TurkishNY.com
- 2014 yılında, sözde Ermeni Soykırımına ilişkin olarak “Tutuklu Ruhlar” ve
“Hatıra Duvarı” isimli iki belgesel çekilecek. Public Radio of Armenia’nın
haberine göre Ermeni Ulusal Sinema Merkezi Direktörü Gevorg Gevorgyan,
filmlerin 2015 yılına dek hazır olacağını belirtti. Uzun metrajlı bir film
çekilmesi yönünde planlar da bulunuyor. Gevorgyan, “Devlet komisyonuna altı
proje sunduk, fakat şu ana kadar bir karara varılmadı” dedi.
ORPHANS OF THE GENOCIDE / ՑԵՂԱՍՊԱՆՈՒԹԵԱՆ ՈՐԲԵՐԸ»
Film By Bared Maronian
When: Back to Calendar February 5, 2014 @
8:00 PM
Where:
OIA Center 19726 Sherman Way Winnetka,CA 91306 USA
CHP'li Tanrıkulu: Gayrimüslim Öğrencileri Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersine Girmeye Zorlama Yöntemi mi?
Tanrıkulu, Milli Eğitim Bakanı'na, "Gayrimüslim öğrencilerin muaf oldukları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine girmemiş gösterilip "sıfır' verilmesi, Bakanlığın bilgisi dahilinde mi yapılmıştır?Söz konusu uygulama, gayrimüslim öğrencileri Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine girmeye zorlama yöntemi midir?Muaf oldukları bir dersten dolayı puanları düşürülen öğrencilerin mağduriyetine sebep olan sorumlular hakkında yasal bir işlem yapılacak mıdır?Öğrencilerin bu uygulamadan ötürü yaşadıkları mağduriyet giderilecek midir?" sorularını yöneltti.
İstanbul'da Tarihi Kilise Camii ibadete açıldı
Kiliseden
camiye dönüştürülen Osmanlı Camii, bir yıl sonra ibadete açıldı. İstanbul
Arnavutköy'de 1991'de kiliseden camiye dönüştürülen Osmanlı Camii, Arnavutköy
Belediyesi ve İl Özel İdaresi kaynaklarıyla restore edilip bir yıl sonra
yeniden ibadete açıldı.
Tarihi kilise 'Anne Çocuk Eğitim Merkezi' oldu
İlyas
Akengin
Diyarbakır’da
350 yıllık tarihi Ermeni Katolik Kilisesi metruk halinden kurtarılarak, göçle
gelen yoksul kadın ve çocuklarının eğitim görmesi için “Anne Çocuk Eğitim
Merkezi”ne dönüştürüldü... Sur ilçesindeki Hasırlı Mahallesinde kurulan ve
1850′li yıllarda bir süre cami olarak kullanılan Ermeni Katolik Kilisesi, 4 yıl
önce Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edildi.
Thoughts on Threshold of Centennial / Meaningful Steps - A Roadmap for Turkey as 2015 Approaches
By Raffi Bedrosyan
As
we approach 2015, the 100th anniversary of the annihilation of the Armenian
presence from their homeland of 4,000 years, we see major activities being
planned by both Turkey and Armenians. When
Turkish acquaintances ask me what Armenians, especially the “evil diaspora,”
are planning to do in 2015, I say they are planning programs to assert the
historical facts about the vanishing of Armenians from Anatolia in 1915.
Gayrimüslimlerin Tüzel Kişilikleri: "Sorunlar ve Haklar" II. Konferansı
30 Ocak 2014 Perşembe günü Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ( Dolapdere Kampüsü, Mahkeme Salonu).
Sevan Nişanyan’a özgürlük/Freedom For Sevan Nisanyan/ Liberte Pour Sevan Nisanyan / Freiheit Für Sevan Nişanyan
Acil
Eylem!/ Urgent Action!/ Action Urgente!/ Dringende Aufruf!
Sevan
Nişanyan'a özgürlük' talebinizi, e-posta ya da tweetlerinizle aşağıdaki
adreslerden Türkiye yetkililerine iletin/Please e-mail or tweet the following
Turkish Authorities to free Nisanyan.
Kürt ve Ermeni: Kendine gelme stratejileri
Mücahid
Bilici
Ermeni,
eşitlik uğruna kimliğini gizleyebilmek, Ermeniliğini insanlıkta nötralize etmek
için çabalarken, Kürt eşitlik uğruna gizli bırakılan kimliğini açık etmeye,
Müslümanlığından Kürt’lüğe nefes alacak bir delik açmaya çalışır. Bir keyfî
merkezin iki mağdur saçağının Sisifusvari yokuş yola gayretleri. Mütegallibe
bir kimliğin bulunduğu bir ortamda azınlık konumundaki kimlikler eşitsizlik
anlamına gelen farklılıklarından çıkarak eşitliğe erişebilirler. Mesela Ermeni
olarak bir türlü Türk olamayan bir Ermeni, Türk’lüğe girmek için futbol veya
benzeri bir spor taraftarlığını keşfeder. Bir Ermeni’nin Türk’lüğü her zaman
şüphelidir ama bir Fenerbahçelinin Fenerbahçeliliği tartışma konusu olamaz.
