
Trabzon'un Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastırı'nda
Hristiyanlarca yapılan ayin başladı. Ayin öncesi manastırın girişine gelen
ziyaretçiler, Trabzon Valiliği tarafından kendilerine verilen kartların
görevlilerce kontrol edilmesinin ardından içeriye alındı. Manastırın avlusunda
toplanan ziyaretçiler, daha sonra Fener Rum Patriği Bartholomeos yönetiminde
saat 10.10'da ayine başladı.Ayine, Yunanistan'ın İstanbul Başkonsolosu Nicolas
Matthioudakis ve Maçka Belediye Başkanı Ertuğrul Genç de katıldı. Manastıra
gelen ziyaretçiler, girişte mum yakarak dua ettiler. Ayin sırasında bir sorun
yaşanmaması için manastır içinde özel güvenlikçiler görevlendirildi.
Öte yandan, Fener Rum Patriği Bartholomeos, manastıra
giden patika yolun girişinde yöresel kıyafetli kemençeciler tarafından
karşılandı. Bir süre kemençecilerle sohbet erden Bartholomeos, bir kemençeciye
kutu içinde bulunan hediye verdi. Bartholomeos, manastıra giden yolda
karşılaştığı çocuklarla da sohbet etti. Manastırda ayin için dini kıyafetleri
giyen Bartholomeos, daha sonra ayin yapılan alana gelerek ayini başlattı.
Fener Rum Patriği Bartholomeos: Herkes kendi inancına
uygun bir şekilde dininin vecibelerini serbestçe yerine getirebilmelidir
Trabzon'un Maçka ilçesindeki Sümela Manastırı'nda,
Hristiyanlarca gerçekleştirilen ayin, saat 12.25'te sona erdi. 88 yıl aradan
sonra ilk kez iki yıl önce ayin yapılmasına izin verilen tarihi manastırda bu
yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ayini Fener Rum Patriği Bartholomeos,
beraberindeki din adamları ile birlikte yönetti.
Yaklaşık 300 kişinin katıldığı ve ilahilerin okunmasıyla
başlayan ayinde Bartholomeos, çeşitli dualar etti. Bartholomeos, dini
ritüellerin yerine getirilmesinden sonra sunağa çıktı ve manastırdakileri
kutsadı. Bartholomeos, önce Yunanca sonra da Türkçe yaptığı konuşmada, ''Biz
Hristiyanların en kutsal azizesi olan Meryem Ana'mızın dünya üzerindeki en
önemli ibadet mekanlarından sayılan Sümela Manastırı'nda üçüncü kez 15
Ağustos'ta, yani göğe yükselişi gününde sizlerle birlikte olmaktan ve bu samimi
ortamda dua etmekten müstesna bur mutluluk ve huzur bulduğumuzu ifade ederiz''
dedi.
Sümela'ya gelmenin, din adamları için olduğu kadar her
inançlı insan için de mukaddes bir tecrübe olduğunu belirten Bartholomeos,
''Yıllarca ulaşamadığımız bu ibadet merkezimizi anılarda yaşatarak,
büyüklerimizden dinleyerek büyüdük ve uzaktan dua ederek mutlu olmaya çalıştık.
Çok şükür ki bu beklentimiz gerçekleşti ve yüce Rabbimiz bizlerin buraya
gelmesini nasip etti. Buna katkı sunan hükümetimize, Kültür ve Turizm
Bakanlığı'na, Avrupa Birliği Bakanlığı'na, Maçka Belediyesi'ne ve de Maçka
halkına teşekkür ederiz'' diye konuştu.
''Sümela Manastırı'nda insanlığın barışı için dua
edelim''
Bartholomeos, ziyaretlerin her üçünün de mutlu bir
tesadüf eseri Ramazan ayının bereketine ve manevi zenginliğine isabet ettiğini
vurgulayarak, şunları söyledi:
''Bu anlamda tesadüf, Anadolu'da yüzlerce yıl boyunca
farklı şekillerde de olsa ortak bir ve tek yaratıcıya ibadet eden Müslüman ve
Hristiyanların bir arada yaşadıkları tecrübeye de işaret etmektedir. Yüzlerce
metre yüksekliğindeki bu dağda tonlarca malzeme taşıyarak bir manastır inşa
etmek, Allah'a teslim olmadan, ona tüm varlığıyla sevgi duymadan ve elbette
Allah rızası olmadan mümkün değildir.''
