Eyüp Serbest
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kağıthane’deki Osmanlı
Arşivleri binasında düzenlenen "100. Yılında Dünya Savaşının Belgeleri”
konulu sempozyum ve serginin açılışında Ermeni diasporasına ve Ermenistan yönetimine
yüklendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihin her döneminde olduğu gibi bu büyük
savaş yıllarında da yaşanmış acılar, trajediler olabilir. Bundan sadece
Ermeniler etkilenmiş değildir. Balkanlar'da, Kafkasya'da tarihin en büyük
Müslüman katliamları bu dönemde yaşanmıştır" dedi. ''Ey Ermeni diasporası,
belgelerimiz burada. Senin ne kadar belgen var, çıkar belgelerini'' diyen
Erdoğan, ''Ülkeleri dolaşmak ve bazı yerlerde para yedirmek suretiyle
yapacağınız kampanyalardan bir netice alamazsınız” diye konuştu.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan özetle şunları söyledi:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLK DEĞİL, SON DEVLETİMİZ
Tarih baştan sona ibret vesikaları ile doludur. Maalesef
ülkemizde tarihi araştırmakta, elimizdeki vesikaları okumakta değerlendirmekte
uzun süre tembellik yapıldı, ihmalkar davranıldı. Öyle ki nesiller boyunca bu
ülkenin ve milletin tarihinin 1923’te başladığı söylendi. Zihinler bu şekilde
sınırlandırıldı. Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulmuş olabilir ama bizim
köklerimiz çok derinlere iniyor. Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil, son
devletimizdir. Cumhurbaşkanlığı forsunda sembolik olarak yerini almış olan
devletlerimizin geçmişi 2200 yıldan fazladır.
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI OSMANLI’NIN PAYLAŞIMIYDI
Birinci Dünya Savaşı’nın bir diğer adı da Birinci
Paylaşım Savaşıdır. Bu tanım da çok önemli. Petrolün, Akdeniz’in, sürekli
ticaret yollarının anahtarını elinde tutan Osmanlı’nın paylaşımıydı bu.
Meseleye bu açıdan baktığımızda sadece dünü değil, bugünü, içinde bulunduğumuz
dönemi, olaylarını da daha doğru değerlendirebiliriz. Bugün Suriye’de, Irak’ta,
Mısır’da, Libya’da aslında ne olduğunu ancak geçmişe bakarak anlayabiliriz.
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI HALEN SONA ERMEDİ
Bugün çok net biçimde görüyoruz ki Birinci Dünya savaşı
halen sona ermiş değil. Birinci Dünya savaşının açtığı uzun parantez halen
kapanmış değil. Bu savaş özellikle sonunda bizim coğrafyamızı şekillendirenler,
halkların arasına koydukları bariyerlerle kalpleri, gönülleri, ruhları da
birbirinden ayırmayı hedefliyordu. Bölgemizde coğrafyamızda ne kadar sorun
varsa, ne kadar kavga varsa, ne kadar akan kan varsa hepsinin gerisinde birinci
dünya savaşı ile tesis edilen düzenin gölgesini görüyoruz. Savaşın sonunda
imzalanan antlaşma sadece huzursuzluk, kargaşa, acı, gözyaşı ve zulüm getirdi.
Bunu görmemiz lazım. Bölgemizde ve dünyada bu dönemde kurulan kaosa dayalı
düzen hala işlemeye devam ediyor. Bu anlaşma neticesinde belirlenen sınırlar,
etnik, dini, mezhep temelli ayrılıkları sona erdirmek için değil tam tersine
büyütmek için çizilmişti. Dönemin hatıratlarına, belgelerine baktığınızda bu
niyeti tüm açıklığıyla görmeniz mümkündür.
