Soykırımdan sağ kurtulan Ermenilerle ilgili olarak savaş
sonrası hükümetin aldığı kararlara baktığımızda, bir talimatnamenin yazıldığını
ve hudut kapılarının askeri ve mülki erkanına gönderildiğini görüyoruz… Talimatname
11 madde olup, kısa ve özdür:Giriş,kapıdaki yöneticinin insafına
kalmıştır;yurda sokmamak için ne gerekiyorsa talimatnameye alınmıştır.Sayılan
şatların ağırlığı bir yana,bir şart vardır ki bunu hangi mantığın koyduğu
açıktır.Her şarta haiz olsan dahi kendine yetecek yiyeceğin yoksa giremiyorsun.
***
Ermenilerin soykırım sürecinde yurtlarından nasıl
sürüldüğüne ve nasıl ölüm yürüyüşlerine çıkarıldığına dair çok yazıldı.Bu ölüm
yürüyüşlerinden mucizevi bir şekilde sağ olarak çıkanlar da vardı.Bugün
soykırım süreciyle ilgili bilgilerimizin tamamına yakın kısmını bu sağ olarak
kurtulanlara borçluyuz.
Doğaldır ki savaş sonunda bu insanlar yurtlarına dönmek
isteyeceklerdi ve istediler de.Biliyoruz ki Ermeniler yurtlarına sonsuz bir
bağla bağlıydılar.Ermenilerin kendi etnografik ve tarihi yaşamı,ekonomik ve
sosyal ilişkileri ile ilgili geniş yazını bir tarafa bırakalım,hiçbir halk
sadece yurdunun en ücra köşesinin deresini,çiçeğini ve böceğini tutku ile
anlatan bu kadar geniş bir külliyat oluşturmamıştır.Bugün Anadolu'nun gerçek
tarihi bu yazının incelenmesiyle yeniden yazılmayı beklemektedir.Anadolu'nun en
ücra köşesinin tarihi bu yazında gizlidir.
Soykırımdan sağ kurtulan Ermenilerle ilgili olarak savaş
sonrası hükümetin aldığı kararlara baktığımızda bir talimatnamenin(1)
yazıldığını ve hudut kapılarının askeri ve mülki erkanına gönderildiğini
görüyoruz.
Talimatname 11 madde olup, kısa ve özdür:Giriş,kapıdaki
yöneticinin insafına kalmıştır;yurda sokmamak için ne gerekiyorsa talimatnameye
alınmıştır.Sayılan şatların ağırlığı bir yana,bir şart vardır ki bunu hangi
mantığın koyduğu açıktır.Her şarta haiz olsan dahi kendine yetecek yiyeceğin
yoksa giremiyorsun.[V]akt-i hasada kadar iaşelerini te'min edecek zahaire malik
bulunmayanların kabulü vakt-i hasada ta'lik olunarak,yurtlarına dönüşleri bir
başka bahara(!) kalıyor.Ermenilerin hangi koşullarda ölüm yürüyüşüne
çıkarıldıkları,gittikleri mülteci kamplarındaki durumları belli iken,bunların
yanında hasat zamanına kadar kendilerine yetecek yiyecek maddeleriyle dönüşleri
nasıl mümkün olacaktır?Üstelik bu kurbanlar dönecekleri yurtlarında kendilerini
ne gibi koşulların beklediğini de bilmemektedirler.
