Türkiye'nin Hatay kentinin Yayladağ
sınır kapısının yanıbaşındaki, nüfusunun çoğunluğunun Ermenilerin ve Alevilerin
oluşturduğu Suriyen'nin Kesab kasabasının halkı, aşırı radikal İslam
örgütlerinin ve çetelerin saldırıları sonucunda, evlerini yurtlarını terk etmek
ve göç etmek zorunda kaldı. Saldırganların arkasında kimler olduğu,
saldırganlara kimlerin silah ve muhimmat yardımında bulunduğu resmen
bilinmemekle birlikte,saldırganların arasında bulunan bazı terörist gurupların,
Türkiye'nin Yayladağ gümrük kapısından ellerini kollarını sallayarak
geçtiklerine dair internet sayfalarına görüntülerin düşmesi Türkiye'yi şüphe
altına bırakmaktadır.
Kesab'ın mücahitlerin eline geçmesinden sonra kilise, okul,cemaat
kurumları, evler, halkın özel mülk ve malları
yağmalandı,kasaba halkı barınaksız, aç ve susuz bırakıldı:Kesap halkının
yaşadığı bu acıya ve trajediye, insan hakları savunucularının ve Batılı
ülkelerin suskun kalması bir taraftan insanlık adına utanç verici bir durum, diğer
bir taraftan ise durumu daha da zora sokmakta, kaygıları artırmakata ve
vicdanları kanatmaktadı.
Kasaba nüfus çoğunluğunu teşkil eden
Ermeniler için Kesab'ın ayrı bir önemi vardır,1909 yılında Adana
katliamında bombalanan Kesap,Ermenilerin
yüzyıllar önce yerleşim kurduğu ve birçok türlü sıkıntı ve zorluklara rağmen
''Vatan'' olarak algılayıp terk etmedikleri bu kasabadan göç etmek veya terk
etmek zorunda bırakılmaları onlar için acıların ve zülümün en büyüyüğü:
Saldırganların içinde bazı mücahitlerin
Türkiye'den gelmesi ve buna karşı Türkiye'nin tedbir almaması veya tedbir
alınamaması ,Ermeni kamu oyunda saldırıyla Türkiye'nin doğrudan ilişkişi olduğu
süphesi ve hatta algısı yaratmasına neden olmuştur:
1915 in 100.cu yılı arifesinde ,olaya
sağ duyu ve ile sağuk kanlı bir gözle bakıldığında Kesap Ermenilerinin zarar
görmesi Türkiye'ye yarardan çok zarar getirebileçeği görülür,bu bağlamda
Türkiye'nin Ermenilerle ilgili olumlu bir imaj yaratmak gerçekten
istiyorsa ve hakkında yaratılan olumsuz algıyı düzeltmek
,bu konudaki iddia ve şüphelerden arınmanın tek yolu ,Ermeni mültecileri
Türkiye'ye davet etmek değil,bunun yerine Süriye'deki silahlı guruplara verdiği
desteği derhal durdurmak ve kesmektir:
Kesab'ta yaşananlara ''Dur Demesi'' için
Birleşmiş Milletler genel sekreterine hitaben bir talep dilekçesi
hazırlanmıştır, dilekçeyi imzalamak isteyenlere,web sayfası altta arz ediyorum.web sayfasını tıklayarak
E-mail adresinizi, Ad veSoyad ve bulunduğunuz ülkeyi yazmak yeterli:
https://secure.avaaz.org/en/petition/United_Nations_SecretaryGeneral_Ban_Kimoon_Prevent_Armenian_Genocide_in_Kessab_Syria/?awhfOgb
Buna ek olarak mültecilere yardım
amacıyla Protestan kilisesi Frankfurt'ta bankada ''Kesab Mültecilerine Bağış'' hesabı açmıştır
ilgilenenler için banka bağlantısı altta arz olunur:
CHRİST.HİLFSBUND İM ORIENT
Soforthilfe Syrıen - KKESSAB (Suriye/KESSAB'a
Yardım)
İBAN:DE50520604100004120
BİC:GENODEFEK1
veya
EKK Frankfurt am Main
Konto no: 412120
Banka No:5206040
HİLFE KESSAB/Syrien (KESAB'a YARDIM)
Tüm vicdan ve sağduyu sahibi ignsanları
Kesab'ın acılı mültecilerin yaralarını sarmaya davet ediyorum:
Dr.med.Sarkis Adam sarkis_adam@yahoo.de
.jpg)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.