***
Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan Anı Antik Kenti’nde,
gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen eserler, tarihe ve geçmişimize de ışık tutmayı
bekliyor. Yapılan kazı çalışmaları ise sadece üniversitelerin kapalı olduğu
aylarda yapılıyor. Tarihi kalıntıların Gazi Kars turizmine kazandırılması için
kazı çalışmalarının 12 aya çıkartılması gerekiyor. Ani’de bir kazı evinin
bulunmaması da kazı çalışmalarında en temel sorun olarak karşımızda duruyor.
Çünkü kazı yapılan bir alanda, bir kazı evinin olmaması da, bilimsel bir
çalışmanın yapılmasına zemin hazırlamıyor. Bu nedenle başta Kültür ve Turizm
Bakanlığı olmak üzere, ilgili kişi ve kurumların Ani’ye bir an önce bir kazı
evi kazandırması büyük önem arz ediyor. Çünkü kazı ve restorasyon işlerinde
çalışan bilim adamları, kazı ekipleri ve işçilerin, Kars’a 45 kilometre
uzaklıkta bulunan Ani’de konaklayacakları bir yer bulunmadığı gibi, gün yüzüne
çıkartılan tarihi kalıntıların sergileneceği ve üzerlerinde envanter ve
bilimsel çalışma yapılması için de bir bina dahi bulunmuyor.
Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden birisi olan Türkiye -
Ermenistan sınırına sıfır mesafede bulunan Ani Antik Kenti’nde, kazı,
restorasyon ve konservasyon çalışmalarında bu yılda sona yaklaşılıyor.
Temmuz ayı ortalarında başlayan ve 15 Eylül’e kadar sürecek
olan çalışmalar, Kars Müze Müdürü Necmettin Alp Başkanlığında yürütülüyor. 1909
yılında Gürcü bilim adamı Niko Mar ile Abukhamrents (Polatoğlu) Kilisesi’nde
yapılan kazıyla ilk kazma vurulan Ani’de, şu zamana kadar doğru düzgün bir kazı
henüz yapılamadı. Daha sonra 1943 yılından günümüze kadar uzman ekipler
tarafından devam eden kazı ve restorasyon çalışmaları, bu yılda olduğu gibi
üniversitelerin tatil dönemlerinde yapıldığı için 3 ay gibi kısa bir zamana, bu
çalışmalar sığdırılıyor. Bu yılda Ani Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm
Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Ani’de bazı yürüyüş
parkurları yenileniyor. Ayrıca Abukhamrents (Polatoğlu) Kilisesi’nde çevre
düzenleme çalışmaları ve kilisenin çevresinde ki dolgular temizlenerek
açılıyor. ayrıca 1930’lu yıllarda, yıldırım düşmesi sonucu yarısı yıkılan Aziz
Prkich Kilisesi’de, Dünya Anıtlar Fonu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Amerika Büyükelçiliği
tarafından belirlenen fonla restore ediliyor ve konservasyon çalışmaları
yapılıyor.
Kars Müze Müdürü Necmettin Alp başkanlığında yürütülen
çalışmalar, Eylül ayı ortalarına kadar devam edecek. Çalışmaların bilimsel
danışmanlığını da Pamukkale Üniversitesi’nden arkeologlar yürütecek. Yapılan
çalışmalarda kazı alanları temizlenecek, gezi güzergâhlarında ki yollar yeniden
yapılacak. Kazı çalışmalarında ayrıca bir yüksek lisans öğrencisi, bir
arkeolog, bir sanat tarihçi ve Pamukkale Üniversitesi’nden Doç.Dr. Fahriye
Bayram, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden Yrd. Doç. doktorlar bulunacak.
ABUKHAMRENTS (POLATOĞLU) KİLİSESİ
Pamukkale Üniversitesi’nden Doç.Dr. Fahriye Bayram, Ani Ören
Yeri’nin kuzey batısında Bostanlar Deresinin üzerindeki surlara yakın plato
üzerinde bulunan Abukhamrents (Polatoğlu) Kilisesi ve çevresinde çevre
düzenlemesi çalışmaları, dolgu temizleme çalışmaları ve sondaj çalışmaları yaptıklarını
söyledi. M.S. 980 yılında Prens Pahlavuni tarafından yaptırılan kilisenin
silindirik bir yapıya sahip olduğunu belirten Bayram, “Bu kilise sekizgen
kubbeli olup, kubbenin temeli derin yüzeyi ayıran birbirine geçmiş ince
sütunların desteklediği 6 kenar sütun üzerinde durmaktadır. Güneydoğuya açılan
tek kapısı bulunan kilisenin sekizgen kubbesinin her köşesinde birer pencere
mevcuttur. Kilisenin apsisinin bulunmayışı bu kilisenin bir aile mezarlığı
anısına anıt mezar binası olarak kullanıldığı sonucu doğurmaktadır. Kilisenin
güney cephe duvarında, oyma tekniği ile yapılmış bir güneş saati de dikkat
çekicidir.” diye konuştu.
