Paris’teki katliamdan sonra, ‘Bu tür örgütleri, İslami
şiddeti batı yarattı’ diyerek topu oraya atıyorlar. Evet, ‘Batılılar geldi bizi
işgal etti, onlar da Irak’ta 1 milyon kişiyi öldürdü, öfke dolu bir kuşak
doğdu, batı İslam dünyasının örgütlerini terörize etti, onların şiddete baş
vurmasına yol açtı, bu örgütleri onlar yarattı’ deniyor. Ama bana göre bunun
ortaya çıkan tabloya etkisi yüzde 1 bile değildir. Yüzde 99’u içeridedir. Bu
görüşlere sığınanların şuna cevap vermesi gerek; İslam’ın ilk 3 halifesini kim
öldürdü? Batılılar mı yaptı bunu? Kerbela’yı kim yaptı? Batılılar mı? Mekke’yi,
Medine’yi kim basıp ateşe verdi? İslam tarihi kan şiddet ve ayaklanmaları
bastırmakla dolu. Sulh yoluyla el değiştiren bir tane iktidar yok İslam
tarihinde. Hep kanlı darbe, kılıç. Sen bunu bir kere tesis edememişsin
kardeşim. İslam tarihi bu açıdan kendisiyle yüzleşmesi gereken kanlı bir
tarihtir. Peygamberin bütün mesajı Kerbela’da bitmiştir. İslam’ın adaletli,
eşitlikçi, barışçı mesajı Kerbela’da toprağa gömülmüştür. Ebuzer’in ölümüyle,
üç halifenin katledilmesiyle, Mekke, Medine’nin basılmasıyla, Kerbela’da
peygamberin torunlarının toprağın altına gömülmesi, Hüseyin’in kafasının
kesilip, saraya gönderilmesiyle bu iş bitti. Ondan sonraki nedir; kanlı
imparatorluklar tarihidir. Emeviler, Abbasiler, Osmanlılar... Ele geçirme,
işgal, fetih hareketleri. İslam’ın barışçıl ruhu peygamberden 50 yıl sonra
bitmiştir. Dünyaya vereceğini vermiş, sonra bitmiş. Sonra, devlete,
imparatorluğa, ele geçirme, fethetme biçiminde klasik bir iktidara dönüşmüş.
***
RADİKAL-Fransa’nın başkenti Paris’te Charlie Hebdo'nun
basılıp 12 öldürülmesini değerlendiren Yazar İhsan Eliaçık egemen İslam
anlayışının bu tür katliamlar yapmayı kendisine hak gören bir ortam yarattığını
söylüyor. Evrensel gazetesinden Erdal İmrek'in sorularını yanıtlayan Eliaçık,
" Türkiye ’de hükümetin de desteklediği din algısı, bu tür saldırıları
bizim ülkemizde de kendisine hak gören insanları açığa çıkarır. Bugün
Türkiye’deki ortalama bir cemaatte mevcut din anlayışıyla eğitilen bir genç 3
gömlek sonra IŞİD’cidir” dedi. İslam’ın adaletli, eşitlikçi, barışçı mesajının
Ebuzer’in ölümü, üç halifenin katledilmesi, Mekke, Medine’nin basılması,
Kerbela’da Hazreti Hüseyin’in kafasının kesilip saraya gönderilmesiyle
bittiğini söyleyen Eliaçık, “Ondan sonraki nedir; kanlı imparatorluklar
tarihidir. Ele geçirme, işgal, fetih hareketleri. İslam’ın barışçıl ruhu
peygamberden 50 yıl sonra bitmiştir” diyor. Eliaçık yaşanabilecekleri ilişkin
şunları söyledi:
'DİNLE ALAY EDİLİYORSA ORADAN GİDERSİN, O KADAR!'
Bu eylemciler Müslümanlık adına hareket ediyor. 12 kişiyi
öldürdükten sonra tekbir getiriyor ve ‘Müslümanların intikamını aldık’ diye
bağırıyor. Dolaysıyla din kaygısıyla hareket ettikleri ortaya çıkıyor. Allah’la
dalga geçildiğini ve buna karşı din kaygısıyla hareket ettiklerini söylüyor.
