A. Hamdi Ayan
Adı Kayser, Suriyeli, Arap Dili ve Edebiyatı okumuş. Ermeni
bir anne – babanın çocuğu ve ailece İslam dinini benimsemişler. Amcası
Hıristiyan. Rejim muhalifi ve bir hafta önce Türkiye’ye gelmiş.... Ailem aslen
Türkiyeli. Bulunduğumuz bölgede ailemiz Ermeni olduğu için rahatsız edilmiş.
Can güvenliğimizden korkan ailemiz geniş arazilerini bırakıp Suriyeye göç
etmiş. 1904 yılında yaşandı bu göç. Dedemiz hıristiyan olduğunu gizlemiş. Sonra
da hoşuna gittiğinden İslâm’ı seçmiş. Amcam dinini değiştirmemiş. Bayramları
beraber kutlarız. Biz ailece samimi Müslümanlarız. Amcamın oğlu Hıristiyan ve
Antakya’da o da muhalif. Suriye Ermenileri Müslümanlarla kaynaşmış durumda. Din
ayrılığı diye bir sorunumuz yok.
***
Adı Kayser, Suriyeli, Arap Dili ve Edebiyatı okumuş. Ermeni
bir anne – babanın çocuğu ve ailece İslam dinini benimsemişler. Amcası
Hıristiyan. Rejim muhalifi ve bir hafta önce Türkiye’ye gelmiş.
İlginç bir adam o. Beni buldu veya ben onu buldum. Ne fark
eder ki?
Ezan okudu. Okuyuşu hazirunu derinden etkiledi. Sonra o
anlattı ben yazdım…
27 yaşındayım. Askerlik yapmadım Arap Dili ve Edebiyatı
okudum. Ailem Suriye’de.
Özel bir okulda müzik öğretmenliği yaparken doğduğum
toprakları terk etmek zorunda kaldım. Savaş bu… Kimsenin müzikle falan ilgisi
kalmadı.
Ver elini Türkiye.
Ailem aslen Türkiyeli. Bulunduğumuz bölgede ailemiz Ermeni
olduğu için rahatsız edilmiş. Can güvenliğimizden korkan ailemiz geniş
arazilerini bırakıp Suriyeye göç etmiş. 1904 yılında yaşandı bu göç. Dedemiz
hıristiyan olduğunu gizlemiş. Sonra da hoşuna gittiğinden İslâm’ı seçmiş. Amcam
dinini değiştirmemiş. Bayramları beraber kutlarız. Biz ailece samimi
Müslümanlarız. Amcamın oğlu Hıristiyan ve Antakya’da o da muhalif. Suriye
Ermenileri Müslümanlarla kaynaşmış durumda. Din ayrılığı diye bir sorunumuz
yok.
Suriye’de hala kimse kimsenin diniyle ilgilenmiyor. Din
ayrılığını araya sokmaya çalışanlar dışarıdan gelen El Kaideciler. Suriyeli
Selefiler onlar kadar cani değil.
Halen ailemin bulunduğu yerde yaşayan 25- 30 Hıristiyan
ermeni aile var ve El Kaide bile bunlara karışamıyor.
Bulunduğumuz yerde ÖSO yok. IŞID, Ahraru Şam ve Nusra var. Araları
çok iyi değil. Ama sonuçta Şeri mahkeme başkanı anlaşmazlıkları çözer.
İçlerinde en ılımlıları Ahraru şam. Bir söylentiye göre, Ahraru Şam, İhvan
tarafından yönetiliyor. Ne kadar doğru bilmiyorum.
İhvan müteşeddit değil. Suriyeliler İhvan’ı sever. Hemen
herkes sever ve saygı duyar. Sorun El Kaide.
El Kaide ile Hizbullah’ın farkı yok. Hizbullah, rejimle
bütünleşti. İslâmi motifleri kayboldu. Onlar da insan öldürmede rejimden aşağı
kalmazlar.
Rejim baskıcı bir rejim. Rejimi ayakta tutan Muhaberat. Onlar
askerlerin de üzerindeler. Demin de dediğim gibi Suriye’de din savaşı yok.
Amcamın oğlu Hıristiyan ve muhalif. Hareket ÖSO’nun kontrolünde iken tam bir
halk hareketi idi. Savaştan kaçan Alevi askerleri bile ÖSO ailelerine götürüp
teslim ederdi. El Kaide gelince işler değişti.
Elektirk düzenli verilmiyor. İşyerleri açık. Kuzey bölgeler
su sıkıntısı çekiyor. Su sıkıntısı nedeniyle cilt hastalıkları çok yaygın.
Kadınlara karışılmıyor. İçki kesinlikle yasak.
Kadınların giyimlerinden rahatsız olan Selefiler var ama
dedikodudan başka şey yapılmıyor. Bazı kadınlar dekolte kıyafet giyiyorlar ama
korkuyorlar.
El Kaidecilerin rejim tarafında gizlice desteklendikleri
konusunda yaygın bir kanaat var ama bunun somut kanıtları yok. Olaylara
baktığımızda bu işbirliğini görebiliyoruz.
Esad’sız bir Suriye’yi ne ABD ne de İsrail düşünebilir.
Türkiye, siyasi ve ekonomik çıkarlarını düşünmeden Suriye
halkına yardım etti. Bu her türlü takdirin üzerindedir.
Suriye Ermenileri, tehcir olayının çok üzerinde durmazlar.
Bu olayların siyasi olaylar olduğunu söylerler ama çok sayıda insan öldü. Ermenistan Ermenileri
için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Onlar tehcir konusunda çok radikal
düşünüyorlar.
Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyorum.
«Ermeni Soykırımı» kitabının Türkçe baskısının tanıtımı
gerçekleştirildi
Derlemeci ve soykırım uzmanı
Verjine Svazlıyan «Ermeni Soykırımı: Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının
Anlattıkları» kitabının Türkçe baskısının tanıtımı 11 Aralık’ta
gerçekleştirildi; tanıtımda eseri yayımlayan Belge Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni
Ragıp Zarakolu da hazır buludu. Eserin Türkçe versiyonunu yayıma hazırlayan,
İstanbul Belge Yayınları Gn.Yayın Yönetmeni ve insan hakları savunucusu Ragıp
Zarakolu, tüm tehditlere rağmen kendisinin Soykırıma ilişkin eserler yayımlayarak
insani görevini yerine getirdiğini ifade etti.
Zarakolu, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü, Dışişleri
Bakanlar Konseyi oturumuna katılmak üzere Erivan’a gelen Ahmet
Davutoğlu’na Ermenistan’ı ziyaretine
kadar kitabı armağan etmeyi çok istediğini
ancak bunu yapmaya zaman bulamadıklarını belirtti.
Eserin yazarı Verjime Svazlıyan, eserin Türkçe versiyonunun,
Türkler için Soykırım tanıklıklarla belgelenmesi açısından önemini kaydetti.
Yazar eserde yaklaşık 700 görgü tanığının şehadeti yanısıra Soykırım temalı
şarkıların bulunduğunu da hatırlattı.
News from Armenia - NEWS.am
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.