Yervant Özuzun
Hiç kuşkusuz, herkesin soyu, inancı kendi
onurudur, övüncüdür, gururudur.Ama onların ötesinde hepimizin ortak onurumuz,
övüncümüz, gururumuz da var. O da insan olmaktır. Çingene dostların 8 Nisan
barış, kardeşlik ve birlik günlerini kutluyorum.
***
Hepimiz biliyoruz bu
insanları. Pekiyi, tanıyor muyuz?
“ÇİNGENELER SİTESİ”inde,
kendilerini şöyle tanıtıyorlar:
“BEN BİR ÇİNGENEYİM
Tarihin en eski devirlerinden beri korktular
bizden.
Adımızı Çingene koydular.
Farklıydık.
Daha yoksulduk.
Daha özgürdük.
Ama
insandık.
Tıpkı onlar gibi.
Onlar bunun farkında değildi.
Bizimle çalışmak, bizimle yaşamak, bizimle
konuşmak istemediler.
Biz yarattığımız göz nuru zanaatlarla onlara
bir yaşam bahşederken onlar şehirlerinin unutulmuş köşelerine attılar bizi.
Yoksulluk bitmeyen bir lanet gibi üstümüze
çüktü.
Çok acılar çektik.
Atalarım, bu haksızlıklardan kurtulmak için
her yolu denediler...
Haykırarak baktılar insanların gözlerine;
bazen yalvararak!
‘Biz Çingene değiliz, insanız’.
Bizi kabul edin.
Lütfen!
Bugüne kadar kimse onları dinlemedi.
Çaresizliklerinin karşısında gülümsediler.
Yoksulluklarıyla alay ettiler.
Umutsuzluk bir karabasan gibi çöktü
insanlarımızın üzerine.
Ben atalarım gibi umutsuzca yalvarmayacağım.
Biliyorum ki gerçekten de biz farklıyız!
Özgür, hırçın, dayanıklı, güçlü, insancıl ve
yaratıcıyız.
Tarihin en barışçı insanlarıyız.
Bu yüzden utanmam gerekmiyor.
Evet, ben bir dokunulmazım.
Acılarımızın verdiği güçle; çirkinlikler,
kalleşlikler ve aşağılayan bakışlar dokunamaz artık bana.
Temiz yüreğimize değil aşınmış
ayakkabılarımıza bakanlar incitemez artık kalbimi.
Madem ki binlerce yıldır ölüm tadında yaşadık
hayatı; bundan sonra hiçbir güç dokunamaz tertemiz insanlığımızla beslenmiş
kutsal özgürlüğümüze.
Ben bir dokunulmazım.
Olduğum şeyle gurur duyuyorum.
Herkes bilsin ben bir Çingene’yim.
MÜZİK, EĞLENCE, GAZ ODALARI VE FIRINLAR
8 Nisan 1971 yılında Londra’da Dünya Çingene
Kongresi toplanır.
Kongrede ayrımcılığa karşı mücadele
doğrultusunda kararlar alınır.
8 Nisan günü BÜNYA ÇİNGENELER GÜNÜ olarak
kabul edilir.
Barış, kardeşlik, birlik ilkeleriyle her yıl
kutlanır.
Ana vatanları Hindistan’dan tüm dünyaya
dağılmışlar.
Kendi kültürlerini, geleneklerini, yaşam tarzlarını, dillerini
koruyarak bulundukları ülkenin diliyle, diniyle bütünleşirler.
Müzik, eğlence ve düğünleri Çingene kültürünün bir
parçasıdır.
Onların nesillerdir yaşadıkları umutsuzluğu,
yoksulluğu, çaresizliği unutup moral buldukları anlardır.
İkinci Dünya Savaşında onlar da çok acı
çektiler.
Almanların amacı 1933-1945 yıllarında saf
Alman ırkını yaratıp, Büyük Alman İmparatorluğunu kurmaktır.
Kendi ırkları için tehlikeli gördükleri
ırkları tespit ederler.
Faşist rejime göre Çingeneler saf Alman
ırkının bozulması için büyük tehlikedir. Bu nedenle yok edilmesi gereken
ırklardan biridir.
Yahudi soykırımı hep ön planda olduğu için
Çingenelere uygulanan Nazi katliamları pek gündemde olmaz.
Yahudiler gibi Çingeneler de (Yehova Şahitleri
de) Naziler tarafından soykırıma uğradılar.
Almanlar işgal ettikleri ülkelerdeki
Çingeneleri, toplama ve imha kamplarına gitmeden topluca sistematik bir şekilde
katletmeye başlarlar.
Almanya, Polonya, Macaristan, o tarihteki
Çekoslovakya toplama kamplarında, gettolarda, gaz odalarında, deneylerde yok
edilirler.
Bildiğiniz gibi İkinci Dünya Savaşında 30
milyon gibi insan Nazilerin kurbanı oldu.
Tahminlere göre bunun 6 milyonu Yahudi, 500
bini Çingene’ydi.
1944 yılının 2/3 Ağustos gecesi katliamların
en büyüğü gerçekleştirilir.
O gece, vagonlarla, kamyonlarla, yaya olarak
taşınan, kamplarda bulunan binlerce, binlerce Çingene gaz odalarında
zehirlenip, fırınlarda yakılır.
ONLARI KENDİ ANLATTIKLARI GİBİ TANIYALIM
Her gün gördüğümüz, bildiğimiz bu insanlar
kendilerini ne kadar güzel anlatıyor.
“Ben bir Çingene’yim.
Adımızı Çingene koydular.
Farklıydık.
Daha yoksulduk.
Daha özgürdük.
Ama insandık.
Tıpkı onlar gibi.
Onlar bunun farkında değildi.
Olduğum şeyle gurur duyuyorum,
Herkes bilsin ben bir Çingene’yim.
HEPİMİZ İNSANIZ
Hiç kuşkusuz, herkesin soyu, inancı kendi
onurudur, övüncüdür, gururudur.
Ama onların ötesinde hepimizin ortak onurumuz,
övüncümüz, gururumuz da var. O da insan olmaktır.
Çingene dostların 8 Nisan barış, kardeşlik ve
birlik günlerini kutluyorum.
Yervant Özuzun
yervanto@gmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.