Fransız tarihçi, Sorbon Üniversitesi Felsefe doktoru,
Fransız Jeopolitik Enstitüsü onursal araştırma müdürü, Raymon Kevorkyan'ın
"Ermeni Katliamından Kürtler değil Çerkesler sorumlu" iddiası
tepkilere neden oldu. Semih Akgün'ün cherkessia.net sitesinden yazdığı yazınyı
aynen yayınlıyoruz: Fransız tarihçi, Sorbon Üniversitesi Felsefe doktoru,
Fransız Jeopolitik Enstitüsü onursal araştırma müdürü, Raymon Kevorkyan,
Moskova'da ''Ermeni Araştırmaları Merkezi''nin organize ettiği ''Ermeni
Soykırımı'' adlı kitabını tanıttığı etkinlikte, “Kürt cellatların rollerinin
abartıldığını, onların ikinci derece rol üstlendiklerini ancak Çerkeslerin
gerçekten başrolleri oynadıklarını”, söyledi. “Onlar gönüllü olarak cellatları
izliyorlardı”, dedi. Sanırım Profesör Kevorkyan, Osmanlı İmparatorluğunun son yüzyılında
istihbarat, güvenlik ve askeriye gibi önemli görevlerde bulunan Çerkes kökenli
yöneticileri kastederek bu açıklamayı yapmış bulunuyor. Ki bunda gerçek payı
olmadığını kimse iddia edemez. Fakat bu nasıl bir düşünce? Çerkesler’in ve
Çerkesliğin, Ermeni halkının Anadolu’dan silinmesine yol açan bir dizi trajik
olayda nasıl 1. derecede suçlu olduğu öne sürülebilir?
Ama önce başka bir trajediden başlayalım isterseniz; Rusya;
Çerkes Soykırım ve Sürgününü uygulamaya koyduğunda, sadece Rus subay ve
askerleri ile mi gerçekleştirdi? Rus çarlık ordusunun bu kadar devasa bir güç
oluşturmasında ki asıl sebep, çok uluslu organize güç olmasından ileri
geliyordu. Her halkı kullanmaya çalıştı Rusya. Tıpkı diğer emperyal güçler
gibi.
Çerkesleri ve diğer Kafkasyalı unsurları katleden anlı şanlı
generallerin içinde Rus, Alman vardı da Ermeni yok mu idi? Tabii ki vardı.
General Zubov, Kafkasya’da kullanılmaları amacıyla beraberinde birçok Ermeni
çocuğunu yetiştirmek üzere Rusya’ya götürmüştü. Özellikle, XIX.. yy. başlarında
Rusya’da açılmaya başlayan Ermeni okulları, 1816’da ise Moskova’da kurulan
Lazarian Enstitüsü’nün bu konuda büyük etkileri olmuş, bu durum Rusya’nın
Kafkasya’yı işgal etmesinde önemli bir zemin oluşturmuştu. Ermeniler artık
neredeyse tamamen Ruslar’ın yanında yer almışlardı. Enstitü’nün kurulmasını
izleyen dönemlerde Rusya’nın Kafkasya’ya gönderdiği komutanların neredeyse
yarısının Ermeni kökenli olması bunu açıkça kanıtlamaktadır. Rusya, Kafkasları
kesin olarak işgal etmek amacıyla Kasım 1799’da ilk önce kamu işleri ile
ilgilenmesi için Kovalenski’yi, daha sonra ise orduyla birlikte General
Lazarev’i Gürcistan’a başkomutan olarak görevlendirdi. General Lazarev,
Rusya’ya yerleşen Lazarevler ailesine mensup biri idi.
Çok sayıda Ermeni subay ve askeri Çerkeslerin kökten yok
edildiği birçok olayda başrol oynadılar. Lazarev’den Melikof’a kadar bir dizi
Ermeni, Soykırımcı Rus Çarlığının emriyle Çerkeslerin ve diğer Kafkasyalıların
katledildiği askeri harekatlarda rol aldılar. Fakat bu yüzden Çerkeslerin,
Ermeniler ile savaştığını ve onlar tarafından katledildiklerini düşünebilir
miyiz? -Hayır!
Eğer böyle düşünürsek, önce Çerkesin Çerkes ile mücadele
ettiğini düşünmemiz daha gerçekçi olur. Çerkasov'da Rus çarlık subayıydı.
