Ömür Çelikdönmez
Köktendinci militanlar sadece Müslümanlar değilmiş.
Ermeni köktendincileri de varmış. Ermeni diasporasının örgütlediği ve dünyanın
dört bir yanından topladığı Ermeni gönüllüler, Suriye’de Baas rejiminin
ordusuna katılarak İranlı ve Hizbullah’a mensup diğer gönüllülerle birlikte
direnişçi Müslümanları ve sivil halkı katlediyormuş! İran ve Hizbullah
kaynaklarına sorsanız böyle bir durumu asla kabul etmezler. Ama hem İran’da hem
de Hizbullah’ın vatanı Lübnan’da hatırı sayılır Ermeni nüfusun yaşadığı
düşünülürse insan neden olmasın diyor. Gördünüz mü bir dokundunuz bin ah
işittiniz benden? Yine aynı kaynak, Suriye’de Rusya, Venezuela, Yunanistan, K.
Kore, Litvanya, İran, Lübnan ve Ermenistan’dan gelen binlerce Ermeni gönüllü
militanın, Suriye savaşında en ön saflarda çarpıştığını kaydediyor. (Yalandan
kim ölmüş, demek ki Venezüella'da hele hele K.Kore'de de çok Ermeni varmış...
HYETERT)
***
Kaç gündür Azeri mücahitlerin IŞİD saflarında Suriye’de
savaştığını, Kesap’da Ermenilere yönelik eylemlerde etkin olabileceklerini,
bunların paralel yapı tarafından gönderildiklerine dair duyumların bulunduğunu
yazdığımdan dolayı farklı tepkilerle karşılaştım. Haber kaynağımı merak eden
bazı dostlara İran İslam Cumhuriyetinin Sesi radyosunu ve Azerbaycan’daki bir
internet sitesini referans gösteriyorum.
Hatırıma geldiği için belirteyim, PKK/PYD yakınlığı malum
Firatnews.com’da benzer haberler yayımlamıştı. Öncelikle F tipi paralel yapıya
mensupların gönderdikleri maillerde hizmet hareketinin bu tip faaliyetlerin
uzağında olduğunun altı çiziliyor. Okyanus ötesinden Amerika’dan yazan Ermeni
okuyucularda gönderdikleri fotoğraf ve bilgi notlarında Kesap’ta Ermenilere
saldıranların Türkiye sınırından geçen Türkiye destekli direniş örgütleri olduğuna
ısrarla dikkat çekmeye çalışıyor.
Bir başka okuyucu grubu da şahsımı Suriye Cihadına ihanet
etmekle suçlayan ifadelerin yer aldığı mail bombardımana takip tuttu. Onların
ifadesine göre; Ermeniler Azeri mücahitler tarafından öldürülmemişti, ayrıca Azeri
mücahitler IŞİD saflarında değil El Nusra ve diğer direniş örgütlerinin
saflarında cihada katılmışlardı. Benim köşe yazılarıma taşıdığım iddialar Baas
rejimi ve İran istihbaratının, uluslararası kamuoyunu yanıltmaya ve Türkiye’ye
kışkırtmaya yönelik dezenformasyon amaçlı haberlerdi.
Makalemi sağa sola eğip bükmeden okuyan bazı okuyucular
da, farklı bir bakış açısıyla bu konu gündeme getirdiğimi, bu tür harbelere
nasıl ulaştığımı, Milli İstihbarat Teşkilatından destek alıp almadığımı merak
eden suya sabuna tirit türünden mesajlarla, günü yorgunluğunu hafifletmekten
geri kalmadı. Hepsine ayrı ayrı teşekkür. Eksik olmasınlar ve unutmasınlar ki
Kanbersiz düğün olmaz!
Suriye’de 100 bine yakın Ermeni nüfusun yaşadığını
bildiğimden bu Ermeni toplumuna mensup eli silah tutabilecek gençlerin hangi
durumda olduğunu farklı haber kaynaklarından araştırdığımda, hiçte masumane bir
durumun olmadığı gerçeğine ulaştım. Hemen aklıma TRT I kanalında yayımlanan
Kızılelma dizisi geldi. Son birkaç haftadır dizide Kuzey Irak’ta bir yerde
kampı olan Arat isimli bir Ermeni terör örgütünden söz ediliyordu. Örgüt
öncelikle yurtdışındaki Türkiye Büyükelçilik misyonlarına yönelik suikastlar
düzenliyor ve bu amaçla dünyanın dört bir tarafından devşirilen Ermeni asıllı
gençlere terör eğitimleri veriliyordu.
