın bir toplantısına Türkiye’yi temsilen katılmak üzere
Erivan’a gidiyor. Normal şartta adî bir vaka sayılacak bu seyahat pek çok
nedenden ötürü ayrı bir mana ifade ediyor. İki ülke arasında diplomatik
ilişkilerin olmayışı, Türkiye’nin “olmayan” Ermenistan politikasını
Azerbaycan’a ihale etmiş olması, Ermeni Soykırımı’nın yüzüncü yılında hükümetin
ne yapacağını bilmiyor olması, bölgesel ve küresel iddialar peşinde koşmaktan
komşularla genelde kötü olan ilişkileri küçümsemiş veya savsaklamış olması
başlıca nedenler.
OIA “Christmas Tree Lighting” 2013
Getronagan “Pajagi Or” 2013
When: Back
to CalendarDecember 15 2013 @ 6.00 PM
Where:OIA Center 19726 Sherman Way Winnetka,CA 91306 USA
IN CELEBRATION OF THE 127th ANNIVERSARY OF THE FOUNDING OF THE GETRONAGAN SCHOOL
Ermenistan’la diyalog zamanı
Mehmet Çetingüleç
Soykırım iddialarının 100. yıldönümüne sadece 1 yıl kaldı. Ermeniler 2015'te dünyayı ayağa kaldıracak. Özelikle bugüne kadar "soykırım" tanımlamasına direnen ABD, İsrail ve İngiltere'nin "devlet" olarak ikna edilmesi hedefleniyor ki, yeni hukuki pencereler açılabilsin. Dolayısıyla yeni hak talepleri ortaya çıkabilsin... Dünyada böyle bir eğilim zaten oluşmuş durumda. Oysa Türkiye ile Ermenistan tekrar masaya otursa 1915 yılında yaşanan acının "soykırım mı, tehcir mi" olduğuna siyasilerin değil, tarihçilerin karar vermesi için bir kapı aralanır. Böylece dünya "gerçeği" tarihçilerden öğrenme fırsatını elde etmiş olur. Zaten Türkiye Cumhuriyeti devletinin yıllardır istediği de bu değil mi?
Fetih Zihniyetinden Kurtulmak
Önceki gün Aya İrini Müzesi‘nde olağanüstü bir etkinlik
gerçekleşti. Bizans kilisesinin kurucusu ve Ekümenik Patrikhane’nin korucusu
olarak anılan Aziz Andreas‘ı anma bayramı vesilesiyle 30 Kasım’da Aya İrini
Müzesi’nde görkemli bir konser yer aldı. 2010 senesinde kurulan, Patrikhane’ye
bağlı olan Kuzey ve Güney Amerika Ortodoks Başpiskoposluğu’nun Bizans ilahi
musiki koro takımı İstanbul’da ilk defa sahneye çıktı. Konser iki farklı açıdan
çok ilginçti. Birincisi, şimdiye kadar çok daha ‘alafranga‘ bir ilahi
müzik geleneğine sahip çıkan ABD Rum cemaatinde artık tam Bizans geleneğine
sadık olan bir koronun çıkması. İkincisiyse, mekân tabii.
İnsan Hakları Günü Kutlu Olsun- Murat Bebiroğlu
Murat Bebiroğlu
10 Aralık İnsan Hakları Evrensel Beyannamenin kabul tarihi Dünya İnsan Hakları günü olarak kutlanıyor. Evrensel Beyanname 10 Aralık 1948'de Paris'te BM Genel Kurulunda 56 üye devletten 48 üyenin oyuyla kabul edilip yayımlandı.[i] İnsan Hakları konusunda çok önemli bir adım olan beyannamenin bazı maddeleri bu gün bile tam olarak uygulanamamaktadır. Örneğin ütopik madde olarak tanınan 13. maddenin a bendinde düzenlenen[ii] serbest dolaşma ve oturma hakkı ancak sınırlı bazı ülkelerde geçerlidir. AB'ne üye ülkelerin çoğunun serbest dolaşım ve oturma hakkı vardır. Yine 14. maddenin a bendinde[iii] yer alan sığınma mülteci olarak kabul edilme hakkı da bu gün sınırlı ölçüde ve devletlerin keyfi kararlarına göre uygulanabilmektedir.