Ermeni’likten “insan”lığa “Türk”lük ile geçiş yapamayan Ermeni, Türk’lüğe ancak
(takım taraftarlığında ihlâsını bulan bir) “insan”iyetle dâhil olabiliyor.
Bakın nerede bir Türkiyeli Ermeni görürseniz, iyi bir insandır. İyi bir insan
olmaya mecburdur, çünkü Türk’lüğü ancak insaniyet kanalıyla elde edebiliyor.
Sevan Nişanyan için dünya çapında kampanya
Hrant
Kasparan / Demokrat haber
Yazar,
düşünür, turizmci Sevan Nişanyan’ın İzmir’in Şirince Köyü’ndeki kendi arazisi
üzerine yaptığı 40 m2’lik bir yapı nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi ve
tutuklanarak hapse konulmasına tepkiler artıyor... Bu kez dünya çapında bir
kampanyaya hazırlanan hukuk ve adalet arayıcıları Türkçe, İngilizce ve
Fransızca olarak hazırladıkları bir çağrı metniyle Sevan Nişanyan’a uygulanan
baskı ve tehdit ortamına dikkat çekerek, Nişanyan hakkındaki kararın
bozulmasını ve derhal serbest bırakılmasını talep etti.Kampanya hakkında
Demokrat Haber’e konuşan yazar Sait Çetinoğlu, “Dünyada, kaçak yapı cenneti
olarak gösterilen Türkiye’de, Sevan’ın kendi arazisi üzerine yaptığı 40m2’lik
bir yapı gerekçesiyle hapis cezasına mahkum edilmesi ve salt bu gerekçeyle
tutuklanması kabul edilemez. Böyle bir şeyin adil olduğuna kimse inanmaz. Sevan
Nişanyan düşüncelerinden ötürü apar topar ceza yasası kullanılarak, “kaçak
inşaat” gerekçesiyle verilen ceza onanarak cezaevine konuldu.
"Ermeni Ayaklanmaları Sempozyumu"
Türk
Tarih Kurumu, Türk-Ermeni ilişkilerine daha büyük çerçeveden bakmak için
"Ermeni Ayaklanmaları Sempozyumu" gerçekleştirdi-TTK Başkanı
Hülagü:-"Tehcir durup duruken icat edilen bir şey değil, bir süreçtir. Ermenler,
Abdülhamit döneminde neden bir dizi ayaklanmada bulundular? Abdülhamit'i
1905'te öldürmeye kasteden Ermeniler'in bu cesareti nereden aldığını, kimin
desteklediği biz maalesef tartışmıyoruz. Tehciri de konuşalım ama tehcire
götüren yollardan da söz edelim" (Soykırımdan da söz etmek gerekmez mi? HYETERT)
Celebrate the Legacy of Archbishop Manoogian
As
Primate of the Eastern Diocese for a quarter of a century, he was our most
important and visible figure: the vigorous, compassionate, always impressive
face of the Armenian Church of America—familiar to thousands of people across
this country. He
was a man of towering stature among New York City’s faith and ethnic
communities: a fixture in the city’s ecumenical and interfaith circles
throughout the 1970s and ‘80s, who built enduring relationships with the
political and religious leaders of the day.
Jimmy Durmaz: Tıpçı olacaktım topçu oldum!
Süryani
asıllı, İsveçli ve aynı zamanda Türk vatandaşı olan Jimmy'nin futbolculuk
hikayesi hayli ilginç... Şimdi hedef Avrupa!” diye söze girdi, G.Birliği'nin
kanat adamı Jimmy Durmaz. Daha ilk görüşte insana sıra dışı biri olduğu
izlenimi veren farklı bir karakteri vardı, asıl adı Touma olan Jimmy'nin. Maceracı,
idealist, biraz da realist; yani ortaya karışık sıra dışı biri. Süryani asıllı İsveçli
ve aynı zamanda Türk vatandaşı. (Nedense öğretemedik Süryani asıllı, yani dönme
değil, Süryani. HYETERT)
ԱՆԱԶԱՏաՄԱՐՏԻԿ»
Հարգելի
բարեկամ, Հայոց բանակի օրվան ընդառաջ, Սիվիլիթաս հիմնադրամը հրավիրում է դիտելու «ԱՆԱԶԱՏաՄԱՐՏԻԿ»
ֆիլմի առաջին ցուցադրությունը։ Ազատամարտիկ Վոլոդյա Ավետիսյանի մարտական ընկերների
և ՍիվիլՆեթի համագործակցությամբ պատրաստված ֆիլմը պատմում է ազատամարտի և ազատամարդու
մասին, ազատ ոգու անազատ կյանքի ու անավարտ պայքարի մասին:
Aramızda sapık var!
Ohannes
Conkarian / pakraduni5@hotmail.fr
Milliyet
Blog yazarları, ablalarımız, kızkardeşlerimiz resimlerinizi bloglarınızdan
derhal geri çekiniz, resimlerinizi kaldırınız. Burada piskopat doktor var.
Artık sizlerin resimlerine bakarak neleri hayal ettiğinizi tahmin
edebilirsiniz. Dikkat aramızda sapık bir doktor var...
Ermeni hayat dersleri...
