Ermeni
‘soykırımı’ iddialarının 100. Yılına bir yıl kala ABD Senatosu Dış İlişkiler
Komitesi’nde oy çokluğuyla kabul edilen ‘Ermeni Soykırımı Karar Tasarısı’
Senato’da ele alınamadan rafa kaldırıldı. Komitede Demokratlar üyeler blok
olarak 10 kişi lehte, Cumhuriyetçiler ise 5 kişi aleyhte oy kullanmışlardı.
Ancak, kimse sanmasın ki Cumhuriyetçiler de ‘soykırım’ tezine karşı çıkıyor;
onların derdi de tıpkı yönetim gibi ne şiş yansın ne de kebap!
ABD’de Başkan
Obama da geçen yıl olduğu gibi bu yıl da “Büyük felaket” vb. tanımlamalarla ama
‘soykırım’ sözcüğünü kullanmadan; Ermenileri de Türkiye’yi de tam olarak tatmin
etmese de küstürmeden işin içinden çıkmasını bilecektir. “Büyük oyuncu” olmanın
gereği de bu değil midir zaten?
Medyada pek
rastlanmayan, ABD’nin konuya bu kadar ilgisi nedir peki? Tamam, ABD’de yaşayan
çok sayıda Ermeni vardır ama yeterli yanıt oluşturmaz…
ASIL NEDEN
Asıl neden
şudur: Anadolu’daki Ermenileri Osmanlı döneminde 1842’lerden itibaren ajite
eden, eğiten, silahlandıran ve kendine bağlı bir grup haline getirerek sonunda
ayaklandıran güç herkes biliyor ki Amerikalılardır. Haliyle, 1915 sonrasında
1,5 milyon Anadolu Ermeni’sinin çok büyük kısmı Amerika’ya sığınma ihtiyacını
hissetmiştir. Şimdi ABD’de yaklaşık 800 bin Ermeni’nin hiçbirisi Amerika
kıtasının yerlisi değildir! (Keza, Fransa’daki yaklaşık 400 bin Ermeni’nin de
hiçbirisi Fransa’nın yerlisi değildir! Onlar da 1915 sonrasında ya da daha
sonraki yıllarda Fransa’ya göç eden Anadolu Ermeni’sidir. Buradaki ince bir
nokta da 1,5 milyon Ermeni’nin ‘kesildiği’ ya da yollarda ölüme gönderildiği
masalıdır. Kuşkusuz maalesef 1915 öncesinde 1895-1915 arasında karşılıklı
yaşanan mukatele ya da tehcir koşullarında yaşamını yitiren Ermeni Osmanlı
yurttaşı vardır ama Ermeni nüfusun büyük ve ezici çoğunluğu ABD, Fransa,
Arjantin, Uruguay’a ve başka ülkelere göç etmiş; bir kısmı Lübnan ve Suriye’de,
yani tehcir edildikleri eski Osmanlı topraklarında kalmış; bir kısmı da
Anadolu’daki yerine yurduna geri dönmüştür)
BU FİLM HİÇ
BİTMEYECEK!
Dolayısıyla,
Türk-Amerikan ilişkilerini olumsuz olarak etkileyen geçmişten bu yana başlıca
konulardan birisi Ermeni iddiaları olmuştur ve bundan sonra da olacaktır. Bu
konu ABD Kongresi’nin gündeminden de düşmez, Fransa’nın, Arjantin’in ve Ermeni
diyasporasının olduğu başka devletlerin gündeminden de düşmez…
‘100. Yıl’
arifesinde sadece ABD’de değil, farklı kıtalardan başka devletlerde de benzer
girişimler olacaktır; hele seneye 100. Yılda ortalık adeta yanıp tutuşacaktır!
HERKES GÖREVİNİ
YAPIYOR
Bu bağlamda
herkes görevini yapmaktadır; ABD de kendi görevini yapmaktadır, yarın öbür gün
hiç sürpriz olmaz başka devletler de Türkiye’yi üzen bir takım tasarıları
meclislerine getirecekler hatta kararlar da çıkarmaya çalışacaklar, belki de
çıkaracaklardır! Yakın geçmişte hukuksal açıdan bile Sarkozy Fransası’nda
yaşananlar ortada! İsviçre’nin takındığı tavır ortada!
AKP HÜKÜMETİ
MESELEYİ KAVRAMAKTAN UZAK
AKP Hükümeti
ise meseleyi kavramaktan uzak görünmektedir. Öyle olmasa, ABD Senato Dış
İlişkiler Komitesi’ne karar tasarısı geldiğinde Washington’da bir Türk
Büyükelçisi olurdu! Bir aya yakındır yeni atama nedeniyle boş olan
Büyükelçiliğimize yeni Büyükelçi Serdar Kılıç, tasarı komiteden Senato’ya
gönderilmek üzereyken ancak gönderilmiştir! Aymazlığın bu kadarına da pes
doğrusu!
CHP’NİN TAVRI
NE OLMALI?
CHP’nin dış
ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Loğoğlu, konuyla ilgili olarak
önceki gün yaptığı açıklamada Hükümeti “kapsamlı, tutarlı ve ayrıntılı bir
strateji oluşturmaya” çağırmıştır.
Belki de CHP,
daha önce Hükümetin Mısır ve Irak’taki yanlış politikalarını alternatif
gezilerle nasıl ki onarmaya çalıştıysa, belki de yine AKP Hükümetinin, Ermeni
meselesinde Türkiye’yi güç durumda bırakabilecek boşluklar bırakma ihtimalini
göz önünde bulundurarak konuya sıcak ilgisini sürdürmelidir. Tabiidir ki,
CHP’nin konuya ilgisi sadece ‘soykırım’ iddialarını savuşturmaya dönük defansif
kalmamalı, aynı zamanda 1915’ten 2015’e giden süreci karşılıklı anlama, empati
ve giderek uzlaşı ve barış için çabaya da dönüştürecek adımları atmalıdır.
ABD VE FRANSA
NASIL VİCDANINI RAHATLATIR?
ABD, Fransa
gibi devletler de meselenin arka planında olduklarını unutmadan hiç olmazsa
günümüzde bu iki kadim halkın empati yaparak birbirini anlamasına, barış içinde
bir arada yaşamasına katkıda bulunarak tarihi sorumluluklarını
hafifletebilirler. Bu süreçten en yararlı çıkacak olan da doğudaki komşumuz
Ermenistan’dır. Bu nedenle Ermenistan’ın da kendi kalkınması, gelişmesi için,
önümüzdeki muhtemel güzel süreçleri yaşamak adına tarihteki acı olayları
birlikte yaşadığı büyük batı komşusu Türkiye’yle empati yapması yararlı
olacaktır. Olup bitenleri tarihe ve tarihçilere bırakmak, siyasetçilerin
elinden almak; bugünü ise siyasetçilerin geçmişte olup bitenlerden ders
çıkararak değerlendirmek Türklerin de, Ermenilerin de, Amerikalıların ve
Fransızların da sahiplenmesi gereken bir pozisyondur. İyilik adına, insanlık
tarihi adına, dünyanın gelecekte daha iyi bir yer olması adına…
KEŞKE
OLMASAYDI
Satırlarımı
bitirirken kadim halk, Anadolu’yu yüzyıllarca paylaştığımız Ermenilere söylemek
isterim: Keşke olmasaydı, üzgünüm… Ne mukatele, ne savaş, ne tehcir, ne
ayrılıklar, ne göçler…
Muzaffer
Ayhan Kara
Odatv.com
http://www.odatv.com/n.php?n=-abd-ve-fransa-neden-soykirim-iddialarinin-arkasinda--1304141200

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.