Zeynep Tozduman
Burası Orta Doğu... Burası Irak, Suriye, Türkiye...
Burası evlatlarını katliamlar yüzünden, yasak ninnilerle büyüten, ağıtlarla
gömenlerin coğrafyasıdır. Burası yetimlerin, öksüzlerin anayurdudur. Burası
İslam coğrafyası... Acı ve hüzünle örülen bir yaşamın, hayatın sarmaşığına
tutunanların ülkesidir.
Suriye ile başlayan Irak'la devam eden, Lice'de heykeli
dikilenlerin, destansı öykülerin yazıldığı topraklardır bu topraklar. Son 3.5
yıldır kanların oluk oluk aktığı, gözyaşlarıyla bereketlenen bitimsiz acıların
ülkesidir burası.
Uy havar !
Acımı nasıl haykırayım da duyurayım kör ve sağır
vicdanlara. Üç kuruş petrol uğruna, iktidar uğruna, dünya malı uğruna bebeler,
kadınlar katlediliyor, analar ise hep ama hep evlatlarını gömüyor bu lanetli
topraklarda.
Evlatları gülünce yüreğinde güller açan anaların,
acımasızca kopardılar güllerini. Analar evlatsız kaldı. Çocuklar anasız,
yetim... Boynu bükülen çocuklar ''Anne'' diyemeyecek hiçbir zaman. Güneş bir
daha hiç emzirmeyecek bu yetim coğrafyanın çocuklarını.
Ey cehennem zebanisi İŞİD! Kör olasın, bir mezarın
olmasın, kurtlar, kuşlar yesin leşlerinizi. Bin yıllara sığmayacak kadar büyük
acılar yaşattınız hep bu topraklarda. Gelin bir kez olsun insanlık için
direnelim ne olur?. Vicdanımızla, ellerinden tutalım insanlık bahçesinin en
kadim halklarını ve inançlarını. Irak'ın, Suriye'nin mazlum ve kadim
halklarının 1400 yıldır yaşadıkları acılarına, acılarımızı karıştıralım. Akan
kanı gelin hep birlikte durduralım. İŞİD'e ve varsıllarına hep birlikte duvar
olalım. Geçit vermeyelim Radikal İslamcı teröristlere.
Yaklaşık üç aydır dehşet fotoğrafları ve cipleri
görmekten dağlanan yüreklerimizi, gelin katliam yaşayan halklara ve inançlara
el uzatarak ağartalım. Bir kere olsun bu topraklar İNSANLIKLA buluşsun.
İŞİD;Vicdanların, cüzdanla değiştiği acıların
anayurdunda, Arap ve Müslüman olmayan halklara ve inançlara her türlü vahşeti
mübah gören bir terör örgütüdür. Ve bu örgüt yaklaşık 3 aydır Irak'ta Türkmen
Alevilerine, Süryanilere, Ermenilere, Ezidilere, Şebeklere kan kusturuyor
kan... Kimsede durdurmuyor. Almanya'dan, Fransa'dan İŞİD'i durdurmak için
peşmergelere ve Kürt özgürlükçülerine silah yardımları yeni yeni yapılıyor.
Binlerce insan evlerinden sürgün edildikten, köle pazarlarında satıldıktan,
katliama ve tecavüze uğradıktan sonra cılız bir sesle yardımlar yapılıyor.
Yapılan silah yardımları ise Nuh'tan kalma. İşe yaramaz silahlar gönderen
Almanya acaba bunu özellikle mi yapıyor dedirtiyor insana. Savaşın daha uzun
süre sürmesi için midir bu sözde yardımlar?
Irak'ta, Suriye'de Ezidi, Süryani, Ermeni ve Alevi
kadınları ganimet olarak gören onlara her türlü zulmü yapanlara karşı dünya
kadın örgütleri , kadın kuruluşları neredeler ? Çok merak ediyorum. Neden her
soykırımda tanrı bu mazlumların çığlıklarını duymuyor ? Neden hep bu halklar ve
inançlar acıları katık yapıyor neden?