Cafer
Solgun
...Mahpusluk
yıllarımda, memleketteki garip anama yazdığım mektupları ona genellikle kapı
komşumuz Varto Abla’nın kızları okurdu, Suna ya da Silva. Korkunç bir şekilde
canına kıyılan ve kimselerin katil ya da katillerinin peşine düşmediği
Garbis’in bacıları. Bunu bildiğimden, anama yazdığım her mektubun sonunda
onların da büyükten küçüğe hâlini hatırını sorar, selam ederdim. Onlar da
anamın ağzından mektubu bitirdiklerinde kendi ağızlarından selam ederlerdi
bana, “Allah kurtarsın” filan derlerdi... Bir gün, o zaman ortaokulda okuyan
Suna, nasıl dertlenmişse, mektubun sonunda bana “Abi Allah bizi niye Ermeni
yaratmış, suçumuz günahımız neydi” diye sormuştu...
Besê Hozat'tan 'lobi' açıklaması,
KCK
Eşbaşkanı Besê Hozat, ANF’ye verdiği bir röportajda “milliyetçi lobi” söylemi
üzerine gelişen tepkilere yanıt verdi. Hozat’ın konuyla ilgili değerlendirmesi
şöyle: "...Benim
buradaki kastım, halklar değil. Milliyetçi lobi derken, ben bunu ne Rum
halkıyla, ne Ermeni halkıyla aynı biçimde ele almıyorum. Kast ettiğim kesimler,
küresel sermaye ve kapitalist güçlerle birlikte hareket eden, onların
politikaları ile ortaklaşan o temelde siyaset yürüten ve kendisini örgütlemeye
çalışan işbirlikçi kapitalist, modernist güçlerdir. Bu benzer güçler Kürtlerin
içinde de var. Yani bütün halklar içerisinde elit tabaka içerisinde, üst tabaka
içerisinde işbirlikçi güçler çıkıyor. Bundan kasıt halklar değildir, biz kırk
yıldır halkların özgürlük mücadelesini veriyoruz. Kürt özgürlük mücadelesi
Kürtlerin olduğu kadar, Ermeni, Süryani, Rum, Yahudi halkının demokratik
özgürlük mücadelesidir..." (Bu da bir klasik, iyi bizimkiler, kötü diaspora.HYETERT)
«2015ի ՀԵՌԱՆԿԱՐՈՎ ՀՐԱՆԴ ՏԻՆՔԻ ՍՊԱՆՆՈՒԹԻՒՆԸ» ԿԱՐԳԱԽՕՍՈՎ ՖՈՐՈՒՄ ԱՆԳԱՐԱՅԻ ՄԷՋ
Ժողովականները Առաջարկներ եւ
Պահանջներ Ներկայացուցին 2015ի
Հարիւրամեակի Սեմին Վրայ.
«ՄԱՐՄԱՐԱ»
Օրաթերթ
Հրանդ Գասպարեան կը
տեղեկացնէ.
Cumhuriyet tarihinden 42 “aykırı” portre
Aras Yayıncılık, gazeteci-yazar Ümit Bayazoğlu’nun kaleme aldığı 42 portreden oluşan Uzun, İnce Yolcular’ı okuyucularla buluşturuyor.
Uzun,
İnce Yolcular
42
Portre
Ümit
Bayazoğlu
Yayına
hazırlayan: Ari Şekeryan
Kapak
tasarımı: Aret Gıcır
Ermenice Harfli Türkçe Yayınlar Konferansı
23
Ocak 2014 tarihinde saat 19.00’de Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu,
Yunanistan Milli Araştırma Kurumu (Osmanlı Araştırmaları Programı) işbirliği
ile Sismanoglio Megaro binasında, Osmanlı İmparatorluğu’nda Müslim ve
Gayrimüslim tebaanın dilleri ve alfabeleri üzerine düzenlenen konferansın
«Ermeni Harfli Türkçe Yayınlar» adlı ikinci serisi gerçekleşecektir.
Hemşinli aydınlara göre Hemşin ve Hemşin Ermenileri
Meline
Anumyan
Son
yıllarda Hemşin gizemi, dünya Ermenilerini daha çok ilgilendirmeye başlamıştır.
Soydaşlarımız olan Hemşin Ermenileri kimdir? Onlar kendileri, Hemşinli
kimliğini nasıl tanımlamaktadırlar? Türkiye’de yaşayan Hemşinliler, bir etnik
grup olarak ne çeşit sorunlarla karşı karşıya gelmektedir? Ermenicenin bir
lehçesi olan Hemşincenin yok olmaması için neler yapılmalıdır? Yeni kurulan
HADİG (Hemşin Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği) ne gibi faaliyetlerde
bulunmakta, ne tür çalışmalar yapmaktadır? Hopalı Hemşinliler başta olmak üzere
çok sayıda Hemşinlinin sol hareketlerde yer almasının sebepleri nedir?
Türkiyeli Hemşin Ermenilerinin Ermenistanlı ve Diasporalı Ermenilerle temasları
var mıdır?
