1909 ADANA KATLİAMI: ÜÇ RAPOR
Taner Akçam’ın önsözüyle
Derleyen ve Çeviren: Ari Şekeryan
Yayına Hazırlayan: Ararat Şekeryan
Düzelti: Nıvart Taşçı
Kapak Tasarımı: Aret Gıcır
İnceleme, 144 sayfa, 16x24 cm
ISBN 978-605-5753-47-4, Şubat 2015, 18 TL
Aras Yayıncılık, 1909 Adana katliamının hemen ardından
kaleme alınmış olan üç önemli raporu okurlarla buluşturuyor.
Nisan 1909’da Adana vilayetinde yaşanan ve 20 binden
fazla Ermeni’nin hayatını kaybetmesine yol açan katliamlar gerek İmparatorluk
genelinde gerekse dünyada büyük yankı uyandırmıştı.
40’tan fazla tarihi fotoğraf eşliğinde, Taner Akçam’ın
önsözüyle sunulan bu çalışma, Adana’da yaşanan katliamları öncesi ve sonrasıyla
ele alan üç raporu bir araya getiriyor: “Adana Vakası ve Mesulleri” (Garabet
Çalyan), “Adana’da Adalet Nasıl Mahkûm Oldu?” (Artin Arslanyan) ve “Adana
Raporu” (Hagop Babigyan).
Katliamlara Adana’da tanıklık ederek, yaşananların hemen
ardından Osmanlıca kaleme aldıkları raporlarla olayların içyüzünü anlatan
Çalyan ve Arslanyan 106 yıl sonra ilk kez Türkçe okurla buluşuyor.
Olayların ardından Osmanlı Meclisi tarafından bölgeye
gönderilen heyette yer alan Edirne Mebusu Hagop Babigyan’ın raporu ise, devlet
görevlilerinin sorumluluklarına ve vilayet genelindeki tahribata dair önemli
gözlemler içeriyor.
(Taner Akçam’ın önsözünden)
“1909 Adana katliamını nasıl açıklayacağız?
1894-96 Ermeni katliamları ile 1915 soykırımı arasında
neredeyse bir ara halka gibi duran 1909 Adana katliamının bu iki büyük
katliamla ilişkisi nedir gerçekten? Bazı Ermeni tarihçilerin 1894’ten başlayan
ve 1923’e kadar uzanan düz bir çizgiden söz ettiklerini biliyoruz. Hatta,
1909’da, 1915’in ön hazırlığı yapıldı; 1909 bir nevi “prova” idi diyen
tarihçiler vardır. Gerçekten 1894-96’dan Adana’ya, Adana’dan 1915’e böyle düz
bir çizgiden söz edebilir miyiz? Ya da birçok Türk araştırmacının tercih
ettiği gibi 1894-96, 1909 ve 1915 birbirleriyle tamamen irtibatsız, farklı
olaylar mıdır?
Galiba asıl tarihçilik bu üç büyük yıkımı,
aralarındaki farkları ve benzerlikleri
ihmal etmeden ortak bir perspektiften okumayı başarmakta
yatıyor... Daha yapılacak çok iş var!”
(Garabet Çalyan’ın raporundan)
33 yıllık uğursuz Abdülhamid döneminde Türk vatandaşlarımızın
taze hayatları Marmara balıklarının gıdasını oluştururken, biz de az ötede
İstibdat’ın mezbahasında vahşi hayvanlara yem olmaktaydık. Bu kırıcı dönemi
beraber atlattık. Öyle ki, bu kadar çile ve işkenceyle elde edilen milli
hâkimiyette, hemen devrimin ertesinde Meşrutiyetimizin ve Osmanlı’nın temiz
alnına sürülen lekeyi ortadan kaldırarak, açılan yarayı tedavi etme
merhametini kendilerinden talep etme hakkımız olduğunu düşünüyoruz: “Vatanın
selameti birliğe; dostluğun tesisi adaletin icrasına bağlıdır.”
*
Katliamların ardından Adana Ermeni mahallesi.
(Ortada Ermeni Katolik Koleji’nin merkez binası
görünüyor)
ARAS YAYINCILIK
İstiklal Cad. Hıdivyal Palas 231/Z
Tünel – Beyoğlu İstanbul
Tel: (212) 252 65 18
www.arasyayincilik.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.