O kadınlar ki namusları ve onurları için kendilerini
,uçurumsu hayatlarından dipsiz uçurumlara bırakıyorlar. Analar, kelle
kesenlerin örgütü İŞİD'e karşı, bıçak sırtı yaşamlarının yükünü göğüslerinde
taşıdıkları bıçaklarla son veriyor. Tanrım bu nasıl bir acı... Yüreğimizin sol
yanında nereye sığar bu bitimsiz acılar...
İŞİD terörü vahşette sınır tanımıyor. Kız çocuklarının
sünnetinden tutun da , İslam olmayan kadınların köle pazarlarında
satılmasından, Müslüman olmayan erkeklerin sünnet edilmesinden, kafa kesmekten,
zorla islamlaştırmakdan her türlü işkence yöntemlerini uygulayan bu küresel
terörizmi neden hiç kimse durdurmuyor? İnsan aklının almayacağı bu vahşeti
yapanları küresel emperyalistler yıllardır besledi, durdu. Şimdi mazlum ve
masum halkların kanıyla besleniyor. Gün gelecek! bu terör, İŞİD'i besleyen
ülkeleri de zehirleyecek. Bakalım o zaman ne yapacaksınız? . Ezidiler insan
sevgisiyle programlanmış inançları yüzünden 73 kez soykırım yaşadılar. Son
yüzyılın en büyük soykırımını yaşayan Ezidi halkı, salt inançlarından ötürü
yerlerinden sürüldüler, katliam yaşadılar. Şengal'den Ağustos sıcağında
çıktıkları ölüm yürüyüşünde bu kez de TC. Onları gaz bombalarıyla karşıladı.
Bölge belediyelerin ve Süryanilerin desteği ile Silopi- Mardin-Roboski-
Diyarbakır'da yaşam alanı yaratılan Ezidi halkını, şimdi başka bir tehlike
bekliyor. Salgın hastalıklar...
Evlatları TC. Zulmü tarafından katledilen Roboskili
analar ise Ezidi çocuklara, yok- yoksulluklarına rağmen bir ana şefkatiyle
sahip çıkarak dünyaya insanlık dersi vermeye devam ediyor.
Bu topraklarda her soykırımda vurulan bir halk olan
Süryaniler ise bir daha ana yurtlarına dönmemek üzere, ata topraklarından
sökülüp atıldılar. Süryaniler 'de tıpkı Ezidiler gibi devlet olamadıkları için
sonu bilinmeyen bir hayatın yolcuları olmuştur. 9 Haziran' 2014'de Musul'a
giren İslami teröristler ilk önce Süryani halkını yerinden yurdundan etmiştir.
Daha sonra da kilise ve manastırlarını yıkmıştır. Ninova ve Babil gözlerimizin
önünde düşerken hiçbir güç yardımlarına gitmemiştir. Yaşatılan bu savaşta
Süryanilerin acılarını neden dünya ısrarla görmek istemedi?.Bunun bir cevabı
olmalı elbet. Soruyorum neden ABD ve Avrupa, Süryanilerin ve Ermenilerin acılarına
karşı üç maymunu oynadı? Yaklaşık bir ay boyunca Süryaniler kendi acı
kederlerini sessiz, sedasız yaşamışlardır. Ezidi soykırımına kadar hiç kimse
Süryaniler için sokaklara dökülmemiştir, Avrupa ülkeleri Süryanilerle ilgili
bir açıklama yapmamıştır. İŞİD teröründen en fazla etkilenen bir halk olan
Süryaniler ise yerleşim yeri Musul- Karakuş'tan Erbil'e uzanan yolculuklarında
ise yaklaşık 2000 kişi şimdilik Kilise bahçelerinde, çadır kentlerde insani
yardımlarla yaşam mücadelesi veriyorlar. Bizlerden gıda, sağlık malzemesi,
giyim, çocuk bezleri v.s yardımları bekliyorlar.