Yazışmalardan bu dönüşlerin 1919'un ortalarında
gerçekleştiğini anlıyoruz.(2) Buna rağmen kurbanların bir kısmı yurda dönebilme
şansını yakalayabiliyor.Bunlara ne oldu derseniz,Ankara hükümetinin ilk
kararları,önce Ermenilerin,ardından tüm gayrimüslimlerin dolaşımlarının
yasaklanması olur.Bundan okuyucu Hristiyanları anlamalıdır.(3)
Ermeniler bulundukları yerde kalacaklar.Yerlerine
yurtlarına erişim yasaklanacaktır.İcra Vekilleri Heyeti,ilk günleri
sayılabilecek günlerde yani daha çiçeği burnunda iken 18 Haziran 336 [1920]
tarihinde aldığı bir kararla(4) Ermenilerin dolaşmalarını
yasaklamıştır:Dahiliye Vekaletinin 14 Haziran 336 tarih ve 769 numaralı
tezkeresi hey'etimizce lade'lkıraa dahilde bulunan Ermenilerin takım takım
İstanbul ile bazı sevahile geçerek eli silah tutanların ecnebiler tarafından
teslih ve İslamlar üzerine taslit eylediği anlaşıldığından bunlardan hiçbirinin
serbesti-i yer ve seyahati münasip görülmemiş keyfiyyetin ol vecle tebliği
karar-gir olmuştur.
16 Mart 1923 tarihinde ve 90 A 6 sayı ile alınan bir
kararla(5) uygulama perçinlenecektir;"Harb mıntıkasındaki gayrimüslimlerin
kayıtsız ve şartsız dolaşmalarının mahzurlu olduğu" belirtilir.
Endişe tamamen Ermenilerin geride bıraktıkları mallarını
geri alma,mallarına sahip çıkmaları ihtimalidir.Bu sırada Ermeni malları
emval-i metruke sayılarak dağıtımı yapılmaktadır.Bu dağıtım sırasında
Ermenilerin bir sorun çıkarması arzu edilebilir bir şey değildir.(6)
Bir şekilde tehcirden canını kurtarıp evine
dönebilenler,asılsız suçlamalarla tutuklanmakta,idam dahil çeşitli cezalara
çarptırılmaktadır.O günlerin tanığı olarak Sarkis Çerkezyan önemli bilgiler
vermektedir.Karaman'da el konulan mallarına sahip çıkmak isteyen Sarkis'in
babası Gazaros'a (Çerkezoğlu) avukatı iki yol gösterir;ya susması ya da
sehpa:"Aman Çerkez Ağa,hiç sesini çıkarma,malım dersen seni de
asacaklar,sehpa orada!"(7) Çerkez Ağa'nın gözü önünde malı mülkü haraç
mezat satılırken,canı bağışlanarak(!) tekrar sürgün cezasıyla kurtulacaktır.
Bu yasağın süreğen olduğunu,Mustafa Kemal'in arkadaşı
Fethi Bey'e (Okyar) kurdurduğu ve muhaliflerini tespit ettikten sonra
kapattırdığı Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın liderinin bir Ermeni gazetesine
verdiği mülakatın Milliyet Gazetesi'ne yansımasından anlıyoruz.Fethi Bey'in
Ermenilere seyahat serbestisinden bahsetmesi boşuna değildir.Ermeni
vatandaşlara seyahat yasağı uygulanmaktadır.Fethi Bey damardan girmektedir!Her
ne kadar muvazaa partisi de olsa,bir politikacı olarak Ermenilerin yakıcı
sorununa parmak basarak Ermenilerin ve diğer gayrimüslim vatandaşların
sempatisini kazanmak istemektedir.(8)
Gazeteciye ne dedi?
Fethi Bey tekrar kendisinden mülakat alan bir Ermenice
gazetenin muhabirine demiştir ki:
"Programımızda söylediğimiz gibi bütün vatandaşların
müsavi hakka ve masuniyete malik olması lazımdır.Yolsuzluk ve haksızlıklar
varsa izalesini isteriz.Vatandaşların hepsi bu memleketin evladıdır...Seyahat
ve ticaret herkes için tamamen serbest olmalı ve hepsi seyyanen muamele
görmelidir.Ve memleketin menfaati bundadır.Her şeyi açık konuşmanın çok faideli
olduğu kanaatindeyim."
Ancak bu seyahat yasağının yürürlükte olmadığını
zannediyorsanız yanılıyorsunuz.Yasak hem devam etmekte,hem de devlet
gayrimüslim vatandaşlarını özel bir komisyon tarafından izlemektedir.Devlet
azınlık olarak nitelediği bu toprakların kadim halklarından vatandaşlarını
yabancı olarak kabul etmekte,bunlar Başbakanlığa bağlı ASİMKK(9) -nedir bu
asimkaka diye soracak olursanız:Asılsız Soykırım İddiaları ile Mücadele
Koordinasyon Kurulu- adlı bir komisyon marifetiyle yakın ilgi alanı olmaya
devam etmektedir.
