Hrant Dink soruşturmasında Muhittin Zenit ve Özkan
Mumcu'a tutuklama kararı. Hrant Dink Cinayetine ilişkin "kamu
görevlilerinin ihmali" olduğu iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma
kapsamında dönemin Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde
görevli polisler Muhittin Zenit ve Özkan Mumcu hakkında yakalama kararı
çıkarılmıştı.
Hrant Dink Cinayetine ilişkin "kamu görevlilerinin
ihmali" olduğu iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dönemin
Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli polisler
Muhittin Zenit ve Özkan Mumcu hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.
Hrant Dink cinayeti ile ilgili soruşturmada haklarında
yakalama kararı verilen 2 polis tutuklandı. Böylece Dink soruşturmasında ilk
kez kamu görevlisi tutuklanmış oldu.
İki polis, 26 Aralık 2014 tarihinde soruşturma savcısı
Gökalp Kökçü'ye ifade vermiş, tutuklamaya sevk edilmelerine rağmen, nöbetçi
mahkeme tarafından serbest bırakılmışlardı.
Cinayette kamu görevlilerinin ihmali olduğu iddiasıyla
yürütülen soruşturma kapsamında, olay sırasında Trabzon İstihbarat Şube'de
komiser olan Özkan Mumcu ile polis memuru Muhittin Zenit savcılık sorgusunun
ardından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. Mahkemenin serbest
bıraktığı 2 polis hakkında savcı itiraz etti. İtiraz üzerine yakalama kararı
çıktı. Bu karar üzerine Mumcu ve Zenit, İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi.
Nöbetçi 5. Sulh ceza hakimliği 2 polisin tutuklama kararını yüzlerine okudu.
Serbest bırakılma kararına soruşturma savcısı Gökalp
Kökçü itiraz etti. İtirazı değerlendiren İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği iki
şüpheli hakkında yakalama kararı çıkardı. İki şüphelinin işlediği iddia edilen
suç ise, "Görevi kötüye kullanmak" ve "İhmal suretiyle ölüme
neden olmak".
ERHAN TUNCEL'LE GÖRÜŞMÜŞ BİLGİ VERMEMİŞ
Şüpheli polis Muhittin Zenit ile dava sanıklarından Erhan
Tuncel arasında cinayetten önce telefon görüşmelerinin olduğu, bu görüşmelerin
içeriğine bakılarak İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne bilgi verilmediğinin
anlaşıldığı iddia ediliyor.
VİDEO: HRANT DİNK ANLATIYOR
Hrant Dink Kimdir?
Hrant Dink (15 Eylül 1954, Malatya),Ermeni asıllı Türkiye
yurttaşı gazeteci.
Babası Malatya‘nın Gürün ilçesinde, annesi Gülvart ise
Sivas‘ın Kangalilçesinde doğup büyümüştür. Anne ve babası 1961 yılında
İstanbul‘a taşınmalarının ardından boşanır. Hrant ve iki kardeşi ailenin
bölünmesi ardından Gedikpaşa’daki Ermeni Yetimhanesi’ne yerleştirilirler. Bir
yandan içinde yaşadıkları Türkiye toplumundan olabildiğince uzaklaşır, Ermenice
konuşmadıkları zaman cezalandırılırken, bir yandan da yetimhaneden ayrıldıktan
sonra kolaylıkla topluma uyum göstermesi için yetiştirilir.
Dink bu sırada Türkiye’de gelişmekte olan sol siyasetten
etkilenir. İllegal Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist (TKP-ML TİKKO)
çizgisinde siyaset yapmaya başlar. Yakalandığı durumda örgüt ile Ermeni cemaati
ilişkilendirilmesin diye ismini mahkeme kanalı ile Fırat olarak değiştirir.
Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Fen
Fakültesi’nde Zooloji eğitimi alır. Bir süre sonra yetimhanede birlikte
büyüdükleri Rakel ile evlenir.
Kardeşleriyle birlikte açtıkları yayınevi, kırtasiye
işini sürdürürken, eşi Rakel’le birlikte, kendileri gibi Anadolu’dan gelen
kimsesiz ve yoksul çocukların yetiştiği Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nı yönetmeye
başlar. Açılışından 21 yıl sonra kampa devlet el koyar. Denizli Piyade
Alayı‘nda sekiz ay yaptığı askerliğinde, bütün arkadaşları çavuş olduğu halde
çavuş yapılmaz ve askerliğini er olarak tamamlar.
Bazı cemaat gazetelerinde kitap eleştirileri ile başlayan
yazı hayatı, basında çıkan yalan haberlere gönderdiği düzeltmeler ile duyulmaya
başlar. Patrikhane’ye, ‘Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi
anlatırsak önyargılar kırılır’ diyerek bu amaçla Türkçe bir gazete çıkarmayı
önerir. 5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısı yayınlanan Agos Gazetesi’nin kuruculuğunu,
yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlenir. Agos dışında Zaman
Gazetesi‘nde yazar. Yazılarında Türkiye’deki her etnik toplumun ortak ve barış
içerisinde yaşaması gerektiğinin altını çizen Dink, aynı zamanda Ermeni
cemaatinin patrikhane dışında sivil bir merkezi olması gerektiğini söyler.
Ermeni Diasporasına 1915 olayları için soykırım kelimesini içermeyen daha
yumuşak muhalefet yürütmeleri çağrısında bulunan Dink, Ekim 2005’te “Türklüğe
hakaret”ten 6 ay hapis cezası aldı.
19 Ocak 2007’de Şişli Halaskargazi caddesi üzerindeki
Agos Gazetesi‘nin çıkışında, 14.54’de yakın mesafeden yapılan 3 el silah
atışıyla öldürüldü.
Hrant Dink cinayetini izleyen saatlerde, cinayete tepki
duyan yurttaşların başlattığı Taksim’den Agos Gazetesi’ne doğru yürüyüş
kendiliğinden kitle gösterisine dönüştü. Agos gazetesinin önünde on bin kişiyi
bulan topluluk, Agos Gazetesiyle ve Ermeni cemaatiyle dayanışma
duygularını“Hepimiz Hrant’ız”, “Hepimiz Ermeni’yiz” sloganlarıyla ifade
ediyordu.
Katil zanlısı olarak, 17 yaşındaki Ogün Samast adlı bir
kişi, güvenlik kameralarından elde edilen görüntülerin yayınlanmasından sonra,
zanlının babası tarafından polise ihbar edilerek, Samsun otogarında sivil
giyimli jandarma ve polis ekipleri tarafından yakalandı.
Hrant Dink, Türkiye’de 1909 yılından bu yana, suikast
sonucu öldürülen 62. gazeteci oldu.
Hrant Dink’in cenazesi, 23 Ocak 2007 Salı günü Agos
Gazetesi ve Meryem Ana Kilisesi‘ndeki törenlerin ardından Balıklı Ermeni
Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze törenine toplumun her kesiminden
katılanların 120 bin ile 200 bin kişi arasında olduğu tahmin edilen bir
kalabalık katıldı.
Ermeni diasporasının önde gelen isimlerinden Isabelle
Kortian “Türklerin Dink’i kucaklaması bizde ‘deprem etkisi’ yaptı!” dedi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.