Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Ermenistan’ın başkenti Yerevan merkezli News.am ajansının Türkiye kaynaklarına dayandırarak yayımladığı haberde, saldırıya birçok cihatçı örgütün katıldığı belirtiliyor. Beş kişinin hayatını kaybettiği bildirilen haberde şu ifadeler dikkat çekiyor: Yayladağı’nın hemen yakınında bulunan Keseb ve civarında, cihatçıların Ermenilere ve Alevilere yönelik katliam girişiminde bulunmasından korkuluyor. Cihatçıların internetten yaydığı bazı videolarda, militanların Keseb’e ‘Nusayri’ diyerek füze fırlattıkları görülüyor. Operasyonun adını ‘Enfal’ koyan saldırgan gruplar arasında Ahrar’uş Şam, Nusra’ya bağlı Cund eş-Şam, Irak-Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) biat eden Faslıların oluşturduğu Sukur el-İzz ve yine Nusra’ya bağlı Ahrar Cebel el-Ekrad bulunuyor.”
***
Türkiye-Suriye sınır hattındaki Suriye’nin Latakya idari
birimi bünyesinde bulunan Keseb bölgesi ve çevresindeki köylere yapılan
saldırılar bugün de şiddetlenerek devam etti. Dün sabah erken saatlerde
başlayan çatışmalar bugün öğleden sonra yeniden şiddetlendi.
Keseb bölgesindeki yerel güçler saldırıya karşı koymaya
çalışırken Suriye ordusunun ve Ulusal Savunma Güçleri’nin de savunma hattına
katıldığı, karadan ve havadan bölgeyi korumaya çalıştığı, zaman zaman
helikopter ve uçaklarla müdahalede bulunduğu belirtiliyor.
Suriye Ulusal Savunma Güçleri ve muhaliflerin bölgeye
destek getirdiği, çatışmaların Keseb’in batısı ile Keseb Sınır Kapısı
yakınlarında yoğunlaştığı öğrenildi.
Saldırıya katılan grupların El-Kaide’nin Suriye kolu El
Nusra Cephesi ve Arabistan’ın kontrolündeki İslam Tugayı olduğu bildirilirken,
Yakın Doğu Haber ajansı muhabirinin aktardığı bilgiye göre, her iki örgütün de
bu bölgeye Türkiye topraklarından girdikleri belirtiliyor.
Silahlı militanların bölgeye Türkiye’den girdiği haberi,
Suriyeli resmi kaynaklar tarafından da doğrulandı. Beyrut’ta yayımlanan Aztag
gazetesinin Şam muhabirinin aktardığı bilgiye göre, Suriye’nin Latakya
bölgesine Türkiye’den giriş yapan El Nursa Cephesi liderlerinden biri çıkan
çatışmada öldürüldü.
Al Jazeera kaynaklarına göre İslami Cephe ve El Nusra
Cephesi, bölgedeki Bayırbucak Türkmenlerinden oluşan Türkmen tugaylarının da
desteğiyle, Acısuyu bölgesinden Lazkiye’ye bağlı Keseb kasabasına sızmayı
başardı.
Ermenistan’ın başkenti Yerevan merkezli News.am ajansının
Türkiye kaynaklarına dayandırarak yayımladığı haberde, saldırıya birçok cihatçı
örgütün katıldığı belirtiliyor. Beş kişinin hayatını kaybettiği bildirilen
haberde şu ifadeler dikkat çekiyor: “Yayladağı’nın hemen yakınında bulunan
Keseb ve civarında, cihatçıların Ermenilere ve Alevilere yönelik katliam
girişiminde bulunmasından korkuluyor. Cihatçıların internetten yaydığı bazı
videolarda, militanların Keseb’e ‘Nusayri’ diyerek füze fırlattıkları
görülüyor. Operasyonun adını ‘Enfal’ koyan saldırgan gruplar arasında Ahrar’uş
Şam, Nusra’ya bağlı Cund eş-Şam, Irak-Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) biat eden
Faslıların oluşturduğu Sukur el-İzz ve yine Nusra’ya bağlı Ahrar Cebel el-Ekrad
bulunuyor.”
ULUSLARARASI KAMUOYUNA ÇAĞRI
Suriye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi
Beşşar Caferi, BM Güvenlik Konseyi’ne başvuruda bulunarak, 21 Mart’ta
Suriye’nin Keseb kasabasına yönelik olarak başlatılan saldırıda silahlı
teröristlerin Türkiye ordusu tarafından desteklendiğini bildirdi.
Silahlı teröristlerin Türkiye sınırından Suriye’ye giriş
yaptığını savunan Caferi, BM Genel Sekreterliği’ne yaptığı diğer bir başvuruda
da, Türkiye hükümetini, “El Kaide terör örgütüne destek vermekle” suçladı.
Suriye’deki çatışmaların Türkiye tarafından desteklenmesinin
BM üyesi ülkeler tarafından kınanması çağrısında bulunan Caferi, BM’ye yaptığı
yazılı başvuruda şu ifadelere yer verdi: “El Nusra ve IŞİD terör örgütlerine
bağlı gruplar, 21 Mart tarihinde Türkiye topraklarından Suriye’ye nüfuz ederek
Keseb kasabasına saldırıda bulunmuştur. Türkiye ordusu, silahlı teröristlere
askeri ve lojistik destek sağlamıştır.
