Çoğulcu Demokrasi Partisi, Türkiye nüfusu içinde sayısal
olarak az olanların, yani Çerkesler, Lazlar, Boşnaklar, Gürcüler, Arnavutlar,
Pomaklar ile diğer etnisite ve inanç gruplarının partisidir. Buna bağlı olarak
ÇDP, azınlığı Müslim-gayrı Müslim ekseninde tanımlayan Lozan Anlaşması’nın
inkarcı, asimilasyoncu, bilim dışı azınlık tanımı ve tasniflerini kesinlikle
reddeder. ÇDP, azınlık kavramının, hakim grubun içinde -ırk, dil, din, kültür
olarak- az olana işaret ettiğini kabul
eder ve tüm etnik kimliklerin eşit olduğu ve eşit haklara sahip olacağı çok
kültürlü, tam demokratik bir toplum düzenini savunur. (Kim tutar sizi yapın Lozan karşıtı bizim Beyaz Ermenilerle inkarcı, asimilasyoncu olmayan ve de bilimsel bir Azınlık
tanımı da dünya utansın. Ne garip Müslüman olmayan azınlıkları Çerkesler
kurtaracakmış. Otur ağla. HYETERT)
***
Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP) bugün itibariyle siyasi
hayatına başladı.
Çoğulcu Demokrasi Hareketi üyeleri tarafından kuruluş
çalışmaları yürütülen Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP) bugün itibariyle (15
Ağustos 2014) siyasi hayata merhaba dedi.
Sabah saatlerinde
İçişleri Bakanlığına kuruluş dilekçesini veren ÇDP kurucuları, daha sonra bir
basın toplantısı düzenledi. ÇDP Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen basın
toplantısına ÇDP yöneticileri ve davetliler de katıldı.
ÇDP kurucu Genel Başkanı Kenan Kaplan tarafından okunan
basın açıklamasının tam metni şöyle:
Saygıdeğer Basın Mensupları,
Değerli misafirler,
Aziz dava arkadaşlarım…
Öncelikle hepinize
hoş geldiniz diyor, en derin saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.
Bugün bizim için mutlu bir gün. Bugün itibariyle tüm
Türkiye halklarının ve toplumsal kesimlerin kendilerini ifade edebileceği,
taleplerinin mücadelesini verebileceği yeni bir siyasi platform olarak Çoğulcu
Demokrasi Partisi’ni kurmuş bulunmaktayız.
Ülkemize, ülkemiz insanlarına ve Türkiye siyasetine
hayırlı olsun!
***
Saygıdeğer Basın Mensupları,
Değerli Misafirler.
Cevabını merak
ettiğiniz soruyu tahmin edebiliyorum:
Böyle bir siyasi partiye neden ihtiyaç duyduğumuzu bilmek
istiyorsunuz.
Biliyorsunuz, siyasi partiler kendi hazırladıkları
programlar doğrultusunda devleti yönetmeye talip olan yapılardır.
Çoğulcu Demokrasi Partisi de, ulusalcı devlet ideolojisi
ve 1980 darbe anayasasından güç alan antidemokratik, dayatmacı devlet anlayışı
ile devlete çöreklenmiş bu zihniyeti tasfiye etmek; üreteceği özgün projeler ve
önerilerle devleti tam demokratik bir yapıya dönüştürmek amacıyla kurulmuştur.
Çünkü, antidemokratik ulusalcı devlet ideolojisi, Türkiye
halkları ile başarılı bir ilişki kuramamış, ilişkiler asimetrik bir mecraya
kaymıştır. Tüm bu sorunların ana kaynağı da, toplumu mutlu edemeyen, toplumsal
barışı sağlayamayan tedavüldeki dayatılmış yapay demokrasidir.
Biz ÇDP olarak, gerçek demokrasinin hiçbir
sınırlandırmaya tabi tutulmadan hayata geçirilmesini savunuyoruz. Gerçek
demokrasi, insanın doğuştan gelen temel hak ve özgürlüklerine değer verir,
farklılıkları kabullenip bunlara saygı duyar, toplumsal uzlaşıyı birlikte
yaşamanın temeli olarak kabul eder.
ÇDP tüm bu değerlendirmelerden hareketle, çoğunlukçu
demokrasiyi red ve çoğulcu demokrasiyi hakim kılmak amacıyla siyasi arenaya
çıkmıştır.
