Ali Ülger
Irkçı soykırımcı devlet yapısıyla kalıcı nihai çözüm
mümkün değildir. Irkçı ittihatçılığın kökünden tasfiyesiyle kalıcı çözümler ve
demokratikleşme mümkün olabilir… Var olan öneri ve taleplerin, bu yönde gelişip
siyasal güce dönüşmesi ile geniş ittifaklarla yenilenip demokratikleşmeye
ihtiyaç olduğu asla unutulmadan… Yeni ve demokratik açık önerilerin oluşmasına
ortam sunulmalıdır… Buraya bir Kürt özürü(!) aktarayım… Mardin’in Kürt Belediye
Başkanı Ahmet Türk; Ermenilerden, Süryanilerden özür dileyip kendilerinin af
edilmesini diledi !.. Peki Ahmet Türk neden dedelerinin gasp ettiği Süryani
mülkünü iade etmiyor? Kuru kuruya özür he!… Bunun anlamı bir bardak su için ve
unutun değil de nedir?..
***
Kanrevan içinde yeni bir yıla başladık.12
Umarız ki bu durumdan bir an önce çıkıla..
Paris’te yapılan katliamı lanetliyoruz. Katliamın,
katliamların kimden gelirse gelsin naletlemek insani bir davranıştır.
Paris katliamı birçok şeyi de gün ışığına çıkardı. Şöyle
ki: Nijerya’da Boko Haram islami teşkilatı bir yerleşim alanında 2 bin insanı
yakıyor, yerleşim alanını yıkarken kimsenin gıkı çıkmıyor ?…
Gerek batının gerek doğunun gözleri kör, dilleri lal
oluyor…
İslam dünyası da keyiflerinden dört köşe oluyorlar !…
* * *
Dünyada yirminin üzerinde İslam devleti var. Hepsi de
yerel aşiretler üzerine inşa edilmiş, hepsinin varlığını da batı onaylamıştır.
Batı onaysız hiç bir İslam devleti yoktur… Buna İran da dahildir!..
İslam devletlerinin ayak altında kalmasından birinci
dereceden sorumluları batıdır. Çünkü batı onlara devlet verdi ve korudu hala da
korumakta. İslam devletlerinin kendi içinde en küçük demokratik eğilimlerin yok
edilmesinden batı sorumludur. Batının istemediği hiç bir şey İslam
devletlerinde işletilmez!…
Paris katliamında dünyanın önemli muhtarları bir araya
geldiler sorun ve sıkıntıları görüştüler. Ama Nijerya ve dünyanın diğer yaralı
kanlı bölgeleriyle ilgili kaç kelime konuştular, bilen duyan var mı?..
Batının önünde duran tarihi bir iş var; ya yaparlar ya da
tarih önünde suçlu kalmaya devam ederler. O da şu; İslam alemide kendi içinden
yenilenmeyi, yeniden yapılanmayı, demokratikleşmeyi açıktan desteklemek ve
geliştirmektir. İnsanlığa yapılacak çok önemli bir katkı olacaktır…
Paris Katliamını yapanları anında tespiti yapılıyor
önlemler alınıyor ve imha ediliyorlar!.. Neden sağ yakalanıp adalet önüne
çıkartılmadılar? Mevcut sorunların sıkıntıların teşkilatların günışığına
çıkartılıp aydınlanması çok hayırlı olurdu. Yapmadılar!… İstenseydi canlı
yakalayabilirlerdi. Benzeri durum ABD’ in Bin Ladin için de geçerliydi!..
* * *
Ermeni, Süryani, Êzidi Soykırımlarının 100. yılına
girdik, çeşitli etkinlikler yapılıyor. Ortak toplumsal sorunumuza yönelik çözüm
önerileri ve yeni bir bilinç oluşturulmaya çalışılıyor.
Bizim de taraf olduğumuz bu ortak sorunda sadece basit
bir özür ve tazminat ile çözüm olmayacağını altını kalınca çizmek isteriz. Hele
hele bu tarihi sorunun çözümünü inkarcı soykırımcılarından istemek de apayrı
bir sorun… Ne yazık ki bugün istenen çözüm önerilerinde ağırlıklı olarak
devletin özür dilemesi ve para ödemesiyle sınırlıdır. Bu yaklaşım, bu siyaset
sağlıklı değildir. Kalıcı demokratik bir çözüm olamaz!