10 Aralık İnsan Hakları Evrensel Beyannamenin kabul tarihi Dünya İnsan Hakları günü olarak kutlanıyor. Evrensel Beyanname 10 Aralık 1948'de Paris'te BM Genel Kurulunda 56 üye devletten 48 üyenin oyuyla kabul edilip yayımlandı.[i] İnsan Hakları konusunda çok önemli bir adım olan beyannamenin bazı maddeleri bu gün bile tam olarak uygulanamamaktadır. Örneğin ütopik madde olarak tanınan 13. maddenin a bendinde düzenlenen[ii] serbest dolaşma ve oturma hakkı ancak sınırlı bazı ülkelerde geçerlidir. AB'ne üye ülkelerin çoğunun serbest dolaşım ve oturma hakkı vardır. Yine 14. maddenin a bendinde[iii] yer alan sığınma mülteci olarak kabul edilme hakkı da bu gün sınırlı ölçüde ve devletlerin keyfi kararlarına göre uygulanabilmektedir.
Erivan resmi çevreleri Ermeni-Türk ilişkilerinin normalleşmesi için Türk tarafına yeni Yol Haritası önerdi
Aravot gazetesinin yazdığı haberde, gazete Dışişleri
Bakanlığına yakın kaynağının iddiasına göre, Ermenistan, Ermeni-Türk ilişkilerinin
normalleşmesi için yeni bir Yol Haritası hazırladı, bu kapalı kanallarla 10 gün
önce şahsen Ahmet Davutoğlu’na aktarıldı. "Komşularla sıfır problem"
sloganıyla başlayan ve halihazırda "tüm komşularla ciddi problemler"
realitesine ulaşan Erdoğan Hükümeti uluslararası platformlarda profilini koruma
yönünde büyük sorunlara sahip ve esasta Ermenistan tarafından Yol Haritasının
gizliliği koşullarında bunu cidden değerlendirmeye almaya karşı olmadı.
Türkiye’nin de İstediği “Rus Gümrüğüne” İsrail ve Ermenistan’dan Somut Adım
Vilnius’da gerçekleşen konferansta AB ile ortaklık anlaşmasını
reddeden Ermenistan ise Rusya-Belarus-Kazakistan’ın oluşturduğu Gümrük
Birliği’ne tam üyelik için yol haritasını belirledi. Moskova’da temaslarda
bulunan İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Rusya’nın öncülüğündeki
Gümrük Birliği ile serbest ticaret anlaşmasının imzalanması için çalışma grubu
oluşturulmasını önerdi.
Hakkarideki Koçanıs Kilisesi Almanya’da Tanıtıldı
Hakkari’nin tarihi ve kültürel mirasının en önemli
eserlerinden olan Koçanıs Kilisesi, Almanya’da yapılan sunum ve fotoğraf
sergisi ile tanıtıldı. Hakkari Üniversitesi Projeler Birimi tarafından
“Kültürlerin Yakalanması” Projesi kapsamında Türkiye’den Hakkari’nin de
aralarında bulunduğu Fransa, Yunanistan, Bulgaristan, Hırvatistan ve İtalyalı
katılımcılar Almanya’nın Dresden eyaletinde bir araya geldi. “Kültürlerin
Yakalanması” Projesi kapsamında 10 gün devam eden tanıtımda 7 ülke bir araya
geldi.
AB'den Ermenistan'a "gümrük birliği" uyarısı
AB, Ermenistan'ın "gümrük birliği" oluşumuna
katılmasından rahatsız.Avrupa Birliği, Ermenistan'ın Rusya önderliğindeki
"gümrük birliği" oluşumuna katılma kararının AB’yle ilişkileri bir
üst aşamaya taşıma potansiyeli içeren Ortaklık Anlaşması’yla uyumlu olmadığını
Erivan'a bir kez daha iletti.
