Başbakan Ahmet Davutoğlu, azınlık kavramını sosyal hayatta
kaldırmak konusunda kararlı olduklarını belirterek, "Azınlık kavramını,
bazı uluslararası hukuk metinlerinde Lozan'da olabilir ama sosyal hayatta
ortadan kaldırmaya da kararlıyız. Siz bu toprakların asli çocuklarısınız,
dışarıdan gelmediniz, dışarıya gitmeyeceksiniz. Bu gelenekler, bu topraklarda
yaşadı. Bu topraklarda da yaşamaya devam edecek." dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’deki gayrimüslim kanaat
önderleri ile bir araya geldi. Ankara’da Ankara Palas’ta düzenlenen akşam
yemeğinde gayrimüslim kanaat önderlerine hitaben bir konuşma yapan Davutoğlu,
azınlık kavramını sosyal hayattan kaldırmaya kararlı olduklarını söyledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, konuşmasında, şehirleri Müslüman,
Hristiyan, Musevi şehirler hatta Sünni şehirler gibi, Türk, Arap, Kürt
şehirler, Rum şehirler gibi bölmek yerine, tarihte olduğu gibi hepimizin ortak
mekanları haline getirmek durumunda olduklarını ifade ederek, “Bu kırılmaların
yaşanmasında, dışlayıcı kültürün büyük tesiri oldu. Dışlayıcı, ötekileştirici
kültür, bir müddet sonra neyi kaybettiğini fark etmeden aslında tarihin
sahnesinden belli aktörleri aldı, götürdü, çıkardı. Büyük acılar yaşandı. Buna
direnenler de çıktı, bunun için çaba sarf edenler de.” şeklinde konuştu.
Herkesin sevinçlerini ve güzel tarihi geçmişi andığı ortak
bir kültürü oluşturmak durumunda olduğunu vurgulayan Davutoğlu, ilk Ermeni
romanının Türkçe yazılmış olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.
Davutoğlu, ardından da “Aynı şekilde güzel Türk musikisine Ermeni boyutunun ne
kadar büyük katkılar yaptığını gözardı etmemek lazım. Musevi, Rum kültürlerinin
bizim kültürümüz içinde nasıl bir harmanla yaşadığını hiç unutmamız lazım.
Bunlar bizim tarihimiz.” diye ekledi.
Sözlerini “Acılar, hep gözümüzün önünde olmalı ama o
acılardan hep beraber güzel bir gelecek inşa etmek de elimizde.” şeklinde
sürdüren Başbakan Ahmet Davutoğlu, kendisinin de bu geleceğin yine bu
topraklardan, Anadolu'dan, İstanbul'dan inşa edileceğine derinden inanmış biri
olduğunu kaydetti. Kırılmaların, dışlanmaların yaşandığı dönemlerin geride
kaldığını söyleyen Davutoğlu, “Biz yeni Türkiye derken bütün bu
dışlanmışlıkların, bütün bu ötekileştirme çabasının, iç tehdit algılanmaların
sona erdiği bir Türkiye anlayışıyla bunu söylüyoruz. Bu masayı, bu anlamda
beraberce yeni Türkiye'nin, sadece yeni Türkiye'nin değil yeni Balkanların,
yeni Ortadoğu'nun, yeni Kafkaslar'ın inşa edileceği bir ortak sohbet halkası
olarak görüyorum.” diye seslendi.
Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni nesillerin, yeni
bir anlayışla iki şey üzerine gelecek inşa etmesinin önemli. Birisi; o kadim
geleneği temsil eden tarihimiz, ortak tarihdaşlığımız. İkincisi de; Türkiye
Cumhuriyeti Devleti'nin eşit vatandaşları olmaktan gelen ortak vatandaşlık
bilincimiz. Kim ki tarihimizi, ortak tarihimizi reddedecek şekilde belli
kültürleri, dini gelenekleri dışlar, ötekileştirir, aslında kendi geleneğine de
ihanet etmiş demektir. Kim ki vatandaşlık kimliğinin ötesinde salt azınlık
kavramı üzerinden bir şekilde vatandaşlar arasında 'esas vatandaş', 'ikinci
sınıf vatandaş' ayrımı yapar, o devletin temeline dinamit koymuş olur. Ben size
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak ilk defa bu ölçekte bir araya gelmemiz dolayısıyla,
şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Biz o ortak tarihimizin en güzel
şekilde yeniden canlanmasını siyasetimizin, kültürümüzün bir zarureti olarak
bir gerekliliği olarak görüyoruz. Dolmabahçe'de bir araya geldiğim dini
liderlerine de ifade ettiğim gibi azınlık kavramını, bazı uluslararası hukuk
metinlerinde Lozan'da olabilir ama sosyal hayatta ortadan kaldırmaya da
kararlıyız. Siz bu toprakların asli çocuklarısınız, dışarıdan gelmediniz,
dışarıya gitmeyeceksiniz. Bu gelenekler, bu topraklarda yaşadı. Bu topraklarda
da yaşamaya devam edecek. Bu bilinçle hep beraber asli unsur olduğumuza
inandığımızda, bütün o acı hatıraları ya da bugünkü dışlanmışlıkları aşabiliriz
ve Avrupa'da son dönemde, Avrupa başkentlerinde görülen o ırkçı, dışlayıcı yaklaşımlara
karşı da Türkiye'de güzel bir model oluşturabiliriz.”
Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu ile birlikte katıldığı
yemekte kabineden de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Adalet Bakanı Bekir
Bozdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam yer aldı. Yemeğe
katılan 40’a yakın gayrimüslim kanaat önderleri arasında ise Yedikule Surp
Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı Başkanı Bedros Şirinoğlu, Üsküdar Surp Harç
Ermeni Okulu Vakfı Başkanı Toros Alcan, Şişli Karagözyan Ermeni Yetimhanesi
Vakfı Başkanı Dikran Gülmezgil, Türk Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh,
Rum Vakıfları Derneği Başkanı Andon Parizyanos, Beyoğlu Süryani Kadim Meryem
Ana Kilisesi Vakfı Başkanı Sait Susin, Keldani Katolik Kilisesi Vakfı Başkanı
Yusuf Basmacıoğlu, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan gibi
isimlerin olduğu öğrenildi.

1 yorum:
Dunyanin tum medeni ulkelerinde hukuken kabul edilmis azinlik statusu kavrami varligini surdurme garantisidir. Zorunlu bir ihtiyactir. Bu nedenle bu kavram sosyal hayatin gidisatina gore "ortadan kaldirilamaz". "Ayrimcilik ortadan kalkacak, hukuk ayrimciligin yakasina yapisacak" derseniz o baska. Ayrimcilik bir illettir ve istenirse uzun vadede egitim ve yasalarla hissedilir bir sekilde iyilestirilebilir. Ama kafalarda degismesi zor olan ve uzun zaman alan seyleri kagit uzerinde yok saymak cok mahzurlu bir durustur.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.