Eğer öyleyse yaptıklarının dine uygun olması lazım. Dine uygun olması için de
İslamiyet’te onun Allahı’yla, peygamberleriyle, diniyle alay edenlerin durumu
nedir? Bu durumda Müslümanlar nasıl davranmalı? Bunun iyi bilinmesi gerek. Bu
konuda ben cehalet, hırs ve taassup (Türkçe karşılığı: Bir düşünceye, inanışa
aşırı ölçüde bağlanıp ondan başkasını düşünememe durumu, bağnazlık) içinde
olduklarını düşünüyorum. Din adına hareket ediyorlar ama dinlerini bilmiyorlar.
Ben Kur’an-ı Kerim’de alay konusunun geçtiği bütün bölümleri inceledim.
Kur’an-ı Kerim’de yaklaşık 42 yerde dinle, Allah’la, onun elçisiyle ve
hükümleriyle alay etmek, dalga geçmek konusu ele alınır. Ve burada dinle alay
edenlerin öldürülmeleri ya da cezalandırılmaları gerektiğine dair hiçbir hüküm
yok. Mesela Elam Suresi 68. ayet, “Alay edenleri, eğlenceye alanları gördüğün
zaman onların yanından uzaklaş, konuyu değiştirene kadar da onlarla oturma”
diyor. Bu kadar. Bu neyi gerektirir; fikire fikirle, yazıya yazıyla karşılık
vermeyi. En fazla mizah dergisinin önünde toplanıp yapılan alayların rencide
edici olduğuna dair bir bildiri okunur.
Bu saldırının Allah’ın diniyle hiçbir alakası yoktur.
Birisi alay ettiği zaman adam kafasına göre adalet icra ediyor. Sinirleniyor;
‘Bunu infaz etmem lazım’ diyor, gidip onu öldürüyor. Dindar olmak böyle bir şey
değil.
'Oğlum IŞİD'e gitti'
'İSLAMIN BARIŞÇIL MESAJI KERBELA’DA BİTMİŞTİR'
Paris’teki katliamdan sonra, ‘Bu tür örgütleri, İslami
şiddeti batı yarattı’ diyerek topu oraya atıyorlar. Evet, ‘Batılılar geldi bizi
işgal etti, onlar da Irak’ta 1 milyon kişiyi öldürdü, öfke dolu bir kuşak
doğdu, batı İslam dünyasının örgütlerini terörize etti, onların şiddete baş
vurmasına yol açtı, bu örgütleri onlar yarattı’ deniyor. Ama bana göre bunun
ortaya çıkan tabloya etkisi yüzde 1 bile değildir. Yüzde 99’u içeridedir. Bu
görüşlere sığınanların şuna cevap vermesi gerek; İslam’ın ilk 3 halifesini kim
öldürdü? Batılılar mı yaptı bunu? Kerbela’yı kim yaptı? Batılılar mı? Mekke’yi,
Medine’yi kim basıp ateşe verdi? İslam tarihi kan şiddet ve ayaklanmaları
bastırmakla dolu. Sulh yoluyla el değiştiren bir tane iktidar yok İslam
tarihinde. Hep kanlı darbe, kılıç. Sen bunu bir kere tesis edememişsin
kardeşim. İslam tarihi bu açıdan kendisiyle yüzleşmesi gereken kanlı bir
tarihtir. Peygamberin bütün mesajı Kerbela’da bitmiştir. İslam’ın adaletli,
eşitlikçi, barışçı mesajı Kerbela’da toprağa gömülmüştür. Ebuzer’in ölümüyle,
üç halifenin katledilmesiyle, Mekke, Medine’nin basılmasıyla, Kerbela’da
peygamberin torunlarının toprağın altına gömülmesi, Hüseyin’in kafasının
kesilip, saraya gönderilmesiyle bu iş bitti. Ondan sonraki nedir; kanlı
imparatorluklar tarihidir. Emeviler, Abbasiler, Osmanlılar... Ele geçirme,
işgal, fetih hareketleri. İslam’ın barışçıl ruhu peygamberden 50 yıl sonra
bitmiştir. Dünyaya vereceğini vermiş, sonra bitmiş. Sonra, devlete,
imparatorluğa, ele geçirme, fethetme biçiminde klasik bir iktidara dönüşmüş.