Dünyanın Kirli Nehir, Bölge ve Şehirleri
Temiz bir çevrede yaşamak; temiz hava solumak, temiz su
tüketmek ve temiz topraktan yararlanmak insanların evrensel hakkıdır. Bundan 40 yıl önce, kirli dereler, akarsular ve sanayi
bölgelerindeki insan sağlığını tehdit eden kirlilikler biliniyordu ama bu
kirliliklerin artarak bütün insanlığı tehdit edeceği kimsenin aklına
gelmiyordu. Bazı dâhiler kirlilik konusunda uyarılar yaptıklarında, insanlar,
onları dinlemiyordu. Yöneticiler, işadamları ve bilginler kirliliğin varacağı
noktaları bilemiyorlardı. Günümüzde bırakalım küçük akarsuları, kocaman
nehirler, denizler hatta okyanuslar insan sağlığını tehdit edecek düzeyde
kirleniyor.
AB'den 10 Aralık İnsan Hakları Günü Açıklaması
İnsan Hakları Günü münasebetiyle, Avrupa Birliği Türkiye
Delegasyonun yayınlandığı, Yüksek Temsilci Catherine Ashton Tarafından Avrupa
Birliği Adına Yapılan Açıklama: "Bu yıl, 1993’te Viyana’da düzenlenen Dünya İnsan
Hakları Konferansı’nın 20. yıldönümü. Viyana Deklarasyonu ve Eylem Programı,
tüm insan haklarının evrensel niteliğini teyit etmiş ve bu hakların
desteklenmesi ve korunması açısından tarihi ilerlemelerin önünü açmıştır. Bu
konferans, insan haklarını kurucu ilkeleri arasında barındıran Avrupa Birliği
için bir ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.
International Archon Religious Freedom Conference Berlin- Laki Vingas’ın Konuşması
Değerli Konferans Katılımcıları Bayanlar, Baylar
150 yıldan fazla bir süredir, önce Osmanlı
İmparatorluğu’nda daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan azınlıklar, ulusal
ve uluslararası politika gündemini meşgul etmektedirler. Bu süre zarfında hep
benzer konular gündeme gelmiş, benzer süreçler yaşanmıştır: “Azınlık
politikaları” belirlenmiş, tespitler yapılmış, şikayetler ilgili makamlara
iletilmiş, devletlerarası antlaşmalar imzalanmış, ardı ardına raporlar
üretilmiştir. Ancak neticede bu topraklardaki azınlıkların nüfusu azalmış,
kalanların da kültürleri kaybolmaya yüz tutmuştur. İnsanlar ait olduğu yerlerde
yabancı olmuşlardır, yeni nesiller onları tanımaz-bilmez olmuştur.
Entegrasyondan asimilasyona varan süreçler yaşanmıştır. Lisanları yozlaşmış,
okullar kapanmış, sahipsizlikten veya politik yaklaşımlardan dolayı mülkleri ve
kurumları mazbuta altına ( devlet tarafından el konulmuş) alınmıştır. Bu
yaşananlarla dirençler kırılmış ve ana kimlikler deformasyona uğramıştır.
Şavarş Koçaryan: Davutoğlu provokatif demeçler yerine Ermeni Soykırımı anıtını ziyaret etsin
Türkiye Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu provokatif
demeçler yerine Erivan’da Ermeni Soykırımı anıtını ziyaret edip, Soykırım
kurbanları anısına saygı duruşunda bulunursa doğru yapar. Beyanat, Türkiye
Dışileri bakanı Ahmet Davutoğlu’nun bölgesel sorunlara ilişkin son demecini
yorumlamak üzere «Armenpress»e bir röportaj veren Ermenistan Dışişleri bakan
yard. Şavarş Koçaryan’dan geldi.
