***
Kendisine teklif edilen Konya Valiliği teklifini
Ermenilerin göç ettirilmeyeceği sözünün verilmesi üzerine kabul ettiğini
anlatan Celal Bey, ancak Konya’ya giderken Akşehir, Ilgın gibi ilçelerde
binlerce Ermeni’nin çadırlarda sefalet içinde tehcir edilmeyi beklediğini
görüyor. Konya’ya vardığında gördüğü manzarayı ise şu sözlerle
aktarıyor: “Konya Ermenilerinin de bu suretle istasyona indirilmiş olduğunu ve
bundan başka, İzmit ve Eskişehir ve Karahisar’dan gelen binlerce kişinin
açıkta, bezden, yorgandan, keçeden yapılmış, çadıra benzeyen örtüler altında ve
yürekler paralayacak derecede sefalet içinde kaderlerini beklemekte olduklarını
gördüm. Diğer yerlerden gönderilenler hakkında bir şey yapamazdım. Yalnız
Konyalıları evlerine iade ettim.”
http://akunq.net/tr/?p=23688
Masum çocuklar, aciz kadınlar
Bütün Anadolu’dan gönderilen Ermenilerin toplandığı bir
merkez halini alan Konya’da olabildiğince çok sayıda insanı kurtarmaya çalışır
Celal Bey. Çaresizliğini de şöyle anlatıyor: “Benim Konya’daki halim, elinde
hiçbir kurtarma aracı olmadığı halde bir nehrin kenarında duran bir adamın
haline benziyordu. Nehirden su yerine kan akıyor ve binlerce masum çocuk,
kabahatsiz ihtiyar, aciz kadın, kuvvetli genç, bu kan akıntısı içinde hiçliğe
doğru akıp gidiyorlardı. Ellerimle, tırnaklarımla tutabildiklerimi kurtardım ve
diğerleri, zannederim bir daha dönmemek üzere akıp gittiler.”
Maksat imhaydı ve edildiler
Celal Bey’in Konya Ermenilerini kurtarma girişimi İttihat
ve Terakki Hükümeti’nin de tepkisini çeker. Kendisine “bu işin hafifletilmesi
mümkün değildir ve Ermenilerin sevki milli mefkûreye uygundur. Dolayısıyla
kendi kanaatini feda etmelisin” uyarısı gelir. Ardından da görevden alınır
Celal Bey. Tehciri gerçekleştirenlerin Ermenilerin yollarda öleceğinin ve
öldürüleceğini bilmemesinin imkânsız olduğunu söyleyen Celal Bey, sorumlu
olarak ise İttihat Terakki Hükümeti’ni gösteriyor: “Maalesef, meseleyi inkâr ve
çarpıtmaya imkân yok. Maksat imhaydı ve imha edildiler. Yine gizleme ve
saklaması mümkün değildir ki, bu kararı İttihat ve Terakki umumi merkezinin
bazı önde gelen mensupları aldı ve o umumi merkezin tabii azası olan hükümet
tatbik etti.”
SADIK GÜLEÇ - Fotoğraf : Konya 1925 ler Ortadakiler Anna
Aş ve çocukları torunları
http://www.aykiridogrular.com/haber-2088-Ermeni-Soykiriminda-Nehirden-Su-Yerine-Kan-Akiyordu.html

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.