Popüler dizilerin popüler konulara yer verdiğinden
hareketle, tıpkı Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde olduğu gibi Kızılelma dizisinde
de güncel konuların belki de resmi makamların talepleri doğrultusunda senaryoya
girebileceğini düşündüm. Çünkü bazen tv kanallarına resmi makamlar tarafından,
halkın kolektif bilinçaltında şuur uyarıcı milli mesajlar veren konuları dizi
senaryolarına sıkıştırmaları tavsiyesinde bulunulabiliyor. Gerçekten böyle bir
terör örgütü var mı yok mu ya da bu tür bir olay örgüsü, Yönetmen Osman
Sınav’ın dizinin reytini yükseltmek için kurguladığı bir mizansen mi olup
olmadığına gelin aşağıdaki malumatları okuduktan sonra birlikte karar verelim.
11 Şubat 2014 Salı günü medyasafak.com’da yayımlanan ve
Hasan Sivri tarafından tercüme edilen, Racha Abu Haidar’ın “Suriye'deki
Savaştan Sonra Ermeniler” başlıklı analizinde, krizden önceki verilere göre
Suriye'de 80 bin Ermeni olduğu, bu sayının yüzde 80'i Halep'te, yüzde 10'u
Şam'da ve geri kalan kısmının Deyr Zor, Haseke, Kamışlı ve Rakka'da yaşadığını,
özellikle Halep başta olmak üzere yaşanan kanlı sürecin onları, Şam, Lazkiye ve
Tartus'a kaçmaya zorladığını, bir kısmının da Lübnan ve Ermenistan'a gittiğini
kaydetmiş. Ermenistan hükümeti, başkent Erivan'a yakın bir bölgede Suriye'den
kaçan Ermenilerin kaldıkları yere ''Yeni Halep'' adını vermiş. Ermenistan,
Suriyeli Ermeniler için geçici bir istasyonmuş. Onlar, Suriye vatanına geri
dönüş hayallerinin gerçekleşmesini bekliyorlarmış.
Suriye ordusunda Ermeni gençler varken ayrıca
gönüllülerden müteşekkil Ulusal Savunma Güçleri'ne de çok sayıda Ermeni
katılmış durumda. Bununla birlikte var oldukları yerlerde kendilerini savunmak
amacıyla yerel komiteler kurmuşlar. Görüldüğü gibi Kesap’ta gerçekleştirildiği
iddia edilen Ermeni katliamından çok önceleri, Ermenilerin Esad ordusuna destek
amaçlı gönüllü müfrezeler oluşturdukları ortaya çıkıyor. Kesap savaşından
sonra, sözde “Ermeni soykırımı” karşıtı eylemler, Türkiye ve Fransa’nın
aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerde protesto edilince, kendileri açısından
gerekli şartların oluştuğu düşüncesiyle, Erivan ve Ermeni işgali altındaki
Dağlık Karabağ’da, Suriye’deki soydaşlarını korumak için bu ülkeye gitmeye
“gönüllüler” için kayıt ofisleri kuruluyor.
Geçtiğimiz günlerde islahhaber. net’te yayımlanan derleme
malumata göre; Suriye’de Beşşar Esed rejimi saflarında Suriye savaşına katılan
bazı Ermeni militanlar, sosyal paylaşım ağlarında resimlerine yer verdi. Suriye
devrimi adlı muhalif kaynak, Los Angeles Gangsterleri adı verilen Ermeni
militan grubun, Esed rejim güçlerine desteklemek amacı ile Hizbullah saflarına
katıldığı ve muhaliflere karşı savaştığını açıkladı. Suriye’de çatışmaların
başladığından bu yana orduda görevli ve gönüllü 60 Ermeni militanının
öldürüldüğü bildirildi.