Houston Parish Celebrates 50 Years, Unveils New Facilities
In celebration of its 50th anniversary last month, St Kevork
Church of Houston, TX, announced the completion of a three-part building
project, and unveiled its new park and outdoor basketball court. Archbishop
Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America
(Eastern), visited the parish on the weekend of November 23-24, and presided
over the anniversary events.
Davutoğlu'ndan Ermenistan'a iki teklif
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 12 Aralık'ta
Karadeniz Ekonomik İşbirliği zirvesi kapsamında Erivan'a gerçekleşeceği ziyaret
iki ülke ilişkilerinin yeniden tesis edilmesi için büyük önem taşıyor... Buna
göre Ankara, Ermenistan'dan 1993'te işgal ettiği "Ağdam, Kelbecer, Laçin,
Cebrail, Fuzuli, Kubatlı ve Zengilan" olmak üzere 7 reyondan (bölge) en az
2'sinden çekilmesini isteyecek. Türkiye bunun karşılığında, Ermenistan ile
karşılıklı olarak sınır kapısının açılması yönünde adım atmayı önerecek.
Diploması çevreleri, Davutoğlu'nun Erivan'a götüreceği teklifin Ermenistan için
önemli bir fırsat olacağı görüşündeler.
'2015 Yılı Asılsız Ermeni Iddialarının Karşımıza Çıkacağı Yıl Olacak'
Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı Başkanı Yahya
Akengin, Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay'ın Türk
dediğin bir sentezdir zaten. Türk diye bir ırk yok’ sözlerine tepki göstererek,
“Sözler şurama hançer gibi oturdu. Bundan hareketle 2015 yılı asılsız Ermeni
iddialarının karşımıza çıkacağı yıl olacak. Hazırlıklı olalım.” dedi.
2015 yılı yaklaşırken soykırım mağdurları için ne yapacağız ?
Sennur Baybuğa (Avukat)
Yüz yıldır bize unutturulmaya çalışılan lanetimizle
yüzleşmenin, yolumuza günahlarımızı da sererek yürümenin nasıl olacağı, nasıl
olması gerektiği ile ilgili her yerde konuşuyoruz. Hem konuşan insan sayısı her
geçen gür artıyor ve hem de konuşulan mecralar her geçen gün çoğalıyor.
Soykırıma ‘soykırım’ demenin cezalandırıldığı zamanlardan Ermeni meselesinin
‘sözde’ olmaktan devlet dilinde bile çıkarıldığı zamanlara doğru yavaş da olsa
yürüyerek geliyoruz... Toplumda ve özellikle siyasetin dilinde geri dönüşler,
eski kirli hafızaya kaçmalar olmuyor değil. Siyasetçinin biri çıkıp “Affedersin
Rum, Ermeni” demekten kendini alıkoyamıyor ama toplumda oluşan duyarlılık ve
gelişme en azından bu lanetli sözün yanlışlığı ve işlenen ırkçılık suçunun
ciddiyeti üzerine itirazını bağırarak dile getiriyor…
Bir Ermeni bir Türk elele rekor kırdı
Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 43 saat aralıksız el
sıkışan Türk aktör Deniz Barış ile Yerevan Pantomim Tiyatrosu oyuncusu Oganes
Acinyan dünya rekorunu kırdı. 6 Aralık Cuma günü Kür nehri kıyısındaki Rike
Parkı’nda saat 18.40’ta başlayan tokalaşma, tam 43 saat sonra saat 13.40’ta
sona erdi. Tokalaşma sırasında Barış ve Acinyan, parktaki açık hava
tiyatrosunun sahnesini gezdi, bazen sahnedeki sandalyelere oturdu, eylem
organizatörlerin ikram ettiği çikolataları yedi, çay içti.
