Milli Eğitim
Müdürlüğü’nün resmi yazısında Ermenilerden “soy kodu: 2” diye söz edildi.
Uygulama tartışma yarattı. Peki bu uygulama fişleme olabilir mi? Kimliklerin
kodlanması nasıl değerlendirilir? Uzmanlara sorduk, işte yanıtlar: İstanbul
Şişli Milli Eğitim Müdürü Gürbüz Akbulut:'Fişleme değil yıllardır böyle'. Bu
konuyla ilgili çok fazla bilgim yok ancak bir çocuğu Ermeni okuluna
yazdırabilmek için anne ve babanın Ermeni olması lazım. Kesinlikle Lozan’dan
gelen anlaşmaya bağlı olarak da zaten veriliyor bu hak.
***
Milli Eğitim
Müdürlüğü’nün resmi yazısında Ermenilerden “soy kodu: 2” diye söz edildi. Uygulama
tartışma yarattı.
Agos
Gazetesi’nin manşetten verdiği “Nüfus kayıtlarında soy kodu damgası” haberi
tartışma yarattı. Habere göre; Ermeni kimliğine geri dönen bir anne, çocuğunu
Ermeni anaokuluna kaydettirmek istedi. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü
tarafından anneye verilen resmi bir yazı, vukuatlı nüfus kayıtlarında gizli
“soy kodu” kullanıldığını ortaya çıkardı. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün
resmi yazısında Türkiye vatandaşı Ermenilerin “soy kodu 2” olduğu ifadesi yer
alıyor.
Nüfus
müdürlüklerinde gizli tutulan “soy kodu”, talep eden devlet kurumlarına resmi
bir yazıyla bildiriliyor. Lozan’da azınlık statüsü tanınan cemaatlerle ilgili
kodlamalar şöyle yapılıyor: Rumlar 1, Ermeniler 2, Yahudiler 3... Peki bu
uygulama fişleme olabilir mi? Kimliklerin kodlanması nasıl değerlendirilir?
Uzmanlara sorduk, işte yanıtlar:
İstanbul
Şişli Milli Eğitim Müdürü Gürbüz AKBULUT:
'Fişleme
değil yıllardır böyle'
Bu konuyla
ilgili çok fazla bilgim yok ancak bir çocuğu Ermeni okuluna yazdırabilmek için
anne ve babanın Ermeni olması lazım. Kesinlikle Lozan’dan gelen anlaşmaya bağlı
olarak da zaten veriliyor bu hak. Bunun dışında nüfus müdürlüğüne gönderiyoruz,
onlar da onaylıyor. Eğer annebaba Ermeni ise soy kütüğü kaydı oluyor. Bu
yıllardır da böyle. Fişleme gibi yeniden çıkan bir şey yok. Ben öyle biliyorum
yani. Daha önce böyle bir şeyle karşılaşmadım.
Sosyolog
Prof. Dr. Ferhat KENTEL:
'Uygulama tam
bir fişlemedir'
Devlet,
başından beri gayet ayrımcı davranıyor. Bu da onun tezahürlerinden biri. Ben
kökenimde Ermeni olmasa bile çocuğumu Ermeni okuluna kaydettiremiyorum. Bunu da
devlet ispat ediyor. Nüfus kâğıdımda 2 yazıyorsa Ermeni olduğum tescilleniyor. Ermeni
olmama bile karışıyor ve yeri gelince Ermeni olmamı kullanıyor. Bu tam bir
fişlemedir, devletin arşivleme çabası bütün bunlar. Devletin bütün kurumlarında
kimin ne olduğu çok iyi biliniyor.
Ermeni
Cemaati Başkanı Bedros ŞİRİNOĞLU:
‘Böyle bir
ayrımcılık olacağına inanmıyorum’
Bu dönemde
böyle bir ayrımcılık olacağına ben inanmıyorum. Ermeni okullarına kaydolan
birisinin Ermeni olma şartı var. Müslüman biri Ermeni okuluna kaydolmaz zaten.
Bir Ermeni, çocuğunu Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı normal bir okula verir ama
bir Müslüman çocuğunu neden Ermeni okuluna versin ki. Maddi durumu iyi olan
normal okula veya koleje gider, kötü olan Ermeni okuluna gider. Bugün herkes
bir şeyler konuşuyor, bu bizim cemaatte de rahatsızlık yaratıyor. Herkes
konuşuyor, elden bir şey gelmiyor.
Gazeteci
Markar ESAYAN:
‘Emniyet
teşkilatında da Ermeni masası var’
Kodlamayı ilk
defa duyuyorum. Ama bu uygulamaların Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana
ideolojik olarak kanunlarda yer almayan, yasalarda yer almayan ama çeşitli
yönetmelikler ile azınlıkların bu şekilde fişlendiğini biliyoruz. Emniyet
teşkilatında azınlıklar için özel masalar vardır. Ermeni masası gibi. Ermeni
masası sadece Ermeni cemaatini inceler.
