Varlık Vergisi, 11 Kasım 1942 tarih ve 4305 sayılı kanunla
konulan olağanüstü servet vergisinin adıdır. Varlık Vergisi kanununun resmi
gerekçesi, hükümet tarafından "olağanüstü savaş koşullarının yarattığı
yüksek kârlılığı vergilemek" olarak tanımlandı. Oysa basına kapalı olarak
yapılan CHP grup toplantısında başbakan Şükrü Saraçoğlu'nun vurguladığı
gerekçeler farklıdır."Bu kanun aynı zamanda bir devrim kanunudur. Bize
ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız. Piyasamıza
egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin
eline vereceğiz.
Başbakan Saraçoğlu, 5 Kasım 1942'de okuduğu hükümet programında
"Biz Türküz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir
kan meselesi olduğu kadar ve laakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir.
(...) Biz ne sarayın, ne sermayenin, ne de sınıfların saltanatını istiyoruz.
İstediğimiz sadece Türk milletinin hakimiyetidir." diyerek yeni hükümetin
sosyal politikasını açıkladı. Varlık Vergisi kanunu ile toplam 314.900.000 TL
vergi tahsil edildi. Bu sayının %70'i İstanbul'da toplandı. Toplam tahsilat,
394 milyon TL olan 1942 devlet bütçesinin %80'ini buluyordu.1935 sayımında
Türkiye nüfusuna oranı %1,98 olan gayrimüslim azınlıklar, vergiden sonra
başlayan göç nedeniyle 1945'te %1,56'ya ve 1955'te %1,08'e düştü. Vergi
oranları ödenmeyecek kadar ağırdı. Ödeyemeyen Rum ve Ermeniler, evlerini,
işyerlerini ve arazilerini yok pahasına satmak zorunda kaldı. Varlık vergisini
ödeyemeyen Rum ve Ermeni azınlık Erzurum Aşkale'de zorunlu işçilik yani sürgüne
gönderildi. Varlık vergisinin yarattığı travma nedeniyle Türkiye'de yaşayan
özellikle Rum azınlık, yüzyıllar boyu yaşadıkları bu topraklardan göç etmek
zorunda kaldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.