Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı İmparatorluğu’ndan
devraldığı önemli meselelerden birine duygu ve düşünceleriyle ışık tutmaya
çalışan Hrant Dink aramızdan ayrılalı sekiz yıl oldu. Dink’in kederli ailesine
ve tüm sevenlerine sabır diliyoruz. Hrant Dink,
Ermeni kökeninden de, Türkiye’ye bağlılığından da ödün vermeden Türkler ile
Ermenilerin ortak geleceklerini inşa edebilmelerinin yol ve yöntemini arayan
değerli bir Anadolu aydınıydı. Türk-Ermeni dostluğunu özünde birleştiren, köklü
acıların aşılması, tarihi birlikteliğin hatırlanması için yüreğini ve aklını
ortaya koyan Dink’in dostluk yoluna tuttuğu meşalenin ışığında zihinlerde ve
gönüllerde kapılar açmak istiyoruz.
***
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 2007 yılında Genel Yayın
Yönetmeni olduğu Agos gazetesi önünde katledilen Hrant Dink'in, 8. ölüm yıl
dönümü nedeniyle bir taziye mesajı yayınladı.
Davutoğlu'nun mesajında; "Ermeni kökeninden de,
Türkiye’ye bağlılığından da ödün vermeden Türkler ile Ermenilerin ortak
geleceklerini inşa edebilmelerinin yol ve yöntemini arayan değerli bir Anadolu
aydınıydı" sözleri dikkat çekti.
İşte, Davutoğlu'nun o mesajı:
Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı İmparatorluğu’ndan
devraldığı önemli meselelerden birine duygu ve düşünceleriyle ışık tutmaya
çalışan Hrant Dink aramızdan ayrılalı sekiz yıl oldu. Dink’in kederli ailesine
ve tüm sevenlerine sabır diliyoruz.
Hrant Dink, Ermeni
kökeninden de, Türkiye’ye bağlılığından da ödün vermeden Türkler ile
Ermenilerin ortak geleceklerini inşa edebilmelerinin yol ve yöntemini arayan
değerli bir Anadolu aydınıydı. Türk-Ermeni dostluğunu özünde birleştiren, köklü
acıların aşılması, tarihi birlikteliğin hatırlanması için yüreğini ve aklını
ortaya koyan Dink’in dostluk yoluna tuttuğu meşalenin ışığında zihinlerde ve
gönüllerde kapılar açmak istiyoruz.
"YENİ BİR BAŞLANGIÇA DAVET EDİYORUM"
Bu anlayışla, Türk-Ermeni dostluğuna inanan herkesi yeni
bir başlangıca katkıda bulunmaya davet ediyor ve tüm Ermenilere seslenmek
istiyoruz:
Savaş şartlarında başvurulan zorunlu yer değiştirme
politikalarının, 1915 dâhil, gayri insani sonuçlar doğurduğunu daha önce de
açıklayan Türkiye, Ermenilerin acılarını paylaşmakta, iki halk arasında yeniden
duygudaşlık kurulması için sabır ve kararlılıkla gayret göstermektedir.
İlişkilerimizi esir alan husumetin aşılması için başta diyalog olmak üzere
nasıl hareket edilmesi gerektiğinin ipuçlarını veren 23 Nisan 2014 tarihli
taziye mesajı bu yaklaşımın en somut ifadesidir. Zamanı 1915’te donduran büyük
travmayı geride bırakmanın yolu tabuların yıkılmasıyla başlar. Türkiye, kendi
adına bu noktayı aşmış, geçmişten miras basmakalıp söylemleri, genellemeleri
geride bırakmıştır.
İki kadim halkın birbirini anlama ve birlikte geleceğe
bakma olgunluğuna ulaşmaları mümkündür. Aynı coğrafyayı ve uzun bir tarihi
paylaşan Türkler ve Ermeniler, tüm meselelerini yalnızca kendi aralarında
konuşabilirler; çözüm yollarını da yine yalnızca birlikte arayabilirler.
Karşılıklı güven ve işbirliği anlayışını geliştirmemiz; 800 yıllık ortak
tarihimizin ışığında birbirimizi yeniden tanımamız; insani ilişkiler içinde
olmamız elzemdir. Bu anlayışla Ermeni dostlarımızı Türkiye'yi daha fazla
ziyaret ederek karşılıklı önyargıları kaldırmaya davet ediyoruz.
Ayrıca, Ermeni kültür varlıkları ile Osmanlı/Türk
kültürüne değerli katkılarda bulunmuş Ermeni şahsiyetlere hak ettikleri biçimde
ve önemle sahip çıkmaya devam edilecektir.
Acılara ortak olmak, yaraları sarmak ve tekrar dostluklar
kurabilmek arzumuz samimidir.
1 yorum:
Geçmişten miras basmakalıp söylemleri, genellemeleri geride bırakmışlarmis.Ayni tas ayni hamam.Be yüzsüz yaratik Canakkale savasi kutlama tarihini ,kendi cikarlariniz icin 24.Nisan Ermeni Soykirimi tarihiyle ayni güne denk getirdiniz,bundan daha iyi ney olabilir sizin gibi sahtekarlar icin.Eskidende sahte tarih yaziyordunuz,simdide. Su geride biraktiginiz basmakalip söylemleri aciklayinda bizde bilelim.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.