'MEVCUT İSLAM KÜLTÜRÜ ÖLDÜRMEYİ, ÇALMAYI ÖNEMSEMİYOR'
Türkiye İslamcı bir parti tarafından yönetiliyor. Tayyip
Erdoğan ‘Affedersiniz bana Ermeni diyenler bile oldu’ diyor. Hükümet
yetkilileri azınlıklara, Alevilere dair ayrımcı bir dil kullanıyor. Ya da
Vahdet gazetesi yazarı Paris’teki saldırının ardından Türkiye’den bir
karikatüristi hedef gösteren tweet atıyor. Hükümet yandaşı gazeteler, yazarlar
birçok kere başka dinden ya da ateist olanı hedef gösteriyor. Sizin
eleştirdiğiniz İslam anlayışı Türkiye’deki ortamdan da kendisine vazife
çıkarabilir mi?
Evet olabilir. Şimdi zaten Paris’teki katliamı yapan iki
kardeş Mağrib kökenli. Onların beslendiği kültürle Suriye’deki, Irak’taki,
Suudi Arabistan’daki, Türkiye’deki veya İslam dünyasındaki herhangi bir
ülkedeki birçok cemaatin beslendiği kültür aynı. Ben buna sorgulanmamış eski
İslam kültürü diyorum. Sorgulanmamış, yüzleşilmemiş, eski İslam kültürü,
‘geleneğimiz böyle’ diye nesilden nesile aktarılıyor. ‘Önceki atalarımız böyle
uygun gördü, önceki alimler böyle diyor. Onların kitaplarında böyle geçiyor’
diye sorgulanmaksızın nesilden nesile aktarılıyor. Bunları sorgulayanlar da
yeni din icat etmekle, modernizmin etkisinde olmakla suçlanıyor. Bu eski İslam
kültürü nerede başladı; Kerbela’dan sonra kanlı iç savaşlar başladı. Sırf 91
yıllık Emevi döneminde 40’a yakın ayaklanma var; hepsi kanla bastırıldı.
Abbasiler döneminde yüzlerce, Osmanlı döneminde onlarca ayaklanma kanla
bastırıldı. Sadece Yavuz Sultan Selim, 40 bin Alevi’yi kesti. İslam dünyasında
huzurun ve barışın geldiği, kimsenin kimseyi öldürmediği, kimseye saldırmadığı,
savaşın çıkmadığı, ayaklanmanın olmadığı ve onun kanla bastırılmadığı 10 sene
yok kardeşim. Bu sorgulanmamış eski İslam kültürü; bütün bu savaş tarihi,
ayaklanmalar, iç savaşlar tarihi içinde yoğrularak oluşmuş bir kültür. Bu
kültür diyor ki; dine girmek için sünnet olacaksın; yani kesmek. Dine girdiğin
zaman namaz kılmak için kırbaç vurulur. Bütün mezheplerde içtihat. Yani dini
inançları ve ritüelleri uygulamak için kişiye baskı yapılabilir. Örtünmeye
zorlanabilir, 7 yaşına geldiğinde çocuk namaz kılmıyorsa dövülür. Dinden çıkan
öldürülür. Bunu da koymuşlar. Hepsi bu ortamda oluşmuştur. Adam öldürmeyi,
çalmayı, iftira etmeyi önemsemeyen ama tespih çekmeyi, namaz kılmayı, zikir
yapmayı göklere çıkaran bir kültür bu.
