Türkiye, 18 Mart’ta Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100'üncü
yılını kutluyor. Aynı gün “Şehitleri Anma Günü” olarak da anılırken şehit
listelerindeki tartışma yıllar geçse de devam ediyor. Gayrimüslim şehitler 1998
yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın bastığı “Şehitlerimiz” kitabında yer
alıyor. Ancak aynı bakanlığın internet sitesinde, kitap referans olarak verilse
de Hristiyan ve Yahudi şehitlerin isimleri çıkmıyor.
18 Mart’ta “Şehitleri Anma Günü”nde törenler
düzenlenirken Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinde hala gayrimüslim
şehitler yer almıyor.
Hıristiyan ve yahudi şehitlerin kaydı bulunmuyor
Serdar Korucu'nun CNN Türk'te yer alan haberine göre,
Bakanlığın Personel Başkanlığı’nın Arşiv Müdürlüğü’nde yer alan “Şehit
Listeleri” bölümü “Aziz Şehitlerimizin kanlarıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti
sonsuza kadar yaşayacak ve ay yıldızlı bayrağımız göklerde daima
dalgalanacaktır” sözleriyle açılıyor. Arama bölümünde Müslüman şehitlerin
kimlikleri ayrıntıları ile duyurulurken, gayrimüslimler için “Kayıt
bulunamamıştır” ibaresi çıkıyor.
Kitaplarda var, bugün sitede yok
Sitenin tanıtımında arama yapılan liste için “1998
yılında "ŞEHİTLERİMİZ” adı altında 5 ciltlik eser”e atıfta bulunuluyor.
Halbuki Cumhuriyetin 75. yıldönümünde basılan bu kitaplarda gayrimüslim
şehitler yer alıyordu.
Şehitler listesine ulaşmak için tıklayınız
“Şehitlerimiz” kitabı Milli Savunma Bakanlığı Personel
Daire Başkanlığı Arşiv Müdürlüğü tarafından, “Şehit Kimliklerinin Tespiti”
projesi kapsamında hazırlanmıştı. 5 ciltte yaklaşık 130 bin askerin kimlik
bilgilerine yer verilirken şehitlerin arasında ayrım yapılmaksızın Osmanlı ve
Türkiye Cumhuriyeti’nin Hristiyan ve Yahudi vatandaşları da yer almıştı.
Bugün Bakanlığa bağlı sitedeki satış bölümünde stokta
kalmadığı için ancak CD’si satılan kitaba az sayıda da olsa kütüphanelerde
ulaşılabiliyor. Kitaplarda askerlerin baba adlarına, doğum-ölüm tarihleri ve
yerlerine, ordunun içindeki konumlarına ulaşılabiliyor.
24 yaşındaki şehit er Avanis oğlu Agop
Kayıtlara göre 100’ü aşkın gayrimüslim askerin şehit
olduğu Çanakkale cephesinde Ermeni askerlerden biri 1307 (1891) Amasya –
Merzifon doğumlu Avanis oğlu Agop’tu. Piyade er olarak Osmanlı ordusunda yer
alan Agop, 2. kolordu, 18. alay, 2. tabur, 4. bölükte savaşıyordu. Avanis oğlu
Agop, 5 Temmuz 1915’te Kireçtepe’de şehit düşüyordu.
25 yaşında şehit olan jandarma teğmen Arakil Efendi
Bugün internet sitesinde yer almayan şehit listelerine
göre Ermeni askerler sadece er olarak da bulunmuyordu. 1306 (1890) yılında
Burdur’da doğan Arakil Efendi jandarma teğmen olarak görev yapıyordu.
Tüfekçiyan Menyans oğlu Arakil Efendi, 29 Mayıs 1915’te Anafartalar muharebesi
sırasında şehit olacaktı.
Agop, İstrati ve İshak Hala Şehit Sayılmıyor
39 yaşında Çanakkale şehidi: Tanaş oğlu İstrati
Sadece Ermeniler değil, diğer Hristiyan toplumlar ve
Yahudiler de Çanakkale cephesindeydi. Eskişehir’in Mihailiççık ilçesinde 1292
(1876) yılında doğan Tanaş oğlu İstirati de askerler arasındaydı. Kayıtlara
göre İstirati, 24 Haziran 1915’te Gureba-i Müslimin Hastanesi’nde şehit
oluyordu.
33 yaşında şehit olan onbaşı Mulçar oğlu İshak
Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinden Mulçar oğlu İshak ise
Çanakkale cephesinde 55. Alay’da onbaşı görevindeydi. 1298 (1882) doğumlu
Mulçar oğlu İshak’ın şehit düştüğü tarih 30 Ağustos 1915’ti.
“Eşsiz soykırım”ı Ermeniler yapmış
Gayrimüslim şehitlerin de bulunduğu 5 ciltlik serinin
başında Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılındaki savaşlarla ilgili bilgiler
yer alıyor, 100 yıl önce yaşananlar için “soykırım” vurgusu yapılıyordu. Ancak
bu terim Türklere karşı “Ermeni mezalimi” bölümünde kullanılıyordu: “İtilaf
devletlerinden yüz bulan Ermeniler almış oldukları destekle birlikte dünyada
eşine rastlanılmayan bir soykırım hareketine giriştiler. Bu durum karşısında
bölge halkı Ermeni mezalimine bir son vermek için teşkilatlanmaya başladı.”
“Gayrimüslim şehit” tartışması
Gayrimüslim şehit tartışması 2006 yılında alevlenmişti.
Diyanet İşleri Başkanlığı Müslümanların yanında savaşırken ölen
gayrimüslimlerin, “dünya hükümleri bakımından şehit kabul edileceği, cenaze
namazları kılındıktan sonra kanlı elbiseleri ile defnedileceği”ni duyurmuştu.
Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz ise şehitliğin İslami bir kavram
olduğunu savunmuştu: “Çanakkale'de ölen gayrimüslim vatandaşlarımıza şehit
diyemeyiz. Vatanlarını müdafaa maksadıyla can verdikleri için Allah onların
mükafatını ayrıca verecektir."
Serdar Korucu / CNN Türk

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.