Taner Talaş yazdı
Maalesef kritik her dönemeçte aynı zafiyetlerin
faturasını canımızla, malımızla ödemeye devam ediyoruz… Bu ülkede Devlet aklı
diye rasyonel bir mantıkla işleyen bir politika olmadığına, Millet aklının ise
kısmen dumura uğradığına artık kani oldum… Millet aklına/sağduyusuna da
güvenilmeyeceğini, bu konuda da sınıfta kaldığımızı yaşayarak gördük. Bu
topraklarda istediğimiz kadar nutuk atıp, hoşgörüden, beraber yaşama ülküsünden
bahsedelim ama unutmayalım bizler Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum da, Başbağlarda,12
Eylül evveli tüm sokaklarda birbirimizi boğazladık. 5/6 Eylül olaylarında gayrimüslim
vatandaşların mallarını yağmaladık, canlarına kast ettik. Bu ülkede bu zemin
iyi yönetilmezse sönmüş yanardağ gibi her zaman patlamaya müsait volkan gibi
yerinde durduğunu unutmamamız gerekiyor.
***
Ak Parti hükümetlerinin
diplomasi, Dışişleri, İstihbarat ve güvenlik konularında ciddi zafiyetlerinin
olduğunu kritik ve netameli dönemlerde çok açık görüyoruz. Monşerler diye
aşağılanan insanların tasfiye edilmesi, yerlerine getirilen İslamcılık
ekolünden gelen hamaset yüklü kadroların hamlığı, Türkiye’yi zikrettiğim
konularda uçuruma yuvarladı.
Maalesef
kritik her dönemeçte aynı zafiyetlerin faturasını canımızla, malımızla ödemeye
devam ediyoruz. Her hangi bir ders alındığına ben şahit olmadım. Bu ülkede
Devlet aklı diye rasyonel bir mantıkla işleyen bir politika olmadığına, Millet
aklının ise kısmen dumura uğradığına artık kani oldum.
İki aydır,
iki senedir unuttuğumuz terör olaylarıyla yeniden baş başa kaldık. Neden terör
yeniden hortladı sorusu ayrı bir konu. Ancak terör ile karşı karşıya kaldığımız
zaman ne kadar hazırlıksız, ham, strateji yoksunu olduğumuz ayan beyan ortaya
çıktı.
Konunun
güvenlik boyutunu yok mesabesinde olduğu için değerlendirmeye tabi tutmuyorum.
Bir günde terör örgütü otuz güvenlik görevlisini şehit edebiliyorsa,
güvenlikten bahsedilebilir mi? Ülkenin her hangi bir meskun mahallinde bomba
patlatılıp, sivillerin katledilmesinden bahsetmiyorum. Allah korusun Taksimde
bomba patlatılmasının önüne geçemeyebilirsiniz ama bizzat güvenliğin öznesi
olan asker ve polisten bahsediyorum.
Terör
ortamının yarattığı psikolojinin
yönetilmesinde de ne kadar başı boş olduğumuz da ortaya çıktı. Meselenin devlet
boyutu tam bir rezalet. Kitlelerin vandal tepkisini yönetemeyen bir Devlet yönetimi
olamaz. Asker ve polisin şehit edilmesine karşın kendine görev peyda eden
kitleler, Kürt vatandaşların işyerlerini ve evlerini yakıyor. Tabloya bakar
mısınız ?mantık ne ?
Pkk Kürtler
adına asker ve polisi öldürüyor bizde her hangi bir kürtten intikam alalım.
Peki saldırıp ötekileştirdiğiniz insan sizin görüşünüze eyvallah deyip
pkkyı içselleştirip sizin asker ve polis
bizim dağda adamlarımızı öldürüyor hem de Türk ordusu adına , bizde onların
intikamını Türk işyeri sahiplerinden çıkaralım mantığına girse iç savaş çıkmaz mı?
Sahi Terör
örgütünün siyasal uzantısı diye suçladığımız HDP’nin binalarını teröristlerin
yapacağı bir uygulama olan kundaklamak
hangi aklın ürünü? Bunu terör mücadelesini bir türlü anlatamadığımız
uluslararası topluma nasıl anlatacağız ?Terörist dediğin adamın, partisini
teröristçe yakıyorsun.
Millet
aklına/sağduyusuna da güvenilmeyeceğini
,bu konuda da sınıfta kaldığımızı yaşayarak gördük. Bu topraklarda
istediğimiz kadar nutuk atıp, hoşgörüden , beraber yaşama ülküsünden bahsedelim
ama unutmayalım bizler Sivas’ta, Maraş’ta,Çorum da, Başbağlarda,12 Eylül evveli
tüm sokaklarda birbirimizi boğazladık. 5/6 Eylül olaylarında gayri müslim
vatandaşların mallarını yağmaladık , canlarına kast ettik. Bu ülkede bu zemin
iyi yönetilmezse sönmüş yanardağ gibi her zaman patlamaya müsait volkan gibi
yerinde durduğunu unutmamamız gerekiyor.
Bu süreçte
kabahatler o kadar çok ki. Türkiye’nin Dünyada en çok bilinen ve tanınan kabul
etmesenizde itibarlı basın kuruluşu olan
,Türkiye’nin bayi satışı en yüksek gazetesini kamyonlarla basmak hangi aklın
ürünü? Kendini bilmez bir milletvekilinin
ön ayak olduğu bu baskını modern dünyaya nasıl anlatacaksınız? Tüm bu
görüntülerden sonra terör mücadelesinde yalnız kalıyoruz sözü Adana mavrası
olmaktan öteye geçer mi?
Terörle
mücadele stratejimiz bu mu? Kandili bombalarız, düne kadar görmezden geldiğimiz
eş başkan sistemi nedeniyle birkaç adam tutuklarız, millet olarak Kürt işçi ve
gariban esnafı dövüp evini yakarız, kamyonla gazete binası basıp, köşe
yazarlarını ölümle tehdit ederiz.
Bu arada Terör
örgütü PKK stratejisini hiçbir engele takılmadan yürütüyor. Hiçbir sorunu yok.
Biz ise birbirimize düştük. Etrafımızda bulunan ülkelerde yaşanan iç
savaşlardan hiç ibret almadan uçuruma doğru gidiyoruz.
Ben terörden değil, bu manzaradan korkuyorum..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.