Cem
Dalaman
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (Human Rights Watch-HRW) 2013 yılı raporunda Suriye ve Rusya’nın yanısıra ABD ve Türkiye'yi insan hakları alanında eleştirildi. Berlin’de bir basın toplantısı kapsamında tanıtılan ve 90'ı aşkın ülkede insan haklarıyla ilgili gelişmeleri değerlendiren raporda, 2002 yılından bu yana iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin muhalif gruplara ve medyaya karşı giderek artan oranda hoşgörüsüz davrandığı belirtiliyor ve buna örnek olarak Mayıs ve Haziran aylarında Gezi Parkı protestolarına yönelik polis şiddeti ve orantısız güç kullanımı gösteriliyor.
***
İnsan
Hakları İzleme Örgütü Başkanı Kenneth Roth Berlin'de düzenlediği basın
toplantısında yıllık raporu açıklarken
BERLİN-
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (Human Rights Watch-HRW) 2013 yılı raporunda
Suriye ve Rusya’nın yanısıra ABD ve Türkiye'yi insan hakları alanında
eleştirildi.
Berlin’de
bir basın toplantısı kapsamında tanıtılan ve 90'ı aşkın ülkede insan haklarıyla
ilgili gelişmeleri değerlendiren raporda, 2002 yılından bu yana iktidarda olan
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin muhalif gruplara ve medyaya karşı giderek artan
oranda hoşgörüsüz davrandığı belirtiliyor ve buna örnek olarak Mayıs ve Haziran
aylarında Gezi Parkı protestolarına yönelik polis şiddeti ve orantısız güç
kullanımı gösteriliyor.
Hükümetin,
insanların barışçı şekilde toplanma ve eylem düzenleme hakkına tahammül
edemediğini belirten rapor, Gezi Parkı olaylarında yüzlerce kişinin
yaralandığını, iki göstericinin öldürülmesiyle ilgili dava dışında, ağır
yaralamalar ve aşırı güç kullanımıyla ilgili hiçbir polis hakkında herhangi bir
kovuşturma açılmadığını anımsatıyor.
Gazetecilere
yönelik uygulamalarda görülen negatif tutumlar ve açılan davaları değerlendiren
raporda hükümetin medya üzerinde baskısı olduğu, bunun kendini Gezi olayları
sırasında medya organlarının haber yapmaması veya taraflı haber yapmasıyla
gösterdiği öne sürülüyor.
Raporda
geçen yıl boyunca hükümetle ters düşen çoğu tanınmış gazetecinin işlerinden
atılmasına da yer veriliyor ve ayrıca büyük bölümü Kürt kökenli en az 44
gazetecinin hapiste bulunduğu da aktarılıyor. Raporda olumlu şekilde yer alan
konu ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçen 30 Eylül’de kamuoyuna
duyurulan ‘Demokratikleşme Paketi’.
Kamuda
türban serbestliği ve özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünün
açılmasını olumlu gelişmeler olarak tanımlayan rapor, yeni anayasa tartışmaları
kapsamında seçim barajının düşürülmesi ve azınlık hakları gibi konularda
uzlaşma aranacağından yola çıkıyor.
PKK
ile sürdürülen görüşmelere de değinen rapor, hükümetin barış süreci kapsamında
önemli ve temel adımlar attığını ve ateşkes sağlanmasından bu yana çatışmaların
kesildiğini ve ölüm olayı yaşanmadığını vurguluyor.
649
sayfalık raporda sert sözlerle eleştirilen ülkelerden biri de Amerika. Dünya
çapında tepkilere neden olan Amerikan Ulusal Güvenlik Servisi NSA tarafından
yapıldığı ortaya çıkan dinlemelerle ilgili ağır ithamlarda bulunan rapor,
izleme programı ve bu şekilde elde edilen bilgilerle uluslararası hukuk
çerçevesinde özel hayatın gizliliğinin zedelendiğini, ayrıca Rusya, Çin ve
Hindistan gibi otoriter rejimlerce yönetilen bazı ülkelerin Amerikan istihbarat
örgütlerinin uygulamalarını kendi siyasi muhaliflerine saldırıya kılıf olarak
kullandıklarını, internet kullanımını sınırladıklarını ve sansür
uyguladıklarını öne sürüyor.
Basın
toplantısında isim vererek Başkan Obama’yı da eleştiren örgütün başkanı Kenneth
Roth, ‘ABD’nin ulusal güvenliğini gerekçe göstererek, insan haklarını ihlal
ettiğini, bu kapsamda Başkan Obama’nın kendinden önceki dönemde uygulanan
yöntemleri daha da sertleştirdiğini’ iddia etti.
İnsan
Hakları İzleme Örgütü'nün (Human Rights Watch) 2013 yılı raporunda Suriye'de
sistematik insan hakları ihlallerine dikkat çekiliyor. Suriye'de durumun ve
özellikle muhaliflerin yaygın olarak öldürülmesinin ‘uluslararası kamuoyunu
dehşete düşürmesine rağmen’ çatışmaları sona erdirmek için dünya liderlerinin
girişimde bulunmadığını ifade eden raporda eleştirilen bir diğer ülke Rusya.
Rusya’nın
‘kendisini demokratik bir ülke olarak’ gösterdiğini öne süren rapor, Putin
dönemindeki otoriterleşmeye dikkat çekiyor ve sivilllere, muhalefetteki
siyasetçilere, insan hakları savunucularına yönelik baskıcı politikalar
uygulandığı savına yer veriyor. Eskiden Rusya'nın en zengin işadamı olan Putin
muhalifi Mihail Hodorkovski ile Pussy Riot grubu üyelerinin serbest bırakılması
ise bunların ‘Soçi'de düzenlenecek Kış Olimpiyatlarını gölgelemesini önlemek
için girişilmiş bir taktik’ olarak tanımlanıyor.
http://www.amerikaninsesi.com/content/turkiyeye-insan-haklari-elestirisi/1834590.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.