Türkiye makamları, aşırılık yanlısı binlerce silahlı ve
paralı teröristi kendi topraklarından geçirerek Suriye’ye nüfuz etmelerine
müsaade etmektedir. Türkiye yetkilileri, teröristlere para ve silah sağlayarak,
terörizm karşıtı uluslararası anlaşmaları ve BM Güvenlik Konseyi kararlarını
ihlal etmektedir.”
BİRARADA YAŞAM TEHLİKEDE
Ağırlıklı olarak Ermenilerin ve Alevilerin yaşadığı Keseb
kasabası, Suriye’de bir arada yaşamın örnek kentlerinden biri olarak gösterilen
Lazkiye şehrinde bulunuyor. Ermeni, Melkit, Rum, Alevi ve Süryanilerin bir
arada yaşadığı, Lazkiye kent merkezindeki üniversite binasına Grad füzeleriyle
yapılan saldırıda beş kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, Anadolu Ajansı
çatışmalarda yaralanan 15 kişinin Yayladağı ilçesine getirildiğini, daha sonra
ambulanslarla Hatay’daki çeşitli hastanelere sevk edildiğini ve yaralılardan
birinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
ALEVİLER HEDEFTE
İslami Cephe bileşenlerinden Ahrar Şam adlı örgütü ve
Ağustos ayında 199 sivilin katledildiği Lazkiye baskınını finanse ettiği
bilinen Kuveytli Selefi Şeyh ‘Shafi Alajmi’, twitter hesabından “Cihatçı
kardeşlerimiz, sahili kurtarma adına çok önemli bir adım attı” diyerek
operasyona destek verdiğini açıkladı.
Bir diğer Körfez Şeyhi ise “Türkiye Alevileri ile Suriye
Alevileri arasındaki bağlantıyı kopardık” diyerek cihatçılara destek çağrısı
yaptı.
“İKİNCİ TEHCİR” OLARAK YORUMLANIYOR
Aztag gazetesinin haberinde, can güvenliği bulunmayan
Keseb kasabasındaki Ermenilerin bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı ve civardaki
diğer köylere sığındıkları, bölgedeki Ermeni Kilisesi avlusunda da dayanışma
çadırları oluşturulduğu, gıda ve battaniye yardımı yapıldığı belirtildi.
Silahlı militanların Türkiye’den geçiş yaparak bölgeye
sızmasına tepki gösteren Halepli Siyaset Bilimci Kevork Almassaian, Keseb
köyüne yönelik saldırıyı, sosyal medyada şöyle yorumladı: “Yeni Osmanlılar
tekrar Ermenilerin peşinde. İhvan, Körfez şeyhleri ve muhalifler, sahil
bölgesini ‘Nusayriler, Yahudiler ve Hıristiyanlar tarafından işgal edilmiş’
olarak görüyor. Erdoğan ve Yeni Osmanlıcılar ise el-Kaide’ye bağlı Nusra
Cephesi’ni ve silahlı grupları topraklarından geçirerek Ermeni düşmanlıklarını
tekrar gösterdiler.”
Keseb kasabasına yapılan baskın ve çatışmaların ardından
evleri kullanılamaz hale gelen Ermenilerin akıbetine ilişkin belirsizlik
sürerken, twitter ve facebook hesaplarından tepki gösteren birçok Suriye
kökenli Ermeni, Türkiye’nin cihatçı silahlı militanlara verdiği desteğe dikkat
çekerek, silahlı milisler aracılığıyla Türkiye’nin Ermenileri hedef aldığını ve
1915’te Suriye’ye sürgün edilen bölgedeki Ermenilerin, Türkiye desteğiyle
yeniden sürgüne tabi tutulduğunu savunuyor.
HALEP ERMENİLERİ ATEŞ HATTINDA
Suriye’deki Beriye Ermenileri Ruhani Önderliği’nden
yapılan açıklamaya göre, Keseb’in yanı sıra, son dört gündür Halep’teki Ermeni
mahalleleri de saldırıların hedefi halinde. Ermeni Kilisesi’nin Beriye
Önderliği’nden yapılan açıklamada, yöredeki Ermeni okullarının kurşun yağmuruna
tutulduğu ve Haçig Gabrielyan adlı bir çocuğun yaralandığı belirtildi.
Açıklamada, ağırlıklı olarak Ermenilerin yaşadığı, Aziziye, Telefon Havi,
Süleymani, Nor Küğ ve Tilel mahallelerinin 17-20 Mart tarihleri arasında füzeli
saldırılara maruz kaldığı, bombalamalar sonucu çok sayıda araç ve binanın
kullanılamaz hale geldiği kaydedildi.
KESEB SINIR KAPISI MUHALİFLERİN ELİNDE
Bu arada Anadolu Ajansı’na göre, Fetih 2'nci Tümeni
Komutanı Muhammed Ebu İskender, Ensaur'ş Şam, Nusra Cephesi ve Fetih 2'nci
Tümeni unsurlarından oluşan birliklerin, yaşanan şiddetli çatışmaların ardından
Suriye’nin elindeki son sınır kapısını ele geçirdiğini söyledi.
İskender, Yayladağı Sınır Kapısı'nın karşısındaki Keseb
kasabasında yaşanan çatışmalar sırasında muhaliflerden 2, Suriye güçlerinden
ise 45 kişinin öldüğünü, 11 kişinin de yaralandığını iddia etti.
Çatışmalar sürerken, Hatay'ın Yayladağı İlçesi'ne bağlı
200 nüfuslu Gözlekçiler Köyü önlem amacıyla Türkiye tarafından boşaltıldı.
http://www.demokrathaber.net/dunya/suriyedeki-ermeniler-tedirgin-h29867.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.