Çoğulcu Demokrasi Partisi, Türkiye nüfusu içinde sayısal
olarak az olanların, yani Çerkesler, Lazlar, Boşnaklar, Gürcüler, Arnavutlar,
Pomaklar ile diğer etnisite ve inanç gruplarının partisidir. Buna bağlı olarak
ÇDP, azınlığı Müslim-gayrı Müslim ekseninde tanımlayan Lozan Anlaşması’nın
inkarcı, asimilasyoncu, bilim dışı azınlık tanımı ve tasniflerini kesinlikle
reddeder. ÇDP, azınlık kavramının, hakim grubun içinde -ırk, dil, din, kültür
olarak- az olana işaret ettiğini kabul
eder ve tüm etnik kimliklerin eşit olduğu ve eşit haklara sahip olacağı çok
kültürlü, tam demokratik bir toplum düzenini savunur.
Bu bağlamda belirtmeliyiz ki, Türkiye’de başlatılan
demokratikleşme ve Türkiye’nin etnik ve kültürel sorunlarını çözme sürecinin
Türklerle Kürtler arasında çözülecek bir sorunmuş gibi ortaya konulması, yok
muamelesi yapılan diğer halkları derinden yaralamıştır. Çerkesler, Lazlar,
Boşnaklar, Gürcüler, Arnavutlar, Pomaklar ve diğer etnisite ve inanç grupları
bu süreçlerden fiilen dışlanmışlardır. Çoğulcu Demokrasi Partisi, azınlık
gruplarda uyanan bu dışlanmışlık duygusunu ortadan kaldırarak, kimsenin
sahipsiz olmadığını ortaya koymak ve onların da haklarını savunmak için Türkiye
siyasetindeki yerini almış bulunmaktadır.
Çoğulcu Demokrasi Partisi, öncelikle, ezilen, horlanan,
görmezden gelinenler ile yok sayılan ve yok oluşa mahkum edilenlerin
partisidir. Bu saydığımız unsurların, sistemin içerisinde yasal güvence altına
alınıp, eşit haklara sahip ve saygın bir unsur olarak yer almaları için
mücadele edecektir.
Bu mücadelenin başlıca ilke ve hedefleri ise şunlardır:
- ÇDP, toplumsal barışı sağlayarak tüm insanların
mutluluğunu artıracağına inandığı “çoğulcu demokratik düşünce” anlayışının
yaygınlaşması ve buna uygun politikalar üretmeyi misyon edinmiştir.
- ÇDP, devletin temel görevinin, vatandaşlarının can ve
mal güvenliği ile doğal hak ve özgürlüklerini savunmak olduğuna inanır. Devlet
her türlü düşünceye karşı nötr ve eşit mesafede durmalıdır. ÇDP “anayasalı”
değil, “anayasal” devletten yanadır.
- ÇDP hukukun üstünlüğüne inanır, çoğulcu, adil,
demokratik, temel hak ve özgürlükleri genişleten bir anayasayı savunur.
- ÇDP her türlü asimilasyona karşıdır. Mevcut tüm
kimliklerin yaşama ve kendini geliştirme hakkını savunur.
- ÇDP, bütün anadilleri kutsal sayar, anadili öğrenme ve
öğretmenin sadece bireysel değil, toplumsal bir hak olduğuna inanır.
Anadillerin yok olmaması için devletin tüm imkanlarının halklar arasında eşit
ve adilce kullanılmasını savunur. Bunun için mücadele eder.
- ÇDP, toplumda çeşitliliği savunur. Seçilmiş herhangi
bir kimliğin öne çıkartılarak, gerek isim, gerek içerik olarak diğer kimliklere
egemen kılınmaya çalışılması kabul edilebilir değildir. Tüm kimlikler eşit
düzeyde saygındır, aralarında hiyerarşi oluşturularak “alt kimlik”- “üst
kimlik” tasnifi yapılamaz.
- ÇDP, herkesin dinini seçmekte, inanıp inanmamakta,
inancının gereklerini yerine getirip getirmemekte serbest olmasını savunur.
Kimsenin inançlarını ya da inançsızlığını başkalarına dayatmasını kabul etmez.
Bunun için anayasal güvenceler oluşturulmasını savunur.
- ÇDP, AB sürecinin ülkenin demokratikleşme sürecindeki
katkılarının farkındadır. AB’ne katılımı ve buna yönelik olarak yapılan
reformları destekler ve bu sürecin aktif
bir katılımcısı olmayı önemser.
- ÇDP, ülke sorunlarına yönelik çözüm önerilerini,
çoğulcu, demokratik ve hukuku üstün tutan bir perspektifle üretir. Türkiye’nin
devlet düzenine eşitlikçi, özgürlükçü ve adaletli bir düzenin hakim olması için
mücadele eder.
***
Ben tekrar Çoğulcu Demokrasi Partisi'nin ülkemize ve
ülkemiz insanlarına hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygı ve sevgi ile
selamlıyorum.
ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.