Ülkemizdeki tek Ermeni köyü olan Vakıflı’da... Hatay Samandağ’da kısmen Akdeniz manzaralı, Suriye sınırına kuş uçuşu mesafede, yaklaşık 150 kişilik nüfusuyla şirin mi şirin bir köy burası...Azalan nüfusundan dolayı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan, bu nedenle köy okulu bile kapatılan, tek geçim kaynağı turizm ve organik tarım olan köyü yaşatabilmek için köy kadınlarının verdiği mücadele herkesi hayranlık içinde bırakmış durumda... Öyle ki onlar bu mücadeleleri ve başarılarıyla Sabancı Vakfı’nın ‘’Fark Yaratanlar’’ programına bile konu oldular. Vakıflı Köyü Kooperatifi Kadınlar Kolu kurulduktan ve kadınlar faal olarak çalışmaya başladıktan sonra köyde oluşan değişiklikler dikkat çekici nitelikte...
***
Sürekli olumsuz haberlerle haşır neşir olmaya o kadar alışmışız ki olumlu bir gelişme duyduğumuzda bir tuhaf
oluyoruz adeta...Şaşırıyoruz, gerçek mi ki ,diye bir an da olsa şöyle bir durup
düşünüyoruz.
Yok ama olmayacak, hemen yazamayacağım... Yani önden bir
negatif enerji alalım da önce, yadırgamadan şöyle bir içimize çekelim, arkamıza
yaslanıp kara kara düşünelim de âdet yerini bulsun; iyi haber arkadan gelsin...
Sonra dokunur filan, neme lazım ...
Bir varmış, bir yokmuş... Masalların, perilerin, perilerin
bacalarının diyarı, güzel atların ülkesi Katpatuka’da; Kapadokya’da iç burkan, nedeni basit, sonucu
önemli bir olumsuz durum varmış. Bu basit mi basit neden; “çöpmüş”! Bu duruma
neden olan ise kötü kalpli, doğa düşmanı bir canavar olan belediyeymiş!
Kapadokya’nın Ürgüp ilçesinin Ortahisar beldesinde, aynı
isimli vadinin bizzat belediye tarafından çöp depolama merkezine dönüştürüldüğü
iddiasını duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Zaten çarpık yapılaşmanın önüne
geçilemediği bu bölgede bir de bu gelişme, üzerine tuz biber ekmiş oldu.
Böylesi özel bir bölgede bu tür ilkel bir manzaranın bırakın yöre halkını,
dünyanın dört bir yanından gelen turistleri bile isyan ettirdiğini düşündüğümde
bir vatandaş olarak utancımdan yerin dibine geçtiğimi hissediyorum.
Ortahisar Belde Belediyesi Başkanı bu konuyu yalanlamış.
Umarım doğru da değildir. Eğer doğruysa durum vahim demektir. 21.yüzyılda
ülkemizde Ortahisar Vadisi’nin çöp toplama merkezi yapılmasına karar veren ve
böyle medeniyet dışı bir manzaranın oluşmasına neden olan zihniyeti
anlayamıyorum. Ayrıca böylesi bir zihniyetin o bölgenin karar merciinde nasıl
bulunabildiğini de algılayamıyorum. Dileyelim ki bizlere utanç, çevreye ve ülkeye de zarar
veren bu sorun en kısa sürede çözümlenerek hata düzeltilsin.
Şimdi sıra iyi haberde; yani ülkemizdeki tek Ermeni köyü
olan Vakıflı’da... Hatay Samandağ’da kısmen Akdeniz manzaralı, Suriye sınırına
kuş uçuşu mesafede, yaklaşık 150 kişilik nüfusuyla şirin mi şirin bir köy
burası...
Azalan nüfusundan dolayı yok olma tehlikesiyle karşı
karşıya kalan, bu nedenle köy okulu bile kapatılan, tek geçim kaynağı turizm ve
organik tarım olan köyü yaşatabilmek için köy kadınlarının verdiği mücadele
herkesi hayranlık içinde bırakmış durumda... Öyle ki onlar bu mücadeleleri ve
başarılarıyla Sabancı Vakfı’nın ‘’Fark
Yaratanlar’’ programına bile konu oldular.
Vakıflı Köyü Kooperatifi Kadınlar Kolu kurulduktan ve
kadınlar faal olarak çalışmaya başladıktan sonra köyde oluşan değişiklikler
dikkat çekici nitelikte...
Onlar, evlerinde ürettikleri yöreye özgü defne sabunu,
defne yağı, nar ekşisi, reçel türleri ve onlarca çeşit damak çatlatan
lezzetteki likörlerini satarak turizm sezonunda aylık 1000 liraya kadar kazanç
elde etmeyi başarmış kadınlar... Köyün şirin çay bahçesinde ve köy kilisesinin
bahçesinde bu ürünlerini sergileyerek satışa sunuyorlar.
Rastlantı sonucu geçen yıl bu vakitler yolumun düştüğü bu
şirin köydeki faaliyet, kadınlı erkekli grupların arı gibi çalışmaları,
tıpkı benim gibi diğer ziyaretçilerin de
dikkatini çekmişti. Minicik, bakımlı, tertemiz, modern ve yaşanası bir köy...
Azimli ve çalışkan insanlar... Ellerinde tertemiz, pırıl pırıl bakır kovaları,
tahta kasaları ve gülen yüzleriyle
ürünlerini satışa götüren köy halkı hâlâ gözlerimin önünde. Demek ki onlar,
köylerini ayakta tutabilme çabası içindeydiler.
Bir yanda küçücük bir köyün yaşatılması için yapılan
çalışmalar, bir yanda doğanın bizlere armağanı olan koskoca bir vadinin çöp
merkezine çevrilmesi için yapılan çalışmalar... Şu an ikisi de gündem konusu
ama zıt kutuplarda...İkisi de bizim topraklarımızda...Biri yok olmak üzere olan
tarihimiz, diğeri belki de en önemli turizm merkezimiz...Hepimiz Ürgüplüyüz!
Hepimiz Vakıflılıyız!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.