Bir Ermeni Neden ve Nasıl Öldürülmelidir?*
Ali
Murat İrat / irat2@yahoo.com
Onları
öldürmek gereklidir. Çünkü “onların yoklukları birilerinin varlıklarına armağan
olmalıdır”. Çünkü bütün bir insanlığı, tıpkı Kürtler, tıpkı Türkler ve tıpkı
bilcümle diğerleri gibi insanlıktan çıkarmaktadırlar. En iyisi görüldükleri
yerde ezilmeleridir. Nasıl yapacağınıza gelince… Bunun türlü yolları vardır…
“Maalesef Ermeni” demeniz de öldürecektir onları, anavatanlarında yabancı gibi
hissettirmeniz de. Hiçbirisi yetmiyorsa canlarına kastedip, sokak ortasında
arkasından kurşunlamanız çözecektir sorunu.
Müslüman, Hıristiyan ve Musevi El Ele
Yazar: Erkan Arkut
Müslüman,
Hıristiyan ve Musevi El EleBir Müslüman, Musevileri ve Hıristiyanları dost
edinebilir mi?... Sonuç olarak ayette bildirilen Musevileri ve Hıristiyanları
dost edinmemek değil, onları yönetici olarak kabul etmemek ve onların yönetimi
altına girmemektir. Bunun dışında Müslümanların Kitap Ehli ile çok yakın
ilişkileri vardır. Müslüman bir kimse Ehli Kitaptan bir bayanla evlenebilir.
Mesela Peygamberimiz Efendimizin bizzat kendisi de evlenmiştir. Ehli Kitap’ın
düğününe gidilir, cenazesine gidilir, yemekleri yenir, ticaret yapılır, iç içe,
dostça, arkadaşça, kardeşçe bir hayat vardır. Peygamberimiz’in uygulamalarında
bu açıkça görülmektedir.
Türkiye'ye İnsan Hakları Eleştirisi
Cem
Dalaman
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (Human Rights Watch-HRW) 2013 yılı raporunda Suriye ve Rusya’nın yanısıra ABD ve Türkiye'yi insan hakları alanında eleştirildi. Berlin’de bir basın toplantısı kapsamında tanıtılan ve 90'ı aşkın ülkede insan haklarıyla ilgili gelişmeleri değerlendiren raporda, 2002 yılından bu yana iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin muhalif gruplara ve medyaya karşı giderek artan oranda hoşgörüsüz davrandığı belirtiliyor ve buna örnek olarak Mayıs ve Haziran aylarında Gezi Parkı protestolarına yönelik polis şiddeti ve orantısız güç kullanımı gösteriliyor.
Baltalı anıt ve Amasya’nın Dikenleri
Ahmet
Demirel
Dün
bu sayfada dikkat çektiğim Amasya’daki baltalı anıt heykel muammasını çözmede
tam anlamıyla tıkandığım bir dönemde Amasya’nın Dikenleri başlıklı bir anı
kitabı okudum. Margaret Ajemiyan Ahnert, Amasya’da 15 yaşında iken tehcire tâbi
tutulan annesi Ester Minareciyan Ahronyan Acemyan’ın Amasya’daki çocukluk
yıllarındaki anılarını, 1915’te tehcir sırasında yaşadıklarını ve altı yıl
boyunca çektiği acılardan sonra 1921’de ABD’ye ulaşmasını, onun ağzından, arada
da kendisi konuşarak, anlatmış. Kitabı Belge Yayınları yayımlamış. Önce
İngilizcesinden (The Knock at the Door) okumayı düşündüm, ama Türkçeye
çevirenin Attila Tuygan olduğunu görünce, tereddütsüz çevirisini tercih ettim.
Kitabı Tuygan’ın akıcı Türkçesinden okumuş olmak kaçırılmayacak bir fırsattı.
Batum’da, Bakü Ermeni kırımlarının 24. yılı vesilesiyle bir dini tören düzenlendi
19
Ocak’ta Batum «Surp Pırkiç» Kilisesinde, Acarya ruhani önderi Peder Ararat
Gumbalyan tarafından geleneksel düzenlenen Pazar ayini sonrasında, 1990 yılında
Bakü Ermeni kırımlarında yaşamını kaybeden masum kurbanları anma töreni
gerçekleştirildi. Dini
anma ritüeli sonrasında söz alan Ermenistan’ın Batum başkonsolosu Aram
Grigoryan, 1990 yılında Bakü’de hunharca gerçekleştirilen olayları anlattı,
Azerbaycan’da kırımları gerçekleştiren haydutların utanç verici şekilde
kahramanlaştırılması gerçeğinin altını çizdi.
Aman annem, pencereden kar geliyor, gurbet bana zor geliyor, aman annem...
Hasan Cemal
Hava
buz gibi. Toronto’yu yurt edinmiş
Ermeniler’in hiç dinmeyen memleket hasretinin derinliğini hissediyorum.
Anadolu’ya, köklerine dönük hasret, sohbetlerin sıcaklığına da, masanın
üstündeki bildik mezelerin, pastırma ve sucuğun lezizliğine de yansıyor. “Yiğit
adamım, Tokatlıyım Tokatlı” diyen 80 yaşındaki Agop Arslanyan, "Adım Agop
Memleketim Tokat" isimli kitabını imzalayıp veriyor bana... Ne kökler
unutuluyor. Ne de kültür ölüyor... Toronto’da
salon dolu. Anlaşılan, kitabına "1915: Ermeni Soykırımı" adını koymuş
olan Cemal Paşa’nın torunu ne diyecek, merak ediyorlar. İki tarafta da tutsak
akılların özgürleşmesi meselesinin önemini anlatmaya çalışıyorum. En çok
“Türkiye’de devlet değişti mi? Gelecek yıl, 1915’in 100. yılında ne yapacak
Türkiye” sorularıyla muhatap oluyorum.
