Fatih Tunç
Bu konuyla ilgili birçok eser ve birçok deneme ve
makaleye şahit oldum. Herkes bilimsel bulgulardan çok, yazarların kendini yakın
bulduğu tarafı haklı çıkarmaya çalışmış. Ortaya çıkan bu eserlerin hiç birinde
neye uğradıklarını bilmeden yaşamını yitiren binlerce insanın neden
katledildiği belirtilmemiş. Neden bir bebek öldürülür, neden bir annenin gözü
önünde bebeği ateşe atılır? Bu soruların cevabını bulamadığım bu birçok
kitaptan öte hepsinin bir sentezi olarak kendi yorumlarımdan çok halkın neler
yaşadığını kaleme aldım.
Öncelikle Erivan (Ermenistan) ve Türkiye'deki Ermenilerin
ideolojik bakış açıları ve karakteristik özeliklerinin bir olmadığını belirtmek
de fayda var. Türkiye Ermenileri daha sadık ve daha saygılı olmakla beraber hep
barış yanlısı olmayı ve geçmişiyle yaşamayı bilmiştir. Aile yapılanmasına göre
Türkiye'de yaşayan Ermeniler bu konuda daha tutumludur. Genellikle Türkiye'de
Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde Kürt halkıyla iç içe yaşayan ve şehir
yapılanmasında çok büyük katkıları olan halk, zaman içinde dini inançları
nedeni bahane edilip sürgünlere ve katliamlara maruz kalmıştır. Dillerini çok
iyi bilmelerinin yanın da Kürtçeyi de çok iyi bilmektedirler. Bunun nedeni ise
ticaret alanında oldukça ileride olmaları ve pazar dilinin Kürtçe olmasından
kaynaklıdır.
Ermeniler savaş kabiliyeti fazla gelişmekle beraber,
toplum olarak cesareti kırılmış ve sürekli asimilasyonlara uğramış ve yaşamak
için din değiştirmeyi kabullenmişlerdir. Bir zamanlar Kürtlerle iç içe yaşayan
ve Kürtlerle hiç bir problemi olmayan Ermeniler, dini inançları yüzünden
Kürtlerin baskılarına ve katliamlarına maruz kalmışlardır. Bu konuları ikinci
yazımda daha detaylı bir şekilde ele alacağımı belirtmek isterim.
Ermenilerin Türkiye'de nüfus olarak 1915 öncesi, Ağrı,
Van, Muş, Bitlis, Horasan, Mardin, Kars, Amed ve Dersim bölgelerinde
yaşadıklarını belirtmekte fayda var. Bölgede oldukça iyi faaliyetleri olan
Ermeniler, neden ölümlere zorlandılar? Kürtler ve Ermeniler neden bir türlü
anlaşılamadı? Hamidiye Alayların'da ki komutanlar kimlerdi ve Ermeni
katliamlarına neden ortak oldular? 1915'de ne kadar insan hayatını kaybetti?
Ermenilere karşı açılan bu savaşın nedeni ve sebepleri nelerdi? Bu yazdıklarım
sadece bilgilendirme amaçlı yazılmış bir yazıydı.
Devam Edecek...
Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları - 2
Fatih Tunç
1-Ermeni Toplumu Tarihçesi
Kökenleri, Ermeni Folkloruna göre, Hayk adında efsanevi
bir kişiye dayanır. Sonradan yapılan ve tarihi araştırmalar sonucu elde edilen
bilgilere göre Yafes'in soyundan geldikleri ileri sürülmüştür. Aslında Yafes ve
Hayk'ın aynı kişi olduğuna inanılır. İlk ve düzenli yerleşim yeri olarak Ağrı
Dağı eteklerinde yaşayan bu topluluk zamanla bölgeden tamamen göçe zorlanmış ve
günümüzde Ağrı bölgesinde Ermeni Kilislerinden başka bir yerleşik devamlılığı
kalmamıştır.
Tarihin farklı farklı dönemlerinde başka devletlerin
egemenliği altında yaşayan Ermenilerin, Osmanlı egemenliğine geçiş dönemi Fatih
Sultan Mehmet döneminde, Akkoyunlu Devletinin Otlubelik savaşını kaybetmesi ile
başlamıştır (1473).Osmanlı döneminde kendi inanç ve folklorlerini dilediği gibi
yerine getiren Ermeniler Osmanlıyı benimsemiş ve zaman içinde
kabullenmişlerdir. Bundan sonra ki dönemlerde Akkoyunlu Devleti tamamen
zayıflamış ve Doğudan hızla büyüyen Safevi Devleti tarafından yıkılarak, Erivan
bölgesini kendi topraklarına katmıştır. Bu ilerleyişi fark eden Osmanlı
Devleti, Safevi Devletini Çaldıran Savaşında ağır bir yenilgiye uğratıp, Erivan
bölgesini tekrar kendi hâkimiyeti altına almıştır (1514). İran-Osmanlı
savaşlarının başlaması ile son Kasr-ı Şirin antlaşmasına göre Revan(Erivab),
İran sınırları içinde kabul edildi (1639). Yalnız Safevi Devletinin otoritesini
kaybetmesi 1724 tarihinde devletin çöküşü ile sonuçlandı. Osmanlı Devleti ile
Rusya arasında bir dostluk Anlaşması yapılarak, bu anlaşmaya göre Erivan
bölgesi tekrar İstanbul Antlaşması ile Osmanlı Devletine bırakıldı. Tarihin
ilerleyen dönemlerinde Safevi Devleti Nadir Han'ın başa geçmesi ile Kasr-ı
Şirin antlaşması şarları tekrar kabul görülüp Erivan tekrar İran'a bırakıldı.
