Hollande, AB’nin soykırımları inkârı suç sayan Çerçeve Kararı’nı iç hukuka uygulayarak sözünü tutma kararı aldı. Fransa, yasada “Ermeni soykırımı” demeyecek, ancak Ermeni tezlerine hakaret etmek suç sayılacak... AB’nin 28 Kasım 2008’de kabul ettiği ‘Çerçeve Kararı’na, “bir uluslararası mahkeme tarafından tanınan soykırımların cezalandırılması” rezervini koyan Fransa, bu rezervini kaldıracak. Ancak iç hukukuna uygularken ayrıca “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanmayacak. Yasa metninde “soykırımları inkâr eden, hakaret, kin ve nefrete sevk eden, bir dini, ırkı, halkı aşağılayan sözlerin, 1 yıldan 3 yıla kadar cezalandırılması” ifadesi yer alacak. Soykırımlarla ilgili görüş ve bilimsel çalışmalar yapmak değil, ancak hakaret ve nefret içeren sözler söylemek ceza kapsamına girebilecek. Böylece Anayasa Konseyi’nin gerekçesi olan ‘ifade özgürlüğü’ sağlanmış olacak. Tasarıya son şeklini Adalet Bakanlığı verecek, ardından en geç sonbaharda Meclis gündemine getirilecek. (Bak sen işe, bizim İstanbul Ermenilerinin hakim zihniyetinin aslan temsilcileri yine Fransızların özgürlüğünü korumak üzere harekete geçecektir. Acı bizim acımız kimse karışmasın diyen zihniyet ne gariptir ki diyasporada bile baş tacı: HYETERT)
***
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, seçim
kampanyasında verdiği “inkâr yasası” sözünü Anayasa Konseyi kararı nedeniyle
gerçekleştiremiyor. “Ara formül” bulan Hollande, AB’nin soykırımları inkârı suç
sayan Çerçeve Kararı’nı iç hukuka uygulayarak sözünü tutma kararı aldı. Fransa,
yasada “Ermeni soykırımı” demeyecek, ancak Ermeni tezlerine hakaret etmek suç
sayılacak.
FRANSA Anayasa Konseyi, Nicolas Sarkozy döneminde
geçirilen ve “Ermeni soykırımını inkâr edenlere” ceza öngören yasayı Fransa
Anayasası’na aykırı bularak iptal etmişti. Cumhurbaşkanı François Hollande,
seçim kampanyası boyunca yasayı tekrar gözden geçirme sözü vermiş, ancak
mahkeme kararına karşı bir formül geliştirememişti. Hürriyet’in dosyaya yakın
kaynaklardan edindiği bilgiye göre Hollande’ın ekibi şu çözümü buldu:
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE BAYPAS
AB’nin 28 Kasım 2008’de kabul ettiği ‘Çerçeve Kararı’na,
“bir uluslararası mahkeme tarafından tanınan soykırımların cezalandırılması”
rezervini koyan Fransa, bu rezervini kaldıracak. Ancak iç hukukuna uygularken
ayrıca “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanmayacak. Yasa metninde “soykırımları
inkâr eden, hakaret, kin ve nefrete sevk eden, bir dini, ırkı, halkı aşağılayan
sözlerin, 1 yıldan 3 yıla kadar cezalandırılması” ifadesi yer alacak.
Soykırımlarla ilgili görüş ve bilimsel çalışmalar yapmak değil, ancak hakaret
ve nefret içeren sözler söylemek ceza kapsamına girebilecek. Böylece Anayasa
Konseyi’nin gerekçesi olan ‘ifade özgürlüğü’ sağlanmış olacak. Tasarıya son
şeklini Adalet Bakanlığı verecek, ardından en geç sonbaharda Meclis gündemine
getirilecek.
SÜRESİ KASIMDA DOLUYOR
AB’nin çerçeve kararlarının, 2 yıl içinde üye ülke iç
hukukuna uygulanması yükümlülüğü var. Bir ülke rezerv koyarsa, bu itirazıyla
ilgili hazırlık yapmak için de 3 yıl ek süre veriliyor. Fransa, ‘uluslararası
mahkemeler tarafından tanınan soykırımları kapsamalı’ şerhini koymuştu.
Fransa’ya bu itirazına uygun düzenleme getirmesi için 3 yıl ek süre verilmişti.
Kasım 2013’te süresi dolacak olan Fransa, bu şerhi kaldırıp yasayı uygulama
kararı aldı.
O karar ne diyor
AB Konseyi’nin, “ırkçılık ve yabancı düşmanlığının
belirli şekilleri ve ifadelerine karşı ceza hukuku yoluyla mücadele” hakkındaki
2008/913/JHA sayılı ve 28 Kasım 2008 tarihli Çerçeve Kararı’yla Avrupa Birliği;
yabancı düşmanlığı, ırkçılık, soykırım inkârcılığı konusunda bütün üye
ülkelerin yasa çıkarmaları ve bu suçları işleyenlerin cezalandırılmasını
istiyor.
Zor günler
Cumhurbaşkanı Hollande ile Valerie Trierweiler, Fas’a
yaptıkları resmi ziyareti dün tamamladı. Fransa First lady’si, Fas kralları
İkinci Hasan ve Beşinci Muhammed’in Rabat’taki türbesinde başını örttü.
Fransa’da ise iktidardaki Sosyalist hükümetin geçen ay istifa eden Bütçe Bakanı
Jerome Cahuzac hakkında “vergi kaçakçılığı” suçlamasıyla dava açılmasının
yankıları sürüyor. Hollande, muhalefetin bakanlar kurulunun tamamen
değiştirilmesi talebine karşı çıktı. İsviçre’de gizli hesabı olduğunu, bu yönde
bulunan ses kaydına rağmen dört ay boyunca yalanladıktan sonra itiraf eden
Cahuzac’ın ise boşanmak istediği eşi Patricia Cahuzac tarafından ifşa edilmiş
olabileceği belirtiliyor.
Her türlü hakkı saklıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.