Zeynep Tozduman
2014 Haziran ayında İŞİD tarafından katledilip kaderine
terk edilen bir halktır Süryaniler.
Bu yazım Irak / Musul ve Ninova'da İŞİD ( İSİS = DAİŞ )
tarafından zorla evlerinden, toprağından koparılıp Duhok- Erbil- Ankawa'ya sürgün edilen Süryani
halkına yardım etmek için bir vicdan çağrısıdır. İŞİD hepimizin bildiği üzere geçtiğimiz 9 Haziran 2014'de
ilk katliamlara, Süryani halkıyla başladı... O kadar çok katliam yaşadı ki
kadim halklar, o günden bu yana. Ermeniler, Şiiler, Şebekler, Ezidiler,
Türkmenler, Aleviler, Kürtler... Bu gün, Musul- Ninova- Erbil’de Süryani, Şengal’de Ezidi,
Kobane’de Kürt, Karatepe’de Alevi olma zamanıdır.
Sünni arap olmayan
her halk bu katliamlardan payına düşeni acı bir şekilde yaşadı. Ta ki Şengal'de Ezidi katliamından
sonra Avrupa'dan gözler, bölgeye çevrilene kadar. Kobane'de
37 gündür de Kürtlere aynı acıları yaşatmak isteyen İŞİD terör örgütü,
bu kez fena tosladı. Kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, çoluk, çocuğuyla Kürtler
ve dostları İŞİD'e karşı onurluca direniyor. Ve Kürt kadını şahsında Kürtler
şimdilerde bir tarih yazıyor.
Bir tarih yazamayan, hiç devleti ve ordusu olmayan
halklar ise acılarını hep içine gömüyor.
Hal böyle olunca, ilk katliamı yaşayan ve katliamdan
sadece canını kurtarabilen Süryaniler ise Avrupa'ya, Suriye'ye, Ürdün'e,
Ermenistan'a, Türkiye'ye ve kısmen güvenli buldukları Irak/ Erbil –Duhok-
Ankawaya yerleşiyorlar. Haziran ayından bu yana Erbil ve Ankawa'daki bütün
Kiliseler, park ve bahçe alanları şanslı olabilen insanların barınak yerleri
oldu. Hala sokaklarda Çadırlarda yaşam mücadelesi veren binlerce Süryani Kış
mevsiminin girdiği bu dönemde, yağmurların yağmasıyla çamur ve yokluk
içerisinde direniyor. Avrupa'dan çeşitli Süryani kuruluşların insani
yardımlarıyla ayakta kalmaya çalışan bu toprakların en kadim halkı katliamdan
kurtulduğuna bile sevinemiyor. Önümüz
kış, zemheri ayı kapılarını bütün acımasızlığıyla çalarken, bir de üstüne
salgın hastalıklar gelince!. Gıda, sağlık hizmetleri, giyim, battaniye,
barınma, ilaç ve kadın ve bebeklerin ped ihtiyaçları v.b gibi birçok ihtiyaç
için yaşamla cebelleşiyorlar.
Burada acıları yarıştırmıyorum. Özellikle Haziran’dan bu
yana İşid’in uyguladığı vahşet yüzünden hepimiz acı içinde acı yaşıyoruz. Bir
halkın yaraları sarılmadan daha diğer bir halkın acısı başlıyor. Yüreklerimizin
bir yarısı Kobane'de Kürt halkıyla, Karakale’de Türkmen Alevileri ile
direnirken, diğer bir yarısı da Musul ve
Ninova'dan, Duhok- Erbil- Ankawa'ya göç
eden Süryani halkında olsun. Ve acılara melhem olduğumuz kadar insanız her
birimiz. Buradan Şengal'e , Kobani'ye, Karatepe’ye , Suruç'a ne yardım gerekiyorsa Duhok- Erbil ve Ankawa'ya
da aynı malzemeler ve insani yardım gerektiğini hatırlatmak istiyorum...
Ne tuhaf ! 1915' de tıpkı Ermeniler gibi soykırım yaşayan
Süryani halkının soykırımını (Seyfo) bile dünya yeni yeni öğreniyor. O yüzden
belki de Alman Dr. Gabriele Yonan soykırımla ilgili bir kitabına Asur soykırımı ( UNUTULAN HOLOUST ) adını
verdi. Unutulan bir soykırımın torunları olan Süryaniler, bu gün Irak'ta yaşam
mücadelesi verirken yaşanan onca acı içersinde olunduğundan mıdır nedir? Yine
unutuluyor...
