Bu yıl tüm Ermeni halkı, medeni dünyayla beraber 1915
yılında Osmanlı İmparatorluğunda gerçekleşen Ermeni Soykırımı kurbanlarının
anısını saygıyla anacaktır. Ermeni Soykırımının tanınması meselesinde Avrupa
ölçeğindeki kurumlar arasında ilk olarak 1987 yılında Osmanlı İmparatorluğu
sathında Ermenilere yönelik işlenen suçu tasarısıyla kınayan ve bunun tanınması
çağrısında bulunan Avrupa Konseyinin rolünü her zaman hatırlıyor ve değer
veriyoruz. Ermeni Soykırımı sadece halkımızın değil, aynı zamanda medeniyet ve
insanlığa karşı evrensel ölçekte suçtur; bu bize tarihten ders alınmaması,
Soykırımın inkarının tehlikeleri yanı sıra suçların cezasız ve tanınmadan
bırakılmasının uzun vadeli olumsuz sonuçlarını hatırlatmaktadır.
***
(Euronest Parlamenterler Meclisi, Avrupa Birliği ve Doğu Avrupa Ortakları arasında siyasi ilişki ve daha fazla ekonomik entegrasyonu teşvik etmek bir parlamento forumdur. Hyetert)
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan 17 Mart’ta Euronest
Parlamenterler Meclisi 4. Genel Kurul Oturumuna katıldı, burada bir konuşma
yaptı.
Cumhurbaşkanının konuşmasının tam metnini sunuyoruz:
«Erivan’da Euronest Parlamenterler Meclisi 4. Genel Kurul
Oturumuna katılmanız vesilesiyle sizi Erivan’da memnuniyetle selamlıyorum.
Bu haftayı, bizim için gerçekten «Avrupa Haftası» olarak kabul etmek mümkün,
Euronest’i Erivan’da konuk etmekten
sevinçliyiz, bunun ardından Brüksel’de Avrupa Halk Partisi (EPP) zirvesine
katılacağım. Erivan ve Brüksel’de AB üst düzey yetkilileriyle buluşmalar öngörüyorum,
birkaç günden ise Erivan’da Ermenistan-AB Parlamentolararası İşbirliği
Komisyonu oturumu gerçekleşecek. Ermenistan-AB ilişkileri iyi ki dinamik
şekilde gelişiyor.
Euronest Oturum Dönemi yoğun gündeminde yer alan önemli
meselelere yönelik parlamenter formatta devam eden görüşmeler ve kararların AB
ve partnör ülkeler arasındaki işbirliğinin farklı alanlarda derinleşmesine
katkıda bulunacağına eminim.
Bu alanlar arasında altyapı ve ulaştırma işbirliği, enerji
verimliliği ve dönüştürülebilir enerji kaynakları, kültürel diyalog yer
almaktadır. Avrupa Komşuluk Politikalarının gözden geçirilmesi ve Doğu
Ortaklığının önümüzdeki zirvesine hazırlık meselelerine yönelik görüş
alışverişinin de doğru zamanıdır.
Doğu Ortaklığı çerçevesinde parlamentolar arası işbirliğini
oldukça önemsiyorum. AB’yle ilişkilerimizde bunun yeri ve önemi oldukça büyük.
Euronest Parlamenterler Meclisi Erivan
buluşması toplumlarımızı kaygılandıran meselelere yönelik çekincesiz değişim ve
dürüst diyalog için iyi bir vesiledir.
Parlamentolar arası görüşmelerin halkımızın karşı karşıya
bulunduğu aciliyetler doğru tasavvur etme ve bunların aşılması yollarını
birlikte bulma olanağı vereceğine eminim.
Avrupa ortak değerlerinin yayılması ve kökleşmesine yönelik
işbirliğimiz hem parlamenter hem de sivil toplum çevrelerini içermesi sevindiricidir. Ermenistan bugün ifade
özgürlüğü ve özgür medya ülkesidir; toplanma özgürlüğüne, vizyonunu hayata
geçirebilmek için nasıl mücadele edebileceğini bilen pekişmiş bir sivil topluma
sahibiz.
Ermenistan’da demokratik süreçleri derinleştirmek amacıyla,
hukukun üstünlüğü ilkesinin realizasyonu, insan temel hak ve
özgürlüklerini garanti altına alan
anayasal yapılar adına Anayasal Reformlara
teşebbüs ettik.
Ortak değerlere dayanarak, Ermenistan demokratik kurumlar ve
yargı sisteminin sürekli iyileştirilmesi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün
teşviki, verimli yönetişim, yolsuzlukla mücadele, sivil toplumun pekişmesi,
ticaret ve yatırımların genişlemesi için iş ortamının yetkinleştirilmesi,
mobilite ve partnörlüğün sürekli
gerçekleştirilmesi ve alansal işbirliğinin genişlemesi için Avrupa’yla
işbirliğin geliştirme yükümlülüğünü taşımaktadır.
Yurttaşların temaslarının teşviki ve AB’yle Serbest
Dolaşımın temini yönündeki adımları önemsiyoruz. Önümüzdeki süreçte AB’yle yurttaşlarımız için
Vizesiz Rejime sahip olmak için diyaloğa başlama konusunda parlamenterlerin
desteğini bekliyoruz.