‘BU KÜLTÜR MÜSLÜMANLARIN İŞLEDİĞİ CİNAYETLER ÖRTBAS ETMEK
İÇİN UYDURULDU’
Bu Emevi döneminde oluştu. Adam Kerbela Katliamını
yapmış, 4 büyük dinin 4 büyük suçunu işlemiş; Öldürmek, çalmak, iftira atmak,
halkı sürgün etmek. Bunların hepsini yapmış. Kelleler uçurulmuş, Hazreti
Hüseyin’in kafası bedeninden ayrılıp, bedeni 3 gün boyunca özel bir atlı birlik
tarafından çamurlar içinde çiğnenmiş. Kafası da saraya gönderilmiş. Şimdi bu
adam bunu yapa yapa yeryüzündeki Müslümanlara nasıl halifelik iddiasında
bulunacak. Bu adam halife olduğunu iddia ediyor. Halifeliğini dünyaya nasıl kabul
ettirecek; burada bir dini söylem ve argüman lazım. O zaman demişler ki; ‘namaz
kılanın günahı affolur. Cuma’ya gidenin haftalık günahı, günlük namaz kılanın
günlük günahı, Hacca gidenin yıllık günahı, kurban kesenin yıllık günahı
affolur. Yüz defa ‘Sübhanallahi ve bihamdihi’ dersen deniz köpüğü kadar günahın
olsa affolur.’ Yani Kerbela’da işlediğin günahların, iç savaşlarda yaptığın
katliamların, sürgünlerin, çalmaların hepsi affolur. Egemen İslam kültürü böyle
oluşmuş. Bu, iç savaşlar boyunca ortaya çıkan, Müslümanların işlediği
cinayetler ve yediği haltları örtbas etmek için uydurulmuş bir kültürdür. Biz
buna sorgulanmamış eski İslam kültürü diyoruz.
'YARIN TÜRKİYE’DE DE BİRİLERİ KENDİNDE BU HAKKI GÖRÜP
İSLAM ADINA DERGİLERİ BASABİLİR'
Türkiye’de egemen olan da bu kültür de budur. Bu kültür
Türkiye’deki imam hatiplerde, ilahiyatlarda, Kur’an kursunda, muhafazakar
cemaat ortamlarında okutuluyor. Bu şu demektir; Türkiye’deki ortalama bir
cemaatte sorgulanmamış eski İslam kültürüyle yetişen bir genç 3 gömlek sonra
IŞİD’cidir. Yarın Türkiye’de böyle bir ortamla karşılaştığı zaman içindeki
‘Kafirleri öldürme, kafirlerin kanını helal görme’ hortlayacaktır. Bu
potansiyel Türkiye’de vardır. Muhafazakar hükümet, sorgulanmamış eski İslam
kültürüyle yüzleşme olayına girmiş değil, bundan haberi bile yok. Adam ihale
koşturmaktan, rant peşinde koşmaktan bunu nerede yapacak. Kendi içlerinde
bunlarla yüzleşecek birileri de çıkmıyor. Yüzleşecek bir cesaret yok. Mürtedi
(İslamı terk eden, dinden çıkan) öldürmek diye, adamı sünnet etmek, namaz
kılmayanı kırbaçlamak, dinle alay edeni öldürmek diye bir şey yok. Siz bunları
okumaya, okutmaya devam ederseniz, hükümet olarak bunu korumaya, kollamaya
devam ederseniz o zaman burada da türeyecek bunlar. Aynen Paris’te olduğu gibi
adam eline silahı alıp, İslam’a hakaret ettiğini düşündüğü bir dergiyi basıp,
‘Bunlar İslam düşmanı’ diye öldürebilir. Çünkü bu egemen din anlayışında
kendine hak görüyor bunu. Hrant Dink’i öldürenler, Maraş’ta, Sivas’ta insanları
yakanlar, öldürenler insanları ‘Haydi Allah için savaşıyoruz’ diye meydana
sürenler kim? Hepsi bu kültürden beslenenler. Bunlara karşı kültürel panzehir
lazım, yüzleşme lazım. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. İslam’ın Yenilikçileri
2-İslam Düşünce Tarihinde Yenilik Arayışları Kişiler, Fikirler, Akımlar diye
her biri biner sayfa iki cilt kitap yazdım. Ben bunun entelektüel mücadelesini
veriyorum. Bu yazdıklarım imam hatiplerdeki, ilahiyatlardaki, Kur’an
kurslarındaki klasik egemen cemaat ortamlarındaki, sorgulanmamış eski İslam
kültürünün panzehiridir. Bunların girdiği yerde o kültürün olması mümkün değil.
