AK Parti'nin tarihi olağanüstü 1. kurultayında
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ardından, Genel Başkanlık ve Başbakanlık
görevini üstlenecek Ahmet Davutoğlu kürsüye çıktı. İşte Davutoğlu'nun tek aday
olarak girdiği kurultay konuşmasından detayları.
AK Parti'de 1245 delegenin oyuyla tek Genel Başkan Adayı
olan Ahmet Davutoğlu, konuşmasına "selam" ile başladı. Davutoğlu,
öncelikle "eşref-i mahlukat" olan insana, ardından da "insanlara
rahmet olarak gönderilene" diyerek Hz. Muhammed'e "selam olsun"
dedi. Ardından da "Başkent Ankara'nın manevi mimarı, Akşemseddin'in
hocası" dediği Hacı Bayram'ı selamladı.
Davutoğlu selamlarken, seçim bölgesi olan Konya'yla özdeşleyen Hz.
Mevlana'yı, "erkanımızın piri" dediği Hacı Bektaş'ı da unutmadı.
Davutoğlu, şehitleri de, Osmanlı ve Selçuklu imparatorlarını da selamladı.
Davutoğlu Mustafa Kemal Atatürk'e ise, "92 önce milletin istiklali için
Kocatepe'den İzmir'e yürüyen" diye hitap ederek selam verdi.
Davutoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
Alp Arslan ve onunla birlikte Anadolu'ya girenlere ve
onun kahramanlarına, Mustafa Kemal'e ve onun askerlerine selam olsun. Tüm
zamana ve mekana selam olsun. Bize emanet edilen bu toprağa Anadolu'ya selam
olsun. AK Parti'nin kurucu üyelerine ve seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'a selam olsun. Anadolu ve Trakya'daki tüm dava arkadaşlarıma selam
olsun. Bu sözlerimle şunu anlatmak istedik. AK Parti dönemsel bir parti
değildir. Bir dönem ve kesime hitap eden partti değildir. AK Parti kıyamete
kadar sürecek kutlu yürüyüşün tecelli etmesidir. AK Parti milletin ta
kendisidir.
BU MİRAS BİZİM ŞEREFİMİZDİR
Sayım Cumhurbaşkanımız bir veda kongresi olduğundan söz
etti. Aslında bu kongre bir vefa kongresidir. Bu mirasınız bizim şerefimizdir
ve sonsuza kadar korunacaktır. AK Parti hareketini hedefe ulaştırmak için her
türlü fedakarlığı yapacağız. Yeni Türkiye yürüyüşünün arefesindeyiz. 12 yıllık
birikimi en iyi şekilde değerlendirmeye kararlıyız. Bu kadrolar
Cumhurbaşkanımızla birlikte bu yolda yürüyecektir. AK Parti'ye hiçbir fitne
sokamayacaklar. Son 12 yılda her alanda büyük başarılar elde ettik. Bunun neden
milletin öz güvenini kazanmış olmamızdır. 17 ve 25 Aralık ve Gezi olaylarını
amacı milletin kazandığı özgüveni kaybettirmekti. Davos'ta özgüvenimizin bir
timsali olarak, o gün İstanbul'da yaptığı konuşmada bunun işaretini verdi. İşte bir milletin ayağa kalkmasının simgesi
bu konuşmadır. Hiç kimse bu yürüyüşe dur diyemecek. Biz yeni bir Türkiye rüyası
görüyoruz. Bu rüyayı göremeyenler utansın. Eğer bir toplumda devlet bir grup
vatandaşını dışlamış ötekileştirmişse o gün aidiyetin kaybetmiştir.
ÇÖZÜM SÜRECİ ÖNCELİKLİ ALANIMIZ
Yeni Türkiye'nin ikinci önemli alanı çözüm sürecidir.
Bizim iktidar olduğumuz Türkiye'de bir daha kimse ötekileştirilmeyecek. Eşit
vatandaşlık hukuku daima öncelikli konumuz olacaktır. Alevi ve Sunni
kardeşlerimiz eşit olarak bu toprağın asli unsurlarıdır. Onların inanç ve fikir
özgürlüğü bize emanet edilmiş bir görevdir. Gayrimüslim vatandaşlarımızın da
eşit vatandaşlık haklarını koruyacağız. İnsan onuru insanın eşrefi mahlukat
olma özelliğinden gelir. Bu onuru koruyacağız. Türkiye'de düşünce ifade,
girişim özgürlüğü AK Parti teminatı altındadır.
ÖZGÜRLÜKLERİN ÖNÜNÜ AÇTIK
Türkiye gerçek demokratikleşme hamlelerini birkaç yıl
içinde gerçekleştirdi. Anadilede eğitim ve siyasi propoganda son yıllarda
verildi. Hepsi de sayın cumhurbaşkanımız zamanında gerçekleşti. Baş örütüsüne
özgürlük son yıllarda gerçekleşebildi. Sandığı namusu gibi gören milletin
emanetine sahip çıkacağız, millet iradesinin hafife alınmasın izin
vermeyeceğiz. AK Parti iktidarının en büyük devrimi millet iradesidir. AK Parti iktidarına kadar, hükümetlere yol,
baraj yapın denildi. İstihbarata, dış politikaya girmeyin denildi. Devlet ve hükümeti
ayıranların dönemi bitti. Yeni Türkiye'de devlet de hükümet de milletin
emrindedir.