Sağlıklı kalıcı çözüm ancak soykırımcıların ve inkarcı
işbirlikçilerinden arındırılmış, toplumsal kesimlerin kendileriyle yüzleşerek
oluşturacakları demokratik bir gelecek,
demokratik yapılarıyla, devletleşmeleriyle mümkün
olabilir. Toprak sorunu göz ardı edilerek, İttihatçılar ile uzlaşılarak kalıcı
sağlıklı çözüm oluşması asla mümkün olamayacağı kanısındayız!…
Irkçı soykırımcı devlet yapısıyla kalıcı nihai çözüm
mümkün değildir. Irkçı ittihatçılığın kökünden tasfiyesiyle kalıcı çözümler ve
demokratikleşme mümkün olabilir… Var olan öneri ve taleplerin, bu yönde gelişip
siyasal güce dönüşmesi ile geniş ittifaklarla yenilenip demokratikleşmeye
ihtiyaç olduğu asla unutulmadan… Yeni ve demokratik açık önerilerin oluşmasına
ortam sunulmalıdır…
Buraya bir Kürt özürü(!) aktarayım… Mardin’in Kürt
Belediye Başkanı Ahmet Türk; Ermenilerden, Süryanilerden özür dileyip
kendilerinin af edilmesini diledi !.. Peki Ahmet Türk neden dedelerinin gasp
ettiği Süryani mülkünü iade etmiyor? Kuru kuruya özür he!… Bunun anlamı bir
bardak su için ve unutun değil de nedir?..
* * *
Kürt meselesinde kartlar yeniden dağıtılmıştır. TC.
Devletinin yedekleyip yönettiği siyaseti içinde olan Kürtlerden sürekli
Kürdistan istemek ayıptır ve de zuldür.
Adamlar Tırk-Kürt İslam birliğine boyun eğmişler,
yapılacak iş bunun dışında kalanların Kürdistan için mücadele etmeleridir!…
Ne yazık ki Müslüman Kürt Teşkilatlarının kendi
araların-da dayanışmaları yok? Ama sömürgeciler ile ittifaklar işletiliyor!..
Ne zaman ki Kürt demokratik, yurtsever kesimi kendi
dahilinde bir cephe, bir ittifakta buluşur ve ortak davada yürürlerse Kürt
milletinin çıkarına olacağı kesindir seviniriz. Kızılbaş Kürtlerin de kendi öz
örgütlenmelerini üretip geliştirip bu ittifakta yerlerini almaları da gerekir
tabi ki. Siz kurun biz geliriz ile de olmaz.
Irak’ın bölünmesine karşı çıkan Kürt siyaseti Tırki
patentlidir. PKK’nin BDP’ye ve HDP’ye dönüşüp Türkleştirilmesi yeteri kadar
açık değil mi?
Yeniden bir saflaşmaya yeniden bir ayrışıp netleşmeye
ihtiyaç olduğu ayan-beyan ortada!..
* * *
Kızılbaş-Alevi-Bektaşi kesimleri içinde devletin
ittihatçı Müslümanlığı işleten siyasal örgütlenmelerden hızlı bir kopuşun köklü
bir tasfiyenin başlatılması hepimizin ortak çıkarına olacağını asla göz ardı
etmeden yeni adımları atmak önümüzde duran önemli tarihi görevdir.
Kızılbaş-Alevi-Bektaşi camiası arasında sağlıklı modern
ve demokratik bir ortamı oluşturup siyasal öz partimizi üretip geliştirerek
kendimizi temsil edebiliriz. Toplumsal değişime, gelişimize aktif katılabiliriz
aksi durumda bugüne kadar olduğu gibi ona buna sağa sola malzeme olmaktan
kendimizi kurtaramayız!…
* * *
TC. adının Osmanlı yapılsın önerisi oldu basında… 25
milyon Kürt var dedi öneri sahibi. Eyi de 25 milyonun dışında kalanların milli
kimliklerinden hiç söz edilmedi. Örneğin Çerkez, Rum, Arap, Yahudi, Arnavut,
Zaza…
Bakın bir de devletin tepesinde olup ta Türk olmayanlar
var? Gürcü var Ermeni devşirmesi var, Kızılbaş devşirmesi var, Sabataycılar
var, var da var… Matematiksel olarak hayır sever biri çıksa da bir hesaplasa da
net bilgiler ile görsek kaç tane Türk olduğunu?…
Bu coğrafyada kaç tane inek kaç tane koyun olduğu bilinir
de şu insan türleri bir türlü bilinmez ne hikmetse!… Allahın bildiğini kuldan
saklamak ayıptır günahtır….
TC. mutlak tabu olmamalı var olan maddi ve manevi
tarihsel ve güncel gerçekliğe uygun bir değişim, dönüşün olmalı, her bir
farklılık kendini bir defada ifade edebilmelidir…
* * *
İhsan Hoca hadislerin yakın diyen sözleri internet
alanında dolaşıp duruyor. İslamın yenilenmesini yeniden yapılanmasını öneriyor.
Hadislerin yakılmasın isteyen İhsan hoca buyursun Sultanahmet’te topladığı
hadis kitaplarını yaksın da görelim. İslamın yenilenmesi, yeniden
yapılanmasında İslam aydınlarına çok önemli görevler düştüğünü asla
unutmayalım!..
Kızılbaş-Aleviliğin yenilenip demokratikleşmesi de
Kızılbaş Alevi Pir ve Mürşitlerimiz önünde duran tarihi bir görevdir!…
Saygılarımızla… Can Cana
16/01/2015
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.