1915'de, 500-750 bin arası Süryani katledildi. Kalanların
bir kısmı ise ana yurtları Mardin ( Turabdin )’den ve Irak'ta 1500 yıllık geçmişlerini bırakarak
uzak upuzak diyarlara göç ettiler. Onlar gittiler, biz eksildik. Eksikli
yaşıyoruz eksikli…
Kaderi/ kederi belkide
çok önceden çizilen bu halk, 2500 yıldır komşuluk ettiği sözde dost
halklar tarafından hep katledildi. Süryanilerin tıpkı Ezidiler gibi ne bir
ülkesi, ne bir ordusu var. Kobane direnişiyle birlikte yeni yeni silahlanan bu
halkın bir ordusu olur mu bilinmez. PYD lideri Salih Müslim'in Kürt halkıyla
ilgili medyada yer alan bir sözüne ( Kürtler artık kimsenin askeri olmayacak )
sonuna kadar katılıyor bunu daha da genişletmek istiyorum, soykırım yaşayan ve
ezilen halklar da artık kendi ordularını inşaa etme vakti geldi. Amansız
düşmana karşı savaşmak için.
Kobane’de Kürt halkının onurlu direnişi Suriye ve Irak’ta
bütün etno-dinsel soykırım yaşayan halklara da öncülük etti. Şimdi Irak’ta
kendi ordusunu oluşturmaya çalışan ADH ( Asur Demokratik Hareketi ) 1000
silahlı gerillaya, 3000 gönüllü askere sahip. Henüz yeterince silaha sahip
olmayan bu ordu kendi öz savunma gücü için bir yandan da yapılanmaya
çalışıyor. Bazı Süryani STK’lar, İŞİD (
DAİŞ)’e karşı Asurî /Süryani-Keldani- Arami Dayanışma dernekleri adına, ortak
mücadele etmek için Kürt halkıyla dayanışma içersinde olduğunu deklere
ediyorlar.
Süryani halkı otonomi elde edemediği sürece Orta doğuda
ve yaşadığı her ülkede bir gün gelecek tarihe karışacak. Kendi anayurdunda
çektikleri acılar yüzünden isyanlarını hep içine gömerek yaşadılar binlerce
yıldır. İsa'ya ilk inanan bu halk, İncil’in öğretisindeki gibi adam öldürmeye
şiddetle karşı çıktılar ve bu yüzden ölen hep onlar oldu....
1915'in yüzüncü yılına yaklaştığımız şu günlerde Devlet
resmi olarak yüzleşinceye Kadar, bizler hayatın her alanında soykırım yaşayan
halkların acılarına ortak olmamız gerekir. Bu ülkede ve radikal İslam’ın
kılcının sallandığı her yerde Hıristiyanlar için 1915 bitmemiştir. Soykırım
sürüyor... Onlara su olmak, dost elimizi uzatmak, hem insani hem vicdani bir
duruştur. Gidenin bir daha gelmediğini, gelmeyeceğini hepimiz biliyoruz
aslında. Sessiz sessiz gittiklerini, sessizce eksildiklerini de...
Onlar, Mezopotamya topraklarında var oldukça caddeler,
sokaklar, evler hep çiçeğe duracaktı. Bizlerde Mezopotamya topraklarından
onların hüzünlü yüzlerinden çiçekler toplayacaktık. Dünya Aden bahçesi olacaktı. Sol yanımız
onlarla güzelleşecekti. Gittiler işte... Gönderdik onları. Dört büyük dinin doğduğu ve yayıldığı bu
topraklar Habil ile Kayin'den bu yana belki de bu yüzden lanetlendi. Kim bilir?
.İşin garip tarafı yeryüzünün bu lanetli topraklarında insanlar, hep kardeş
diye diye katledildiler.
Bu gün, bu acılı ve yaşlı coğrafyalarda hala kan
durmadıysa, gidenlerin ahı mıdır, nedir her gün bir başka yara ile güne
başlıyoruz. Bu halka vefa borcumuzu gelin hep birlikte ödeyelim. Süryani
halkını kendi kederiyle baş başa bırakmayalım. Vicdanlarımızı sorgulayalım. Bir
kez de Süryani halkı için olsun çığlığımız.