Devletten fazla bir şey beklemediklerini belli ediyorlar. Ama Başbakan
Erdoğan'a bir soruları var...
Gayrimüslimlere sıfır çektiler
Sultan
Uçar- Habertürk
Bu 1. dönem sınavların sonuçları da dün açıklandı. Ancak azınlık okullarında okuyan öğrenciler, merkezi sistemle yapılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin sınavından muaf olmalarına rağmen sınavlara “girmemiş” olarak işlendi ve hepsi “sıfır” almış kabul edilerek notları hesaplandı... Öğretmenler okullarda yaptıkları 2 sınavdan yalnızca birini e-okul sistemine girebildi, diğer sınavı MEB sistemi izin vermediği için işleyemedi. Ama MEB, bu sınavı “merkezi” kabul etti, öğrencileri girmemiş gördü ve sıfır almış gibi işlem yaptı. 2 yazılı 1 de sözlü notunun bölünmesiyle oluşan not hesaplamasında onların bir sınavı “0” olarak kabul edildi, notların toplamı 2’ye değil, 3’e bölündü.
Türkolog: ABD, Ermeni Soykırımını Tanımaz
Türkolog:
ABD, Ermeni Soykırımının tanınması durumunda, Türkiye üzerinde bir gün bile
baskı kurabilecek bir karta sahip olamaz.
Ermeni Türkolog Artak Şakaryan, ABD’nin Türkiye’yi cezalandırmak için Ermeni
Soykırımını tanımayacağı kanaatinde.
Trabzon’a “Ermeni Zulmü” Müzesi
Uğur
Yenidoğan / yazar medyatrabzon@hotmail.com
Nereden
çıktı şimdi bu diyeceksiniz! 1986
yılında Ziyad Nemli ile birlikte o köşke gitmiştik. Birlikte fotoğraflar da
çektirmiştik. O bana bu yapının Rusların Trabzon’dan 1918 yılı 24 Şubat’ında
çekildiği zaman Ermeni Komitacıları tarafından yakıldığını söylemişti. Şimdi
yazmanın zamanı geldi… Önerim bu bina derhal 2014 yılı içersinde “Ermeni Zulmü
Müzesi” olarak önce kamulaştırılmalı, sonra’da muhafaza altına alınarak mevcut
durumu ile yerli ve özellikle de yabancı ziyaretçilere açılmalıdır…Sonra’da
Ermenilerin bölgede yaptıkları ile ilgili tüm belge ve bilgiler tek elde buraya
toplanarak sergilenmelidir. Bunun için de Kültür Müdürlüğü bu konuda bir
çalışmaya resmen ve şimdiden başlamalı… Ayrıca Trabzon Valiliğince 2015-2018’
yılları arasında uygulanmak üzere bu konu merkezli Milli Eğitim Müdürlüğü’nce
bir program yapılarak tüm okullardaki çocuklarımız bu binaya getirilerek “İşte
gerçek; Ermeni Komitacıları zulmü kanıt gezisi” ile yalnızca gerçekler
anlatmalı. (Sayın Yazar neden nereden çıktı diyelim, bazılarının kafası ve
kalemi böyle işliyor. HYETERT)
Gayrimüslim Öğrencilere '0' Puan Şoku
SBS
yerine getirilen sisteminin ilk dönem sonuçlarında, Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi dersinden muaf öğrenciler sıfır almış gibi işlem gördüler.Liselere
geçişte SBS'nin yerine getirilen 6 dersten 12 sınav yapılmasını öngören Temel
Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi'nin (TEOG) ilk dönem sonuçları dün
açıklandı. Ancak bir yanlışlık gayrimüslim öğrencileri olumsuz etkiledi. Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf gayrimüslim öğrenciler e-okul sistemine
'G' yani "Sınava girmedi" diye kodlanıp sıfır almış gibi işlem
gördüler ve 33.34'e varan puan kaybı yaşadılar.
Boğaziçi Caz Korosu Şefi Masis Aram Gözbek ile Söyleşi
Mayıs
ayında başlayan direniş sürecinde öne çıkan figürlerden biri oldu Boğaziçi Caz
Korosu’nun yetenekli şefi Masis Aram Gözbek. Genç yaşında hatırı sayılır
başarılara imza atmış; yedi senedir şefliğini üstlendiği korosuna dünya koro
olimpiyatları şampiyonluğunu tattırmış; çalışkanlığı, disiplini, duyarlılığı,
samimiyeti, ülkesine olan sevgisi ve sıra dışı topuzuyla hepimizin sevgisini
kazanmış bir isim. Masis ile onun yoğun temposundan adeta zaman çalarak dört
saat süren, zaman zaman güldüğümüz, zaman zaman gözlerimizin dolduğu bir
söyleşi yaptık.
How Can Benefactors Meet Armenia's & Diaspora's Many Needs?
