Heybeliada'da silah sesleri duyulmuştu, alevler yükselmeye
başlamıştı. Burgazada yerel yönetimi ise direnişe hazırlanıyordu. Nahiye müdürü
Zühtü, komiserleri Remzi ve Ahmet, tüm adalıları yağmaya karşı örgütlemeye
başladı. Gayrimüslimler, Müslümanların evlerine alınarak korunmaları sağlandı. Yağmacılara
karşı, silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla Ada'nın kritik
bölgelerine yerleştirildi. Kararlılardı, direneceklerdi! Yağmacılara karşı,
silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla Ada'nın kritik bölgelerine
yerleştirildi. Kararlılardı, direneceklerdi! Burgazada'ya doğru gelen yağmacı
motorlarını engellemek yine direnişçi motorlara düşüyordu. Burgazada'ya doğru
gelen yağmacı motorlarını engellemek yine direnişçi motorlara düşüyordu. Ada'ya
yaklaşmalarına bile izin vermeyerek uzun süre direndiler. Teknelerden zorla
Ada'ya girmeye çalışanlar, taşlar ve sopalarla püskürtüldü Burgazadalılar, Müslüman’ıyla
gayrimüslimiyle sonuna kadar direndi ve kimsenin canına zarar gelmeden
yağmacıları uzaklaştırdılar. Belki de 6-7 Eylül'ün insana umut veren tek şeyi
buydu, Burgazada direnişi...
6-7 Eylül Olaylarının Pek Bilinmeyen İsyanı: Burgazada Direnişi
"Atamızın evi bomba ile hasara uğradı."
Ve aynı gece saat 19.00'da Haylayf Pastanesi'ne ilk saldırı gerçekleşti. Gayrimüslim dükkanlarına saldırılar hızla artıyordu.
İlk saldırının ardından Kumkapı, Beyoğlu, Samatya gibi gayrimüslimlerin yoğun olarak yaşadığı yerlere saldırılar başladı.
Yağma, bütün gece devam etti. Ve bilanço çok ağırdı. Tarihin en büyük yağma olaylarından biri yaşanıyordu...
Rakamlarla 6-7 Eylül:
Fakat 7 Eylül de 6 Eylül'den farklı geçmemişti. Bilanço cinayetler ve tecavüzlerle doluyordu...
- 11 kişi öldürüldü
- 30 kişi yaralandı.
(Resmi olmayan rakamlara göre ölü sayısı 15, yaralı sayısı 300’dü. Ayrıca utandıkları veya korktukları için tecavüze uğrayan kadın sayısı 400 olarak tahmin ediliyor.)
Fakat bu karanlık günlerde insanlığa umut veren bir direniş yaşandı: Gayrimüslimleri korumak için örgütlenme başladı.
Yağmacıların motor ve vapurlarla Adalar'a yağmaya gelmesi bekleniyordu; herkes oldukça tedirgindi ki sonunda korkulan başladı.
Heybeliada'da silah sesleri duyulmuştu, alevler yükselmeye başlamıştı. Burgazada yerel yönetimi ise direnişe hazırlanıyordu.
Nahiye müdürü Zühtü, komiserleri Remzi ve Ahmet, tüm adalıları yağmaya karşı örgütlemeye başladı. Gayrimüslimler, Müslümanların evlerine alınarak korunmaları sağlandı.
Yağmacılara karşı, silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla Ada'nın kritik bölgelerine yerleştirildi. Kararlılardı, direneceklerdi!
Burgazada'ya doğru gelen yağmacı motorlarını engellemek yine direnişçi motorlara düşüyordu.
Ada'ya yaklaşmalarına bile izin vermeyerek uzun süre direndiler. Teknelerden zorla Ada'ya girmeye çalışanlar, taşlar ve sopalarla püskürtüldü.
Burgazadalılar, müslümanıyla gayrimüslimiyle sonuna kadar direndi ve kimsenin canına zarar gelmeden yağmacıları uzaklaştırdılar.
Hatta kaçmaya çalışan yağmacıların iki teknesi çarpışıp battı, ama Burgazadalılar sayesinde yine kimse ölmedi ve olaylar sönümlendi.







1 yorum:
Burgaz Ada'in yanida Buyuk Adada Yapi Kredi bankasi muduru beyaz bir at ustunde yagmacilari tesvik ediyordu..bu ev ermeni, bu ev rum diyerek yol gosteriyordu...
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.