FİTNELERİN KAYNAĞI ARABİSTANLI LAWRANCE
Bakınız Ortadoğu’da halen süren fitnelerin en önemli
kaynaklarından olan İngiliz Ajanı Lawrance ne diyor: “Bu savaş Türklerin askeri
gücüne değil, zihinlerine ve kalplerine karşı verilen bir savaştır” diyor. Bize
karşı savaşanlar zihnimiz ve kalbimiz oralardan sökülmeden kendi düzenlerini
kuramayacaklarını biliyorlardı. 2000’li yıllarda Türkiye yeniden tarihiyle, medeniyetiyle, kalbiyle bölgede
varlık göstermeye başlayınca yine aynı oyun sahneye kondu.
NİYETLERİ ACIYI TAZİ TUTMAK DEĞİL, DÜŞMANLIK
“Biz 2015 yılını şanlı mücadelelerimizin, zaferlerimizin
100. Yıldönümü olarak kutlarken, birileri de bu yılı Türkiye karşıtlığının,
Türkiye düşmanlığının bayrağı haline dönüştürmek istiyor. Ermeni diasporası
dünyanın her yerinde soykırım iddialarına dayalı kampanyalarla Türkiye
düşmanlığını geniş toplum kesimlerine aşılamaya çalışıyor. Dikkatinizi çekiyorum.
Bu kampanyalarının amacı tarihin bir döneminde Ermenilerin yaşadığı acıları
canlı tutmaktan ziyade, doğrudan ülkemize ve milletimize düşmanlık yapmaktır.
SADECE ERMENİLER ETKİLENMEDİ
Biz en başından beri aynı ilkeli, tutarlı ve samimi
duruşu sergiliyoruz. Tarihin her döneminde olduğu gibi, bu büyük savaş
yıllarında da yaşanmış acılar, trajediler olabilir. Bunlar sadece Ermeniler
etkilenmiş değildir. Balkanlarda, Kafkasya’da tarihin en büyük Müslüman
katliamları bu dönemlerde yaşanmıştır. Anadolu’da Ermenilerin gördüğü zarar
kadar, Ermenilerden zarar gören yüzbinlerce Müslüman vardır. Bunlar belgelerde
kayıtlıdır.
EY ERMENİ DİASPORASI
“Ben hep seslendim. Bugün de sesleniyorum. Yarın da
sesleneceğim. Ey Ermeni Diasporası, Ey Ermenistan yönetimi. Gelin, buyrun.
Bizim arşivimiz. Belgeler burada. Bizim şuanda yüzbinlerce, milyonu aşmış,
tasnifi yapılmış belgemiz var. Senin ne kadar belgen var. Çıkar belgelerini.
Tarihçileri görevlendirin, arşivcileri görevlendirelim, siyaset bilimcileri
görevlendirelim. Hatta arkeolaglar, hukukçuları görevlendirelim. Gelsinler bu
belgeler üzerinde çalışsınlar. Her şey ortada. Ülkeleri dolaşıp, oralara biraz da
şöyle para yedirmek suretiyle, oralarda lobiler oluşturmak suretiyle, ahlaki
olmayan yollara tevessül etmek suretiyle Türkiye’nin aleyhine yapacağınız
kampanyalardan bir şey kazanamazsınız.”
KAMPANYALARIN NASIL SÜRDÜRÜLDÜĞÜNÜ BİLİYORUZ
“Bu konuda hepimize lazım olan gerçeğe, başka ülkelerin
meclislerinden, senatolarından Türkiye aleyhine kararlar çıkartarak,
medyalarında yazılar yazdırarak, programlar yaptırarak ulaşılamaz. Bunun nasıl
yapıldığını biz çok iyi biliyoruz. Bu kampanyaların nasıl sürdürüldüğünü çok
iyi biliyoruz. Gerçeğin aranacağı yer işte bu arşivlerdir. Bugüne kadar bu
çağrımızın karşılığını bulamadık. Üçüncü ülkelere gidelim. Oralarda da
çalışmalar yapalım. Olumlu bir cevap yok. Gerekirse biz ordumuzun dahi
arşivlerini açmaya hazır olduğumuzu söyledik. Ama hiç birine olumlu cevap
alamadık. Tarihçilerimizden, bilim adamlarımızdan oluşan ortak bir komisyon
kuralım. Onlar orada, diğer ülkelerdeki arşivlerde çalışsın. Tüm belgeleri,
bilgileri toplasın ve sonuçta gerçek fotoğrafı ortaya koysun. Bizim bu
teklifimiz ısrarla görmezden geliniyor. Niye, çünkü amaç gerçeği bulmak değil.