"Ta'limat-name
Harb esnasında hudud-ı hakani haricine çıkıp el-yevm
hudud dahiline alınabilecek Osmanlı Ermenilerinin Suret-i kabulleri hakkında
ta'limat-namedir.
1-Onbeşinci Kolordu Kumandanlığı Canib-i alisinden tevdi'
olunup bir sureti işbu talimat-nameye merbut tertib-namede beyan olunan
hususata kemal-i ciddiyetle i'tina edilmekle beraber cihet-i mülkiyece de
ber-vech-i ati mevadd ahkamın hüsn-i tatbikine ihtimam olunacaktır.
2-Pasinler Kötek ve Karakilise ve Narman Kal'aboğazı ve
Yeniköy kapularından duhulune müsaade olunacak Ermenilerin;
a)Gerek esna-yı istilada ve gerek harb sıralarında bir
cürm işlemiş,
b)Emniyet ve asayiş-i memleketi ihlal etmeleri taht-ı zan
ve şüphede,
c)Pasaport Kanunu'nun üçüncü maddesi mucibince Memalik-i
Osmaniyye'ye duhulu memnu' bulunanlar,
a)Seele ve serseri güruhundan bulunanlar
b)Memalik-i Osmaniyye'den müddet-i gayr-i muayyene ile
tard ve ihraç olunup müdde-i muayeneyi ikmal etmeyenler
c)İntizam-ı umum-i devleti ihlal maksadıyla vuku bulan
tertibat ve tahrikata iştiraklerine zan ve şüphe hasıl olanlar
d)Usul-i mer'iyye ve mukarrerat-ı müttehazaya tevfikan
Hükümet-i Seniyye'den müsaade-i resmiye istihsal etmeksizin gelen muhacirler
e)Tabiiyyet-i Osmaniyyesinin tebdil veya iskatından
dolayı Memalik-i Osmaniyyeye duhulleri memnu' olanlardan maadası hakk-ı duhule
malikdirler.
3-Binaenaleyh tebaa-i Osmaniyyeden olmayan ve Memalik-i
Osmaniyyeye ahali-i kadimesinden bulunmayan Ermenilerin duhulune kat'iyyen
müsaade olunmayacaktır.
4-İşbu Ermenilerin kabulu için her kapuda bir jandarma
zabiti mikdar-ı kafi jandarma,bir komiser ve iki polis bulundurulup cihet-i
askeriyeden memur-i hey'etle teşrik-i mesai edilecek,gerek cihet-i askeriye ve
gerek cihet-i mülkiye tarafından emrolunan taharriyat,tedkikat bi-hakkın icra
olunmayınca hiçbir Ermeninin müruruna müsaade olunmayacaktır.Polis komiseri
bulunmayan kapuda polisler jandarma zabitine tabidirler.
5-Dahl-i vilayette ma'lum olan buhran-ı iaşe dolayısıyle
kapulara gelen Ermenilerin vakt-i hasada kadar iaşelerini te'min edecek zahaire
malik bulunmayanların kabulü vakt-i hasada ta'lik olunarak diğerleri hakkında
her iki cihete lazım gelen tararriyat,tahkikat ve tedkikat ba'de'l-ifa
a)Aile reislerinin ismini
b)Efrad-ı ailesi isimleriyle sinlerini
c)Vilayetin veyahud vilayat-ı Osmaniyyenin hangi
kaza,nahiye ve karyesi ahalisinden bulunduklarını
d)Nezdlerinde ne gibi ve ne miktarda
eşya,hayvan,zahire,edavat ve alat-ı ziraiye bulunduğunu
e)Esna-yı taharriyatta kimin üzerinde ne gibi silah çıkıp
müsadere olunduğunu mübeyyin bir cedvel tanzim ve ziri cihet-i askeriye ve
mülkiyeden hazır bulunacak me'murlar tarafından imza veya mühürlenmek suretiyle
bir zabt varakasına rabtolunacaktır.
