Sait Çetinoğlu / cetinoglus@gmail.com
Dostum Hovsep Hayreni’nin çalışmalarını değerlendiren bir
sunuş yazmak son derece zordur. Zira O kılı kırk yaran titiz bir
araştırmacıdır. Bu bakımdan yazıları üzerinde konuşurken ve yazarken de onun
gibi titiz ve özenli olmak gerekir. Tarihi Ermenistan’da, Ermeni- Kürt –
Kızılbaş başta olmak üzere halkların birbirleriyle olan ilişkileri konusunda
bir elin parmaklarını geçmeyen araştırmaların yanına Hovsep, kapsamlı, 1915
Soykırımı odaklı yüz yıllık süreci inceleyen, irdeleyen ve yorumlayan bir
araştırma eklemiştir.
Halklar arasındaki ilişkilerin yanında, bu ilişkilere
etki eden şahsiyetler de inceleme kapsamına alınmış, denek taşına
oturtulmuştur. Denek taşına oturtulan bir diğer olgu da 1915 Soykırımına
ilişkin seçici vicdandır. Hovsep burada kişileri, toplumları ve olguları
sorgulayarak dikkatli bir dille okuyucularıyla paylaşır. Bu dil aynı zamanda
adaleti arayan bir dildir.
Kısaca elinizdeki kitap bu konudaki araştırmaların
başında ve türünün en mükemmel örneklerinden biri olmasının yanında, halklar
arasındaki ilişkilerin, tarihsel bir süreç içinde nasıl incelenerek günümüze
ışık tutan bir perspektifle okuyucularla buluşacağının örneğini verir.
İlişkilerin olumlu olumsuz yanlarını tartar, inişli çıkışlı dönemleri,
nedenlerini ve sonuçlarını irdeler.
Hovsep, çalışmasıyla bir bakıma halklar arasındaki
ilişkilerin incelenme ve yorumlanma perspektifini ve yöntemini paylaşır. Bu
yüzden elinizdeki kitap aynı zamanda bir yöntem kitabıdır.
Kürtler ve Kürdistan üzerine hele Ermeni-Kürt ilişkileri
üzerine konuşmak ve yazmak son derece zordur. Tepkiler pusuda bekler. Yazdığın
her sözcük vatan-millet-Fırat süzgecinden geçmek zorundadır.
Hovsep, bu sırat köprüsünü, bu handikapı başarıyla aşan
önemli kalemlerdendir. O, seçtiği sözcüklerle, tarihten günümüze bölgedeki
ilişkilere ayna tutarken bir an bile objektifliğinden ayrılmaz, duygusal
davranmaz. Her bir yazının her bir sözcüğü titiz bir düşünce ve dille kaleme
alınmıştır. Böyle netameli bir alanda yanlış bulduğu ve milliyetçi tarafgirlik
olarak gördüğü yorumları eleştirirken, tersi yönde haksızlık etmemek için azami
özeni gösterir.
Bu bakımdan bu alandaki yazıları sabırsızlıkla beklenen
en saygın kalemlerden biridir. Bu çalışmanın, Hovsep Hayreni’nin uzun
sayılabilecek zaman aralığında bir çok yerde yazdığı ancak bütünlüklü bir
perspektif içinde birbirini tamamlayan yazıları ve konuşmalarının bir araya
toplanarak oluşturulması, klasik bir derleme olarak anlaşılmamalıdır. Yazıların
bilinçli bir tercihin ürünü olarak birbirinin devamı niteliğinde olması birçok
can alıcı sorunun birbiriyle ilintisini ortaya serdiği gibi, bu yazılar birçok
bakımdan can yakıcı güncel sorunlara müdahaleyi içermektedir. Bu kurgu,
sorunları birbirleriyle bağlantısını kaynaklarıyla birlikte görmemizi ve daha
kolay anlamamızı sağlar.
İncelemenin bütünde-fonunda sorunların 1915 itibariyle
donduğunu görmek mümkündür. Uyarıları dikkatle incelenerek göz önüne alınacak
bilge niteliklere sahiptir.
O coğrafyada çözüm 1915 Soykırımı ile çok sıkı bir bağ
ile bağlıdır:
Kürt milliyetçiliği ve tarih yazımı bu alanda soykırımın
sonuçlarından pekala istifade etmiş ve halen de etmektedir. Evet Ermeni halkına
mezar edilen Batı Ermenistan siyasi ve hukuki olarak Kürdistan'a dönüşemedi,
yine Türk devletine kaldı. Ama demografik ve kültürel olarak geçmişte olmadığı
kadar Kürdistan hüviyeti kazandı.
Hovsep Hayreni’nin bu sözleri boşa söylenmiş sözler
değildir. Ölçülmüş tartılmış ve paylaşılmıştır.
Eline sağlık Hovsep…
İyi okumalar dostlar…
http://www.demokrathaber.net/1915-soykirimi-baglaminda-kurt-ermeni-tarih-muhasebesi-makale,8258.html

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.