Bu ülkede bir zamanlar bırakın Kürt Sorununu, Kürt demek;
bırakın Ermeni Soykırımı gerçeğini, Ermeni demek bile ateşten gömlekti. Hele
Yunanlıları günahımız kadar sevmezdik. Bunlarla ilgili iki çift laf etmek
iğneli fıçıya atılmanıza yeter de artardı. Öyle bir saldırıya uğrardınız ki
Erdoğan’ın Vizyon Toplantısına katılan sanatçılardan beter ederlerdi insanı.
Rahmetli Ahmet Kaya Kürtçe albüm yapacağım dedi diye az kalsın linç ediliyordu.
Hırant Dink bu yüzden öldürüldü; hem de devlet eliyle. Şimdi koyu milliyetçi bir kesim hala benzer tepkileri
vermekle birlikte bu konuların ‘sertliği’ epey törpülenmiş durumdadır. Artık bu
konular hakkında düşünenler kendi fikirlerini kendiliklerinden sansüre
uğratmadan, eğip bükmeden, sözü dolandırmadan açıkça söyleyebiliyor. Medyada
normal kullanım dili haline geldiler. Çünkü bu ülkede bir Başbakan çıkıp;
Dersim katliamından dolayı özür dilemiştir. Yüz yıllık Kürt sorununu ‘çözüm
sürecine’ sokmuştur. 1915 Soykırımından dolayı üstü kapalı da olsa Ermeni
toplumuna taziyelerini bildirmiştir.
Bunlar olmadan önceyi daha iyi anlamak için hafızamın
yıllar öncesinden taşıdığı bir olayı yazacağım.
Kadir Çelik isimli bir TV ci vardı. Star TV de program
yapardı. Hala medya dünyasında olup olmadığını da bilmiyorum.
O zamanlar Star TV Uzanlar’ın, SHOW TV ise Erol
Aksoy’undu. Kim bilir hangi çıkar çatışmasından dolayı bu iki patron birbirine
düştü. Star TV öylesine yoz bir anti Erol Aksoy kampanyası yürütmeye başladı ki
neredeyse hava durumu sunulurken bile Erol Aksoy’a giydirmeler yapılıyordu.
Bu medya olayı oldum olası böyledir. Her kim biriyle
mücadeleye girse elindeki medya olanaklarını karşısındakini karalamak, batırmak
için silah olarak kullanır. Hatırlarsınız; bir baş savcı çıkmış, medyadan
topladığı kanıtlarla AKP yi kapatmaya bile kalkmıştı. Bence medya hiç temiz
olmadı. Hep birilerine maşalık etti. Sedat Simavi’nin ‘kalemini kır, sakın
satma’ deyişi gerçeklikte hoş bir fantezi olarak kaldı.
Kadir Çelik bir program yapardı. İşte o programda
patronuna yaranmak için uzun süre Erol Aksoy’a söylemedik laf bırakmaz,
programını bu kötü propaganda için kullanırdı. Uzanlarla Aksoy’un didişmesi,
Kadir Çelik’in bu kraldan fazla kralcılığı o kadar umurumda değildi. Ama adamın
üzerine basa basa, ‘Rum tohumu Erol Aksoy’ demesi beni çileden çıkarırdı.
Öyle ya yakın zamana kadar ‘Rum Tohumu’, ‘Ermeni dölü’
gibi nitelemeler küfür yerine kullanılıyordu. Hala bile bu çukura düşenler
var.Yunanlıların ya da Bulgarların, kendi ülke vatandaşlarına ‘Türk dölü’,
‘Osmanlı tohumu’ gibi küfür etmesi ne ise bu da öyle bir şeydi.
Kral Arthur diye bir film izlemiştim. Arthur Sakson
İstilası karşısında İngiltere’den çekilen Romalıların komutanıydı. Yerli halkın
Saksonlar karşısında çaresiz kalacağını görüp adada kaldı ve Saksonları yenerek
İngiltere’nin ilk Kralı oldu. Çünkü Saksonlar adada ilerledikçe önlerine çıkan
her şeyi yakıp yıkıyor, tüm canlıları katlediyorlardı. Hatta bir yerinde Sakson
Kralı, bir yerli kadına tecavüz eden komutanlarından birini kadının üzerinde
öldürdü, ardından da kadını... Oğlu sebebini sorunca; ‘Sakson kanı hiçbir
şekilde karışmayacak kadar asildir’ idi. Öyle ya, kadın hamile kalsa melez
doğuracak.
İşte o ırkçı Sakson anlayış yıllar sonra Hitler’i
yarattı. Yoksa Hitler ortaya, Yıldız Tilbe ona methiyeler düzsün diye çıkmadı.
Biz dönelim kendimize.... Hep merak etmişimdir; Acaba
Erol Aksoy’u ‘Rum tohumu’ diye aşağıladığını düşünen Kadir Çelik çıkıp bir DNA
testi yaptırsa kimlerle akraba çıkacaktır? Hem de ne kadar ‘saf kan’ olduğunu
öğrenmiş olurduk....
https://www.facebook.com/firuz.turker/posts/678959788857810
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.