f)İşbu zabt varakasının bir sureti kapulardaki kıt'a ve
jandarma zabitleri veya komiserler tarafından hıfz olunup bir tezkireye left
olunacak,diğer bir suretiyle kabul edilen Ermeniler kafile halinde jandarma
veya hudud zabitanı kumandasında bir müfreze ile Pasinler veya Narman kaza
merkezine getirilerek bit-ta'dad kaza kaymakamına teslim olunacaktır.Kafilenin
vürudunda kaza kaymakamı tarafından günü gününe merkez-i vilayete ma'lumat
verilecektir.
7-Esna-yı rahda işbu Ermeniler hakkında vuku bulacak en
ufak tecavüzden bütün kaza hey'et-i mülkiye ve zabıtası mes'ul bulunduklarından
ona göre tertibat ahzı iktiza eder.
8-İşbu Ermeniler Merkez-i kazaya geldiklerinde hangi
karye ahalisinden iseler 27.1.35 [1919] tarih ve 3612-72 numaralı tezkire ile
gönderilen ta'limat-name mücebince karyelerinde veya diğer kabil-i iskan
haneleri bulunan karyelerde emr-i iskanları te'min edilecektir.
9-Civar kazalar ahalisinden bulunanlar varsa bunlar da
kafile halinde ve aynı tarzda muhafaza altında bir kazadan diğer kaza merkezine
gönderilmek ve tesellüm ilmühaberlerinin ahzına fevkalade i'tina edilmek
hususuna suret-i kat'iyyede dikkat olunacaktır.
10-Sevkiyatın nihayetinde beşinci maddedeki ma'lumatı
havi bir defter tanzim ve meclis-i idarece tasdik ettirilerek merkez-i vilayete
gönderilecektir.
11-İşbu ta'limat-name ve tertib-name ahkamına mugayir
harekette bulunanlar şiddetle tecziye edileceklerdir.
Mühür"
***
1-BCA 272 00 00 11/13 47 12 5
2-Bu yazışmalar Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nde Toprak
İskan Genel Müdürlüğü Evrakları arasındadır.Bu konuda BCA 272 00 00 11/13 47 12
numaralı dosyada sekiz adet evrak bulabildik.
3-Musevilerin bu yasaktan muaf olduklarını
sanıyoruz;Kemalistleri İstanbul'da saklayan ve Anadolu'ya geçiren kişinin
geçtiğimiz yıllarda bir faili meçhul(!) cinayete kurban edilen Musevi vatandaş
Üzeyir Garih'in dedesi olduğunu Miralay Behiç (Erkin) Bey'in yayınlanmamış
Hatırat'ından biliyoruz.Kemalistlerin Ankara'da da Musevilerin evlerinde
barındıklarını,canlı tanık olmuş Ankaralı Musevilerden dinlemişimdir.
4-BCA 30 18 01 01/01 04 10
5-BCA. 30 00 00 10/99 639 6
6-BCA 272 00 00 11/19 96 19 numara ile kayıtlı belgelerde
sadece Adana'da valisinden,komutanından odacısına kadar devlet ricalinin işgal
ettiği Ermeni Emval-i metrukeleri sahifeler dolusu listelendirilmektedir.
7-Sarkis Çerkezyan,Dünya Hepimize Yeter,(yay.haz.)
Yasemin Gedik,Belge Yayınları,2003,s.59.
8-Milliyet,19 Ağustos 1930.
9-Ragıp Zarakolu,Ecevit-Bahçeli Hükümetinin armağanı olan
ASİMKK,www.hyetert.com/yazi3.asp?Id=399&DilId=1
---------------------------------------------------------------------------
*Sait Çetinoğlu,Sosyalist Mezopotamya
http://www.mesop.net/osd/?app=izctrl&archiv=129&izseq=izartikel&artid=1494
Gönderen Nabukednazar zaman: 09:42
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.