Ama açıp okumuyorlar, cehalet içindeler. İktidara karşı çıktığımız için bizi
düşman ilan ettiler. O iktidara karşı çıkıyor, Gezi’ye katıldı, bilmem ne deyip
okumuyorlar, okutmuyorlar.
'MÜSLÜMANLAR PARİS’TEKİ KATLİAMI AMASIZ, FAKATSIZ
LANETLEMELİ'
Dindar olmak, dine bağlı olmak demek. Dinin kırmızı
çizgilerini aşmamak, dinin kurallarına göre hareket etmek demek. Dinin en büyük
kuralı da öldürmekle ilgilidir. Kur’an-ı Kerim der ki; “Bir insanı öldüren
bütün insanları öldürmüş gibidir. Bir insanı yaşatan da bütün insanları
yaşatmış gibidir.” Kur’an’da en büyük günah kan dökmek ve fesat çıkarmaktır. Bu
ikisi çok büyük suçtur. 4 kitabın 4 büyük suçu vardır. Öldürmek, çalmak, yalan
söyleyip iftira atmak, bir de halkı bir yerden bir yere sürmek. Bunlar
Kur’an’da, İncil’de Tevrat’ta, Avesta’da, Budizm’de, Hinduizm’de, yeryüzünün
bütün dinlerinde, modern insan hakları öğretilerinde suçtur. ‘Benim değerime
hakaret ediyor’ diye kalkıp 12 kişiyi kurşuna dizip öldürüyorsunuz. Bu sadece o
sivil insanları değil, İslam’ın kendisini, Allah’ın dinini katletmek anlamına
geliyor. 12 kişiyi tarayıp öldürmek söz konusu olduğu için ‘amasız’ ve
‘fakatsız’ bu katliama tepki göstermek, lanetlemek gerekir.
BU KATLİAMI KINAMAYANLAR MAHALLE PUTUNA TAPANLARDIR
Haklı kimse ondan taraf olacağız. Haksız kimse ona karşı
çıkacağız. Hak denen şeyi savunacağız. Şimdi burada 12 kişi öldürülmüş. Yaşama
hakları ellerinden alınmış. Bu hakkı onların ellerinden alanların, katliamı
yapanların karşısında durup, öldürülen 12 kişinin hakkını savunacağız. Ama bunu
yaparsan, ‘Onlar Fransız, batılı, Hıristiyan, onlar öbür medeniyetten. Nasıl
onların yanında yer alacağız’ deniyor. İyi de onların yaşama hakları ellerinden
alındı. Bu hakkı onların elinden alanlar Müslüman. Yani burada mazlum
Hıristiyan, zalim ise Müslüman. Mazlum batılı 12 fert, zulüm yapan Alahu ekber
diye bağırıp, ‘Müslümanların intikamını aldık’ diyen, Müslümanlık adına hareket
edenler. Fakat ne yazık ki insanlar haklının yanında yer almıyor. Yani mahalle
putuna tapıyorlar. Kendi medeniyetinin putuna tapıyorlar. Onlardan birinin kanı
dökülünce yüreği sızlamıyor. Yeryüzünün neresinde kan dökülüyor da senin için
cız etmiyorsa zaten sen bana göre Müslüman olamazsın. Çünkü dökülen kanlar
Allah’ın kullarının kanlarıdır. Dolayısıyla bu katliamın amasız, fakatsız,
duyar duymaz lanetlenmesi gerekir. Ama cemaatla hareket edenler, bir tapınağa,
camiye bağlı olanlar, içinde bulundukları medeniyeti, dini, tapınağı, toprağı,
sınırları, ulusları aşarak; hak neredeyse ben oradayım diyemezler. Bunu ancak
özgür ruhlu insanlar söyleyebilirler. Ve bu erdemin çok ileri düzeyidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.