Tek parti
döneminden bugüne kadar geçen sürede bütün ayrımcı uygulamalar kendisini ele
veren gizli yönetmeliklerle gerçekleştirilmiştir ve çok ciddi anlamda hasar
vermiştir. Yani kanunlarda saklı bir sürü demokrasiye aykırı kanunlarımız var.
Hükümetin bunları ayıklaması, çok ciddi tarama yapması gerekiyor.
Prof. Dr.
Mümtaz’er TÜRKÖNE:
‘Teknik bir
kodlama olabilir’
Bu konuda bir
bilgim yok. Ancak nüfus ve vatandaşlık işlerinin genel müdürlüğü var. İçişleri
Bakanlığı’na bağlıdır. Çok önemli bir genel müdürlüktür. Nüfus kayıtlarını da
onlar tutuyor. Bir fişleme değil de teknik bir tabir olabilir. Lozan’da
azınlıklara verilen statü yüzünden bu ayrımın da bilinmesi gerekiyor. Kim
Ermeni, kim Rum, kim Yahudi bununla ilgili teknik bir kodlama olabilir.
Eski Özel
Surp Haç Ermeni Lisesi Müdürü Hayk NİŞAN:
‘Pasaportlarda
da böyle’
Daha önce
böyle bir şeyle karşılaşmadım. Bu teknik bir bilgi olabilir. Yani düşünün ki;
pasaportlarda da böyle bir uygulama var. Ama bu durum engel teşkil eder mi
etmez mi? Bu konu hakkında söylenecek bir şey yok; çünkü konu hakkında yeteri
kadar bilgi sahibi olduğumu söyleyemem. Bu bir engel teşkil ediyor mu? Bu konu
hakkında detaylı bir açıklama var mıdır buna da bakmak gerekiyor.
Yazar Sevan
NİŞANYAN:
‘Fişlemenin
olmaması tuhaf olurdu zaten’
Böyle bir şey
olmaması çok tuhaf olurdu. Devletin tipik ahlak dışı tavırlarının bir tezahürü
olarak görülmesi gerekir. Bu aslında Ermeniler arasında eskiden beri bilinen
bir konuydu. Ama hiçbir zaman bunun ispatı yoktu ortada. Ama bu Türkiye
Cumhuriyeti’nin bilinen, tanınan ikiyüzlü davranışlardan biridir. Bundan daha
farklı hiçbir şey görmedik bugüne kadar. Bundan sonra da göreceğimizi tahmin
etmiyorum. Bunun bir fişleme olduğunu düşünüyorum.
Türkiye’de
modern anlamda bir vatandaşlık hukukunun oturmadığını ve devletin böyle bir
hukuk benimsememiş olduğunun tipik bir kanıtıdır bu. Başka bir şey değildir.
Çocukluğumdan beri bunun böyle olduğu söylenirdi.
Sosyolog
Hülya Uğur TANRIÖVER:
‘Hepimiz
kodlandık’
Benim dünya
görüşüme göre insanların kodlanması güzel bir şey değil. Ama şu an TC kimlik
numarası verilmesi de gösteriyor ki hepimiz kodlanmış durumdayız. O kodların da
ne olduğunu bilmiyoruz. Birtakım rakamlar veriliyor ve bununla ilgili şehir
efsaneleri de dönüyor.
Kodlama başlı
başına bir sorundur. Amakimi durumda da yararlı olabilir. Aynı şey sayesinde de
eskiden 1 ayda alamadığımız pasaportumuzu 2 günde adresimize getiriyorlar yani
bu da var. Biraz sorunlu bir konu olduğunu söyleyebilirim.
Özel Pangaltı
Ermeni İlköğretim Okulu Müdürü Karekin BARSAMYAN:
‘Milli Eğitim
böyle bir şey yazmaz’
Böyle bir
uygulamayı bugüne kadar duymadım. Milli Eğitim Müdürlüğü ailenin soyunu
incelerken cevabında böyle bir şey yazmaz. Bize gelen resmi evraklarda sadece
soy kütüğünün incelendiği, Ermeni olup olmadığının anlaşıldığı ya da
anlaşılmadığı yazılır. Böyle bir kod şimdiye kadar kullanılmamıştır. Gelen
yazıların tamamında “Evrak incelenmiş olup Ermeni olduğu anlaşıldığının asıl
kaydının yapılmasıdır” açıklaması olur.
Ayda yılda
bir de eğer tesadüfen bulunmadıysa “Soy kütüğü incelendiğinde Ermeni
olmadığından kaydının silinmesi” gibi bir açıklama olur. Onun dışında bir kod
olmamıştır. Böyle bir şeye hiç şahit olmadım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.