İstanbul eski milletvekili, YSGP Parti Meclisi üyesi Ufuk Uras, 2015’in temel politik gündemlerini anlattı. Uras, yeni yılın barış yılı olacağını umut ettiğini söyledi... Ermeni Soykırımı’nın yüzüncü yılı öncelikli konumuzdur. Soykırımla yüzleşme ve somut kazanımlar elde etmenin mücadelesini gerçekleştirmek gerekir. Her 24 Nisan anmalarında karşımıza çıkan Kemalist-Stalinist-Özel harpçı çetelerin İttihat Terakki’nin bayrağını salladırmalarına inat, Hrant’a sözümüzdür, 2015 halkların kardeşliğinin yılı olacaktır. Toplumun bu yüzleşmeyi kendi sivil hafızasında yaptığını biliyoruz. Artık sıra resmi hafızadadır.
***
İstanbul eski milletvekili, YSGP Parti Meclisi üyesi Ufuk
Uras, 2015’in temel politik gündemlerini anlattı. Uras, yeni yılın barış yılı
olacağını umut ettiğini söyledi.
Sosyalist İşçi gazetesinin Uras'la yaptığı röportaj
şöyleydi:
Çözüm sürecinin gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Nasıl ilerleyecek sizce? Umutlu olmalı mıyız?
Ufuk Uras: 2015’in barış yılı olacağını umut ediyoruz.
Newroz öncesi somut adımların atılması gerekiyor. Akil insanların raporları
dahil her çalışma, bir barış anayasasının gerekliliğini ortaya koyuyor. Siyasi
elitlerin yukarıdaki diyalog ve müzakeresi karşısında aşağıdan “Barışa söz ver”
gibi bir inisiyatif bu açıdan çok kıymetli. Sürecin, satrançtaki atın hareketi
gibi gelgitleri olacaktır. Sürece katkımız ölçüsünde umutvar olmayı hak
ediyoruz.
Bazı yazarlar bir yandan çözüm süreci devam ederken bir
yandan da AKP’yle mücadele etmenin, aynı anda imkansız göründüğünü düşünerek
çözüm sürecine karşı çıkıyor. Siz bu durumu nasıl ele alıyorsunuz?
Bu kategorideki kişiler, zaten AKP karşısında mücadele de
etmiyorlar. Mızmızlanmak ya da küskün olmak, muhalif olmak anlamına gelmiyor.
AKP’ye aşık olanların yanında, eskiden aşık olup da hayal kırıklığına uğrayan
yaralı ve kırık kalpler bunlar; yanlış strateji ve taktikleriyle AKP’ye güç
katıyorlar. Bir de bizler gibi, aşkla AKP’ye karşı alternatif yaratmaya
çalışanlar var. Barış olursa demokrasi de adalet de olur. Mandela’ya
“Irkçılarla müzakere olur mu?” diye sürece taş koyan alçaklardan hatırladığınız
bir kişi var mı? Ama sonunda Mandela haklı çıktı, biz de haklıyız ve sonunda
mutlaka kazanacağız. Hayatında bir kez olsun Cumartesi Anneleri’nin yanında
olmayanlar, şimdi failimeçhul cinayetleri koz olarak kullanıyorlar. Bunca bedel
ödemiş Kürt hareketinin hassasiyeti konusunda ahkam kesmek hakkını kendilerinde
görüyorlar. Kürt siyasi hareketi, Cumartesi annelerinin, Roboski analarının
evet demediği bir sürecin parçası olamaz. Aksini ima etmek kirli propogandanın
parçası olmaktır. Bu siyasi gurmelerin çoğu zaten “bas-geç” utanmazlığının
parçası oldular. Bizler ise basmadık ve geçmedik, elbette yine haklı çıktık.
2015 genel seçimlerine nasıl bir siyasal manzara içinde
giriyoruz? Seçimlere nasıl hazırlanmalıyız?
2015 genel seçimleri “Yeni Bir Yaşam”a çağrı yapan ve ana
muhalefet partisi olan HDP’nin seçimi olacaktır. Oyunu yükseltecek tek parti
olarak HDP bir tarafta, yurttan sesler korosu diğer tarafta kalacaktır.
Kılıçdaroğlu’nun da Bahçeli’nin de tatile Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yanına
gidecek olmalarını tahmin etmek kehanet olmasa gerek.
O yüzden Haziran Hareketi gibi orta yolcu çizgilerin
safını belirlemeleri ve barış cephesini tercih etmelerini temenni ederiz.
Gezi’nin yeni yaşam çağrısı, HDP-HDK’da somutlanmıştır, CHP’nin labirentlerinde
değil.
Bu yıl Ermeni soykırımının 100. yılı. 100. yıl
tartışmalarında alınacak politik tutumlar neler olmalı?
Ermeni Soykırımı’nın yüzüncü yılı öncelikli konumuzdur.
Soykırımla yüzleşme ve somut kazanımlar elde etmenin mücadelesini
gerçekleştirmek gerekir. Her 24 Nisan anmalarında karşımıza çıkan
Kemalist-Stalinist-Özel harpçı çetelerin İttihat Terakki’nin bayrağını
salladırmalarına inat, Hrant’a sözümüzdür, 2015 halkların kardeşliğinin yılı
olacaktır. Toplumun bu yüzleşmeyi kendi sivil hafızasında yaptığını biliyoruz.
Artık sıra resmi hafızadadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.