Ufuk Uras
1915’de ne olduğu Anadolu’nun canlı tarihinin hafızasında
var aslında, ama kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi bir türlü resmiyet
kazanamıyor. Şart mıdır diye sorulabilir. Devletin ve siyasi iktidarın İttihat
ve Terakki Cemiyeti’nin topluma yaşattığı bu ortak acıyla yüzleşmesi tabii ki
önemlidir ve toplumdaki yansımasına da hızlandırıcı bir etkisi olur. Irkçıların
bu konudaki ret ve inkâr politikalarının toplumda bir karşılığı olmadığını
biliyoruz. Örneğin, Divriği’nde nüfusun üçte biri Ermeni’yken, insanların yok
olmasını emperyalizmin yalanı diye reddedenler, doğrunun ne olduğu ve bu
insanlara ne olduğu konusunda neden sessiz kalıyorlar?
Yıllardır 24 Nisan’da gerçekleştirilen “Özür Diliyoruz,
bu acı hepimizin” anmaları da özellikle mütedeyyin yurttaşlarımızın da
katılmasıyla önemli bir etki yarattı.
Ermenistan’la sınırların açılmasından, karşılıklı
ekonomik, kültürel ilişkiler geliştirmeye ve tehcir edilen insanlarımızın
çocukları ve torunlarına yeniden vatandaşlık hakkının sağlanması önemli bir
jest olacaktır.
23. dönem meclisinde Dışişleri Komisyonu’nda görev
yaparken, geleneksel devlet tepkisi ve bildik yaklaşımlar karşısında farklı
seslerin de komisyonda dinlenmesi konusunda olumlu tepkiler almıştım. Meclis
kütüphanesinin Agos gazetesine abone olmasını da sağlamış olmaktan mutluyum.
Komisyon toplantılarında hep ifade ettiğim gibi Türk
tarih tezi diye bir açıklamanın tarih biliminde yeri olmadığı gibi, Ermeni
yurttaşlarımızı da temsil eden TBMM yayınlarının çoğu buram buram ırkçılık
kokmaktadır. Bundan bir an önce vazgeçilmelidir.
24. dönem meclisinde Ermeni yurttaşlarımızın yer alması
için gösterdiğimiz çaba sonuç vermediyse de, bu yanlışın önümüzdeki seçimlerde
giderileceğinden şüphem yok.
Oturdukları yerden Kürt siyasal hareketinin açığını,
yanlışını bulmaya pek meraklı kesimler, bölgedeki belediyelerin çok kültürlü,
çok kimlikli, çok dilli belediyecilik çalışmalarını inatla görmezden
geliyorlar. Siyasette desteksiz atma da yer çekimine tabi değil midir? İnsanın
hiç mi ayağı yere basmaz?
1970’lerde yaratılan Fatsa örneğini onurla anımsarken,
unutmamalıyız ki bölgede her bir belediye Fatsa deneyimini gerçekleştirmiştir.
Latin Amerika’da olan bitene pek meraklı olanlar, bakalım daha ne kadar
burunlarının dibindeki çalışmaları görmezlikten gelmeye devam edecekler?
Bu seçimlerde İstanbul adalarda belediye eşbaşkan
adayımız olan Ermeni yurttaşımız Kayuş Çalıkman ve kadın arkadaşlarımızdan
oluşan liste ve benzeri çalışmaların çok kıymetli olduğunu görelim.
Öcalan’ın meseleyi adıyla ortaya koyan mektubu umarım
lüzumsuz polemiklere bir son verir. Çünkü bu belediyelerin hiçbirinde Müslüman
refleksle azınlık yurttaşlarımıza karşı ötekileştirici bir tutum söz konusu
değildir, olmaz, olamaz da. Bu kara propogandalardan etkilenmeyerek HDP
saflarında onurla aday olan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.
İttihat Terakki çetelerinin cinayetlerini genelleştirerek
bir millete atfeden milliyetçi yaklaşımlar, bu türden gölge boksunu pek
sevmektedirler, ama böylesi bir ırkçı tezi savunan da kimse yoktur zaten.
Konuyla ilgili yaşanan çamurlaşma hakikaten insanın
topraktan geldiğini ve beynin sadece yüzde 10’unu kullandığını kanıtlıyor.
Artık Kafkas Ermenileri’yle Anadolu Ermenileri’ni karıştıranı mı ararsınız,
1918’de intikam için Ermenilerce öldürülen Türklerin varlığını ilginç bir tarih
yorumuyla 1915 Soykırımı’nın gerekçesi olarak göstermeyi mi, bayağı bir mantık
katliamı da var ortada.
Aslında mesele galiba yaptırımlar konusunda gelip
tıkanmaktadır. Bu meselelerin akçalı boyutuyla tartışılmasının ayıp olduğu
ortada, ama bu eksende de sorunun abartıldığını düşünüyorum. O zaman ödeme
yapmamak için Avrupa Konseyi İnsan Hakları Mahkemeleri’ne de başvurmamayı
istemeye kadar gidebilir iş.
Başkalarının mallarını gasp edip, sonra üzerine yatmakta
ısrar etmek kabul edilemez. Önerim, belki de bunu devlete bırakmadan bireysel
inisiyatif alan yurttaşlarımızla, asıl sahiplerinin talebiyle ellerindeki
malları iade etmeye hazır olduğunu deklare eden bir kampanyayı başlatmak
olacaktır.
http://www.ozgur-gundem.com/index.php?haberID=96972&haberBaslik=1915&action=haber_detay&module=nuce&authorName=Ufuk%20URAS&authorID=185
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.