Rusya, Çerkes Ulusunu toptan yok ederken, yine Çerkeslerin arasından satın
aldığı kişi ve grupları da kullandı. Tıpkı Osmanlı gibi. Osmanlı da Ermenileri,
Anadolu'dan tamamen kaldırmak istediğinde sanıyor musunuz ki Ermeni işbirlikçiler
ile beraber davranmadı?
Anadolu'nun Ermeni acısı yaşamış tüm yerleşkelerinde biraz
Ermeniler arasına karışırsanız "O mu, o hain mi!" diye başlayıp süre
giden tüm ilençleri duyabilirsiniz. Bunu bir şekilde Kayseri'nin Develi
ilçesinde yaşamış bir Ermeni için duymuştum. Bir arkadaşım adını
anımsayamadığım bir Ermeni anıldığında diğer soydaşlarının nasıl da tepki
verdiklerini uzun uzun anlatırdı.
Bırakın Çerkesleri, Kürtleri vd halkları, Osmanlı,
gayrimeşru işlediği tüm pis işlerde, tıpkı Rus çarlığı gibi her halkı
kullanmaya çalıştı. Ve yetmediği gibi savaştığı halkın içinden de kimilerini
satın aldı.
XIX.ve XX.yy.'da Kafkaslar ve Anadolu'da yaşanılan bütün
acıların altında emperyalizmin kirli oyunları yatar. Ruslar, Ermenileri,
Osmanlı, Çerkesleri "ittifak ediyoruz" diye kullandılar, açıkça
itiraf etmek gerek kullanıldık. Keşke kullanmasaydılar, kullanılmasaydık,
halklar birbirlerine düşmeselerdi. Büyük sivil kayıplara yol açan bu kıtaller
gerçekleşmeseydi. Kendileri için anayurt bellenen bu coğrafyalardan bu halklar
silinmeseydi. Katliamların ve emperyal hayallerin önüne kamuflaj maskesi olarak
insanların inançları/ değerleri/ sembolleri konulmasaydı.
Ancak tarih ne ise o dur. Olmuş bitmiştir. Bugün bundan
halklarımız için ders çıkarmak ve gelecek de aynı hataya yinelememek gerekiyor.
Fakat benim bildiğim Anadolu'da, Ermeni katliamlarının
Çerkesler'ce işlendiğini gösteren hiç bir örnek yok. Çerkesler ve Çerkeslik
adına işlenmiş bir cinayet nasıl olabilir? Kökeni Çerkes olup, kötü bir işe
alet olmuş insan ya da insan gruplarını nasıl Çerkesler -ya da Kürtler- yaptı
diye suçlayabilirsiniz ki? O suçlu kişi ya da kişiler, -ki onların kimi
darağaçlarında can verdiler- nasıl Çerkesliği temsil ediyor olabilirler? Onlar
sadece ve sadece kendilerini, adlarını, menfaatlerini, bağlı oldukları
kurumlarını ya da maaş aldıkları devletlerini temsil edebilirler.
Katillerin arasına giren birileri için halkları suçlamak olur
mu? Bu hem Çerkesler, hem de Ermeniler için geçerlidir.
Rusya, tarih boyunca, din yaftası ardında Ermeni ulusunu
sadece ve sadece kendi menfaatleri için kullanmaya çalıştı. Ermenisiz bir
Ermenistan yaratmak için uğraştı. Kendine tampon bir bölge oluşturmak istedi.
Aynı şekilde Osmanlı'da Çerkesleri din yaftası altında
uyuttu. Rusya'ya karşı kullanmak ve kendi tampon bölgesini oluşturmak için
uğraştı. Emperyalizm her zaman, acımasız kuralları işletir.
Gelelim konumuza; Çarlığın işlediği soykırım suçları için
nasıl, Çerkesleri, Ermeniler de katletti diyemez isek, Anadolu'da ki Ermeni
kıyımlarında da Çerkesler rol aldı diyemeyiz.
Nasıl bir Çerkes olarak, "kendi savaşımızda kendimizden
birilerine karşı da savaştık" diyorsak, karşı tarafta aynı şeyi görüp, ona
göre tanıklık etmeli.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.