Ani’nin tarihi çok eskilere dayanan bir ticaret ve dini
merkez olduğuna da dikkat çeken Bayram, “Ani Birçok kültüre ev sahipliği ve
Ermeni Krallığına da başkentlik yapmıştır. Be nedenle Antik Kentte, ateşge, kilise
ve cami gibi çok önemli yapılar var. Pek çok kültürün dini yapısı bir arada
bulunmaktadır. Kazı ve restorasyon çalışmalarının yoğun bir şekilde yapılması
gerekmektedir. Bizlerde bu amaçla yola çıktık. Bu yılki çalışmalarımız daha çok
önümüzdeki yıllarda yapılacak çalışmalara da bir temel oluşturacaktır. Kültür
ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyon ihalesi yapılan Abukhamrents (Polatoğlu)
Kilisesi’nin çevre düzenlemesi çalışmaları nedeniyle kilisenin çevresinde ki
dolguyu temizledik. 1909 yılında Gürcü bilim adamı Niko Mar tarafından burada
bir çalışma yürütülmüş ve önemli bölümler toprak altında bırakılmıştır. Birçok
kalıntı da buradan götürülmüştür. Biz de o bölümleri açtık. Bu yılki
çalışmalarımızı da tamamlamak üzereyiz. Bu kilise, bir ailenin mezar
kilisesidir. Bu nedenle de yapının etrafında bir mezarlık alan var. İnsan
kemikleri ve seramik parçalarına yoğun olarak rastlamaktayız. Ayrıca mutfak
işlerinde kullanılmış çeşitli ocak kalıntıları da var. Tahrip olmamaları içinde
inceledikten sonra üzerlerini toprakla kapattık. Kazılar üniversitelerin kapalı
olduğu dönemlere denk getiriliyor. Bu nedenle kazılar, Haziran’ın ikinci yarsında
başlayıp, Eylül ayının ilk yarısına kadar devam ediyor.” diye konuştu.
AZİZ PRKİCH KİLİSESİ
Kars Kültür ve Turizm İl Müdürü Hakan Doğanay da, Anı ören
yerinin Güney Doğu’sunda büyük katedrale yakın bir noktada, M.S. 1036 yılında
inşa edilmiş olan Aziz Prkich Kilisesi’nin de, Dünya Anıtlar Fonu, Kültür ve
Turizm Bakanlığı ile Amerika Büyükelçiliği tarafından ayrılan bir fondan
faydalanılarak restore edildiğini söyledi.
Kilisenin1930’lu yıllarda yıldırım düşmesi sonucu yarısının
yıkıldığını belirten Doğanay, “Aziz Prkich Kilisesi M.S. 1036 yılında
yapılmıştır ve zemini daire planlıdır. Kilise mimarisi kubbeli ve iki kısımdan
oluşmuştur. İç mekanda sekiz köşegen mevcut olup doğu istikametindeki yarım
kubbe diğer kubbeden daha geniştir. İki düzlemden meydana gelen sütunlar, bu
bölümü de ayırır. 1036 yılında kral III. Sembat tarafından yaptırılan kilise,
1291 ve 1342 yıllarında Atabekler tarafından restore ettirilmiştir. Şu anda
konservasyon çalışmaları yapılıyor. Bu çalışmalarda yapının yıkılmış olan
parçaları da tek tek ayrıştırılıp, numaralandırılarak envantere işleniyor. Bu
parçalar, daha sonra bir araya getirilerek tekrar yapı üzerinde
değerlendirilecek. 14 işçi ile birlike 6 da montaj işçisi çalışmaktadır. yani
montaj ekibiyle birlikte, 20 kişi çalışıyor. Yüksek mimar gözetiminde
çalışmaları sürdürüyorlar. 2012 ve 2013 yıllarında alan kazısı, envanter
çalışması ve olduğu gibi eserlerin, son haliyle koruma anlamına gelen
konservasyon çalışmaları bittikten sonra da restorasyon çalışmaları başlayacak.
Bu eser de Kars turizmine ve Dünya tarihsel mirasına kazandırılacak çok ender
eserlerden biri olacak.” dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.