Bu konuda konuşanların çok büyük bir çoğunluğunun, ahkâm
kestiklerini, kafadan atma konuştuklarını, bilgilerinin kahvehane sohbetinden
öteye bilgiler olmadığını hemen anlıyorsunuz bu kitapları okuduktan sonra. Arkadaşımın
adı Şükrü Server Aya. İlk kitabının adı ise “The Genocide of Truth”. Birebir
Türkçe çevirisi ile kitabın adı “Gerçeğin Soykırımı.” Bana göre ise çevirisi
“Gerçeğin Katli.”İkinci cildin adı ise “The Genocide of Truth Continues”, bana
göre Türkçesi ‘Gerçeğin Katli’nin devamı. Üçüncü kitabının adı “Soykırım
tacirleri ve Gerçekler”. 500 sayfa ve birinci kitabın Türkçesi. ( Acaba Gerçeği kim katlediyor? HYETERT)
***
Türkiye’de yaşayan bir arkadaşım var. 1915 Ermeni Tehciri
ve yalana dayalı Ermeni iddiaları konusunda tam bir uzman. Karşısında hiç kimse
duramıyor. Ermeni yalanlarını bir bir ortaya koyan 3 ciltlik İngilizce-Türkçe
muhteşem bir eser çıkardı. İçindekiler de hep yabancı yazar ve devletlere ait
dokümanlar.
Batı dünyasındaki mevcut saygın kütüphaneleri, devlet
arşivlerini ve müzeleri bıkmadan usanmadan taramış. Buralarda mevcut bu konu
hakkında yazılmış olan neredeyse tüm kitapları, makaleleri ve Ermenilerin
ortaya attığı belgeleri gözden geçirerek yıllarca süren bu zor ve yorucu
çalışmalardan sonra Ermeni iddialarını çürüten, yalanlarını ortaya çıkaran çok
sayıda bilgi ve belge toplamayı başarmış.
ABD Kongresinin o yıllarda yaptığı araştırma, aldıkları
karar, T.C Hükümetinin 1939 yılında ödediği tazminat, bir daha bu konuda
tazminat talep edilemeyeceğine dair anlaşma vs. hepsi bu muhteşem araştırmanın
içinde.
Lozan’da taraf olarak yer alamayan ABD ile Türkiye
Cumhuriyeti Hükümetinin yaptığı anlaşma, ABD vatandaşı Ermeniler ile ilgili o
dönemde masaya konan borç ve alacakların taksit taksit ödenerek tasfiye
edildiği, “Soykırım Tacirleri ve Gerçekler” adlı kitabın 440. sayfasında açık
ve net olarak mevcut. Resmi belgelere dayalı olarak okuyucuya ve sahte
talepkarlara sunulmuş ama ne yazık ki okuyanı çok az.
Bu konuda konuşanların çok büyük bir çoğunluğunun, ahkâm
kestiklerini, kafadan atma konuştuklarını, bilgilerinin kahvehane sohbetinden
öteye bilgiler olmadığını hemen anlıyorsunuz bu kitapları okuduktan sonra.
Arkadaşımın adı Şükrü Server Aya.
İlk kitabının adı ise “The Genocide of Truth”.
Birebir Türkçe çevirisi ile kitabın adı “Gerçeğin
Soykırımı.” Bana göre ise çevirisi “Gerçeğin Katli.”
İkinci cildin adı ise “The Genocide of Truth Continues”,
bana göre Türkçesi ‘Gerçeğin Katli’nin devamı.
Üçüncü kitabının adı “Soykırım tacirleri ve Gerçekler”.
500 sayfa ve birinci kitabın Türkçesi. Son kitabı da Türkçe ve İngilizce,
yanında hediyesi bir de DVD var. DVD’yi görsel olarak seyredince zaten olayın
parasal menfaat uğruna bir takım Ermeni kuruluşlar tarafından nasıl
sahtekarlıkla içeriğinin ve boyutlarının değiştirildiğini çok iyi anlıyorsunuz.
Ermeni iddialarının doğru olup olmadığını anlamak ve 1915
yılında nelerin olduğunun ve yaşandığının yabancı basın ve araştırmacılar
tarafından nasıl gözlemlendiğini ve resmi dokümanlarda nelerin yer aldığını
öğrenmek istiyorsanız bu kitapları mutlaka okumalısınız.
