A. Turan Alkan / t.alkan@zaman.com.tr
Yangının getirdiği fırsattan istifade eden Hatice Turhan
Sultan, şehir yeniden inşa edilirken Yahudi ibadethaneleriyle ilgili Osmanlı
teamülünü radikal tarzda değiştirdi. Önce semtteki yeni Yahudi yerleşimlerini
temizletti. Mülklerini satmamakta direnenler tehdid edildiler. Valide Sultan’ın
iradesini rüşvetle veya hatırla değiştirmeye çalışan Yahudiler, başarılı
olamadılar. Haliç’in İstanbul yakasında yaşayan Yahudiler, toplu halde karşı
sahile Hasköy’e gönderildi. Hasköy’deki Yahudi nüfusu bir yılda iki katına
çıktı. Bu hadiseler, İstanbul’daki Yahudi cemaatinin, kavim olarak acılarına
son verecek bir kurtarıcı beklentilerini tetiklemiş ve artırmış görünüyor.
Yazar, bu cümle ile 1648’de Sabetay Sevi isimli Musevi’nin Mesih’lik iddiasına
göndermede bulunuyor. (s. 147). Bu hikâyede, Osmanlı kamu hukuku hakkında
yaygın olarak bilinen “Azınlıklara ve gayrimüslimlere iyi muamele edildi”
efsanesiyle açıkça çatışan bir unsur var. Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/pazar-yazi/yenicaminin-bilinmeyen-hikayesi_2179048.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.