Harut
Sassounian
Peter
Balakian, Professor of Humanities at Colgate University, recently wrote a
thought-provoking commentary, titled: “A Broken Connection: The Armenian
Financial Community and the Making of Culture.” In his article, Balakian
deplores the Armenian-American community’s failure to support a proposed
Armenian Genocide exhibit
at the Illinois Holocaust Museum, on the eve of the Genocide Centennial in
2015.
Duyuru: 20 Ocak Azerbaycan’da Ermeni ve Rus karşıtı resmi propaganda günüdür
Rus-Ermeni Kuruluşları Koordinasyon Kurulu;, Bakü Ermeni
Kırımlarının 24. Yılı vesilesiyle bir Duyuru yayımladı. Duyuruda şunlar ifade edilmekte: «Geçen
20. yy. insanlık tarafından sadece ilerleme ve bilimsel ve teknik devrim asrı
olarak anılmamakta, aynı zamanda bize
Ermeniler ve Yahudilere olmak üzere iki önemli soykırımı ve iki dünya savaşı
bıraktı. Asrın sonuna, cefakar Ermeni halkı için zorlu badireler etabına
dönüşen SSCB’nin yıkılması damgasını vurdu.
Azerbaycan’da Ermenilerin yeni soykırımı tertiplendi ve gerçekleştirildi;
Sumgait, Kirovabad ve Bakü bunların acı sembollerine dönüştü. Bakü’de Ermeni
Kırımları Haftası (13-20 Ocak) Sumgait kırımlarına kıyasla daha kitlesel ve
geniş ölçekliydi.»... Duyuruda kırımların sadece Ermenilere değil diğer etnik
unsurlara da yönelik olduğuna dikkat çekilerek «Sadece 7 gün sonra Sovyet
yönetimine yönelik tehdit dikkate alınarak Bakü’ye ordu birlikleri sokuldu,
bunlar kırımcılara sert bir direnç gösterdiler. Kırımcıların Azerbaycan
kahramanları olarak ilan edilmeleri ve «20 Ocak Şehitleri» olarak anılmaları
insancıllık ilkelerinin sinik bir şekilde inkarıdır» denmekte.
Hrant Dinki Anma Forumunda 11 başlıktan oluşan Talepname kabul edildi
1-Tanıma, özür ve tazminat. 2-Tarihin inkarıan yönelik
işlemlere son verilmesi. 3-Pasaport ve yurttaşlık. 4-Geri dönüş ve iskan. 5-Kilise
kütükülerinin erişilebilinir kılınması ve sınırlamalara son verilmesi. 6-Askeri
arşivler dahil olmak üzee Osmanlı Arşivlerinin erişilebilinir kılınması. 7- Terk edilmiş mülklere ilişkin kayıtların açıklanması. 8-Siyasi ve ticari
kurumların uhdesine teslim edilmiş mülkler. 9-Devletin uhdesinde bulunan
mülkler. 10-Kaçırılmış kadın ve çocukların açıklığa kavuşturulması. 11-Kolektif
sorumluluk.
Kudüs Ermeni Patriği, Betlehem’e hareket etti
Kudüs Ermeni Patriği Nurhan Manukyan 18 Ocak’ta Betlehem’e (Beytüllahim) hareket etti. İsa
Mesih’in Doğuş Bazilikası yakınında bulunan meydanı ziyaret etti; burda Kutsal
Doğum patarak ayini öncesi toplanan müminleri kutsadı.
Ermenistanlı temsilciler BDP'yi ziyaret etti
Ankara’da anlamlı buluşma… Agos gazetesi genel yayın
yönetmeni Hrant Dink’in katledişinin yedinci yıldönümü vesilesiyle Ankara’da
düzenlenen “Hrant Dink’in katline 2015 perspektifinden bakmak” başlıklı anma
forumuna katılmak üzere Türkiye’ye gelen Ermenistan Parlamentosu Milletvekili
ve Batı Ermenileri Ulusal Kongresi yürütme kurulu üyesi Arakadz Akhoyan ve Batı
Ermenileri Ulusal Kongresi temsilcisi Sevag Artsruni, Ankara temasları
kapsamında Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Merkezi’ne resmi ziyarette
bulundu.
Yeni Türkiye'nin vizesi Dink Davası...
