Soner, "Türk parlamentosunun karşısında Ermeni
Soykırımını kabul eden bir bildiri okunsaydı verilen tepki sizce nasıl
olurdu?" sorumuza "benzer bir eylem TBMM önünde gerçekleşse mahalde
bulunan insanlar tarafından sert bir tepki görebilir. Bu tepki haklı olur.
Çünkü öne sürülen iddia bir yalandır. Çünkü bu yalan sadece tarihi değil,
doğrudan ülkemizi ve Cumhuriyetimizi hedef alır." yanıtını verdi. (Bak sen
özgürlük düşkünü komitacılara. Adından bile ne olduğu belli. HYETERT)
Yunus Soner, Atina Parlamentosu'nun karşısında Ermeni
soykırım iddialarını reddeden bir bildiri okuduğu için gözaltına alınıp sınır
dışı edildi.
İşçi Partisi Uluslararası İlişkiler Bürosu Başkanı ve Talat
Paşa Komitesi üyesi Yunus Soner, Atina Parlamentosu'nun karşısında Ermeni
soykırım iddialarını reddeden bir bildiri okuduğu için gözaltına alınıp sınır
dışı edildi. Odatv olarak Yunus Soner'e başından geçenleri sorduk.
Soner, "Türk parlamentosunun karşısında Ermeni
Soykırımını kabul eden bir bildiri okunsaydı verilen tepki sizce nasıl
olurdu?" sorumuza "benzer bir eylem TBMM önünde gerçekleşse mahalde
bulunan insanlar tarafından sert bir tepki görebilir. Bu tepki haklı olur.
Çünkü öne sürülen iddia bir yalandır. Çünkü bu yalan sadece tarihi değil,
doğrudan ülkemizi ve Cumhuriyetimizi hedef alır." yanıtını verdi.
İşte Odatv'nin sorularına Soner'in verdiği yanıtlar:
Nasıl oldu da sadece Talat Paşa Komistesi Yunanistan'a
giremezken siz girebildiniz?
Çok iyi derecede Yunanca bilen bir arkadaşım ve ben,
Atina’ya heyetten bir gün önce, 8 Ocak sabahı gittik. Daha sonra nezaretine
alındığımız havaalanı karakol binasında, Talat Paşa Komitesi’nin tüm
katılanlarını içeren bir liste gördük. Yunan makamlarının kendi aralarındaki
eposta yazışmalarının bir çıktısı. Ancak e-postalar, 8 Ocak saat 16:33
tarihliydi, biz ise 8 Ocak sabahında giriş yapmıştık.
Sınır polisi, Atina’ya önceden giden arkadaşlara bizi de
sormuş.
Bu süreçte takip edildiğinizi fark ettiniz mi?
Havaalanında ciddi bir sivil polis hazırlığı gördük. Hatta
ben bu ekibin, heyete kent merkezine eşlik etmek üzere gönderildiğini
düşünüyorum. Giriş izni vermeme kararı son dakikada alınmış olabilir.
Kent merkezine giderkense takip edildiğimizi gözlemlemedim.
HÜRRİYET MUHABİRİ DE GÖZALTINA ALINDI
Bildirinin okunma anında neler yaşandı ?
Bildiri okunmaya başladıktan sonra önümüzden geçen birçok
Yunanlı bir süre durdu ve bildiriyi dinledi. İlk metin Yunancaydı. Bazı
Atinalılar merakla yaklaşıp bir kaç dakika dinlediler. Yunancam çok zayıf
olduğu için bildiriyi son derece yavaş ve sanırım kötü bir telaffuzla okudum.
Dinleyicilerden herhangi bir olumsuz tepki, tartışma, laf
atma gerçekleşmedi.
Okumaya başlamamdan yaklaşık 10 dakika sonra etrafımızı
kurşun geçirmez yelekli polisler sarmaya başladı. Bir yandan da telsiz
üzerinden amirleriyle konuşuyorlardı. Ben bildirinin Türkçesini okurken yanımda
durdular, okumamın bitmesine hiç bir müdahalede bulunmadılar. Bildirinin bitimi
ile faaliyetimizin bittiğini kendilerine açıkladık. Beklememizi söylediler.
