Akşam gazetesi yazarı Etyep Mahçupyan, 'Affedersiniz bana
Ermeni dediler' diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'dan açıklama beklediğini
söyledi. Mahçupyan, "Bir başbakanın bunu söylemesi tabii ki bir haberdir,
bir olaydır. Kabul edilmesi öyle kolay bir mesele de değildir. Ve Başbakan'a bu
yapışır kalır. Bunu düzeltmek de kendi görevidir." dedi.
***
Etyep Mahçupyan, Erdoğan'ın 'Affedersiniz bana Ermeni
dediler' şeklindeki sözlerine bakın ne dedi...
Akşam gazetesi yazarı Etyep Mahçupyan, 'Affedersiniz bana
Ermeni dediler' diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'dan açıklama beklediğini
söyledi.
Mahçupyan, "Bir başbakanın bunu söylemesi tabii ki
bir haberdir, bir olaydır. Kabul edilmesi öyle kolay bir mesele de değildir. Ve
Başbakan'a bu yapışır kalır. Bunu düzeltmek de kendi görevidir." dedi.
Cüneyt Özdemir tarafından sunulan CNN Türk'teki 5N1K
programına katılan Mahçupyan, 'Bu bir dil sürçmesi mi yoksa arkasında bambaşka
bir anlam mı var' sorusunu cevapladı.
Etyep Mahçupyan, şunları söyledi: "Yani bir dil
sürçmesi olarak alınabilir. Çünkü maalesef kelimesini biz de kullanım. Çok uzun
zamandan beri çok sık rastladığımız bir dil, bir cümle bu. Ve de sadece bir
başbakan veya siyasilerin ağzından duymuyoruz. Çok yaygın bir olay. Bir tür
aşağılama, bir tür dışlama içeriyor, bir tür yabancılaşma içeriyor. Ve
Türkiye'nin cemaatçi yapısı içinde de her cemaatin, bütün diğer her cemaate
yönelik böyle bir aşağılaması kendi içinde var. Eğer samimiysek, eğer açık
yüreklilikle kendimize bakıyorsak bunu görmek durumundayız. Bir başbakanın bunu
söylemesi tabii ki bir haberdir, bir olaydır. Kabul edilmesi öyle kolay bir
mesele de değildir. Ve Başbakan'a bu yapışır kalır. Bunu düzeltmek de kendi
görevidir. Yani kimse de Başbakan'ın avukatı olacak hali yok. Bir tür çiğlik
gibi yorumlamak mümkün. Hepimizin paylaştığı bir çiğlik bu. Ama bunu ağzından
çıkarken durdurabilmeyi de artık hepimizin öğrenmesi gerekiyor. Şunu
söyleyebilirim; en azından kamusal alanda bunun kullanılmaması ile belki
başlayabiliriz. Daha önemlisi, kendi iç dünyamızda, kendi zihnimizin içinde bu
tabuları yıkmamız gerekiyor ve benim şu anda gözlemlediğim şey, sadece tek
taraflı bir olay da değil bu. Maalesef kendi cemaatimin içine de baktığım
zaman, benim cemaatimin içinde de benim cemaatimin dışına doğru bakışta buna çok
yakın olan, ama seslendirilmesi çok zor olan anlayışlar var. Sadece kendi
içimizde söyleniyor bu. Ama dışarıya geldiğinde söylemiyor, çünkü biz
azınlıktayız. 'Çoğunluk olsaydık ne olurdu' diye sorduğumda çok da farklı bir
şey olacağını hiç sönmuyorum. Çünkü burada bir insan malzemesi var. Çok
birbirine benziyor. Sorumluluk açısından birbirinden çok bir farkı yok. Sosyal
anlamda ama. Siyasal anlamda tabii ki Başbakan'ın bununla ilgili bir şey
söylemesi gerekiyor ve bekliyorum."
Programa Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan
Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş de telefonla katıldı.
Tuğrul Türkeş, "Başbakan vitesten attığı zaman o saklamaya çalıştığı
gerçek düşünceleri herhalde ortaya çıkıyor. 'Yaratılanı severiz yaradandan ötürü'
diyor ondan sonra da aynı akşam girdiği televizyon programında 'Çok
affedersiniz bana Ermeni dediler' diyor. Sanki ayıp bir yeşmiş Ermeniklik gibi.
Bir taraftan meydanlara çıkıp inanmış bir Müslümen olduğunu söyleyeceksin,
'Yaratılanı severiz yaradandan ötürü' diyeceksin. Ondan sonra da Allah'ın
yarattığı bir milleti ayıp bir şey gibi sunacaksınız. Bunlar tutarsız
davranışlar." dedi.
Son zamanlarda etnik kökenleri farklı olan diğer Türkiye
Cumhuriyet vatandaşlarına karşı hasmane tavır sergilendiğini vurgulayan Türkeş,
bu tavrın başta Başbakan Erdoğan ve AK Parti mensupları tarafından
körüklediğini vurguladı, bunlardan uzak durulmasını istedi
CİHAN
http://www.samanyoluhaber.com/gundem/Mahcupyandan-Erdogana-Pardon-Ermeni-cevabi/1058241/

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.