Oluşturulan algı üzerinden Türkiye’ye saldırmak, Türkiye’ye zarar vermek. Başka
bir şey yok.
KİMSEYE VEREMEYECEK HESABIMIZ YOK
“Hiç kimse kusura bakmasın. Bizim bu konuda kimseye
veremeyecek bir hesabımız yoktur. Biz sadece kendi milletimizin son 100-150
yıldır yaşadığı acıların peşine düşsek, Ermeni iddialarından kat be kat daha
fazla söyleyecek sözümüz, soracak hesabımız çıkar. Bakın bunu da açıkça
söylüyorum.”
OKULLARDA OSMANLICA BELGELER İÇİN
Osmanlı arşivleri tasnif edildikçe, ülkemizde tarih
araştırmaları, arşiv araştırmaları geliştikçe bu konuda ciddi bir birikim
ortaya çıkacağına, kaynak sahibi olacağımıza inanıyorum. Bakın biz son dönemde
Osmanlıca’nın okullarımızda okutulmasına yönelik attığımız adım da bunlardan
bir tanesidir. Niye? Çünkü bu kaynaklarda Osmanlıca’nın gayet iyi bilinmesi
gerekiyor. Eğer Osmanlıca bu noktada iyi bilindiği takdirde bu belgeler çok
daha fazlasıyla, hızla artarak devam edecektir.
3 yorum:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oyunu bozuldu yan cizmeye başladı söylediği masalar artık kimse dinlemiyor arşivler ordaymış ineğin altında buzağa aranıcak herhalde görünen köye ancak Erdoğan gibileri kılavuz tutar.
Diaspora ne bir devlettir ne de iktidarda bulunmus siyasi bir partidir. O halde hangi sakli belgelerini cikaracak ?. Disaporanin belgeleri olsa olsa ait olduklari topraklarin tapu kadastro, askerlik subesi kayitlarinda, bir de evlerinin bir kosesinde yuz yildir sessizce duran kutsal hatiralardir. Gerisinin nerelede bulunduklari Turkce, Ermenice, Ingilizce, Almanca, Fransizca, ve diger yayin ve cevirilere kaynak teskil ettiklerinden dolayi bilinmektedir.
'Ülkeleri dolaşmak ve bazı yerlerde para yedirmek suretiyle yapacağınız kampanyalardan bir netice alamazsınız” Sayin Cumhurbaskani galiba kimlerin kimlere para ödedigini karistirdiniz.Örnegin Ermeni soykirimi olmadigini savunan amerikali prof.ve senatöre Türkiyeden ödenen paralar.
Balkanlarda ölen ve öldürülen Türkleri ermeni soykirimina özür olarak mi gösteriyorsunuz?Hangi belgelerden bahsediyorsunuz?Bizlerin de görmek istedigi fakat GÖSTERILMIYEN belgelerden mi?Yoksa yabanci ülkelerde bulunan ve gercekleri barindirdigi icin isinize gelmiyenlerden mi?
Secimlerin arifesinde oldugumuz belli,Türkiyede oy kapmanin en kolay yolu dindarligi,vatanseverligi önplana cikarip,azinliklar üzerinde oynanan oyunlar.
Diasporaya gelince,onlar dogdugu topraklardan koparilmis,soykirimindan, helal süt emmis insanlar tarafindan ölümü göze alarak kurtarilan kisilerin cocuklari, torunlari.(Bu insanlari saygi ile aniyorum)
Sayin Cumhurbaskani"bu dünyanin bir de öbür tarafi vardir"cümlesi hepimiz icin gecerli.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.