''Herkes kendi inancına uygun bir şekilde dininin
vecibelerini serbestçe yerine getirebilmelidir'' diyen Bartholomeos, şöyle
devam etti:
''Bu her insanın en doğal hakkıdır. Bu hakkın tesis
edilebilmesi için yeryüzünde hepimize yer ve imkan mevcuttur. Bu hakkın aksine
devletlerin ve toplumların din adına birbirini kırmaya, vurmaya ve öldürmeye
hakkı var mıdır? Başbakanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan'ın da bizzat ziyaret
ederek şahit olduğu Myanmar'daki zulüm hepimizin kalbini yaralamıyor mu? Her
şeye rağmen yine de maalesef coğrafyamızda din adına işlenen cinayetler,
kıyımlar, sürgünler devam etmektedir. İnsanoğlu ve özellikle de biz din adamlarının
gayretli çalışmalarına rağmen bu ayıptan hala kurtulamadık. Bizlere emanet
edilen bu muhteşem tarih, din ve kültür zengini Sümela Manastırı'nın bulunduğu
bu doğa harikası tepede, insanlığın barışı için dua edelim. Gelin hep birlikte
hayal ettiğimiz insanlığın ve ülkemizin barış ile selameti için daha fazla
çalışalım, daha fazla buluşalım ve birbirimizi daha fazla tanıyalım.''
Bartholomeos, Maçka Belediye Başkanı Ertuğrul Genç'e
gösterdiği gayret ve yardımları için teşekkür ederek, ''Başta Patrikhanemiz
olmak üzere tüm Ortodoks alemi adına Ramazan Bayramını'zı kalpten tebrik eder,
sıhhat, afiyet ve bereket dolu bir kış geçirmenizi temenni ederim'' dedi.
Bartholomeos'un konuşmasının ardından ayin Hristiyan
Ordodokslara şerap ekmek dağıtılmasıyla sona erdi. Önceki yıllara göre
katılımın az olduğu ve yaklaşık 300 kişinin katıldığı ayini, Türk ve yabancı
gazeteciler izledi.
SÜMELA MANASTIRI
Maçka ilçesinin Altındere Vadisi'ndeki Karadağ'ın
eteklerinde, vadiden yaklaşık 300 metre yükseklikteki ormanlık alanda kayalar
oyularak yapılmış Sümela Manastırı, halk arasında ''Meryem Ana'' adıyla
biliniyor. ''Meryem Ana'' adına kurulan ve ''Sümela'' adını siyah anlamına
gelen ''melas'' sözcüğünden aldığı söylenen ismin, manastırın yapıldığı
Karadağlar'dan geldiği düşünülüyor. ''Sümela'' kelimesi, buradaki Hazreti
Meryem tasvirinin ''siyah'' rengine de bağlanıyor.
Hakkında çeşitli rivayetler bulunan ve kuruluşu bilimsel
verilere göre 13. yüzyıla dayanan manastırın, 1650'ye kadar dış kapısı üzerinde
görülebilen 1360 tarihli, beş mısralık bir manzum kitabede 3. Alesios, bu
tesisin kurucusu (ktetor) ve ''Doğu ile Batı''nın (Iberia) hakimi imparator
olarak gösterilmişti.
Bir güneş tutulmasını 1361 yılında manastırda karşılayan
Alesios, 1365 tarihli vakfiyesi ile de manastırın bütün idari şartlarını,
arazisini, gelirlerini düzene koyduktan sonra Trabzon'a gelecek bir tehlikeyi,
bir Türk akınını önlemek için buradaki keşişlerin daima uyanık bulunmalarını
istemişti. Hizmet birimleri, misafirhane, mutfak, ayazmanın dışında 72 odası
bulunan manastırın, Trabzon Kommenoslar olarak bilinen ve 1204 tarihinde
Trabzon'da kurulan Kommenos Prensliği zamanında önemi arttı ve fermanlarla
gelir sağlandı.
Doğu Karadeniz kıyılarının Türk egemenliğine girmesiyle
Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim'in (1512-1520) manastıra 2 şamdan
hediye ettiği, ayrıca Trabzon'u fetheden Fatih Sultan Mehmet'in de manastırın
haklarını tanıdığı ve birçok manastırda olduğu gibi Sümela'nın da haklarının
fermanlarla korunduğu biliniyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.