Ortak çabalarla yeni
yaklaşımların olası olacağını ve işbirliğini teşvik ederek ve Avrupa
anakarasında yeni cepheleşmelerden kaçınarak, yurttaşlarımız için farklı
entegrasyon formatlarından karşılıklı en iyi şekilde kullanma olanağının
şekilleneceğine eminiz.
Biz Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliğine üyeliğinin
bundan kaynaklanan tüm yükümlülüklere karşın AB’yle Derin ve Kapsamlı Gündemin
bir arada yürtülmesinin olası olduğu ilkesel noktasından hareket etmekteyiz.
Dahası biz farklı entegrasyon süreçleri arasında sıkı bağlar tesisi
aracılığıyla işbirliği ve diyaloğa katkıda bulunmak için uyumlaştırıcı ortak
yönler bulacağız.
Saygıdeğer parlamenterler!
Bu yıl tüm Ermeni halkı, medeni dünyayla beraber 1915
yılında Osmanlı İmparatorluğunda gerçekleşen Ermeni Soykırımı kurbanlarının
anısını saygıyla anacaktır.
Ermeni Soykırımının tanınması meselesinde Avrupa ölçeğindeki
kurumlar arasında ilk olarak 1987 yılında Osmanlı İmparatorluğu sathında
Ermenilere yönelik işlenen suçu tasarısıyla kınayan ve bunun tanınması çağrısında
bulunan Avrupa Konseyinin rolünü her zaman hatırlıyor ve değer veriyoruz.
Ermeni Soykırımı sadece halkımızın değil, aynı zamanda
medeniyet ve insanlığa karşı evrensel ölçekte suçtur; bu bize tarihten ders
alınmaması, Soykırımın inkarının tehlikeleri yanı sıra suçların cezasız ve
tanınmadan bırakılmasının uzun vadeli olumsuz sonuçlarını hatırlatmaktadır.
İnsan haklarına yönelik saygı Avrupa değerler sistemiyle
işbirliğimizin temelini oluşturan payandalardan biridir. Bu bağlamda Avrupa
Konseyi tarafından bu yıl 12 Mart’ta kabul edilen «İnsan Hakları, Dünyada
Demokrasi ve AB Politikası: 2013» Yıllık Raporunu oldukça önemsiyoruz; burada
münferit maddelerde Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümüne değinilmekte ve AB
üyesi ülkelere bu trajedinin tanınması, AB kurumlarına ise bu sürece katkıda
bulunması çağrısında bulunulmaktadır.
Dağlık Karabağ sorununun çözüm sürecine ilişkin olarak, bu
platformu, Azerbaycan’da olduğu gibi
propaganda ve halklar arasında husumet tohumları ekme aracı olarak
kullanmaya hazırlanmadığımızın altını çizmek isterim, aksine Asamblenin
sağladığı olanakları halklarımızın barış içinde bir ararda yaşaması ve
işbirliğinin genişletilmesi işine hizmet etmesine çabalıyoruz. Ermeni
delegasyonlarının 2012 yılı Bakü Genel Kurul da olmak üzere Azerbaycan’da
gerçekleşen birçok etkinliğe katılımı dediğime şahadet etmektedir.
Maalesef, Azerbaycan tarafı, yapıcı diyaloğun tesisine
yönelik adımlara uymamaktadır.
Bize komşu devletin, zaten varılmış mutabakatlardan imtina
ederek, Minsk Grubu eşbaşkanları
formatını ısrarlı şekilde değiştirme çabalarıyla veya temel ilkeler konusunda
anlaşmaksızın sözleşmeye yönelik müzakere düşüncesini ileriye taşıyarak, Karabağ sorununun barışçı çözümüne yönelik
esas sürece karşı yapıcı olmayan ve maksimalist duruş sergilemektedir. Sorunun
çözüm anahtarının ne Paris’te, ne Moskova’da ne de Washington’da olmadığı
aksine Bakü, Stepanakert ve Erivan’da olduğu hususu barizdir. Ancak
Azerbaycan, eşbaşkanların önerdiği
ilkeler zemininde çözümden kaçınmak için suni bahaneler bulmaktadır.
Uluslararası toplumun, Avrupa kurumlarının bu ülkenin
benzeri tutumuna net takdiri sanıyorum gereklidir.
Azerbaycan’ın gerçek dışı talepleri ve temas hattında
gerçekleştirilen periyodik sabotajlardan bağımsız olarak, Dağlık Karabağ
sorununun barışçı çözümünün alternatifi yoktur. Uluslararası toplumun yaklaşımı
özellikle son yıllarda Avrupa ve evrensel insani değerler üzerine kurulu
halkların özgür irade beyanı ve self determinasyon hakkının alternatifi yoktur.
Dağlık Karabağ halkı tarafından da bu hakkın serbestçe realizasyonu, bu sorunun
kapsamlı çözümüne ulaştırabilir. AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının önerilerinin
zemininde bu yaklaşım yer almaktadır».
Ermenistandan haberler - NEWS.am
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.