Burcu Karakaş
Başbakan’ın
1915 mesajının burada, Türkiye’deki gibi yankı bulmadığını söylemek mümkün.
Dağlık Karabağ meselesi ise ikili ilişkiler söz konu olduğunda her seferinde
toslanan camdan bir duvar gibi. 1915 olaylarının kabulü halen ön koşul ancak
sınırların açılmasını destekleyenler umudun en önemli temsilcileri. İşte, çok
yakın olsa da Türkiye’ye en uzak denebilecek komşu ülkeden izlenimler:
***
Dağlık
Karabağ sorunu, camdan duvar
Türkiye,
Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile gelecek yıl yapılacak genel seçimlerin
heyecanını yaşarken, dış politikada kördüğüm olarak nitelendirilebilecek birçok
mesele çözüm sırasını beklemeye devam ediyor. Komşu Ermenistan ile ilişkiler,
aralarında hiç şüphesiz en çetrefilli olanı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın
1915 olaylarına ilişkin 23 Nisan’da yayımladığı taziye mesajı, ilişkilerin
seyri konusunda merak uyandırdı. Hrant Dink Vakfı’nın Türkiye-Ermenistan
Gazeteci Diyalog Programı sayesinde Ermenistan’ın Türkiye’ye yönelik güncel
bakışı kadar, ülkedeki iç politika hakkında da fikir sahibi olduk. Başbakan’ın
1915 mesajının burada, Türkiye’deki gibi yankı bulmadığını söylemek mümkün.
Dağlık Karabağ meselesi ise ikili ilişkiler söz konu olduğunda her seferinde
toslanan camdan bir duvar gibi. 1915 olaylarının kabulü halen ön koşul ancak
sınırların açılmasını destekleyenler umudun en önemli temsilcileri. İşte, çok
yakın olsa da Türkiye’ye en uzak denebilecek komşu ülkeden izlenimler:
Ağrı Dağı
anlamına gelen “Ararat”, 1887’den beri üretilen dünyaca ünlü Ermeni konyağının
adı. Zvartnots Havaalanı’nın girişinde, bu konyak şişesinin üzerindeki Ağrı
Dağı manzarası ve ‘Duyguları açığa çıkaran anlar’ yazısıyla karşılanıyorsunuz.
Sınırın öte yanı, Ermenistan vatandaşlarında nasıl değişik duygular
uyandırıyorsa, Türkiye’den gelenler için de durum aynı. Komşuda Türkiye
sınırları içindeki bir coğrafyanın hemen her yerde sembol olarak karşınıza
çıkması kolay rastlanacak bir şey değil.
Sovyet
döneminden derin izler taşıyan Erivan, muntazamlığıyla Avrupa şehirlerini
andırıyor. Eski binaların çoğunluğu, taş işçiliğinin eseri. Hemen her parkta
heykel sanatı ile karşılaşmak mümkün. Şehirde, “Aslen nerelisiniz” sorusuna,
“Muşluyum”, “Diyarbakırlıyım” gibi cevaplar alıyorsunuz. Münferit hikâyeler,
hem çok benzer hem apayrı.
‘Gitsin, bir
daha dönmesin’
Türkiye-Ermenistan
arasında ortak projeler yürütmek amacıyla kurulan Civilitas Vakfı, 2008’den
beri faaliyette. Kuruma ait Civilnet adlı internet sitesinin bir Türkiye masası
da var. Bu ekibin içinde yer alan Alin Ozinian, Türkiyeli Ermeni. Ozinian,
medyada kullanılan söylemin önemine vurgu yaparak, “Yeni bir dil geliştirmeye
çalışıyoruz. Objektif, önyargılardan uzak ve Türkiye’yi çok yönlü anlatan bir
dil” diyor. Türkiye’deki duruma benzer şekilde, Ermenistan medyasında da
haberlerde çeşitli tanımlamalar kullanılabiliyor. Örneğin, “eli kanlı”, “inkârcı”
gibi sıfatlar oldukça yaygın. Türkiye’den takipçileri de bulunan Civilnet’in
güzel tepkiler aldığını öğreniyoruz. Ancak sitedeki haberlere yapılan yorumlara
göz gezdirince, yeni dil çabasının atomu parçalamak kadar zor olduğu gerçeği
bir kez daha karşımıza çıkıyor. Ermenistan’ın Dağlık Karabağ doğumlu
Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ı eleştirenlerin “O Türk zaten” yazması gibi.
Sarkisyan’ı “beğenmeyen” kitlenin tepkisi bununla da sınırlı değil. 24 Nisan
1915’te Ermeni aydınlarının toplatıldığı mekân olması nedeniyle sembolik önem
taşıyan Haydarpaşa Garı’nda gelecek sene düzenlenmesi muhtemel oturma eylemine,
“Gitsin, bir daha da dönmesin” yazanlar bile var.