YENİ ANAYASA İÇİN ÇOĞUNLUĞU SAĞLAMALIYIZ
Bu demokratikleşme hamlesinin ileri atılımı için yeni bir
anayasaya ihtiyaç var. Yeni anayasa Türkiye'nin önünü açacaktır. İnşallah 2015
seçimlerinde anayasayı değiştirecek çoğunluğa sahip olabilmek için çalışacağız.
Bu bizim için bir teminattır. Millet iradesine dayanan makamlar arasında hiçbir
zaman ihtilaf çıkmaz. Boşa heveslenmesinler. Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı ve
seçilmiş bir başbakan yeni Türkiye'nin inşası için omuz omuza çalışacağız.
PARALEL YAPIYLA MÜCADELE SÜRECEK
Paralel devlet yapısı fetret isteyen bir yapıdır. Buradan
sayın cumhurbaşkanımız önünde söylüyorum. Kim olursa olsun bir daha devlet
otoritesinin parçalanmasına izin vermeyeceğiz. Milletin seçtiği siyasi
otoriteyi birisi kullanmak istiyorsa bürokrasi ve emniyet kılıfından çıkacak
bizim gibi siyaset yapacak. Bundan böyle devleti ele geçirmek isteyen kim
olursa olsun, ister paralel ister cunta, millet iradesinin önüne
geçemeyeceksiniz. Bürokrasiyi ele geçirerek milletin seçtiği otoriteye şantaj
yapmak açıkça ihanettir. Bizim için siyaset ahlak ve erdem meselesidir. Son
derece ahlaki ve erdemli bir istişare süreci yaşandı. Biz bir vefa hareketiyiz.
Biz bir sadakat hareketiyiz. Davamıza, kardeşliğimize sadığız. Bu salonu
dolduran AK Partililer, buradan çıkarken daha da kenetlenmiş çıkacağız.
AK PARTİ YOLSUZLUKLA EN ÇETİN MÜCADELEYİ VERMİŞTİR
Hiçbir şekilde AK Parti kadroları yolsuzluk altında
töhmet altında bırakılamaz. Yolsuzluklara karşı da AK Parti en çetin mücadeleyi
vermiştir vermeye devam edecektir.
Milletin ve tüyü bitmemiş yetimin hakkına uzanan kardeşimiz de olsa o
eli kırarız. Bir takım dosyaları bekleterek üç seçim öncesinde toplumun
ortasına atarsanız buna siyasi operasyon denir. Adalet mülkün temelidir
denildiği zaman sadece mülk değil devletin de temelidir. Adaletin olmadığı
devlet yaşayamaz.Devletin siyasetin esası adalettir. Osmanlı'nın başına gelen felaketin
Türkiye'nin başına gelmesine izin vermeyeceğiz. Diyarbakır hapishanelerinde
yapılan zulümler terörün tırmanmasına neden oldu.
HSYK SEÇİMLERİ
HSYK seçimi saygın yargı mensupları arasında yapılan
mesleki bir seçimdir. Yargının tek bir çevrenin otoritesi altına girmesine izin
vermeyin. Yargı bağımsızlığı bizim için esastır. Bir savcı eğer halk iradesiyle
göreve gelmiş bir başbakana 'Dönemim başbakanı' yazabiliyorsa bu 27 Mayıs
yargısının izidir. 27 Mayıs yargısının mantığını kimse yeni Türkiye'de
göremeyecek. Yeni vesayet anlayışlarına karşı kararlılıkla mücadelemiz sürecek.
Yeni Türkiye'yi inşa edeceğiz.
EKONOMİDE BÜYÜK SIÇRAMALAR YAPTIK
AK Parti iktidarları zamanında ekonomik sıçramayı
yaşadık. IMF defterini kapattık. Sağlık, ulaşım, enerjide büyük devrimler
gerçekleştirdik. Yeni bir ekonomik sıçrama için insan kaynağını ve katma değeri
artırmak zorundayız. Büyük bir eğitim ve AR GE reformu gerçekleştireceğiz.
Hasta adam olarak görülen ülkenin ayağa kalkmasına şahit olduk. Her enerji
koridoru mutlaka Anadolu'dan geçecek. Bir ülkede demokrasi varsa ekonomik
kalkınma garanti altındadır.
DIŞ POLİTKADA AKTİFLİĞİMİZ SÜRECEK
Dış politikamız Ankara merkezli olacaktır. Dış
politikamız çok boyutlu olmaya devam edecek. Türkiye'nin AB hedefi stratejiktir
ve kararlılıkla yürüyecek. 222 dış temsilcilikle dünyada en fazla temsil edilen
7. büyük ülke olduk. Bizim dış politikamız insani ve vicdani diplomasiye
dayanır. Zalimleri korkutan mazlumları sevindiren bir politikamız var. Etkin ve
sonuçalan dış politika için çalışacağız. Al bayrağın dalgalandığı hiçbir
mevziden çekilmeyeceğiz. Suriyeli, Filistinli, Balkanlardaki kardeşlerimizi
yalnız bırakmayacağız. Biz bu idealler için ayağa kalkacağız ki bizden
sonrakiler yürüsün. Sayın cumhurbaşkanımız, bize emanetçi diye bir şekilde
diyebilirler. O da tarihimizin mirasçıyız. AK Parti kadroları olarak tarihi
mirasın emanetçileriyiz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.