O vakit Ermenilerin, özellikle de Ermeni Diaspora’sının
yani Ermenistan dışında yaşayan Ermenilerin bu safsatayı nasıl ve niçin
yarattıklarını, bu uyduruk iddiadan nasıl para kazandıklarını ve niçin bu
iddiayı canlı tutup devam ettirmek istediklerini çok iyi anlayacaksınız.
İşin İlginç yanı, Şükrü ağabeyin kitaplarında yayınladığı
yabancı arşiv belgelerine hiçbir Ermeni kuruluşunun veya da bunu “soykırım
olarak pazarlamaya çalışan” propagandacıların itiraz edemeyişleri veya da
edememeleri.
Kitaptaki belgelerin hepsi orijinal ve yabancı
kaynaklı. Hepsi doğru ve hepsi de ilgili
devletlerin resmi arşivlerinde mevcut. Yalanlamaya kimse cesaret edemiyor.
İşin ilginç yanı, Şükrü ağabeyin elde etmeyi başardığı
resmi belgelerin ve dokümanların büyük bir kısmının Türk Ermenilerinden,
kendilerini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kabul eden, “Ben Ermeni
kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım” diyen kişilerden gelmiş olması.
Fırsat bulduğunuzda bu kitapları okumanızı tavsiye
ederim. Eminim ki, Ermeni iddiaları kafanızda bambaşka bir şekil alacak,
kitaplar bittikten sonra. Organize bir şekilde bir yalanın, geniş kitlelere
nasıl gerçek diye yutturulabileceğini çok iyi göreceksiniz.
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@politikadergisi.com
http://www.politikadergisi.com/makale/ermeni-iddialari-ne-kadar-dogru
3 yorum:
"Orjinal, Amarikan , hediyyesi ile birlikte". Can't get any better than that!.
May I also suggest Colonel Nathan Jessup's
"The truth ?..you can't handle the truth" from the film "A Few Good Men". Obviously it was not cautious enough of "Sukru agabey" to use the "G" word. And the esteemed professor feels obliged to edit it. Just in case...
Armenians all around the world have long managed to handle the truth and have learned to live with it day after day for a hundred years.
Truth is immortal. Only those who cannot handle the truth try to kill it.
" Resmi belgelere dayalı olarak okuyucuya ve sahte talepkarlara sunulmuş ama ne yazık ki okuyanı çok az."Evet millet yavas yavas devletin kendisine yillardir "GERCEK"diye okuttugu masallara kanmiyor.Sen ve senin gibilerinin 30 veya 40 yil sonra Trakya olaylarini,varlik vergisini,6 Eylülü yalanliyacaklarina eminim.Sadece azinliklar konusunda degil,diger konulardada son zamanlarda ortaya cikan gerceklerle Türk milletine kendi hükümetleri tarafindan nelerin gercek diye yutturuldugu ortada.Sizler gercekleri
saptirarak,iki halkin arasinda kabuk tutmus yarayi desen kisilersiniz,kendi yaptigi soykirimina,almanlari ortak göstermek veya onlarin soykirimini önliyebilecegini yazmak sucu kabuletmek degilde nedir?
Sadece saygideger kisilere saygilar
Adamlar yalan,düzmece hikayeleriyle gercekci ayaklarina yatiyorlar.Ayrica bu bilgileriyle nasil profesörlük unvani aliyorlar Türkiye'de inanilir gibi degil.Yani inanin benimde Türkiye'de Profesör olasim geliyor.Ayrica su “Ben Ermeni kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım” deyip de bu akillilara kim ne dökuman,bilgi verdiyse aciklasinlarda bizde bari bilgi sahibi olalim.Yalan dolanlariyla cirpindikca daha cok b..camura batiyorlar.Bunlarin yetistirdigi nesilden ne cikar? Kendileri gibi papagan olur.Arastirmak daha kolay oldugu halde adamlar zor olanin pesinden kosup, yalan senaryolar üreterek, taraftar toplamaya bakiyorlar.Okudugum bir Alman atasözü aklima geldi "Yalanin ayagi kisa olur" Bakalim bu yalanlarla daha kac nesil kandirabileceksiniz.......
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.