Yine aynı kaynak, Suriye’de Rusya, Venezuela, Yunanistan,
K. Kore, Litvanya, İran, Lübnan ve Ermenistan’dan gelen binlerce Ermeni gönüllü
militanın, Suriye savaşında en ön saflarda çarpıştığını kaydediyor. Bu haberi
doğrulayan yeni bilgi notu ise 7 Nisan Pazartesi 2014 tarihli Suriye Gerçek
Haber@suriyegercekh isimli twitter hesabından duyuruldu. Adı geçen hesapta
duyurulan metin aynen şöyle; “Suriye Ermenileri (Anadolu kökenliler de dahil)
Ermenistan gelen Ermeni Gerillalar, Kasab’ı El Kaide’den temizlemek için orduya
katıldı.” Yine aynı hesapta çatışmalarda ölen Ermeni militanların isimlerine
yer veriliyor, ermeni militanların El Kaideye karşı gerçekleştirdikleri
saldırılar duyuruluyor.
Bir başka haberden öğrendiğimize göre; Ermenistan’ın
başkenti Erivan’daki BM merkezi önünde oturma eylemi yapan Ermeni göstericiler,
BM’nin Türkiye’nin Lazkiye’nin Keseb bölgesinde aşırı savaşçıları
desteklemesini kınamasını istedi. Suriye’deki Ermenileri korumak için bölgede
savaşmaya hazır olan Ermeni gönüllülerin olduğunu ilan eden göstericiler, BM
Temsilciliği’ne bıraktıkları mektupta Türkiye’nin Ermeniler’in yaşadığı Keseb’e
saldırarak uluslararası normları ve yükümlülükleri çiğnediğini dile getirdi.
Ermeni haber kaynaklarının bildirdiğine göre, katılımcılardan biri Suriye’de
savaşmak üzere birlikler oluşturmaya kararlı olduklarını ve bunun Ermeni
Hükümeti’nin niyeti olduğunu söyleyerek, “BM’nin suskunluğunu kınıyoruz. Bu bir
suçtur ve Türkiye’nin tavrı karşısında susmak bunu onaylamak anlamına gelir”
dedi.
Köktendinci militanlar sadece Müslümanlar değilmiş.
Ermeni köktendincileri de varmış. Ermeni diasporasının örgütlediği ve dünyanın
dört bir yanından topladığı Ermeni gönüllüler, Suriye’de Baas rejiminin
ordusuna katılarak İranlı ve Hizbullah’a mensup diğer gönüllülerle birlikte
direnişçi Müslümanları ve sivil halkı katlediyormuş! İran ve Hizbullah
kaynaklarına sorsanız böyle bir durumu asla kabul etmezler. Ama hem İran’da hem
de Hizbullah’ın vatanı Lübnan’da hatırı sayılır Ermeni nüfusun yaşadığı
düşünülürse insan neden olmasın diyor. Gördünüz mü bir dokundunuz bin ah
işittiniz benden?
Umarım Türkiye Ermenilerinden ister milliyet ister dini
kaygılarla Suriye’ye gidip direnişçilere karşı Baas ordusunda savaşa katılan
yoktur! Eğer varsa da muhtemelen Türkiye adına istihbari görevle
gönderilmiştir. Sadece Ermeni vatandaşlar gitmiş olsa neyse, sınırı aynı
şekilde geçip Esad yanında savaşan 1500 civarı TC vatandaşı mevcut. Bunlar
Mihraç Ural(Ali Kayalı) grubu bünyesinde, direnişçilere karşı savaşıyor.
Muhtemelen alevi kökenli DHKP/C militanlarından oluşan intikam timleri bunlar.
Suriye Türkmenlerinin durumunu merak edenler facebook üzerinden bizlere ulaşan
Bayırbucak Haber Ajansı sayfasına göz atabilir. Allah mazlumların ve doğruların
her daim gerçek yardımcısıdır.
Twitter:@oc320c39
omurcelikdonmez@hotmail.com
http://www.timeturk.com/tr/makale/omur-celikdonmez/suriye-de-sadece-azeriler-degil-ermeniler-de-savasiyor.html#.U0UQ8_l_vms
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.