Markar Esayan
Hükümet, bu kadar ağır ve haksız bir müdahaleye maruz
kalmakla, evet sarsıldı ama ciddi bir demokratikleşme meşruiyetini de kazanmış
oldu. AK Parti artık reformları kendi siyasi ajandasına göre yönetme lüksünü
kaybetti. Bu bir kazanç aslında. Dindar, Kürt, Alevi, gayrımüslimlere yönelik
reformlar için toplumda ve siyasette varolan dirençler anlamsızlaştı. Kimse
Kürt sorunu için atılacak radikal adımlara bugün karşı çıkma meşruiyetine sahip
değil mesela. İlginç bir şekilde, Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk gibi
davalarda yaşanan yargı zorbalıkları bu gruba kemalistleri de kattı. Dink
Davası'nın gerçekten çözülmesi, ilk günden beri iddia ettiğim üzere derin
devletin tamamen tasfiye edilmesi için zaruri hale geldi. Devleti koruma
refleksinin, nasıl bir tehlike ihtiva ettiği ortaya çıktı. Erdoğan'ı her
fırsatta linç edenler, hatalarını teslim etmekle birlikte, bu kavgayı göze
almasının değerini ileride anlayacaklar. İşte Dink Davası, Yeni Türkiye'nin
vizesini alacağımız tarihi bir fırsat olarak karşımızda. Yazının Devamı: http://yenisafak.com.tr/yazarlar/MarkarEsayan/yeni-turkiyenin-vizesi-dink-davasi/49240
Şeria Nehrinde Ortodoks Hristiyanların Vaftizi
Ortodoks mezhebine mensup çok sayıda Hristiyan, İsrail
ile Ürdün arasında doğal sınır teşkil eden Şeria nehrinde vaftiz oldu.Yunan
Ortodoks mezhebine bağlı Yunanistan, Eritre, Etiyopya, Rusya'dan gelen binlerce
Hristiyan, Yunan Ortodoks Kilisesi Kudüs Patriği III. Felofil'in yönettiği
ayinde Şeria nehrine girerek vaftiz oldular.
Aralık Ayı Irkçısı: Ümit Çınarlı (Hakem)
ayin-irkcisi-durdeDurDe’nin geleneksel “Ayın Irkçısı”
seçimi sonuçlandı. Beş adayın yer aldığı oylama sonucunda Aralık Ayı Irkçısı,
oyların yüzde 48’ini alan Ümit Çınarlı (Hakem) seçildi.
Vatikan, soykırım arşivlerini açacak mı? Açmayacak mı?
Bir İngiliz gazetesinin "Papa, Yahudi Soykırımına
ilişkin gizli arşivleri açmak istiyor" iddiasına Vatikan'dan yanıt geldi. Papa
Franciscus'un Yahudi Soykırımı'na (Holokost) dönemine ilişkin Vatikan'ın gizli
arşivlerini açmak istediğine dair bir İngiliz gazetesinde yer alan habere,
Vatikan'dan "Yenilik yok" yanıtı geldi.
European Commission Research on Middle Eastern Christians in Europe
From left to right: Dr Lise Paulsen Galal (Roskilde University, Denmark), Torsten Moritz (Churches' Commission for Migrants in Europe), Dr Fiona McCallum (University of St Andrews, Scotland), Dr Marta Wozniak (University of Lodz, Poland), Dr Sara Lei Sparre (Roskilde University, Denmark).(AINA) -- We are an international team of academics specialising in Middle Eastern Christianity.
Ahıskalı Hristiyanlar, Gelenekleri Uğruna Buzları Kırıp Dereye Giriyorlar
Gürcistan'ın Ahıska şehrinde, Hristiyan papazları
tarafından her yıl yapılan Datloba törenine katılanlar, gelenekleri uğruna
buzları kırıp, dereye giriyorlar.
A Broken Connection: The Armenian Financial Community and the Making of Culture
By Peter Balakian
When the Illinois Holocaust Museum asked me in the late
summer of 2012 if I would be the advising scholar and a primary writer of text
for a major exhibit that the museum would develop for the commemoration of the
Armenian Genocide in 2015, I was delighted and agreed. I was also excited by
the idea that the exhibit would travel not only in the United States, but
possibly in Europe and South America. It was a breakthrough to have the second
largest Holocaust museum in the United States planning an Armenian Genocide
exhibit entitled, “The Shadow of Ararat: The Armenian Genocide.” Not only would
there be a significant exhibit—as the advising scholar, I can affirm that the
proposal was excellent—it would be orchestrated and curated by a non-Armenian
organization of high professional expertise.
'Paralel devlet' ve Nubar Terziyan lobisi
E. Attila Aytekin
Ayhan Işık’ın ölümünün ardından Nubar Terziyan gazeteye
Işık’la olan yakınlığına binaen “Amcan: Nubar Terziyan” imzalı bir taziye ilanı
vermiş, akabinde Işık’ın ailesi de bir başka ilan vererek, Terziyan bizim
akrabamız değildir demeye getirmişti... Sabiha Gökçen’in Ermeni olup
olmadığıyla ilgili tartışmaları hatırlayın, ya da Abdullah Gül’ün kendisine
Ermeni denmesini hakaret sayıp dava açmasını. Ermeni olmanın en iyi ihtimalle
bir eksiklik, çoğunlukla da kişisel bir felaket olarak görüldüğü, birine Ermeni
demenin hakaret sayıldığı bir siyasi ve toplumsal zemin var bu ülkede. Yıllarca
sağ siyasetin kullandığı bu zemini şimdi de Kürt hareketi kullanıyor; hareketin
yıllarca Ermeni olmakla suçlandığı düşünülürse bu çok trajik bir durum.
Öcalan’ın daha önce sızdırılan görüşme notları diğer Kürt siyasetçilerce tevil
edilmişti. Ancak yakın zamanda Kürt hareketinin yetkili isimlerinden birbiri
ardına gelen açıklamalar, meselenin bir sürç-i lisan ya da yanlış anlama
olmadığını gösteriyor... Bir siyasal hareketin kendi stratejisini oluşturup ona
göre adımlar atması elbette hakkıdır. Ama memlekette bir avuç kalmış Yahudi,
Ermeni ve Rum’u devletin derin ya da paralel olduğu için değil, (kapitalist)
devlet olduğu için işlediği suçlarla ilişkilendirmenin deli saçması bir iş
olduğunu söylemek ve yapılan manevranın ne kadar tehlikeli olduğunu vurgulamak
da bizim boynumuzun borcu.