Aldıkları emir itibariyle bizi, yani 4 Talat Paşa Komitesi
üyesini ve Hürriyet Gazetesi Atina muhabirini polis araçlarına bindirip, son
hızla Emniyet Genel Müdürlüğü'ne götürdüler.
SAYGILI DAVRANDILAR
Göz altındayken size nasıl davrandılar ?
Polisler gayet mesafeli ve saygılı davrandılar. Kimlik
tespiti yapıldı. Bunun dışında herhangi bir sorgu gerçekleşmedi. Israrlı
sorularımıza rağmen neden gözaltına alındığımız, hakkımızda hangi şüphenin
bulunduğu açıklanmadı.
Daha sonra havaalanı karakolunda amirin odasında da
ağırlandık. Dinlenme talebimiz üzerine, hücrelerin bize uygun olmayacağı
söylendi ve büroların içinde kanepe oluşturmak için koltuklar dizmeye
başladılar.
Yukarı bir mevkiden, saygılı ve ketum davranma talimatı
aldıkları belliydi.
Bundan sonra Ermeni meselesiyle ilgili protestolarınız nasıl
devam edecek ?
28 Ocak’ta Strazburg’ta görülecek AİHM duruşmasına kitlesel
olarak katılacağız. Merakla bekliyorum. İşçi Partisi Uluslararası İlişkiler
Bürosu Başkanı olarak duruşma salonunda yer talep ettim, ancak salonun dolu
olduğu gerekçesiyle reddedildi.
Bunu yanında Yunanistan dahil özellikle komşu ülkelerde
yalana karşı aydınlatma çabalarımız artacak. Karşılıklı kırımların
emperyalizmin böl-yönet politikalarının sonucu olduğunu, Ermeni kaynakları ile
Kahire’den Moskova’ya, Bağdat’tan Beyrut’a anlatacağız.
Diğer yandan bizim gibi güneyli Latin Amerika için de bir
dizi bilgilendirme faaliyeti hazırlıyoruz. Geçmişteki acıların sorumlusu
emperyalizmin bu acıları bugün de kullandığını tüm ezilen ve gelişen dünyaya
anlatacağız.
TÜRK MECLİSİ ÖNÜNDE OKUNSA
Türk parlamentosunun karşısında Ermeni Soykırımını kabul
eden bir bildiri okunsaydı verilen tepki sizce nasıl olurdu?
Birincisi benzetme oturmuyor. Yunanistan Ermeni soykırımı
tartışmasına taraf değil. Eylem yeri olarak Ermenistan meclisi ile TBMM’yi
kıyaslamak gerek.
İkincisi, Ermeni soykırımı iddiaları Türkiye kamuoyunda açık
bir şekilde tartışılıyor, özellikle Batı eğilimli medya sayesinde bu fikirler
rahatça sahne buluyor. Bu yönde örneğin Taksim’de İstiklal Anıtı önünde bile
eylem yapılıyor. Bu görüşleri savunan insanlara ülkeye giriş yasağı konmuyor.
Yunan meclisinin önünde bir kişinin Ermeni soykırımı
iddialarının yalan olduğunu ifade etmesi ise yasak. Unutmayalım, Doğu Perinçek
de bu yöndeki görüşlerinden dolayı yargılanıyor.
Üçüncüsü, benzer bir eylem TBMM önünde gerçekleşse mahalde
bulunan insanlar tarafından sert bir tepki görebilir. Bu tepki haklı olur.
Çünkü öne sürülen iddia bir yalandır.
Çünkü bu yalan sadece tarihi değil, doğrudan ülkemizi ve
Cumhuriyetimizi hedef alır.
Dolayısıyla, İsviçre ya da Yunanistan’da soykırım iddiasını
reddederseniz halkın önemsemediği bir yasayı ihlal etmiş olursunuz. Ankara’da
soykırım tezini savunursanız Türkiye’yi hedef alan güçlerin yandaşı olursunuz.
Ermenistan’da başınıza gelecekler hakkında ise, soykırım
tezini savunan Hasan Cemal’in taraftarlığının yeterli bulunmaması ve kendisinin
son olarak ABD’den para alan bir MİT ajanı ilan edilmesi aydınlatıcıdır.
Odatv.com

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.