Mustafa Elveren*
Alevilerin Müslümanlıkla
hiçbir ilgisi yoktur. Alevilerin Müslüman olduğunu nerden biliyorsunuz?
Alevilerin Kelime-i Şahadeti bile Müslüman’dan farklıdır. Alevi’yi Müslüman,
Ermeni’yi düşman olarak size belletmişler. Her şeyden önce bu zihniyeti
değiştirmeniz gerekir. Yoksa biraz önce eleştirdiğiniz Tayip’ten ne farkız
kalır? Bu sözlerim üzerine, hemşire yüzü buruşmuştu ve şaşkınlığını belli
ediyordu. Hiç bir şey söylemeden kolumda kan alan iğneyi damarımdan çekti,
üzerine pamuk koydu ve ben o pamuğu bastıra bastıra oradan ayrıldım. Birkaç
dakika sonra pamuğu kaldırdım. Kolumda hala kan pıhtısı görülüyordu. Resmi
ideoloji tarafından ülkemizde yaşayan Alevileri “İslam”, Ermenileri de “düşman”
olarak halklarımızın zihnine kazınmaktadır.
***
Kanser taraması tahlili
yapmak üzere, kan vermek için dün Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi,
Kan Alma servisine gittim. Ancak, Samsun’da bir doktorun katledilmesi nedeniyle
sağlık personelinin %80’ı iş bırakma eylemindeydi. On hemşirenin yerine sadece
iki hemşire görev yapıyordu.
Personelin olmadığını fark edince,
girişteki müracaat memuruna şunları söyledim;
-Görüyorum ki, personelin
büyük çoğunluğu eyleme katılmıştır. Eyleme katılım çok iyi, bu durumu takdirle
karşılıyorum.
Koltukta oturmuş, henüz kan
vermeyi bekliyordum. O anda içerde bulunan erkek bir sağlık personeli ile görevli
hemşire arasında geçen şu konuşmaya tanık oldum.
Erkek Sağlık Personeli;
-Sınav nasıl geçti?
Hemşire; -sınav iptal oldu. Aynı
gün iki sınav birden yapıldı. Sorular karışmış. Hemşirelerin soruları
güvenlikçilere, güvenlikçilerin soruları ise hemşirelere verildi. Bir sınav
yapmayı bile beceremiyorlar. Başlarına bir imam koymuşlar, adam hiçbir şey
bilmiyor. Sonunda olacağı buydu.
Bu arada hemşirenin talimatı
üzerine kan alması için sol kolumu kendisine doğru uzattım. Hemşire kolumdaki
damara iğneyi tam batırdığı sırada ben şunları söyledim;
-Sadece imamları
getirmiyorlar. Kelime-i şahadet’i getirenleri bile kendilerine yakın olduğunu düşünüyorlar
ve bunları da amir yapıyorlar.
Biraz önce müracaat memuruyla
aramızdaki diyalogdan cesaret almış olmalı ki hemşire, devamla şunları söyledi;
-O en baştaki var ya, o
Müslüman değildir. O Ermenidir.
Hemşirenin bu sözlerini
duyunca şok oldum. O ana kadar sempatiyle baktığım hemşireye karşı birdenbire
yüz hatlarım değişti. Hemşirenin iğnesi kolumdaki damardan kan almaya devam
ediyordu. Bu durumda dayanamayıp hemşireye şunları söyledim;
-Ben Müslüman değilim,
Aleviyim. Ermeni de, Türk de, Kürd de… her şeyden önce insandır. Tayyip’’in
“Affedersiniz ermeni…” sözünü size hatırlatıyorum. Siz de onun durumuna
düştünüz. Ermenileri niye düşman görüyorsunuz?
Hemşire, beklemediği bu
sözlerim karşısında (biraz mahcup ve şaşkın bir şekilde);
-Aleviler de Müslüman’dır. Hepimiz
insanız.
Ben; -Alevilerin
Müslümanlıkla hiçbir ilgisi yoktur. Alevilerin Müslüman olduğunu nerden
biliyorsunuz? Alevilerin Kelime-i Şahadeti bile Müslüman’dan farklıdır. Alevi’yi
Müslüman, Ermeni’yi düşman olarak size belletmişler. Her şeyden önce bu zihniyeti
değiştirmeniz gerekir. Yoksa biraz önce eleştirdiğiniz Tayip’ten ne farkız
kalır?
Bu sözlerim üzerine, hemşire
yüzü buruşmuştu ve şaşkınlığını belli ediyordu. Hiç bir şey söylemeden kolumda
kan alan iğneyi damarımdan çekti, üzerine pamuk koydu ve ben o pamuğu bastıra
bastıra oradan ayrıldım. Birkaç dakika sonra pamuğu kaldırdım. Kolumda hala kan
pıhtısı görülüyordu.
Resmi ideoloji tarafından
ülkemizde yaşayan Alevileri “İslam”, Ermenileri de “düşman” olarak
halklarımızın zihnine kazınmaktadır.
Resmi ideolojiyi tarumar
eden, o nedenle ömrünü zindanlarda geçirmiş olan değerli bilim insanı Sayın
İsmail Beşikçi’nin bu hafta internet sitelerinde yayınlanan yazısından aldığım birkaç
alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.
“Alevilik, çok yerde, çok zaman Müslümanlık sayılmaktadır.
Bu, çok yanlış bir düşüncedir. İkinci olarak da Alevilik Şiilikle
karıştırılmaktadır. Aleviliğin Şiilik olduğu veya Şiiliğin Alevilik olduğu
söylenmektedir. Halbuki Şiilik Müslümanlıktır. Alevilik ise ayrı bir dindir, inançtır.
(…) İslami ve Alevi yaşam biçimine bakarak Aleviliğin İslam olmadığını anlamak
çok kolaydır. Alevilik, elbette Müslümanlık değildir. Alevilik Müslümanlıktan
çok önceki bir inançtır. Hatta Alevilik, Zerdüştlükten de önceki bir inançtır.
Kuzey Mezopotamya kökenli bir inançtır. (…) Alevilerdeki semah, Aleviliğin
Müslümanlık olmadığını gösteren çok önemli bir ritüeldir. Bu, kadını kamuda
görünür kılan, erkekle eşit kılan bir ritüeldir. İslam’da buna benzer bir
ritüel yoktur. (…) Namaz, oruç, haç, zekat, kelime-i şahadet, İslam’ın temel
ibadet biçimleridir. Alevi ibadetinde bu kurallara riayet yoktur. (…) Alevileri temsil eden şair ise, 14. yüzyıl sonlarında
ve 15. yüzyıl başlarında yaşayan Kaygusuz Abdal’dır.
Kıldan
köprü yaratmışsın
Gelsun
kullar geçsun deyu
Hele biz
şöyle duralım
Yiğit
isen geç a Tanrı
dizeleri,
esas Alevi düşüncesini, Reya Heq düşüncesini aksettirmektedir. İslam’da böyle
bir Tanrı eleştirisi var mı?
Alevilik,
insana, doğaya değer veren, insanı, doğayı tanrı kabul eden bir inançtır.
Mazlumların yanında yer alan, mazlumların acılarını paylaşan bir inançtır.” (1)
Alevilik konusunda İsmail Beşikçi’nin, Ermeni
meselesinde ise Prof. Baskın Oran’ın cesaretine hayranım. Öğrenme konusunda bu
aydınlara çok şey borçluyum. Hepsini saygıyla selamlıyorum.
02.06.2015
*Em. Öğrt.
NOTLAR:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.