Atatürk anıtında baltalı katil!
Amasya’nın Yavuz Selim Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’nda
yer alan baltalı insan figürünün, Ermeni katliamına katılan ‘Gabaş Ali’ olduğu
ortaya çıktı. Bir süre önce, tesadüfen,
Amasya’daki çok figürlü bir anıt heykelin fotoğrafını gördüm. Anıtta Atatürk at
üzerinde yerini alırken, atın hem ön ve arkasına, hem de her iki yanına çok
sayıda insan figürü yerleştirilmişti. Bu insan figürleri arasında gördüğüm eli
baltalı bir adam beni fena hâlde meraklandırdı. Öyle ya, Birinci Dünya
Savaşı’ndan sonra, 15 Mart ile 28 Eylül 1919 tarihleri arasında İngilizler
tarafından işgal edilen Merzifon ilçesi dışında, Amasya, Osmanlı tarihinin
hiçbir döneminde işgale uğramamıştı. O hâlde, bu baltalı kişi kimdi acaba? O anıtta ne işi
vardı? Bu balta neyi temsil ediyordu? Herhangi bir işgal, dolayısıyla işgalci
sözkonusu olmadığına göre bu balta kime karşı ve neden kullanılmıştı?
Kazakistan Krişeniye’yi kutluyor
Kazakistan'ın başkenti Astana'da da binlerce Hristiyan
düzenlenen ayinin ardından Yesil Nehri üzerinde üç farklı yerde açılan
havuzlara girerek vaftiz oldu. Geçen yıllara nazaran bu yıl havanın eksi 6 derece olması
sebebiyle katılımda büyük bir artış yaşandı. Hristiyan buz gibi sulara girip
ibadetlerini yerine getirirken, Acil Durumlar Bakanlığı da ayin bölgesinde
sağlık ekiplerini hazır bulundurdu.
Süryani kilisesine onay çıkmadı
Ömer Erbil omer.erbil@radikal.com.tr
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait Yeşilköy’deki 2736
metrekare park olarak ayrılan arazi Süryani cemaatine klise yapmak üzere tahsis
edilmişti. Süryani cemaati de projeleri hazırlatıp, İstanbul 1 No’lu Koruma
Kurulu’na sunmuştu. Arazi 1950’li yıllara kadar İtalyan Katolik Kilisesi’ne
aitti ve içinde mezarlar ile tarihi şapel kalıntısı vardı. Kurul yerinde
yaptığı incelemede mezarların ‘kültür varlığı’ niteliği taşıdığını, mezar
taşlarını sökenler hakkında yasal işlem yapılmasını isteyerek yeni kilise
projesine onay vermedi.
Ermeni Soykırımı'na karşı kazanılan zafer İstanbul'da kutlandı
Talat Paşa Komitesi, Ermeni Soykırımı iddialarını ortadan
AİHM kararının ardından ilk toplantısını İstanbul'da yaptı. Zafer Buluşması'na;
"Bu daha başlangıç, mücadeleye devam" iradesi damgasını vurdu.
Toplantıda çok sayıda aydın, milletvekili, sanatçı ve kitle önderi bir araya
geldi... Talatpaşa Komitesi Sözcüsü Ferit İlsever, yeni zaferlerle emperyalist
saldırıya son vereceklerini vurguladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent
Tezcan da yeni görevlerinin bu kararı dünyaya duyurmak olduğununa dikkat çekti.
Bir sonraki adımı da Eskişehir Milletvekili Profesör Süheyl Batum açıkladı. Toplantıda
AİHM kararının Ermeni yurttaşları da rahatlattığı ifade edildi. Eczacı Özden
Gönül, yaşadığı çarpıcı anektodu şu sözlerle anlattı. Buluşma soykırım yalanı
tarihten silinene kadar mücadeleye devam kararlılığıyla sona erdi. (CHP tamam
da, kutlamaya bizim inkar karşıtlarını çağırmamaları çok ayıp:) )
Hrant Dink için Binler Yürüdü
Beyza
Kural beyza@bianet.org
Hrant
Dink ölümünün yedinci yılında Agos gazetesi önünde anıldı. Anma öncesi Taksim
Meydanı ve Gezi Parkı kapatıldı, Talimhane ve Harbiye yönüne barikatlar
kuruldu. Binlerce kişi "Buradayız Ahparig" diyerek yürüdü.
Ortodoks Hıristiyanlar bugün Tanrının vaftiz edilişini kutluyor
Rus
Ortodoks Kilisesi, bugün on iki temel bayramlarından biri olan Tanrının Vaftiz
Edilme Günü’nü kutluyor. İncil’e göre Mesih, Şeria nehrinde Vaftizci Yahya
tarafından vaftiz edilmişti. Bayramın bir diğer ismi Teofani, zira Tanrı, Mesih
vaftiz edildiği sırada Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olarak üç sıfatta gelir.





