İŞİD'in Türkmen Alevilerine yaşattığı vahşet ise hala
görünür değil. Yüzyıllardır yaşadıkları acı çığlıkları, Irak'ın dağlarında
yankılanıyor ama duyan yok. Yavuz Sultan Selim'in katliamından bu yana
sistematik olarak islam adına vurulan Aleviler hep ateşte semaha dönüyorlar
gören, bilen, duyan yok. Suriye'de ve Irak'da Süryanilerin, Ermenilerin,
Türkmen Alevilerin, Ezidilerin, Kürt halkının acı çığlıklarına, karışmalı
çığlıklarımız.
Bizler Şengal'deki Ezidilere, Musul-Erbil'deki
Süryanilere , Türkmen Alevilerine, Kessab'da Ermenilere insanlık adına ayrım
yapmaksızın yardım elini uzattığımız kadar insanız.
Gazze'yi görüp de Şengal'i görmeyen,
Şengal'i görüp de Rojava'yı, Kobane'yi, Lice'yi
görmeyen,
Gazzeyi, Şengali, Rojava ve Kobane'yi görüp de,
Ninova'yı, Musul'u, Babil'i, Erbil'i, Kessab'ı
görmeyenler insanlıktan söz etmesin. Acıları yarıştırarak, ayrım yaparak değil,
acılara ortak olduğumuz kadar insanız.
Emperyalistlerin rant uğruna bozuk para gibi harcadığı
halkların dayanışması, Irak'ta ve Suriye'de bu kez oyunları bozacak, İŞİD'i
mutlaka püskürtecek.
Gelelim Irak'tan ülkemize... Dün Lice'de Agit (Mahsun
Korkmaz)'in heykelini yıkarak Lice'yi yine kana buladılar. Bu ülkede heykel
dikmek yasak, düşünmek yasak, taş atan çocuk olmak yasak, Sosyalist olmak
yasak, İnsan haklarını savunmak yasak, Alevi, Hristiyan, Kürt olmak yasak.
Yasaklı yaşıyoruz yasaklı. Adeta İnançlar ve halklar mezarlığına dönüşmüş
ülkemizde de gün geçmiyor ki katliam haberleriyle uyanmayalım. İçeride Kürt
halkını yok sayan, dışarıda; Irak'ta, Suriye'de İslami terör örgütlerine
lojistik destek veren ülkemiz büyük bir uçuruma gidiyor. Türkiye'nin büyük rol
aldığı Suriye ve Irak savaşında mazlum ve kadim halklar, İslam adına kelle
kesenlerin gazabına uğrarken Gazze kadar ses çıkarmayan bir ülke iki yüzlüdür.
Alevi, Süryani, Ezidi kadınlar tecavüze uğrayıp, köle olarak bu yüzyılda
pazarlanırken, Kelleleri kesilirken susan, dünya kadın örgütleri de susmakla
suça iştirak ediyor. Bir gün tarih sizi susmakla yargılayacak.
Mezopotamya ve Orta doğuda bu kez halkları ve inançları
daha fazla yok edemeyecekler. Çünkü, İŞİD belasına karşı ezilenler ve soykırım
yaşayan halklar, Kürt halkının öncülüğünde güçlerini birleştiriyor. Tek başına
kurtuluşun mümkün olmadığı Orta doğuda, bu vahşeti ya hep beraber defedeceğiz
ya hep beraber yok olacağız. Peşmerge ve YPG-YNK'nin, Ezidilerin, Süryanilerin,
Türkmen Alevilerin ortak hareketi sonucu İŞİD, ilk kez tırsıdı ve ifade
etti''Kürtlerle çatışmak hataydı'' . Emperyalistler ve İŞİD, ezilen ve soykırım
yaşayan halkların dayanışmasından korkuyorlar.
Henüz bitmedi bu kavga... Sürecek... Yeryüzü halkların ve
inançların ortak bahçesi oluncaya dek bu kavga sürecek.
ZEYNEP TOZDUMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.