Bir zaman sonra Nadir Şah'ın ölümü sonucu Safevi Devletinin parçalanması
sonucu, Ermeniler Revan Hanlığını kurdular. Ama tuhaf olan taraf halkın yüzde
yirmisinin Ermeni olmasıdır. Tekrardan toparlanan İran Erivan bölgesine hâkim
olmak adına hamlelerde bulununca, Rusya-İran savaşları başladı. Bu savaşlar
sonucundan İran Türkmençay Antlaşmasını imzalayarak, Erivan bölgesini Ruslara
bıraktı (1828). Ruslar burayı bir Ermeni vilayeti haline getirdi. Daha sonra ki
dönemler Rusların 1917 devriminden etkilenmeleri, TSFSC'nin dağılmasına neden
olmakla beraber, 1918'de Ermeniler Erivan üstü olmak üzere Ermenistan
Demokratik Cumhuriyeti'ni kurmuşlardır. 1920'lerde Osmanlı ve Rus ordularının
eş zamanlı işgallerine dayanamayıp, Sovyet Rus Birliğine katılmışlardır (1920).
1988'de Karabağ bölgesinde Ermenilerin başlattığı ayaklanma ile Azerbaycan ile
savaşın eşiğine gelen olaylar patlak vermiştir. Mayıs 1990'da Ermeniler düzenli
ordularını kurarak 1990'da Sovyet Rusya'dan ayrı bir ordu oluşturmuşlardır.
Sovyet Rusya'nın dağılması üzerine 23 Ağustos 1991 yılında Ermenistan
bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu zaman diliminde Azeri ve Ermeni savaşı patlak
vermiş, Karabağ ve Laçin Koridoru Ermenistan tarafından işgal edilmiştir.1994
yılında Rusya'nın müdahalesi ile savaş ateşkesle durdurulmuştur. Ermenistan'ın
Azerbaycan'a yaptığı bu savaş sonrası Türkiye Ermenistan ile diplomatik
ilişkilerini durdurmuş ve sınır yolunu kapatmıştır. Sebebi ise Azerbaycan
topraklarında olan Karabağ'ın zorla işgal edilmesidir.
Dönem içinde sürekli başka hâkimiyetler altında yaşayan
Ermeniler Tarih süreçler hep işgale, göçe ve ölümlere maruz kalmıştır. Kimi
zaman Arap, kimi zaman Türk ve Rus işgaline maruz kalan bu halk zaman içinde
sürekli savaşlar yüzünden kendi anayurtları olan bölgeleri terk etmek zorunda
kalmışlardır. Bunun en basit örneği Ağrı, Van, Muş, Sason, Horasan, Dersim,
Bitlis bölgelerinde Kilisleri ve tarihi kalıntıları olmalarına rağmen Ermeni
halkının bölgede hiç denecek kadar az sayıda olmalarıdır. Hatta Muş bir Ermeni
ismi olmakla beraber, birçok kasaba ve ilçe ismi de Ermeni atalarının
isimlerini taşır.
Yazdığım bu bölüm Ermenilerin Türkiye ve Türk
toplulukları ile tarih içerisinde ki bölümleri anlatan kısa bölümlerdir.
(Kaynakça; Türk-Ermeni meselesinin iç yüzü-Ayhan Yalçın,
Osmanlı Tarihi Kaynakları, Mehmet Biçer, Rus Savaşları Kemal Misyandar.)
2-Türk Belgeleri Işığında Ermeniler.
Türk belgelerine göre Türkiye'de yaşayan Ermeniler 3
bölüme ayrılır. Bunlar, Resmi Ermeniler, yani kiliseye bağlı olan asıl
kimliğini belli eden kişilerdir. İslamlaşmış Ermeniler, 17 ve 18 yüzyılda
Müslümanlaşmış Ermenilerdir. Gizli Ermeniler ise, Ermeni katliamları ve
Ermenilere yapılan baskılar sonucu kimliğini koruyan ama Müslümanlaşan
Ermenilerdir.
Devem Edecek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.