Suriye toprakları, Baas rejimi, Hür Suriye Ordusu, DAEŞ
ve PYD arasında fiilen dörde bölünmüş vaziyette. Kâğıt üzerinde ve BM
kayıtlarında her ne kadar “Suriye” diye bir devlet varsa da bu devlet, İran ve
Rusya’ya rağmen çöktü. Bu unsurlardan HSO/Hür Suriye Ordusu, rejim
kuvvetleriyle çarpışmaktadır. DAEŞ’in varlığını mecburen kabul eden Baas
rejimi, onu Türkiye için bir tehdit olarak kullanma ihtimalini hep saklı tuttu.
Diğer taraftan yine rejim, Suriye’nin kuzeyini de Türkiye’ye inat PYD’ye terk
etmiş bulunuyor. Suriye’nin kuzeyinde bir paylaşma kavgası yaşanmakta.
Bu kanlı çatışma DAEŞ ile PYD/YPG arasında cereyan
etmekte. DAEŞ, Suriye’nin kuzeyini de ele geçirmek isterken PYD, Kuzey Irak’tan
Hatay’ın güneyine kadar uzanıp burada devletleşmek istemektedir. Bu istek,
Barzani idaresinin Türkiye ile petrol pazarlama keyfiyetinden rahatsız olan
Sömürgeci Başkentlerin menfaatlerine uyduğu için onlar tarafından da
destekleniyor.
Çökmüş Suriye’nin kuzeyinde PYD dış devletlerden gördüğü
destekle Kürt kantonları birleştirip devletleşme yoluna giderken onları hem
kendine engel hem de dinsiz gören DAEŞ ise Kobani’ye saldırmakta, çatışmalar
çıkmakta ölümler olmakta.
PKK ve Suriye kolu PYD sosyalist dünya görüşündeler.
Kobani ve çevresi, yalnızca bir kısım Kürt gençler için değil, yaşasın
halkların kardeşliği diye sloganlar atan bazı sosyalist gençler için de
romantik bir cazibe merkezi olmuş görünüyor.
Bu sebeple
Sosyalist Gençlik Platformu mensubu gençler dün öğleden evvel Suruç’ta Amara
Kültür Merkezi’nde toplanmışlardı. Basın toplantısı yaptıktan sonra Kobani’ye,
Osmanlı Türkçesindeki adıyla Arap Pınarı’na YPG’ye yardıma gideceklerdi. Basın
açıklaması yapılamadan o menfur haber geldi. Canlı bombayla sabotaj yapılmıştı.
Maalesef 30’a yakın ölü, 100’e yakın yaralı verildi.
Kapitalist Sömürgeci Başkentler, dünya görüşleri taban
tabana zıt olduğu halde PYD’nin arkasında oldukları halde, yine dünya görüşleri
arasında bir alaka olmamasına rağmen DAEŞ’in de arkasındadır.
Suriye, tam bir yangın yeri. Bir binada yangın çıkınca
bitişik binaya sirayet etmemesi mümkün değil. 6-7 Ekim 2014 Kobani protesto
olaylarında ve 7 Haziran seçimleri sırasında Diyarbakır HDP mitinginden 20
Haziran 2015 Suruç hadisesine doğru giderek şiddetlenen olaylar yaşanmakta.
Bayram haftasında 500 DAEŞ’li militanı gözaltına alan
Türkiye Kürtçü, Paralelci, Esatçı, Sömürgeciler tarafından DAEŞ destekçisi
gösterilmekte.
Hadise çok karışık, çok yönlü ve giderek zorlaşmakta.
Vaziyet o ki DAEŞ terör örgütü, hem çarpıştığı YPG’ye
yardıma gelmek isteyenleri çıkış noktalarında imha etmiş ve hem de adamlarını
nezarete alan Ankara’ya gözdağı vermek istemiştir.
Türkiye’nin büyümesini istemeyenler, yanıbaşımızdaki
yangının bir an evvel bize sirayet etmesi için ellerinden geleni yapmaktalar. Bu
yüzden herkesin sorumlu hareket etmesi şarttır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.