Civilitas
Vakfı’nda yetkililerle Erdoğan’ın taziye mesajını konuşuyoruz. Ozinian,
mesajın, Türkiye’nin bugüne kadar Ermenistan ile ilişkilerde sürdürdüğü
politikanın devamı olduğunu düşüyor. Vakıf çalışanları, Hrant Dink cinayeti, er
Sevag Balıkçı’nın ölümü ve Samatya’da öldürülen Ermeni kadınlar konusunda daha
duyarlı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini dile getiriyor. İkili ilişkilerin
Dağlık Karabağ sorununun çözümüne bağlanmasının, yine sonrasında da birçok kez
duyacağımız gibi, normalleşme sürecinin tıkanmasına yol açtığı hakkında da
ortak, yaygın bir kanı var.
Civilnet
çalışanı Halepli Ermeni Hartouk Ekmanian, Suriye’deki çatışmalardan önce
Ermenistan’a gelmiş. Çocuk yaşta TRT izlemeye başladığı için Türkçe’yi mükemmel
konuşuyor. Ailesi, “aslen” yarı Şanlıurfa Siverekli yarı Gaziantepli. Ekmanian
ailesi, 1915 nedeniyle kendisini Halep’te bulanlardan. Genç adam, kimlik tanımı
söz konusu olduğunda, “İnsan kendini bir yere bağlamıyor. Halepliyim,
Siverekliyim, Erivanlıyım. Belki yarın New Yorklu olurum” diyor. Halep’te
“Urfalı Ermeniler”, “Diyarbakırlı Ermeniler” adıyla dernekler olduğundan bahsediyor.
30 sene önceye kadar karma evliliklere izin çıkmazmış. Yani bir Malatyalı
Ermeni ailenin oğullarının, Diyarbakırlı bir Ermeni kadınla evlenmesine karşı
çıktığı oluyormuş. Sohbetimiz sırasında laf kaçınılmaz olarak Suriye’deki
çatışmalara geliyor:
‘Zararlarımız
tazmin edilmeli’
“Halep’ten
Türkiye sınırına kadar cihatçı grupların birçok ‘arama noktası’ var. Durdukları
kişilere nereli oldukları ve kimlikleri de soruluyor. 2012’den bu yana
Halep’ten Türkiye’ye girmek için yola çıkan bir tek Ermeni erkek sınırı
geçemedi. Hepsini öldürdüler.”
Yaz sıcağıyla
kavrulan Erivan sokaklarında, Türkiye-Ermenistan ilişkileri hakkında nabız
yokluyorum. Cumhuriyet Meydanı’nda karşılaştığımız gençlerin çoğu, 1915
olaylarına ilişkin taziye mesajından habersiz. Mike Zakarjan (30), onlardan
biri.
Zakarjan,
sınırların açılması gerektiğini düşünüyor. Gerekçe olarak, “Komşuyuz biz,
ilişkilerimiz iyi olmalı” diyor, ancak genç adama göre ülkeler arası özgürlüğün
yolu 1915 olaylarının tanınmasından geçiyor. Lilit Begojan (23) da sınırlar
arasındaki engelin kalkmasından yana. Kırık İngilizcesiyle, “Türkiye, soykırımı
kabul etmeli. Ermenilerin kayıpları oldu. Uğradığımız maddi ve manevi zararlar
tazmin edilmeli. Kaybedilen topraklara erişme hakkımız olmalı” diyor.
Erivan’ın bit
pazarı
Bit pazarı
Vernissage’da Malatyalı Stepan Galloşyan’a (82) kendi imalatı ahşap objeler
sattığı tezgâhın başında denk geliyorum. Stephan amca, geçtiğimiz sene Akdamar
Kilisesi’nde yaşadığından ötürü tarifsiz incinmiş:
“Dua ederken
bir polis yasak olduğunu söyledi. ‘Ben sana camide dua ederken aynısını yapsam
terbiyesizlik değil mi’ deyince cevap veremedi. Benim atalarım yapmış orayı.
Suç bizim, koruyamadık.”
YARIN:
- Medya kuruluşlarının Türkiye’ye bakışı
- Giragosian: “Van-Erivan uçuşları başlayacak”
- Taşnak Partisi üyesi Manoyan: “BDP bizden
öncü konumda”
- Kültür Bakanı Poghosyan: “Kapımız herkese
açık”
- Gümrü-Kars arasında boş bir istasyon:
Akhuryan
http://www.milliyet.com.tr/komsuyuz-iliskiler-iyi-olmali-gundem-1919866/?ref=OtherNews
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.