İŞİD ( İSİS ) teröründen kaçan bu halklar, özellikle de
Süryani halkı şimdi sizin vicdanlı ellerinizle yeniden hayat bulacaktır.
Katliam yaşayan diğer halkların/ inançların çığlıklarını boğmadan, Süryani
halkı için yapacağınız ufacık bir katkı zor durumdaki bu insanlara ilaç olacaktır.
Bu konuda Asuri- Arami- Keldani / Süryani dernekleri, federasyon, kiliseler,
manastırlar, Suryoyo Sat, Assyria Tv, İshtar Televizyonu aracılığı pekâlâ yardım elini uzatabiliriz.
Türkiye'deki Süryani kilise ve manastır ve sivil toplum örgütlerine de yardımlarımızı
gönderebilirsiniz.
‘’ Bir yerlerde savaş baronları zenginleşirken, insanlar
açlıktan ölüyorsa,
Yediğimiz, içtiğimiz, haram olsun.
Bir yerlerde insanlar koyun gibi boğazlanıp kesildiğinde,
Sessiz kalıyorsan bu acıya,
Boğazında yutkunduğun tükürükte boğulasın.
Bir yerlerde kan döküldüğünde, susuyorsan,
Uykuların haram olsun.
Acımasız savaş insanları sürgün ve göç yollarına
düşürdüğünde,
Sıcacık yatağında rahat yatabiliyorsan,
Rüyaların kabusa dönüşsün.
Zemheri ayında sen manto, palto, atkı, çizme giyip dışarı
çıktığında,
Bir yerlerde insanlar hala çıplak ve üşüyorsa,
Giydikleriniz haram olsun.
Musul, Ninova, Telafer, Şengal, Kobane, Karatepe,
Laskiye, Kesap cayır cayır yanarken,
Yüreğin yanmıyorsa eğer, ateşlerde yanasın.
Bir yerlerde her gün 1915 yaşanıyor ve sen bu acıyı
görmüyorsan,
Acıları görmeyen gözleriniz kör olsun’’.
Irak’ta Haziran ayındaki katliamdan bu yana yaşam
mücadelesi veren Süryaniler bu güne kadar ayakta kaldıysa, bu iyi insanların
sessizliğinden değil, kötü insanların ( İŞİD)henüz onları katletmediğindendir.
Canlarını kurtaran bu insanları doğa ve yaşam koşulları katletmeden gelin hep
birlikte çığlıklarına karışsın çığlıklarımız.
Irak’ta Süryani halkıyla dayanışmak için benden
dostluğunu esirgemeyen başta KNK Yürütme konseyi üyesi George Aryo’ya, Asur
Demokratik Hareketi Genel Sekreteri ve Irak milletvekili Yonadam Kanna’ya,
Almanya ve Orta Avrupa Asur Federasyonu Başkanı Johann Roume’ye, Avrupa Asurî
Konseyi temsilcisi Matay Arsan’a, kurum
ve kuruluşlarla organizasyon, iletişim ve enformasyon için teşekkürlerimi bir
borç bilirim.
Süryani halkıyla dayanışmak; iç ve dış giyim, battaniye,
çadır, bebeklere, çocuklara ve kadınlara yönelik malzeme göndermek için
aşağıdaki açık adreslere, para yardımı yapmak isteyenler ise aşağıdaki telefon
ve hesap numaralarından ulaşarak yapabilirsiniz.
ZEYNEP TOZDUMAN
ERBİL- DUHOK- ANKAWA KRİZ MASASI
1-) Kurumun Adi: Assyrian Society/ Irak
Botan dis Heven st. 6/28 Duhok/Irak
Irtibat : Patrus esho Georgis
Tel. 00964 750 444 7475
Banka: Kurdistan International bank for investement&
development
IBAN NO: AT57 1200 0510 10561101
SWIFT CODE: KIBIIQBA.
2- )Kurumun Adı: ASSYRIAN AID SOCIETY OF IRAQ
Adress: IRAQ - ERBIL – EINKAWA, Email:
ubi_erbil@yahoo.com
IBAN NO: 0010077281840003
Banka Adresi: Erbil – Brayati – 40m St. - Near Pharma
Medical Center
Telefon: 009.647.507.878.888 – 009.647.706.453.330 Swift
Code: UNRAIQBAXX

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.