Ambargo bir operasyon
Hrant Kasparyan
Toplantıya Taşnaksutyun’u temsilen katılan Sosyalist
Enternasyonal Eşbaşkanı Mario Nalbantyan, Türkiye’nin Ermenistan sınırını hâlâ
kapalı tutmasını da gündeme getirmişti. Manoyan, sınır hakkında Taraf ’a
şunları söyledi: “1993’ten bu yana Türkiye’nin Ermenistan’a uyguladığı karasal
ambargo, 1991’den bu yana Ermenistan ile diplomatik ilişki kurulmasının
reddedilmesi, Türkiye’nin Ermenistan’a karşı dostane bir siyaset içinde
olmadığını açıkça gösteriyor. Uluslararası yasalara göre ambargo, savaş
operasyonu bile sayılabilir. Ahmet Davutoğlu’nun sınır konusundaki
açıklamaları, sadece Türkiye tarafının çıkar ve isteklerini yansıtıyor.
Gayrimüslimlere ibadet parayla
Sümeyra Tansel
Ayin yapılacak kiliseler kataloğunda yer almadığı
gerekçesiyle Ayvalık'taki Taksiyarhis Kilisesi'nde ayine izin verilmemesi
üzerine CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na
katalogda yer alan kiliseleri sordu. Bakanlık Erdemir'e verdiği cevapta müze
olarak kullanılan ya da boş olarak muhafaza edilen dokuz kilisede ibadet
edilebileceğini söyledi. İbadet için izin verilen kiliselerin hangi kriterlere
göre belirlendiği ise açıklanmadı. Devlet söz konusu listede yer almadığı için
2012'de Sinop'taki kilisede ayine izin vermedi. Yine aynı gerekçeyle 2013'te de
Ayvalık'taki kilisede Rumlara ayin izni çıkmadı.
Yenicami'nin bilinmeyen hikâyesi
A. Turan Alkan / t.alkan@zaman.com.tr
Yangının getirdiği fırsattan istifade eden Hatice Turhan
Sultan, şehir yeniden inşa edilirken Yahudi ibadethaneleriyle ilgili Osmanlı
teamülünü radikal tarzda değiştirdi. Önce semtteki yeni Yahudi yerleşimlerini
temizletti. Mülklerini satmamakta direnenler tehdid edildiler. Valide Sultan’ın
iradesini rüşvetle veya hatırla değiştirmeye çalışan Yahudiler, başarılı
olamadılar. Haliç’in İstanbul yakasında yaşayan Yahudiler, toplu halde karşı
sahile Hasköy’e gönderildi. Hasköy’deki Yahudi nüfusu bir yılda iki katına
çıktı. Bu hadiseler, İstanbul’daki Yahudi cemaatinin, kavim olarak acılarına
son verecek bir kurtarıcı beklentilerini tetiklemiş ve artırmış görünüyor.
Yazar, bu cümle ile 1648’de Sabetay Sevi isimli Musevi’nin Mesih’lik iddiasına
göndermede bulunuyor. (s. 147). Bu hikâyede, Osmanlı kamu hukuku hakkında
yaygın olarak bilinen “Azınlıklara ve gayrimüslimlere iyi muamele edildi”
efsanesiyle açıkça çatışan bir unsur var. Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/pazar-yazi/yenicaminin-bilinmeyen-hikayesi_2179048.html
Hıristiyanlar: Ayasofya Müze olarak kalmalı!
Serdar Korucu
Kilise olarak kurulan, camiye, sonra da müzeye çevrilen
Ayasofya'nın yeniden camiye çevrileceği yönünde tartışmalar sürüyor.
Hıristiyanlar "Bu tarihi değer müze olarak kalmalı" diyor… Bu konuda
ilk kez konuşan Fener Rum Patrikhanesi Basın Sözcüsü Dositheos Anağnostopulos,
binanın kiliseye çevrilmesi taleplerinin olmadığının altını çiziyor.
Patrikhane’nin isteği, bugünkü gibi müze olarak kalması.




.png)
.jpg)


































.jpg)
